Aile HukukuEmsal Kararlar

Nafakada ÜFE Artışının Başlangıcı – Yargıtay 2. HD 2026/5696

Enflasyonun yüksek seyrettiği dönemlerde, boşanma kararında belirlenen iştirak nafakası birkaç yıl içinde çocuğun gerçek ihtiyaçlarını karşılamaktan uzaklaşabilir. Bu nedenle aile mahkemeleri, talep üzerine nafakanın her yıl belirli bir endeks oranında kendiliğinden artmasına hükmedebilmektedir. Ancak artışın hangi oranla yapılacağı kadar, hangi tarihten itibaren işlemeye başlayacağı da hükmün parçasıdır ve bu tarihin yanlış belirlenmesi yükümlünün aleyhine sonuç doğurabilir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 01.06.2026 tarihli ve E.2025/10820, K.2026/5696 sayılı kararıyla, bölge adliye mahkemesinin iştirak nafakasına “ilk derece mahkemesi karar tarihinden itibaren gelecek her yıl” ÜFE oranında artış uygulanmasına ilişkin hükmünü isabetsiz bulmuştur. Daire, artışın boşanma hükmünün kesinleştiği yılı takip eden yıldan başlanarak uygulanması gerektiğini belirterek kararı bu yönden düzelterek onamıştır.

Kısa özet: Önlem nafakası ve karşılıklı boşanma davalarının birlikte görüldüğü dosyada ilk derece mahkemesi iştirak nafakasına yıllık artış uygulanması talebini reddetmiştir. Kadının istinafı üzerine bölge adliye mahkemesi, iştirak nafakasının ilk derece mahkemesinin karar tarihinden itibaren gelecek her yıl TÜİK’in belirlediği ÜFE oranında artırılmasına hükmetmiştir. Erkeğin temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, başlangıç tarihinin bu şekilde belirlenmesini doğru bulmamış ve hükmü, artışın boşanma hükmünün kesinleştiği yılı takip eden yıldan itibaren her yıl uygulanacağı şeklinde düzeltmiştir. Önlem nafakasına ilişkin temyiz ise kesinlik sınırı nedeniyle reddedilmiştir.

🏠 İki davanın birlikte görüldüğü dosya

Uyuşmazlık, İskenderun 1. Aile Mahkemesinde görülen ve dava türü “Nafaka (Önlem Nafakası) ve Karşılıklı Boşanma” olarak gösterilen bir dosyadan doğmuştur. İlk derece mahkemesinin 2020/402 Esas, 2022/685 Karar sayılı hükmü istinaf incelemesine götürülmüş; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi 2023/2269 Esas, 2025/2533 Karar sayılı kararını vermiştir.

Bölge adliye mahkemesi kararını erkek eş temyiz etmiştir. Temyiz dilekçesi oldukça geniş kapsamlıdır: asıl ve karşı davanın kabulü, kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen tazminatlar, erkeğin reddedilen tazminat istemleri, velayet, iştirak nafakası, nafakaya ÜFE oranında artış uygulanması ve artışın başlama tarihi temyize konu edilmiştir.

🚪 Önlem nafakasında temyiz kapısı neden kapandı?

Daire önce, önlem nafakası davasına ilişkin temyiz itirazını ön inceleme aşamasında ele almıştır. HMK 362 uyarınca miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar temyiz edilemez; temyize konu miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde HMK 366 yollamasıyla HMK 352/1-b gereği temyiz dilekçesi reddedilir.

Dosyada hükmedilen önlem nafakasının bir yıllık miktarı, 7550 sayılı Kanun’la değişik HMK ek madde 1/2 hükmü gereğince dava tarihi olan 2020 yılı itibarıyla geçerli 72.070,00 TL’lik kesinlik sınırının altında kalmıştır. Bu nedenle erkeğin nafaka davasının kabulüne yönelik temyiz dilekçesi miktardan reddedilmiştir.

