Para Puan SMS’iyle 3D Şifre – Yargıtay 8. CD 2025/5592

“Kredi kartınıza ait para puanlarınız 200,00 TL’ye ulaşmıştır. Aktifleştirmeniz için arayınız.” Bu mesajı alan kart sahibi numarayı arar; telefondaki kişi kendini banka görevlisi olarak tanıtır, kart bilgilerini ve telefona gelen kodu ister. Kod okunduktan kısa süre sonra karttan 299,96 TL’lik harcama yapılır. Sanık ise “kart sahibi telefonuna gelen 3D şifresini kendisi paylaştı, ürün sattık, işleme rızası vardı” savunmasını yapar. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, hile ile alınan rızanın geçerli rıza olmadığını kabul eden mahkûmiyet hükmünü onamıştır.
Karar Arama sayfasında “kredi kartı 3D Secure” araması yapan okuyucular bu karara, 3D Secure tek kullanımlık şifresinin kart sahibinden aldatılarak alındığı bir olayda suçun nasıl değerlendirildiğini gösterdiği için ulaşmaktadır. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 02.07.2025 tarihli ve E.2025/2912, K.2025/5592 sayılı kararıyla İstanbul Anadolu 55. Asliye Ceza Mahkemesinin bozma sonrası verdiği hükmü oy birliğiyle onamıştır.
📱 “Para puanlarınızı aktifleştirin” mesajı
Kararda aktarılan olaya göre katılanın kullandığı GSM hattına, sanığın yetkilisi olduğu firmanın kullandığı ve sanığın kardeşi adına kayıtlı bir numaradan, kredi kartına ait para puanlarının 200,00 TL’ye ulaştığını ve aktifleştirmek için belirtilen numaranın aranması gerektiğini bildiren bir mesaj gelmiştir.
Katılan, sanığa ait iş yerinde kullanılan bu numarayı aramıştır. Görüştüğü kişi banka görevlisi olduğunu söylemiş, puanları aktifleştirmek için kart bilgilerini ve cep telefonuna gelen kod numarasını okumasını istemiştir. Bilgileri paylaşan katılanın kredi kartıyla bir hediyelik eşya ticareti firmasından 299,96 TL’lik harcama yapılmıştır.
Sanık suçlamayı kabul etmemiştir. Savunmasına göre katılanın kartından 3D güvenlik sistemi kullanılarak, banka tarafından katılanın telefonuna gönderilen şifrenin paylaşılması üzerine elektrik tasarruf cihazı, cep telefonu ve benzeri cihazların satışı yapılmıştır; dolayısıyla katılanın işleme rızası vardır.
⚖️ İlk hüküm, savunma hakkı bozması ve yeniden mahkûmiyet
- İlk hüküm (03.03.2016): İstanbul Anadolu 55. Asliye Ceza Mahkemesi sanığı TCK 245/1, 52/1-2 ve 53 uyarınca 3 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezasıyla cezalandırmıştır.
- Bozma (21.06.2023): Yargıtay 8. Ceza Dairesi (E.2021/5307, K.2023/5222), hüküm tarihinde ceza infaz kurumunda bulunan sanığa duruşmadan vareste tutulmak isteyip istemediği sorulmadan, hüküm oturumunda hazır bulundurulması veya SEGBİS ile katılımı sağlanmadan yokluğunda karar verilmesini CMK 196’ya aykırı bularak, savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesiyle hükmü bozmuştur.
- Bozma sonrası (30.09.2024): Yerel mahkeme bozmaya uymuş ve aynı cezaya hükmetmiştir.
- Onama (02.07.2025): Yargıtay, sanık müdafiinin temyiz sebeplerini reddederek hükmü oy birliğiyle onamıştır. Hükmolunan cezanın süresi itibarıyla kabulüne kanuni olanak bulunmayan duruşmalı inceleme talebi de 1412 sayılı Kanun’un 318. maddesi uyarınca reddedilmiştir.
İlk bozmanın sanık lehine olması, sonucun değişmesini sağlamamıştır: bozma usule ilişkindi ve yeniden yapılan yargılamada aynı ceza verilmiştir.
🧩 Şifreyi kendisi verdiyse rıza var mıdır?
TCK 245/1’deki suçun temel unsuru, kartın kart sahibinin rızası olmaksızın kullanılmasıdır. Sanık savunmasını tam bu noktaya dayandırmıştır: 3D Secure şifresini kart sahibi kendi telefonundan okuyarak vermiştir; o hâlde işlem rızaya dayanır.
Yargıtay bu savunmayı kabul etmemiştir. Kararın gerekçesinde şu tespitler yer alır:
- Katılana sanığın sahibi olduğu şirket tarafından mesaj gönderilmiş, numara arandıktan sonra para puanlarının aktifleştirileceği söylenerek güven verilmiş ve kart bilgileri bu şekilde öğrenilmiştir.
