Bonoya El Konulunca İcra Takibi – Yargıtay 12. HD 2026/2016

İki bonoya dayanan 15.200.000 TL’lik bir kambiyo takibinde borçlu şirket, senetlerden birinin yetkisi sona ermiş bir yetkili tarafından geriye dönük tarih atılarak düzenlendiğini ileri sürüp şikâyette bulununca, sulh ceza hâkimliği o senedin aslına el koymuş, cumhuriyet başsavcılığı da icra müdürlüğüne yazı göndererek takibin durdurulmasını istemiştir. İcra müdürlüğü takibin tamamını durdurmuştur. Bu işlem karşısında icra mahkemesi ile bölge adliye mahkemesi birbirine zıt sonuçlara ulaşmış; Yargıtay 12. Hukuk Dairesi ise iki uç yerine üçüncü bir yol göstermiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 30.03.2026 tarihli ve E.2025/10000, K.2026/2016 sayılı kararıyla, el koyma kararı yalnız bir senede ilişkin olduğundan takibin o senetteki 7.400.000 TL asıl alacak yönünden durdurulması, diğer senetteki 7.800.000 TL yönünden ise devam etmesi gerektiğini belirterek bölge adliye mahkemesi kararını oy birliğiyle bozmuştur.
📄 İki bono, tek el koyma kararı
Karar metnine göre alacaklı, iki adet bonoya dayanarak borçlu şirket aleyhine toplam 15.200.000 TL asıl alacağın tahsili için kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatmıştır. Borçlu şirket yetkilisi, takibe konu senetlerin, şirketteki yetkisinden azledilmiş bir kişi tarafından, azilden sonra şirket adına geriye dönük düzenleme tarihi ve güncel vade tarihi yazılarak ve sonradan üretilmiş bir kaşe kullanılarak düzenlendiğini ileri sürerek şikâyetçi olmuştur.
Başlatılan soruşturmada cumhuriyet başsavcılığının 29.11.2024 tarihli talebi üzerine sulh ceza hâkimliği aynı gün verdiği kararla, 12.09.2022 düzenleme ve 15.01.2024 ödeme tarihli, 7.400.000 TL bedelli senedin aslına CMK 127 vd. maddeleri uyarınca el konulmasına karar vermiştir. Başsavcılık da aynı tarihli müzekkereyle, hâkimlik kararı doğrultusunda icra faaliyetlerinin durdurulmasını icra müdürlüğünden talep etmiştir.
İcra müdürlüğü 04.12.2024 tarihinde icra işlemlerinin durdurulmasına karar vermiştir. Soruşturma ilerlemiş ve başsavcılık 03.10.2025 tarihinde, ilgili kişiler hakkında resmî belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarından iddianame düzenlemiştir.
🔀 İcra mahkemesi ile istinaf arasındaki çelişki
Alacaklı, icra müdürlüğünün durdurma kararının iptali için icra mahkemesine şikâyet yoluyla başvurmuştur. Derece mahkemeleri bu başvuruyu farklı değerlendirmiştir:
| Merci | Sonuç | Dayanak |
|---|---|---|
| İcra mahkemesi | Şikâyetin reddi | Başsavcılık yazısı ve senetlere el koyma kararı karşısında takip dayanaksız kalmıştır; durdurma işlemi yerindedir. |
| Denizli BAM 6. HD (15.10.2025) | Kaldırma, şikâyetin kabulü | Savcılık müzekkeresine dayanılarak takibin durdurulması doğru değildir. |
| Yargıtay 12. HD (30.03.2026) | Bozma | Takip, el konulan senetteki 7.400.000 TL yönünden durdurulmalı, kalan 7.800.000 TL yönünden devam etmelidir. |
Temyiz başvurusu borçlu tarafından yapılmıştır. Daire, borçlunun sair temyiz itirazlarını yerinde görmemiş, ancak isteminin kısmen kabulüyle kararı bozmuştur. İlk derece mahkemesi takibin tamamının durdurulmasını onaylarken, bölge adliye mahkemesi takibin tamamen devamı sonucunu doğuran bir karar vermişti; Yargıtay ise iki senedi ayrı ayrı ele almıştır.
🧭 Sahtelik iddiası takibi durdurur mu?
Daire, somut olaya geçmeden önce sahtelik iddiasının kambiyo takibine etkisine ilişkin yerleşik ilkeleri ayrıntılı biçimde özetlemiştir. Bu ilkeler kararın en öğretici bölümünü oluşturmaktadır:
- İmza itirazı İİK 170’te özel olarak düzenlenmiştir. Bu nedenle imza inkârına dayalı sahtelik iddiası hakkında sonraki genel kanun olan HMK 209 uygulanmaz.
- İmza itirazı kural olarak takibi durdurmaz. İİK 170/1 uyarınca satış dışındaki takip işlemleri devam eder; icra mahkemesi ancak itiraz hakkındaki kararına kadar takibin geçici olarak durdurulmasına karar verebilir (İİK 170/2).
- Yazıda sahtelik borca itiraz niteliğindedir. Daire, daha önce bu hâlde HMK 209’un uygulanacağı görüşündeyken içtihat değişikliğine giderek, senetteki yazıya yönelik sahtelik iddiasının İİK 169/a kapsamında borca itiraz sayılacağını ve HMK 209’un bu yönden de uygulanmayacağını benimsemiştir.
- İcra mahkemesi genel mahkemedeki davayı bekletici mesele yapamaz. Yalnızca İİK 169/a-2 uyarınca itirazın esası hakkındaki kararına kadar takibi muvakkaten durdurabilir.
- Menfi tespit davası ancak tedbirle takibi durdurur. Sahtelik nedenine dayalı menfi tespit davası İİK 72 kapsamındadır; takip, bu maddedeki usule göre alınacak ihtiyati tedbir kararıyla durdurulabilir.
- Savcılığa şikâyet ve ceza davası kendiliğinden takibi durdurmaz. Ancak ceza mahkemesince tedbir kararı verilirse icra takibi durdurulabilir.
- HMK 209’un icra takibine etkisi yoktur. Bu hüküm, genel mahkemelerdeki davalarda sahteliği iddia edilen senedin delil olarak kullanılamayacağını öngörür; takibin kesinleşmesinden önce veya sonra sahtelik iddia edilmesi, bu hüküm uyarınca takibin durması sonucunu doğurmaz.
Bu çerçevede belirleyici olan, iddianın kendisi değil, yetkili bir yargı merciinin takibe konu senet üzerinde verdiği bağlayıcı karardır. Somut olayda böyle bir karar, sulh ceza hâkimliğinin el koyma kararıdır.
✂️ El koymanın kapsamı ve kısmi durdurma
Daire, tüm hususları birlikte değerlendirerek sulh ceza hâkimliğinin 29.11.2024 tarihli kararı ve başsavcılığın icra faaliyetlerinin durdurulmasına ilişkin talebi gereğince takibin durdurulmasının yerinde olduğunu, ancak bunun yalnız el koyma kararının konusu olan senetle sınırlı tutulması gerektiğini belirtmiştir. Sonuç şöyle formüle edilmiştir:
- El konulan, 15.01.2024 ödeme tarihli senet yönünden: 7.400.000 TL asıl alacak bakımından takip durdurulmalıdır.
- El koyma kararının kapsamı dışında kalan diğer senet yönünden: 7.800.000 TL asıl alacak bakımından takip devam etmelidir.
Bölge adliye mahkemesinin, alacaklının istinaf başvurusunu kısmen kabul ederek bu yönde karar vermesi gerekirken şikâyeti tümüyle kabul etmesi isabetsiz bulunmuş; karar İİK 364/2 göndermesiyle uygulanan HMK 373/2 uyarınca bozulmuş ve dosya bölge adliye mahkemesine gönderilmiştir.
Karardan çıkan pratik sonuç, durdurmanın takip bütününe değil, ceza mercii kararının dokunduğu senede bağlı olmasıdır. Aynı takipte birden fazla kambiyo senedi bulunduğunda, her senedin hukuki durumu ayrı değerlendirilmektedir.
📊 Takibi durdurabilecek araçlar tablosu
Kararda sayılan ilkeler, kambiyo takibinde sahtelik iddiasının farklı yollarla ileri sürülmesi hâlinde takibin akıbetini şöyle özetlemektedir:
| Yol | Takibe etkisi (karardaki ifadeyle) |
|---|---|
| İcra mahkemesine imza itirazı (İİK 170) | Satış dışındaki işlemleri durdurmaz; mahkeme kararına kadar geçici durdurma verilebilir. |
| Yazıda sahtelik / borca itiraz (İİK 169/a) | Esas hakkındaki karara kadar muvakkat durdurma verilebilir. |
| Menfi tespit davası (İİK 72) | Kendiliğinden durdurmaz; maddedeki usule göre ihtiyati tedbirle durdurulabilir. |
| Savcılığa şikâyet / ceza davası | Kendiliğinden durdurmaz, bekletici mesele yapılamaz; ceza mahkemesince tedbir verilirse durdurulabilir. |
| HMK 209 | İcra takibine etkisi yoktur. |
Tablo, Daire’nin bu kararda tekrar ettiği genel ilkeleri yansıtmaktadır; somut bir takipte hangi yolun hangi sonucu doğuracağı dosyanın özelliklerine bağlıdır. Kambiyo senedinde sahtelik iddiasının icra mahkemesinde incelenmesine ilişkin farklı bir uyuşmazlık için sahte bonoda icra mahkemesi raporu yazısına bakılabilir.
📌 Kararın sınırları
Karar, icra müdürlüğünün durdurma işlemine yönelik şikâyet hakkındadır; senetlerin sahte olup olmadığı veya borcun varlığı hakkında bir tespit içermez. Sahtelik iddiası ceza soruşturması ve sonrasında açılan kamu davasında değerlendirilecektir. Ayrıca Daire, savcılık müzekkeresini tek başına değil, sulh ceza hâkimliğinin senet aslına yönelik el koyma kararıyla birlikte ele almıştır; kararın gerekçesinde başsavcılığın talebi, hâkimlik kararıyla bağlantılı olarak anılmaktadır.
Bölge adliye mahkemesinin “savcılık müzekkeresiyle takip durdurulamaz” yaklaşımı ile icra mahkemesinin “el koyma ile takip bütünüyle dayanaksız kaldı” yaklaşımı arasında Daire’nin benimsediği çözüm, ceza merciinin kararının kapsamına göre sınırlı bir durdurmadır.
❓ Merak edilenler
Senedin sahte olduğu iddiasıyla savcılığa şikâyette bulunulması takibi durdurur mu?
Kararda belirtildiği üzere savcılığa yapılan şikâyet ve ceza mahkemesinde açılan dava kendiliğinden icra takibini durdurmaz ve bekletici mesele yapılamaz. Ceza mahkemesince tedbir kararı verilmesi hâlinde takip durdurulabilir.
Neden takibin tamamı değil yalnız bir kısmı durduruldu?
Sulh ceza hâkimliğinin el koyma kararı yalnızca 7.400.000 TL bedelli senedin aslına ilişkindi. Daire, durdurmanın bu senetle sınırlı tutulmasını, diğer senede dayanan 7.800.000 TL asıl alacak yönünden takibin devam etmesini gerekli görmüştür.
HMK 209 icra takibinde uygulanır mı?
Daire’ye göre uygulanmaz. Bu hüküm genel mahkemelerdeki davalarda sahteliği iddia edilen senedin delil olarak kullanılmasına ilişkindir; imza itirazı İİK 170’te, yazıda sahtelik ise İİK 169/a kapsamında borca itiraz olarak özel biçimde düzenlenmiştir.
Bu karar senetlerin sahte olduğunu mu gösteriyor?
Hayır. Karar yalnızca icra müdürlüğünün durdurma işleminin kapsamını değerlendirmektedir. Senetlerin sahteliği ve ilgili kişilerin sorumluluğu, iddianame üzerine görülecek ceza davasında belirlenecektir.
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim sayfasında ulaşım bilgileri, Emsal Kararlar arşivinde ise serinin diğer yazıları yer almaktadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Değerlendirme, iki bonoya dayalı bir kambiyo takibinde senetlerden birine ceza soruşturmasında el konulmasının takibe etkisine ilişkin olup senetlerin sahteliği veya borcun varlığı hakkında sonuç içermez; el koyma kararının kapsamı ve takip türü farklı olan dosyalarda sonuç değişebilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



