Aile HukukuEmsal Kararlar

Lahey İadesinde Eksik Araştırma – AYM 2025/3488

Yurt dışında yaşayan bir aile dağıldığında, çocuğunu yanına alarak Türkiye’ye dönen ebeveyn ile geride kalan ebeveyn arasındaki uyuşmazlık çoğu zaman Lahey Sözleşmesi kapsamında açılan bir iade davasına dönüşür. Bu davaların temel kuralı hızdır: çocuk, kural olarak mutat meskeninin bulunduğu ülkeye ivedilikle geri gönderilir. Ancak hız, çocuğun karşı karşıya kalabileceği ciddi bir riskin hiç araştırılmamasına gerekçe olabilir mi? Anayasa Mahkemesi, mahkemenin kendisinin istediği delilleri beklemeden iade kararı verdiği bir dosyada bu soruya açık bir cevap vermiştir.

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, 1/10/2025 tarihli ve 2025/3488 başvuru numaralı kararıyla, çocuğun Amerika Birleşik Devletleri’ne (ABD) iadesine hükmeden yargılamada Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine oybirliğiyle karar vermiştir. Karar, 10/2/2026 tarihli ve 33164 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

Kısa özet: ABD’de yaşayan çiftin 2017 doğumlu kızı, annesiyle birlikte 2023’te Türkiye’ye gelmiştir. Babanın Lahey Sözleşmesi kapsamındaki başvurusu üzerine açılan davada anne, babanın düzenli olarak uyuşturucu nitelikli madde kullandığını ve ağır bir sağlık sorunu bulunduğunu ileri sürmüş, bunlara ilişkin belgelerin ABD’den istinabe yoluyla getirtilmesini istemiştir. Aile mahkemesi istinabe yazılarını göndermiş, fakat cevapları beklemeden bu delillerden vazgeçerek iade kararı vermiştir. Karar istinaf ve temyiz aşamalarından geçmiştir. Anayasa Mahkemesi, Lahey Sözleşmesi’nin 13. maddesindeki istisnanın gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmadan verilen kararın ilgili ve yeterli gerekçeye dayanmadığını belirterek ihlal tespit etmiş ve yeniden yargılamaya hükmetmiştir.

✈️ ABD’den İstanbul’a: dosyanın arka planı

Karar metnine göre başvurucu anne, Alman uyruklu eşiyle 25/3/2016 tarihinde evlenmiş; çiftin kızı 2017 yılında ABD’de doğmuştur. Aile ABD’de yaşamaktadır. Anne, eşiyle yaşadığı sorunlar nedeniyle 9/3/2023 tarihinde kızıyla birlikte Türkiye’ye gelmiş ve 17/3/2023 tarihinde boşanma davası açmıştır.

Baba, çocuğun iadesi için Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukukî Veçhelerine Dair Sözleşme (Lahey Sözleşmesi) kapsamında ABD merkezî makamına başvurmuştur. Talep, Türkiye’nin merkezî makamı olan Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğüne iletilmiş; bunun üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, çocuğun mutat meskene iade edilip edilmeyeceğinin belirlenmesi için İstanbul 14. Aile Mahkemesinde dava açmıştır.

Anne cevap dilekçesinde, Türkiye’ye dönüş nedeninin babanın madde etkisindeyken gösterdiği psikolojik, ekonomik ve fiziksel şiddet olduğunu, babanın yaşadıkları eyalette reçeteyle yasal olarak satılan uyuşturucu nitelikli bir maddeyi düzenli kullandığını, ayrıca yoğun tedavi gerektiren ağır bir sağlık sorunu bulunduğu için çocukla ilgilenemeyeceğini ileri sürmüştür. Çocuğun hayatının büyük bölümünün Türkiye’de geçtiğini de eklemiştir.