- Bu bilgilerle karttan katılanın rızası olmaksızın 299,96 TL çekim yapılmıştır.
- Sanığın savunmasında belirttiği gibi katılana herhangi bir ürün satılması söz konusu değildir.
- İşlem tek kullanımlık şifre gönderilmesi, yani 3D güvenlik sistemi kullanılarak yapılmış; ancak katılanın rızası hile ile iradesi fesada uğratılarak sağlanmıştır.
Kararın temel mesajı şudur: kart sahibi şifreyi kendi eliyle paylaşmış olsa bile, bu paylaşım bir aldatmanın ürünüyse, harcamaya yönelik geçerli bir rızadan söz edilemez. Puan aktifleştirme amacıyla verilen bir kod, bir alışverişe onay anlamına gelmemektedir.
🔍 Mahkûmiyete dayanak deliller
Sanık müdafii temyizde; hatların kim tarafından ve ne zaman çıkarıldığının, paranın nasıl çekildiğinin, 3D şifresinin hangi numaraya geldiğinin araştırılmasını, HTS kayıtlarının getirtilmesini ve “3D tek kullanımlık şifreyle kart sahibinin rızası olmadan işlem yapılıp yapılamayacağı” konusunda bilirkişi raporu alınmasını istemiştir. Daire ise mevcut delillerin sübut için yeterli olduğunu kabul etmiştir:
- İletişim tespit kayıtları: Olay günü saat 17:11’de sanığın kullandığı numaradan katılanın hattına mesaj gönderildiği.
- Hesap ekstresi: Karttan yapılan harcama.
- Banka yazısı (09.05.2014): İşlemin 3D Secure yöntemiyle ve kartın fiziken kullanılmasına gerek olmaksızın gerçekleştiği.
- Katılanın istikrarlı beyanları.
3D Secure kaydı bu dosyada sanık lehine değil aleyhine bir delil olarak işlev görmüştür: işlemin kartın fiziken kullanılmadan, katılanın telefonuna gelen kodla yapıldığı doğrulanmış; kodun hangi koşulda paylaşıldığı ise mesaj kayıtları ve katılanın beyanıyla ortaya konmuştur. Benzer bir delil tartışması için 3D Secure doğrulamasının tamamlanmadığı kart bilgisiyle sipariş teşebbüsü – Yargıtay 8. CD 2025/6013 yazısına bakılabilir.
🔗 TCK 245 mi, nitelikli dolandırıcılık mı?
Bu dosyada telefondaki kişinin kendini banka görevlisi olarak tanıttığı kararda yer almaktadır. Kişinin kendisini banka, sigorta veya kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması suretiyle işlenen dolandırıcılık, bugün TCK 158/1-l kapsamında nitelikli dolandırıcılık olarak düzenlenmiştir. Bu bent TCK’ya 6763 sayılı Kanun’la 2016 yılında eklenmiştir; bu dosyadaki banka yazısı ise 2014 tarihlidir.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi bu kararda eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru belirlendiğini belirterek TCK 245/1 uyarınca kurulan hükmü onamıştır; kararda TCK 158/1-l yönünden ayrıca bir değerlendirme yoktur. Buna karşılık Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 3D Secure şifresiyle yapılan harcamaların söz konusu olduğu bir başka dosyada, kart sahibinin bankacı gibi tanıtılan kişilerce aldatılıp aldatılmadığının araştırılması ve TCK 158/1-l yönünden ağır ceza mahkemesince değerlendirme yapılması gerektiğini belirtmiştir. O karar için 3D Secure harcamada görevsizlik – Yargıtay 2. CD 2025/2658 yazısına bakılabilir. Kart verme ve kart kullandırma ilişkisinde sorumluluk için kartını verenin suç sorumluluğu yazısı da konuyu tamamlar.
Ceza bakımından TCK 245/1 üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası öngörür. Bu dosyada alt sınırdan 3 yıl hapis cezası verilmiş, adli para cezası 100,00 TL olarak belirlenmiştir.
🙋 Sorular ve cevaplar
Kredi kartı 3D Secure şifresini kendim verdim; yine de suç oluşur mu?
3D Secure kaydı ceza davasında nasıl kullanıldı?
Sanığın ürün sattığı savunması neden kabul edilmedi?
Sanık cezaevindeyken yokluğunda karar verilebilir mi?
Banka görevlisi gibi aranarak şifre alınması hangi suçtur?
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgilerine iletişim sayfasından, ceza hukukuna ilişkin diğer kararlara Emsal Kararlar arşivinden ulaşılabilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Tarafların kimliği kaynakta anonimdir. Kararda yer alan tarih ve tutarlar ilgili dosyaya özgüdür. Mevzuata ilişkin açıklamalar bilgi amacıyla eklenmiştir. Farklı olgulara sahip dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