Bu tespit, nafaka davalarında temyiz edilebilirliğin aylık tutara değil, yıllık nafaka miktarına bakılarak ve dava tarihindeki sınıra göre değerlendirildiğini göstermesi bakımından da önemlidir.

📈 İstinafın kurduğu artış hükmü

İlk derece mahkemesi, iştirak nafakasına her yıl artış uygulanması talebini reddetmişti. Kadın bu yönden istinafa başvurmuş, bölge adliye mahkemesi de talebi yerinde bularak hükmün B-4/a bendine şu ifadeyi eklemiştir:

“…hükmedilen nafakanın İlk Derece Mahkemesi karar tarihinden itibaren gelecek her yıl TÜİK tarafından belirlenen ÜFE oranında artırılmasına”

Böylece artış, ilk derece mahkemesinin 2022 yılında verdiği hükmün tarihine bağlanmıştır. Oysa bu tarihte boşanma kararı henüz kesinleşmemiş, dosya istinaf ve temyiz aşamalarına taşınmıştır.

✅ Yargıtay’ın düzeltmesi

Daire, erkeğin artış hükmü dışındaki temyiz itirazlarını yerinde görmemiş; kusur, tazminatlar, velayet ve iştirak nafakası miktarına ilişkin itirazları reddetmiştir. Artışın başlama tarihi yönünden ise şu tespiti yapmıştır: ilk derece mahkemesi karar tarihinden itibaren gelecek her yıl artış uygulanmasına hükmedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirir.

Bununla birlikte, yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden Daire, HMK 370/2 uyarınca kararı bozmak yerine düzeltmiştir. Bölge adliye mahkemesi hükmündeki ilgili ibare kaldırılmış, yerine şu ifade eklenmiştir:

“…hükmedilen iştirak nafakasının boşanma hükmünün kesinleştiği yılı takip eden yıldan başlanarak ve devam eden her yıl TÜİK’in belirlediği ÜFE oranında artırılmasına”

Karar 01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle verilmiştir.

📎 Karar metni: Kararın tam metni, Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan hâliyle derlenmiştir; taraf adları kaynakta anonimdir.

🔗 Başlangıç neden kesinleşmeye bağlandı?

Karar metni bu noktada ayrıntılı bir gerekçe içermemektedir; ancak düzeltilen ibare, sonucun mantığını açıkça ortaya koyar. İştirak nafakası, boşanma hükmüyle birlikte velayet kendisine verilmeyen ebeveynin çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılma yükümlülüğü olarak doğar ve boşanma hükmünün kesinleşmesiyle işlemeye başlar. Yargılama sürerken ödenen nafaka ise niteliği itibarıyla tedbir nafakasıdır.

Bu çerçevede değerlendirildiğinde:

  • Henüz kesinleşmemiş bir boşanma hükmünün tarihini artış için başlangıç almak, iştirak nafakası doğmadan ona endeks artışı bağlamak sonucunu doğurabilir.
  • Kesinleşmenin gerçekleştiği yıl içinde nafaka, hükümde belirlenen miktar üzerinden ödenir.
  • İlk artış, kesinleşme yılını takip eden yılın başından itibaren uygulanır ve sonraki her yıl tekrarlanır.
  • Endeks olarak TÜİK’in açıkladığı ÜFE oranı esas alınır.

Daire böylece artış hükmünün içeriğini değil, yalnızca zaman dilimini düzeltmiştir. Kadının talep ettiği ve istinafta kabul edilen ÜFE artışı korunmuş, ancak başlangıcı iştirak nafakasının doğduğu döneme göre yeniden belirlenmiştir.

🧮 Bir örnekle tarih farkı

Farkın uygulamadaki karşılığı, varsayımsal bir takvimle daha iyi görülür. Aşağıdaki tablo bu dosyanın tarihlerini değil, yalnızca iki formül arasındaki farkı göstermek için kurgulanmış bir örnektir:

Varsayımİstinafın formülüYargıtay’ın formülü
İlk derece kararı 2021’de, boşanma 2024’te kesinleşmişArtışlar 2021 kararından sonraki yıllara bağlanır; kesinleşme anında nafaka birkaç yıllık endeks farkıyla başlayabilir.2024 yılı boyunca hükümdeki miktar ödenir; ilk ÜFE artışı 2025 yılından itibaren uygulanır.

Uzun süren boşanma yargılamalarında bu fark küçük değildir. İlk derece kararı ile kesinleşme arasındaki her yıl, istinafın formülünde yükümlü aleyhine ek bir artış anlamına gelebilir. Yargıtay’ın düzeltmesi, artışın iştirak nafakasının fiilen işlemeye başladığı dönemle uyumlu olmasını sağlamaktadır.

📜 Yıllık artışın kanuni dayanağı

Nafakaya ileriye dönük artış uygulanmasının dayanağı Türk Medeni Kanunu’ndadır. TMK 182’nin son fıkrasına göre hâkim, istem hâlinde irat biçiminde ödenmesine karar verilen çocuk giderlerinin gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir. TMK 330/3 de aynı yetkiyi genel olarak çocuk nafakası bakımından tekrarlar; TMK 330/1 ise nafaka miktarının çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirleneceğini düzenler.

Her iki hükümde de “istem hâlinde” ifadesi yer almaktadır. Bu dosyada da artış hükmü, kadının talebi ve istinaf başvurusu üzerine kurulmuştur. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin bu dönemdeki başka kararlarında da artışın talebe bağlı olduğu ve talep edilen endeksin aşılamayacağı yönündeki değerlendirmeler dikkat çekmektedir.

İştirak nafakasının kapsamına ilişkin farklı bir soru serideki okul ücreti ve iştirak nafakası yazısında; nafakanın ödeme biçimine ilişkin bir başka uyuşmazlık ise irat nafakanın toptan ödemeye çevrilmesi yazısında incelenmiştir.

❓ Sık sorulan sorular

Yargıtay ÜFE artışını kaldırdı mı?

Hayır. Daire, iştirak nafakasına her yıl ÜFE oranında artış uygulanmasını korumuştur. Düzeltme yalnızca başlangıç tarihine ilişkindir: artış, ilk derece mahkemesinin karar tarihinden değil, boşanma hükmünün kesinleştiği yılı takip eden yıldan itibaren uygulanacaktır.

Daire neden bozmak yerine düzelterek onadı?

Hatanın giderilmesi yeni bir yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK 370/2 uyarınca düzeltme yoluna gidilmiştir. Daire, hükümdeki ibareyi kaldırıp yerine doğru başlangıç tarihini içeren ifadeyi eklemiştir.

Önlem nafakasına yönelik temyiz neden incelenmedi?

Önlem nafakasının bir yıllık tutarı, dava tarihi olan 2020 yılı için geçerli 72.070,00 TL’lik temyiz kesinlik sınırının altında kalmıştır. Bu nedenle erkeğin bu yöndeki temyiz dilekçesi HMK 362 ve 352/1-b uyarınca miktardan reddedilmiştir.

Erkeğin kusur, tazminat ve velayete ilişkin itirazları ne oldu?

Daire, artışın başlangıç tarihi dışındaki temyiz itirazlarını yerinde görmemiş ve reddetmiştir. Dolayısıyla kusur belirlemesi, tazminatlar, velayet ve iştirak nafakası miktarına ilişkin bölge adliye mahkemesi kararı sonuç itibarıyla korunmuştur.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim sayfası üzerinden ulaşım bilgilerine, Emsal Kararlar arşivinden serinin diğer yazılarına erişilebilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin Karar Arama sisteminde yayımlanan düzelterek onama kararından derlenmiştir. Yazıdaki tarih örneği varsayımsaldır ve dosyanın gerçek takvimini yansıtmaz. Nafaka miktarı, artış talebinin içeriği, talep edilen endeks ve yargılama aşamaları farklı olan dosyalarda sonuç değişebilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu