Okuyucularımızın sorularını Av. Veli Savun yanıtlıyorSorularınızı Av. Veli Savun yanıtlıyorÜcretsiz sorun →
Emsal Kararlarİdare ve Kamu Personeli Hukuku

Memnu Hak İadesi ve Fesih – Danıştay 12. D 2025/5894

Yirmi altı yıl önce işlenen bir suçtan verilen mahkûmiyet, ceza mahkemesi “yasaklanmış hakların geri verilmesine” karar verdikten sonra da kamu kapısını kapalı tutabilir mi? Bir belediye kuruluşunun laboratuvarında sözleşmeli kimyager olarak işe başlayan bir kişinin dosyası, bu soruyu Danıştay’ın önüne getirmiştir. İdare, güvenlik soruşturmasında görülen eski mahkûmiyete dayanarak sözleşmeyi yenilememiş; kişi ise elindeki memnu hakların iadesi kararını göstermiştir.

Danıştay 12. Dairesi, 22.12.2025 tarihli ve E.2024/2910, K.2025/5894 sayılı kararıyla davayı reddeden bölge idare mahkemesi kararını oybirliğiyle bozmuştur. Daireye göre memnu hakların iadesi kararı, mahkûmiyetten doğan ehliyetsizliği ileriye dönük olarak kaldırır; idare, memuriyete engel mahkûmiyet bulunduğu gerekçesine dayanamaz. Bununla birlikte karar, kişiye doğrudan kadroya girme hakkı değil, memuriyete başvurma hakkı verir.

Kısa özet: 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49/3. maddesi uyarınca tam zamanlı sözleşmeli kimyager olarak 15.11.2022’de göreve başlayan davacının sözleşmesi, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında 1996 tarihli bir suçtan 3 yıl 9 ay hapis cezası bulunduğunun bildirilmesi üzerine yenilenmemiştir. Davacı hakkında memnu hakların iadesine karar verilmiş ve bu karar 11.09.2019’da kesinleşmiştir. İdare mahkemesi işlemi iptal edip parasal hakların faiziyle ödenmesine hükmetmiş, bölge idare mahkemesi ise DMK m.48’deki şartın taşınmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Danıştay, hak yoksunluğunun memnu hakların iadesiyle ortadan kalktığını belirterek bozma kararı vermiştir.

🧪 Laboratuvarda kısa süren sözleşme

Davacı, bir su ve kanalizasyon idaresine bağlı çevre koruma ve kontrol dairesinin laboratuvar şube müdürlüğünde, Belediye Kanunu’nun 49. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca tam zamanlı sözleşmeli personel statüsünde kimyager unvanıyla çalışmaya başlamıştır. Sözleşme 15.11.2022-31.12.2022 dönemini kapsamaktadır.

Göreve başladıktan sonra yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında, il emniyet müdürlüğü idareye davacının kapatılan bir Devlet Güvenlik Mahkemesince “yasa dışı örgüt üyelerine yardım ve yataklık etmek” suçundan 3 yıl 9 ay hapis cezasına mahkûm edildiğini bildirmiştir. Temyiz dilekçesine göre suç tarihi 19.12.1996, mahkûmiyet tarihi 1997’dir. İdarenin yönetim kurulu bunun üzerine sözleşmenin yenilenmemesine karar vermiştir.

Dosyadaki belirleyici olgu ise şudur: Aynı mahkûmiyetle kaldırılan memnu hakların, kapatılan mahkemenin yerine geçen ağır ceza mahkemesinin ek kararıyla iadesine karar verilmiş ve bu ek karar 11.09.2019 tarihinde, yani fesih işleminden yıllar önce kesinleşmiştir. Davacı, işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal hakların her ay için ayrı hesaplanacak yasal faiziyle ödenmesini ve özlük haklarının iadesini istemiştir.

🔁 İdare mahkemesi ile bölge idare mahkemesinin ayrılığı

İki derece mahkemesi aynı olgulardan zıt sonuçlara ulaşmıştır:

  • İdare mahkemesi: Memnu hakların iadesine dair karar kesinleştiğine göre, davacının bu suçtan yargılandığına ilişkin bilgi notu dikkate alınarak güvenlik soruşturmasının olumsuz değerlendirilmesine hukuken imkân yoktur. İşlem iptal edilmiş, parasal haklar yasal faiziyle ve özlük haklarıyla birlikte davacıya iade edilmiştir.
  • Bölge idare mahkemesi: Memnu hakların iadesi ehliyetsizlikleri gelecek için kaldırır; ancak bu karar, DMK m.48’de aranan ve “affa uğramış olsa bile” belirli suçlardan mahkûm olmama şartını taşıma bakımından bir hak doğurmaz. İstinaf kabul edilmiş, dava reddedilmiştir.

Davacı temyizde, işlemde olumsuzluğun dayanağının gösterilmediğini, suç tarihinin üzerinden 26 yıl geçtiğini, hakkında başka bir adli veya idari soruşturma bulunmadığını ve suçun tahdidi suçlardan olmayıp müstakil bir suç olarak düzenlendiğini ileri sürmüştür. Danıştay tetkik hâkimi de bozma yönünde görüş bildirmiştir.

📜 Memnu hakların iadesi: mülga TCK’dan Adli Sicil Kanunu’na

Danıştay, kurumun tarihçesini kararın merkezine almıştır. Memnu hakların iadesi, 765 sayılı mülga TCK’nın 121-124. maddeleri ile 1412 sayılı mülga CMUK’un 416-420. maddelerinde düzenlenmişti. 01.06.2005’te yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK ve 5271 sayılı CMK bu kuruma yer vermemiştir.

Ancak Anayasa’nın 76. maddesinin ikinci fıkrası, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu gibi özel kanunlardaki hak yoksunlukları nedeniyle kuruma yeniden ihtiyaç duyulmuş; 5560 sayılı Kanun’la 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’na 13/A maddesi eklenmiştir. Bu maddeye göre TCK dışındaki kanunların mahkûmiyete bağladığı hak yoksunluklarının giderilmesi için şu koşullar aranır:

  • Mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık sürenin geçmiş olması,
  • Kişinin bu süre içinde yeni bir suç işlememiş olması,
  • Hayatını iyi hâlli olarak sürdürdüğü konusunda mahkemede kanaat oluşması.

Daire, 13/A maddesindeki “5237 sayılı Kanun dışındaki kanunlar” ibaresinin özel ceza kanunlarını değil, DMK ve seçim kanunları gibi hak yoksunluğu öngören kanunları ifade ettiğini belirtmiştir. Kurumun genel çerçevesi ve başvuru usulü için memnu hakların iadesi rehberine bakılabilir.

🧭 Danıştay’ın gerekçesi

Daireye göre cezalandırmanın asıl amacı, kişinin işlediği suçtan pişmanlık duyarak yeniden topluma kazandırılmasıdır. Memnu hakların iadesiyle ceza mahkûmiyetinden doğan süresiz yasakların önüne geçilmekte ve kişi hukuka uygun yaşamaya teşvik edilmektedir. Bu nedenle memnu hakların iadesi kararı; kamu hizmetlerinden yasaklanma, memuriyetten mahrumiyet, seçme ve seçilme hakkından yoksunluk gibi ehliyetsizlikleri gelecek için ortadan kaldıran bir karardır.

Daire, sonucu iki cümleyle dengelemiştir:

  • Yasaklanmış hakların iadesi kararıyla mahkûmiyet ortadan kalkmaz; ancak mahkûmiyetten doğan veya onunla birlikte hükmedilen ehliyetsizlikler ileriye dönük olarak kalkar.
  • Memnu hakların iadesi kararı kişiye doğrudan memuriyete alınma hakkı vermez; memuriyete başvurma hakkı sağlar. İdare, kadro ve ihtiyaç durumunu gözeterek takdir yetkisini kullanır.

Somut olayda davacının hak yoksunluğu, işlemin tesisinden önce alınan memnu hakların iadesi kararıyla kalkmıştır. İdarenin takdir yetkisi çerçevesinde yeni oluşan koşullara göre bir değerlendirme yapması gerekirken “memuriyete engel mahkûmiyet” gerekçesiyle sözleşmeyi feshetmesi hukuka uygun bulunmamıştır. Bölge idare mahkemesi kararı bozulmuş, dosya yeniden karar verilmek üzere aynı daireye gönderilmiştir. Karar kesin olarak ve oybirliğiyle verilmiştir.

📎 Kararın tam metni: Danıştay 12. Dairesinin 22.12.2025 tarihli, E.2024/2910, K.2025/5894 sayılı bozma kararı PDF olarak buradan okunabilir.

⚖️ DMK m.48’deki “süreler geçmiş olsa bile” ibaresi

DMK m.48/1-A-5, memurluğa alınmada genel şart olarak kişinin, TCK m.53’te belirtilen süreler geçmiş olsa bile, kasten işlenen bir suçtan bir yıl veya daha fazla hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, zimmet, rüşvet, dolandırıcılık, sahtecilik gibi sayılan suçlardan mahkûm olmamasını arar. Bölge idare mahkemesi bu ibareye dayanmıştı.

Danıştay bu noktada zamanlamaya dikkat çekmiştir. 13/A maddesi 2006’da yürürlüğe girmiş, “süreler geçmiş olsa bile” ibaresi ise 2008’de 5728 sayılı Kanun’la DMK m.48’e eklenmiştir. Kanun koyucu bu değişikliği yaparken memnu hakların iadesi kararı alınsa dahi Devlet memuru olunamayacağına ilişkin bir düzenleme getirmemiştir. Daireye göre ibare, mahkûm olan ve hak yoksunluğu süren kişileri kapsar; yasaklanmış hakları geri verilen kişide ise yoksunluk ileriye dönük olarak sona ermiştir.

Kararda TCK m.53’ün de aktarıldığı görülür: Kasten işlenen suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak kişi, atamaya veya seçime tabi memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten yoksun bırakılır ve bu hakları cezanın infazı tamamlanıncaya kadar kullanamaz.

🗂️ Güvenlik soruşturması kararlarından farkı

Bu dosya, olumsuz güvenlik soruşturması üzerine kurulan diğer kararlardan ayrılır. Örneğin güvenlik soruşturmasında HAGB yazısında ele alınan kararda tartışma, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının idarece nasıl değerlendirileceğiydi. Burada ise ortada kesinleşmiş ve infaz edilmiş bir mahkûmiyet vardır; uyuşmazlık, ceza mahkemesinin verdiği yasaklanmış hakların geri verilmesi kararının idareyi bağlayıp bağlamadığı sorusuna dayanır.

Kararın bir diğer özelliği, Danıştay’ın sözleşmeli personelin sözleşmesinin yenilenmemesini de DMK m.48’deki genel şart üzerinden değerlendirmesidir. İdarenin gerekçesi doğrudan “memuriyete engel mahkûmiyet” olduğu için, Daire de denetimini bu gerekçe üzerinde yoğunlaştırmıştır.

📝 Kısa notlar

  • Kesinleşme tarihi önemlidir: Memnu hakların iadesi kararı, fesih işleminden önce (11.09.2019) kesinleşmişti; Daire hak yoksunluğunun işlem tarihinde zaten kalktığını kabul etmiştir.
  • Mahkûmiyet silinmez: Karar, mahkûmiyeti ortadan kaldırmadığını açıkça belirtir; kalkan şey ehliyetsizliktir.
  • Takdir yetkisi idarede kalır: Bozma, davacının görevine kendiliğinden döneceği anlamına gelmez; idare yeni koşullara göre kadro ve ihtiyaç değerlendirmesi yapacaktır.
  • Bölge idare mahkemesi yeniden karar verecek: Dosya, istinaf incelemesini yapan daireye gönderilmiştir.

❓ Sık sorulan sorular

Memnu hakların iadesi kararı mahkûmiyeti ortadan kaldırır mı?

Hayır. Danıştay 12. Dairesine göre yasaklanmış hakların iadesi kararı alındığında mahkûmiyet ortadan kalkmaz; yalnızca bu mahkûmiyetten doğan veya onunla birlikte hükmedilen ehliyetsizlikler ileriye dönük olarak sona erer.

Bu karar kişiye kamu görevine doğrudan dönme hakkı veriyor mu?

Vermiyor. Karara göre memnu hakların iadesi doğrudan memuriyete alınma hakkı değil, memuriyete başvurma hakkı sağlar. İdare, kadro ve ihtiyaç durumunu gözeterek takdir yetkisini kullanır; ancak bu değerlendirmede “memuriyete engel mahkûmiyet” gerekçesine dayanamaz.

Bölge idare mahkemesi neden davayı reddetmişti?

Bölge idare mahkemesi, memnu hakların iadesi kararının DMK m.48’de affa uğramış olsa bile belirli suçlardan mahkûm olmama şartını taşıma bakımından bir hak doğurmadığını kabul etmişti. Danıştay ise 2008’de DMK m.48’e eklenen ibareyle memnu hakların iadesine rağmen memur olunamayacağına dair bir düzenleme getirilmediğini belirterek bu görüşü benimsememiştir.

Yasaklanmış hakların geri verilmesi için hangi koşullar aranıyor?

Kararda aktarılan Adli Sicil Kanunu m.13/A’ya göre cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıl geçmiş olması, kişinin bu sürede yeni bir suç işlememiş olması ve hayatını iyi hâlli olarak sürdürdüğü konusunda mahkemede kanaat oluşması gerekir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgilerine iletişim sayfasından ulaşılabilir; kamu görevi ve idari işlemlere ilişkin diğer karar değerlendirmeleri Emsal Kararlar sayfasında yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Danıştay 12. Dairesinin Bedesten (mevzuat.adalet.gov.tr) üzerinden yayımlanan bozma kararından derlenmiştir. Kaynakta taraf, vekil ve tetkik hâkimi adları ile mahkeme dosya numaraları anonimdir. Karar, 2022 yılında tesis edilen bir işleme ve dosyadaki ceza mahkemesi kararlarına dayanır. Benzer görünen bir uyuşmazlıkta sonuç; mahkûmiyetin konusu ve tarihi, yasaklanmış hakların geri verilmesi kararının kapsamı ve kesinleşme tarihi, istihdamın türü ve idarenin gerekçesine göre farklılaşabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Av. Veli Savun

Soru & Cevap · İstanbul Barosu 75235

Bu konuda sorunuz mu var?

Sorunuzu yazın, Av. Veli Savun bu sayfada yanıtlasın. Adınızı yazmanız gerekmez.

Örnek sorular — birine dokunun, kendi durumunuza göre düzenleyin:

Kişisel verileriniz hakkında

Savun Hukuk & Danışmanlık, soru ve yorumunuzu sitede yayımlamak ve yanıtlamak; "beni arasın" seçeneğini işaretlerseniz telefon numaranızı yalnız sizi aramak için işler (6698 s. KVKK m.5/2-c ve f). Rumuzunuz ve metniniz yayımlanır; telefonunuz, IP adresiniz ve metnin temizlenmeden önceki hali yayımlanmaz. Telefon kaydı talebiniz sonuçlandıktan sonra en geç 12 ay içinde silinir. Haklarınız (m.11) için büromuza başvurabilirsiniz.

Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir; avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz ve somut dosyanız için hukuki görüş yerine geçmez. Tüm soru ve cevaplar →

Başa dön tuşu
🌐 English — international victims of online investment fraud