Kripto Yatırımı ve Bono – Antalya BAM 11. HD 2025/1439

Aile içinde “sen bu işten anlıyorsun, bizim paramızı da kriptoda değerlendir” diye başlayan bir yatırım ilişkisi, aynı aile içinde imzalanan bir bonoyla mahkemeye taşındığında, ispat kuralları akrabalık bağından daha ağır basabilir. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, kayınpederinin ailesinden kripto para almak için para topladığını, bonoyu ise yalnızca evliliğini kurtarmak için verdiğini ileri süren bir davacının menfi tespit istemini bu çerçevede değerlendirmiştir.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 26.12.2025 tarihli ve E.2022/2198, K.2025/1439 sayılı kararıyla, damat ile kayınpeder arasında da olsa yazılı bir senede karşı tanıkla ispatın mümkün olmadığını belirterek davacının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
🏠 Aile içinde başlayan kripto yatırımı
Karar metnine göre davacı, davalının damadıdır ve bir süredir kripto paralarla ilgilenerek kazanç sağlamaktadır. Davacının anlatımına göre bu kazancı gören kayınpederi ve kayınpederinin çocukları, kendileri adına kripto para alınması için 22.06.2020 tarihinde 115.500 TL, 11.07.2020 tarihinde de 50.000 TL olmak üzere toplam 165.500 TL‘yi davacıya elden teslim etmiştir.
Davacı bu parayı bir kripto para borsasına yatırdığını, ardından başka bir platform üzerinden belirli bir kripto varlığa dönüştürdüğünü ileri sürmüştür. Yine davacının beyanına göre davalı, parasının kısa sürede katlanmamasına sinirlenmiş ve paranın iadesini istemiştir. Bunun üzerine davacı, Ağustos-Ekim 2020 döneminde farklı tarihlerde davalıya toplam 74.400 TL, davalının çocuğuna toplam 3.720 TL göndermiş; kalan kısmın hâlâ kripto varlık olarak durduğunu ve davalı isterse devredileceğini, ancak davalının bunu kabul etmediğini belirtmiştir.
Davacının dava dilekçesindeki bir diğer açıklamasına göre, yatırımın TL bazında zaman zaman artıp azalabilecek nitelikte olduğu, yatırımın kârı da zararı da davalıya ait olacak şekilde hatır için yapıldığı ve taraflar arasında bir borç ilişkisi bulunmadığı ileri sürülmüştür.
📄 200.000 TL’lik bono ve takip
Uyuşmazlığın merkezinde, 10.04.2021 tanzim ve 31.07.2021 ödeme tarihli, 200.000 TL bedelli ve “nakden” kaydı taşıyan bir bono vardır. Kayınpeder bu bonoya dayanarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatmıştır. Takip, 200.000 TL asıl alacak, 2.294,50 TL işlemiş faiz ve 600 TL komisyonla birlikte toplam 202.894,52 TL üzerinden yapılmıştır.
Davacı, bu bononun bir borç karşılığı olmadığını ileri sürmüştür. Anlatımına göre eşiyle evliliklerinde sorun yaşanmış, eşi tarafından boşanma davası açılmış; barışma ortamı oluştuğunda eşi ve kayınpederi barışmanın şartı olarak 200.000 TL’lik senet verilmesini istemiştir. Davacı, bunu gösterdiğini belirttiği mesajlaşma kayıtlarına dayanmış ve bonoyu evliliğini kurtarmak amacıyla, teminat niteliğinde verdiğini savunmuştur.
Davalı ise davacının birbiriyle çelişen savunmalar ileri sürdüğünü (ödeme, bedelsizlik ve hatır/teminat senedi), bononun davacının kendisinden aldığı borca karşılık düzenlendiğini, sunulan dekontların tarih ve taraf bakımından senetle örtüşmediğini ve illetten mücerret senede karşı her iddianın yazılı delille ispatı gerektiğini savunmuştur.
🏢 İlk derece mahkemesinin yaklaşımı
Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 17.06.2022 tarihinde davayı reddetmiştir. Gerekçenin ana hatları şöyledir:
- Bono bağımsız borç ikrarı içerir; kural olarak senedin bedelsiz olduğunu ileri süren taraf bunu ispatla yükümlüdür.
- Senette “nakden” kaydı bulunduğundan ve davacı bu kaydın aksini ileri sürerek senedi talil ettiğinden, ispat yükü davacıdadır.
- Taraflar arasında damat-kayınpeder ilişkisi bulunduğu için HMK 203/1-a uyarınca tanıklar dinlenmiştir; ancak taraflar ilişkilerini yazılı belgeye bağladıklarından HMK 201 karşısında tanık beyanları hükme esas alınamaz.
- Davacının dayandığı yemin deliline başvurulmuş, davalıya usulüne uygun yemin eda ettirilmiştir.
- Davalının İİK 72/4’e dayalı tazminat talebi, davada ihtiyati tedbir istenmediği için reddedilmiştir.
⚖️ Bölge adliye mahkemesinin gerekçesi
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; senedin teminat amacıyla verildiğini, taraflar arasında para nedeniyle anlaşmazlık varken birinin diğerine 200.000 TL borç vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, sunulan yazışmaların yazılı delil niteliği taşıdığını, yemin delilinin uyuşmazlığı çözmeye elverişli olmadığını ve kripto para borsasındaki kâr ile zararın davalıya ait olduğunu ileri sürmüştür.
Antalya BAM 11. Hukuk Dairesi bu itirazları yerinde görmemiştir. Daire, kambiyo senedinden doğan talebin geçerliliğinin temel ilişkiden bağımsız olduğunu, menfi tespit davasında İİK 72 uyarınca ispat yükünün kural olarak davacıda bulunduğunu hatırlatmıştır. Ardından şu tespitlere yer vermiştir:
- Bono, kanuni şartları taşır şekilde davacı keşideci tarafından imzalanmış ve “nakden” kaydıyla düzenlenmiştir.
- Senette mücerretlik ilkesi geçerli olduğundan, davacı ile davalının kızı arasındaki boşanma davasının varlığı senedin düzenlenmesine engel değildir.
- Davacı imza inkârında bulunmamış; senedin veriliş sebebine dair iddiaları soyut kalmıştır.
- HMK 203/1-a kapsamında tanık beyanları hükme esas alınamaz; senedin teminat amacıyla verildiğine dair yazılı delil sunulmamıştır.
- Bonodan kaynaklanan borcun ödendiğine dair bilgi, belge veya delil de bulunmamaktadır.
Daire bu gerekçelerle istinaf başvurusunu HMK 353/1-b.1 uyarınca esastan reddetmiş, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay’da temyiz yolunun açık olduğunu belirtmiştir.
🧩 Talil, ispat yükü ve tanık yasağı
Kararın hukuki çekirdeği, üç kuralın birlikte işletilmesidir:
1. Talil ve ispat yükünün yer değiştirmesi. Bonoda kural olarak bedelsizliği ileri süren taraf ispat yükü altındadır. Senede “malen” veya “nakden” kaydı düşülmüşse ve taraflardan biri bu kaydın gerçeği yansıtmadığını ileri sürüyorsa, buna senedin talili denir. Talil eden, iddiasını kanıtlamakla yükümlü hâle gelir. Somut olayda davacı, “nakden” kaydına karşın bononun evlilik barışması için verildiğini ileri sürdüğünden ispat yükü davacıdadır.
2. Senede karşı tanıkla ispat yasağı. HMK 201’e göre senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikteki hukuki işlemler, miktarı ne olursa olsun tanıkla ispat olunamaz.
3. Akraba istisnasının sınırı. HMK 203/1-a; altsoy ve üstsoy, kardeşler, eşler, kayınbaba, kaynana ile gelin ve damat arasındaki işlemlerde tanık dinlenebileceğini öngörür. Bölge adliye mahkemesi, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 06.06.2024 tarihli, E.2023/1097, K.2024/4785 sayılı kararına da atıf yaparak, eski kayınpeder ile eski damat arasındaki davada alacak senede bağlanmışsa senetle ispat kuralının geçerliliğini koruduğunu belirtmiştir. Başka bir deyişle akrabalık, senetle ispat zorunluluğunu gevşetse de yazılı bir senedin karşısına tanık çıkarmaya imkân tanımamıştır.
Kanun, senetle ispat zorunluluğu bulunan hâllerde delil başlangıcının varlığı durumunda tanık dinlenebileceğini de düzenler (HMK 202). Somut kararda ise Daire, senedin teminat amaçlı verildiğine dair yazılı delil ve belgenin ibraz edilmediğini tespit etmiş; yazışmaların yazılı delil niteliği taşıdığına ilişkin istinaf itirazı da dahil olmak üzere davacının istinaf sebeplerini yerinde görmemiştir.
₿ Kripto yatırımı savunmasının akıbeti
Davacının anlatımında kripto para yatırımı önemli bir yer tutsa da, uyuşmazlığın sonucunu bu yatırımın varlığı veya kârı-zararı belirlememiştir. Bölge adliye mahkemesi, davacının parayı hangi platformda ve nasıl değerlendirdiğini, ne kadarını iade ettiğini ayrıca araştırmamıştır. Çünkü dava, kambiyo senedine dayalı takipten sonra açılan bir menfi tespit davasıdır ve mücerret bir bonoya karşı ileri sürülen her savunma, senede uygun delillerle kanıtlanmak zorundadır.
Bu nedenle davacının “para bana kripto almak için verildi, kâr da zarar da onlarındı” şeklindeki açıklaması, bononun bedelsiz olduğunu göstermeye yetmemiştir. Aile içi yatırım ilişkilerinde yazılı bir sözleşme, yatırım talimatı veya hesap dökümüyle desteklenmeyen anlatımlar, aynı kişiler arasında imzalanmış bir kambiyo senedi karşısında zayıf kalabilmektedir.
Ödünç ile yatırım amacıyla gönderilen para arasındaki ayrımın havale açıklamaları üzerinden tartışıldığı bir başka karar için yatırım savunması ve borç dekontu yazısına; kripto zararı sonrasında alınan bonolar bağlamında ise kripto zararında zorla bono yazısına bakılabilir. Bu dosyada ise tartışma, senede karşı ispat araçlarının sınırına odaklanmıştır.
📝 Karardan çıkan notlar
- HMK 203/1-a’daki akraba istisnası, senetle ispat zorunluluğunu hafifletir; ancak taraflar ilişkiyi bir senede bağlamışsa, Daireye göre senede karşı tanıkla ispat yasağı uygulanmaya devam eder.
- “Nakden” kaydı taşıyan bononun başka bir amaçla verildiğini ileri süren taraf, bunu yazılı delille kanıtlamakla yükümlü tutulmuştur.
- Bononun düzenlendiği dönemde taraflar arasında boşanma davası bulunması, mücerretlik ilkesi karşısında senedin geçerliliğini etkilememiştir.
- Kripto yatırımı anlatımı, yazılı belgeyle desteklenmediği sürece bonodaki borç ikrarını ortadan kaldırmamıştır.
- Karar, Bedesten kayıtlarına göre kesinleşmemiştir; temyiz incelemesinde farklı bir sonuca ulaşılması ihtimali saklıdır.
💬 Sıkça sorulanlar
Damat ile kayınpeder arasındaki işlemlerde tanık dinlenemez mi?
HMK 203/1-a bu kişiler arasındaki işlemlerde tanık dinlenebileceğini öngörür. Bu dosyada da tanıklar dinlenmiştir. Ancak bölge adliye mahkemesi, alacak bir senede bağlandığı için senede karşı tanıkla ispat yasağının devam ettiğini ve tanık beyanlarının hükme esas alınamayacağını belirtmiştir.
Senedin talil edilmesi ne anlama geliyor?
Senette yazılı düzenleme sebebinin, örneğin “nakden” kaydının, gerçeği yansıtmadığının ileri sürülmesidir. Bu durumda ispat yükü, kaydın aksini iddia eden tarafa geçer. Somut olayda bononun evlilik barışması için verildiğini ileri süren davacı bu yükü taşımıştır.
Mahkeme kripto yatırımının yapılıp yapılmadığını inceledi mi?
Kararda kripto yatırımının varlığı veya miktarı hakkında ayrı bir tespit yoktur. Daire, menfi tespit davasında bononun bedelsizliğinin yazılı delille ispatlanamadığını esas alarak istinaf başvurusunu reddetmiştir.
Davalının kötü niyet tazminatı talebi neden reddedildi?
İlk derece mahkemesi, İİK 72/4’teki tazminatın ihtiyati tedbir kararıyla bağlantılı olduğunu, davacı tarafından tedbir talep edilmediğinden bu hükmün uygulanamayacağını belirterek talebi reddetmiştir. Bölge adliye mahkemesi kararı bu yönüyle de değiştirmemiştir.
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Ulaşım bilgileri iletişim sayfasında, serinin diğer kararları ise Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin Bedesten üzerinde yayımlanan istinaf kararından derlenmiştir. Karar kayıtlara göre henüz kesinleşmemiştir ve değerlendirme, belirli bir aile içi yatırım ilişkisinde düzenlenen bonoya karşı açılan menfi tespit davasının olgularına dayanmaktadır; yazılı delillerin, senet kaydının veya taraflar arasındaki ilişkinin farklı olduğu durumlarda sonuç değişebilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