📨 Gönderilen ama beklenmeyen istinabe

Annenin talebi doğrultusunda aile mahkemesi, 5/12/2023 tarihli ön inceleme duruşmasında babanın madde kullanımına ve sağlık durumuna ilişkin belgelerin ABD makamlarından istinabe yoluyla temini için işlem başlatmış, talepnameleri düzenleyerek Genel Müdürlüğe göndermiştir. Anne ayrıca bu belgeler geldikten sonra, iadenin çocuğu ciddi bir risk altına sokup sokmayacağı konusunda rapor alınmasını istemiştir.

Baba yurt dışında olduğundan sosyal inceleme yalnızca anne ve çocukla görüşülerek yapılmıştır. Üç kişilik heyetin 13/3/2024 tarihli raporuna göre çocuk; davranış kalıpları, dil becerisi, akademik gelişimi, sosyal problem çözme becerileri ve aile bireyleriyle ilişkileri bakımından Türkiye’ye iyi derecede uyum sağlamıştır. Raporda çocuğun babasıyla sık sık görüntülü konuştuğu ve babası Türkiye’ye gelirse onunla görüşmek istediği de belirtilmiştir.

Aile mahkemesi 8/5/2024 tarihinde davayı kabul ederek çocuğun ABD’ye iadesine karar vermiştir. Gerekçeye göre dosyaya sunulan reçeteden babanın tıbbi ilaç kullandığı anlaşılmakta, ancak bağımlılık veya soruşturma bulunduğuna dair mutat mesken makamlarından gelen bir belge yoktur. Mahkeme ayrıca annenin boşanma davasında bu iddiaya yer vermediğini, tanıkların çocuğu huzursuz edecek bir duruma şahit olmadıklarını vurgulamış; yargılamanın ivedi yürütülmesi gerektiğinden sonucu etkilemeyeceğini değerlendirdiği delillerden vazgeçmiştir.

⚖️ İstinaf ve temyiz aşaması

Merci ve tarihSonuçDayanılan gerekçe
İstanbul 14. Aile Mahkemesi (8/5/2024)İadeye kararCiddi risk delil ve emareyle kanıtlanamamıştır; ivedilik nedeniyle istinabe beklenmemiştir.
İstanbul BAM 56. Hukuk Dairesi (19/9/2024)Esastan retKullanım reçeteli, kayıtlı ve kontrollüdür; sosyal inceleme raporu yeterlidir; çocuğun hâkimce dinlenmesine gerek yoktur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (12/12/2024)OnamaHüküm onanmıştır.
Anayasa Mahkemesi (30/1/2025)TedbirTelafisi imkânsız sonuçlar doğabileceğinden iade geçici olarak durdurulmuştur.

Başvurucu nihai kararı 27/1/2025 tarihinde öğrenmiş ve ertesi gün bireysel başvuruda bulunmuştur. Mahkeme, tedbir incelemesinin esas incelemesi anlamına gelmediğini ayrıca vurgulamıştır.

📎 Karar metni: Anayasa Mahkemesi kararı, Kararlar Bilgi Bankasında yayımlanan hâliyle derlenmiştir; başvurucu, vekil, heyet ve raportör adları ile atıf yapılan kararlardaki başvurucu adları çıkarılmış, üçüncü kişiye ait sağlık tanısı anonimleştirilmiştir.

🧩 Anayasa Mahkemesinin ölçütleri

Mahkeme başvuruyu aile hayatına saygı hakkı kapsamında incelemiş ve önce yerleşik ilkelerini hatırlatmıştır. Buna göre her çocuk, menfaatleri aksini gerektirmedikçe ebeveyniyle doğrudan ve düzenli kişisel ilişki sürdürme hakkına sahiptir. Lahey Sözleşmesi, haksız olarak götürülen veya alıkonulan çocuğun ivedilikle iadesini öngören hızlı bir usul kurar; sınırlı istisnalar dışında iade zorunludur. Bu istisnalardan biri, iadenin çocuğu ağır fiziksel veya psikolojik zarar riskine maruz bırakması ya da katlanılmaz bir duruma sokmasıdır.

Kararda öne çıkan ölçütler şunlardır:

  • Çocuğun üstün yararı: Mahkemeler, idari makamlar ve yasama organı çocukları ilgilendiren tüm faaliyetlerde bu ilkeyi gözetmek ve ebeveyn ile çocuğun menfaatleri arasında adil denge kurmak zorundadır.
  • Ayrıntılı inceleme: İade davalarında tarafların koşulları ayrıntılı biçimde incelenmeli, çocuk için en uygun çözümün ne olduğu tespit edilmelidir.
  • Anneye bağımlılık çağı: Çocuğun yaşı, anneyle yaşadığı yer ve süre, yeni ortama alışma düzeyi ve annenin çocukla birlikte iade edilecek ülkede yaşama olanağı değerlendirilmelidir.
  • Usulün denetimi: Anayasa Mahkemesi, derece mahkemelerinin Lahey Sözleşmesi’ni uygularken Anayasa’nın 20. ve 41. maddelerindeki güvenceleri gözetip gözetmediğini denetleme yetkisine sahiptir.

🔍 İhlal sonucuna götüren eksiklik

Mahkeme, sosyal inceleme raporunun çocuğun Türkiye’ye iyi derecede uyum sağladığını ve ABD’ye yerleşmek için gitmek istemediğini ortaya koyduğunu not etmiştir. Belirleyici nokta ise delil toplama sürecidir: derece mahkemesi, annenin iddialarına ilişkin belgeler için kendisi istinabe yazmış, ancak cevapları beklemeden bu delillerden vazgeçmiştir. Anne bu itirazını istinaf ve temyiz aşamalarında da tekrarlamıştır.

Anayasa Mahkemesine göre derece mahkemeleri, kullanımın reçeteli olduğu ve tanıkların olumsuz bir gözlemi bulunmadığı gerekçesiyle sonuca ulaşmış; fakat maddenin insan davranışını nasıl etkilediğini, ne sıklıkla kullanıldığını ve babanın sağlık durumunun çocuk bakımından ne anlama geldiğini değerlendirmemiştir. Babaya yönelik somut iddialar açıklığa kavuşturulmadan ve Lahey Sözleşmesi’nin 13. maddesindeki istisnanın koşulları araştırılmadan verilen gerekçe, aile hayatına saygı hakkının gerektirdiği ölçüde ilgili ve yeterli kabul edilmemiştir.

Kararda, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanımının birey ve toplum sağlığını tehdit eden, Türk hukukunda suç olarak düzenlenen ve başta çocuklar olmak üzere aile çevresinde telafisi imkânsız zararlara yol açabilecek bir olgu olduğu vurgulanmıştır. Bu nedenle yargı mercilerinin gerekli araştırmayı yapması ve çocuğun üstün yararını zedeleyebilecek ihtimalleri dışlaması gerektiği belirtilmiştir. Vekâlet ücreti nedeniyle ileri sürülen mülkiyet hakkı ihlali iddiası ise ayrıca incelenmemiştir.

🔁 Yeniden yargılama ve tedbir

Başvurucu ihlal tespiti, yeniden yargılama ve 250.000 TL manevi tazminat talep etmiştir. Mahkeme, ihlalin sonuçlarının giderilmesi için 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesi uyarınca yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunduğuna karar vererek dosyayı İstanbul 14. Aile Mahkemesine (E.2023/695, K.2024/317) göndermiştir. Yeniden yargılamanın yeterli giderim sağlayacağı gerekçesiyle tazminat talebi reddedilmiş, 5.064,40 TL harç ve 30.000 TL vekâlet ücreti olmak üzere toplam 35.064,40 TL yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine hükmedilmiştir.

Hüküm fıkrasının belki de en önemli bölümü, yeniden yapılacak yargılama sonuçlanıncaya kadar çocuğun mutat meskene iade edilmemesine ilişkin kısımdır. Bununla birlikte Mahkeme, ihlal kararının davanın kabulü veya reddi yönünde bir tutum anlamına gelmediğini, delilleri değerlendirme yetkisinin derece mahkemesine ait olduğunu açıkça kaydetmiştir.

🧭 Kararın iade davalarına yansıması

Karar, ivedilik ile özenli araştırma arasındaki dengenin nasıl kurulacağına dair somut bir örnek sunmaktadır. Kararda ortaya konan yaklaşım şöyle özetlenebilir:

  • Lahey Sözleşmesi’nin hız ilkesi, mahkemenin kendisinin gerekli görerek istediği delillerden gerekçesizce vazgeçmesini haklı kılmamaktadır.
  • Bir maddenin reçeteyle ve yasal olarak kullanılması, bu kullanımın çocuğa etkisinin araştırılması gerekliliğini ortadan kaldırmamaktadır.
  • Tanıkların olumsuz bir gözlemi bulunmaması, istisna koşullarının araştırılması yerine geçmemektedir.
  • Sosyal inceleme raporundaki uyum bulguları, ciddi risk iddiasının araştırılmasıyla birlikte değerlendirilmelidir.

Karar, iadenin reddedilmesi gerektiği yönünde bir sonuç içermemektedir; yalnızca ciddi risk iddiasının gerektiği gibi araştırılmadığını tespit etmektedir. Çocuğun yurt dışına çıkışında ebeveyn rızasını ele alan bir Yargıtay kararı için yurt dışı çıkışta babanın rızası yazısına, sosyal inceleme raporuyla çocuğun görüşü arasındaki çelişkiye ilişkin değerlendirme için velayette çocuğun görüşü yazısına bakılabilir.

❓ Merak edilen sorular

Lahey Sözleşmesi’ne göre iade kural mıdır?

Evet. Anayasa Mahkemesinin aktardığı içtihada göre sözleşme, haksız olarak götürülen veya alıkonulan çocuğun ivedilikle mutat meskenine iadesini öngörür ve sınırlı istisnalar dışında iadeyi zorunlu kılar. Çocuğun ağır fiziksel veya psikolojik zarar riskine maruz kalması bu istisnalardan biridir.

Anayasa Mahkemesi çocuğun Türkiye’de kalmasına mı karar verdi?

Hayır. Mahkeme yalnızca aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğini tespit etmiş ve yeniden yargılamaya hükmetmiştir. Yeniden yargılama sonuçlanıncaya kadar iade yapılmayacak; iade edilip edilmeyeceğine ise delilleri değerlendirecek aile mahkemesi karar verecektir.

Sosyal inceleme raporu neden yeterli görülmedi?

Rapor, çocuğun Türkiye’ye uyumunu ortaya koymuştur; ancak baba yurt dışında olduğundan yalnızca anne ve çocukla görüşülerek hazırlanmıştır. Babaya ilişkin somut risk iddiaları, istenen belgeler beklenmediği için hiç değerlendirilmemiş; Mahkeme eksikliği bu noktada görmüştür.

Başvurucuya tazminat ödendi mi?

Manevi tazminat talebi, yeniden yargılamanın yeterli giderim sağlayacağı gerekçesiyle reddedilmiştir. Başvurucuya yalnızca harç ve vekâlet ücretinden oluşan 35.064,40 TL yargılama gideri ödenmesine karar verilmiştir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim sayfasında ulaşım bilgileri, Emsal Kararlar arşivinde ise serinin diğer yazıları yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Anayasa Mahkemesinin Kararlar Bilgi Bankasında ve Resmî Gazete’de yayımlanan bireysel başvuru kararından derlenmiştir. Değerlendirme, belirli bir iade davasında istenen delillerin beklenmeden karar verilmesine ilişkindir ve çocuğun iade edilip edilmeyeceği hakkında sonuç içermez; her dosyanın kendine özgü olguları sonucu değiştirebilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu