Emsal KararlarForex HukukuKripto Hukuku

Pay Devri Yasağında Cezai Şart – Ankara BAM 21. HD 2026/147

Üç yıl boyunca kimse payını devretmeyecek; erken ayrılan kurucu ortak şirkete 500.000 ABD doları ödeyecek. Bir kripto para borsası projesi için kurulan anonim şirketin kurucuları, 19.08.2021 tarihli hissedarlar sözleşmesine bu kaydı koymuştu. Beş ay sonra kurucu ortaklardan biri paylarını sözleşmenin tarafı olan başka bir ortağa devretti; birkaç ay içinde diğer ortakların payları da aynı kişide toplandı ve şirket tek ortaklı hâle geldi. Ardından şirket, ayrılan ortaktan cezai şartı istedi. Mahkemelerin önündeki soru şuydu: Payları kendisinde toplayan ve ayrılan ortağı ibra eden kişinin şirketi, aynı sözleşmeye dayanarak cezai şart talep edebilir mi?

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 20.02.2026 tarihli ve E.2023/838, K.2026/147 sayılı kararıyla, cezai şart davasını reddeden asliye ticaret mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu HMK 353/1-b.1 uyarınca esastan reddetmiştir. Karar oy birliğiyle verilmiş, temyiz yolu açık bırakılmıştır.

Kısa özet: 13.08.2021’de tescil edilen anonim şirketin kurucu ortakları, 36 ay süreli bir hissedarlar sözleşmesiyle paylarını birbirlerine veya üçüncü kişilere devretmeme taahhüdünde bulunmuş; iki kurucu ortak için erken ayrılma hâlinde 500.000 USD cezai şart öngörülmüştür. Davalı ortak, 3.750 payını 31.01.2022’de sözleşmeye taraf başka bir kurucu ortağa devretmiş, aynı tarihli ibraname ile devralan ortak davalıyı hissedarlar sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden ibra etmiştir. Dava tarihinde şirketin tek ortağı, payları devralan bu kişidir. Mahkeme, şirket tüzel kişiliği arkasından cezai şart istenmesini TMK 2’deki dürüstlük kuralına aykırı bulmuş; istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.

🔐 Kripto borsası projesi ve 36 aylık kilit

Ticaret sicili kayıtlarına göre davacı anonim şirket 13.08.2021 tarihinde tescil edilmiştir. Kuruluşta davalıya 3.750, diğer ortaklara 3.750, 12.500 ve 30.000 pay düşmüş; tüm ortaklar yönetim kurulunda görev almıştır.

Kuruluştan birkaç gün sonra, 19.08.2021’de bütün kurucu ortakların imzasıyla bir hissedarlar sözleşmesi düzenlenmiştir. Kararda aktarılan başlıca hükümler şunlardır:

  • Sözleşme 36 ay süreyle geçerlidir.
  • Taraflar bu süre dolmadan şirketteki paylarını birbirlerine veya üçüncü kişilere devretmeyeceklerini kabul etmiştir.
  • Hissedarların oy birliğiyle izin vermesi hâlinde pay devri sözleşmeye aykırılık oluşturmayacaktır.
  • Davalı ile bir diğer kurucu ortak, 36 ay dolmadan geçerli bir sebep olmaksızın ortaklıktan ayrılırsa şirkete 500.000 USD‘yi, ödeme günündeki TCMB efektif satış kuru üzerinden Türk lirası karşılığıyla ödeyecektir.

Davacı şirket istinaf dilekçesinde, cezai şartın neden konulduğunu da açıklamıştır: Davalının ayrılmasıyla birlikte şirketin kripto para borsası projesine yaptığı yatırımların boşa gittiği, projenin başarıya ulaşma imkânının kalmadığı ve bu zararın önceden öngörülerek cezai şartın kararlaştırıldığı ileri sürülmüştür.

📑 Pay devri, istifa ve ibraname

Dosyadaki belgelerden kronoloji şöyle çıkmaktadır:

  • 31.01.2022: Davalı, 3.750 payının tamamını bila tarihli adi yazılı pay devir sözleşmesiyle, hissedarlar sözleşmesinin de tarafı olan bir kurucu ortağa 3.750 TL karşılığında devretmiştir. Pay defterine göre aynı gün bir diğer kurucu ortak da paylarının tamamını aynı kişiye devretmiştir.
  • 31.01.2022: Davalı, yönetim kurulu üyeliğinden ve şirket müdürlüğü görevinden istifa etmiştir. Aynı tarihli ibranamede payları devralan ortak, davalıyı hissedarlar sözleşmesi ve taraflar arasındaki diğer sözleşmelerden dolayı ibra ettiğini açıkça kabul etmiştir.
  • 10.02.2022: Davalı ihtarname göndererek pay devri, ibraname ve istifanın hile ve ikrah ile imzalatıldığını, bedel almadığını ve ortaklığının sürdüğünü bildirmiştir.
  • 18.07.2022: 12.500 paylık ortağın payları da aynı kişiye devredilmiş; yönetim kurulu kararıyla şirketin tek pay sahipli anonim şirkete dönüştüğü tespit edilmiş, durum 22.07.2022’de ticaret siciline tescil edilmiştir.
  • 20.07.2022: Şirket, cezai şart alacağı için dava açmıştır.

Sonuç olarak dava tarihinde, cezai şartı talep eden şirketin tek ortağı, payları davalıdan devralan ve davalıyı ibra eden kişidir.

🗂️ Tarafların birbirine karşı ileri sürdükleri

Davacı şirket, davalının 36 aylık süre içinde payını devrederek ortaklıktan ayrıldığını, bu nedenle 500.000 USD cezai şart alacağının doğduğunu ileri sürmüş; fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak şimdilik 5.000 USD‘nin 31.01.2022’den itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsilini istemiştir.

Davalı ise davanın iyi niyet kuralına aykırı açıldığını savunmuştur. Ona göre şirketin büyük hissedarı ve şirkete yetkisiz alınan üçüncü kişiler, payların devri ve istifa için baskı uygulamış; belgeler önceden hazırlanmış bilgisayar çıktıları olarak iradesi dışında imzalatılmıştır. Davalı ayrıca devrin şekil şartlarına uymadığını ve hâlâ pay sahibi olduğunu ileri sürmüştür.

İstinaf aşamasında davacı, kararın sözleşme serbestisine ve şirket tüzel kişiliğine aykırı olduğunu ve kendi tanıklarının dinlenmediğini savunmuştur.

⚖️ Asliye ticaret mahkemesi ve istinaf

İlk derece (Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/505 E., 2023/212 K., 03.04.2023): Mahkeme, sözleşmede 36 ay dolmadan geçerli sebep olmaksızın ayrılma hâlinde 500.000 USD ödeneceğinin kararlaştırıldığını kabul etmiştir. Ancak davalının paylarını sözleşmenin tarafı olan ortağa devrettiğini, diğer ortakların paylarının da aynı kişiye geçmesiyle bu kişinin şirketi tek başına yönettiğini ve şirket malvarlığından tek başına yararlanacağını tespit etmiştir. Bu durumda şirket tüzel kişiliği arkasına sığınılarak, devralan ortağın da taraf olduğu sözleşmeden hak iddia edilmesini TMK 2’deki dürüstlük kuralına aykırı bulmuş ve davayı reddetmiştir.

Bölge adliye mahkemesi: Daire şu tespitleri birlikte değerlendirmiştir:

  • Davalının payını devrettiği kişi, dava tarihinde davacı şirketin tek ortağıdır; bu husus ticaret siciline tescil ve ilan edilmiştir.
  • Bu kişi, 31.01.2022 tarihli ibranamede davalıyı hissedarlar sözleşmesi ve diğer sözleşmelerden dolayı açıkça ibra etmiştir.
  • Tek ortağın, şirket tüzel kişiliği arkasına sığınarak kendisinin de taraf olduğu hissedarlar sözleşmesinden kaynaklanan cezai şartı talep etmesi dürüstlük kuralına aykırıdır.

Bu gerekçelerle Daire, ilk derece kararında isabetsizlik bulunmadığını belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Kararda HMK 361 uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay’a temyiz yolunun açık olduğu belirtilmiştir; dolayısıyla karar, yayımlandığı hâliyle kesinleşmiş değildir.

📎 Kararın tam metni: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin E.2023/838, K.2026/147 sayılı ve 20.02.2026 tarihli kararının resmî metnine PDF olarak buradan ulaşabilirsiniz.

🎭 Tüzel kişilik perdesi ve dürüstlük kuralı

Türk Borçlar Kanunu’nun 179. maddesine göre bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi için ceza kararlaştırılmışsa alacaklı, kural olarak borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir. TBK 182 ise tarafların cezanın miktarını serbestçe belirleyebileceğini, ancak hâkimin aşırı gördüğü cezayı kendiliğinden indireceğini düzenler. Somut olayda mahkemeler bu aşamaya geçmemiştir.

TMK 2, herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğunu ve bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeninin korumayacağını öngörür. Kararın çekirdeğinde, bu ilkenin tüzel kişilikle birlikte okunması yer almaktadır. Anonim şirket ortaklarından ayrı bir kişiliktir ve kural olarak ortağın işlemleri şirkete, şirketin hakları ortağa mal edilmez. Ancak Daire, şu somut tabloyu belirleyici görmüştür:

  • Cezai şart borcunun doğduğu iddia edilen devirde payları alan kişi, sözleşmenin tarafıdır.
  • Aynı kişi devir günü davalıyı bu sözleşmeden doğan yükümlülüklerden ibra etmiştir.
  • Dava açıldığında şirketin tek ortağı bu kişidir; cezai şart tahsil edilse ekonomik olarak yararlanacak olan da odur.

Daire, şirket adına açılan davayı ibra veren tek ortağın kendi iradesiyle çelişen bir talebi tüzel kişilik üzerinden ileri sürmesi olarak görmüştür. Ortaklar arası sözleşmelerde yer alan cezai şartların farklı bir görünümü için rekabet yasağında tek taraflı cezai şart yazısına, anonim şirket paylarının devrinde şekil tartışması için ise çıplak pay devri ve yazılı şekil yazısına göz atılabilir.

🧩 Kararın cevaplamadığı sorular

Ret sonucu TMK 2’ye dayandığı için bazı tartışmalar karar metninde ayrıca çözülmemiştir:

  • Hile ve ikrah iddiası: Davalı, devir belgelerini baskı altında imzaladığını ileri sürmüştür. Daire bu iddianın doğru olup olmadığını tartışmamış; sonuç, iddianın kabulüne değil, talebin dürüstlük kuralına aykırılığına dayanmıştır.
  • Devrin geçerliliği: Davalı, nama yazılı payların devrinde şekil şartına uyulmadığını savunmuştur. TTK 490’a göre kanunda veya esas sözleşmede aksi öngörülmedikçe nama yazılı paylar devredilebilir ve hukuki işlemle devir, ciro edilmiş pay senedinin zilyetliğinin geçirilmesiyle yapılabilir. Kararda bu yönde ayrı bir değerlendirme yoktur; pay defteri ve sicil kayıtları esas alınmıştır.
  • Cezanın miktarı: 500.000 USD’nin aşırı olup olmadığı ve TBK 182 uyarınca indirilip indirilmeyeceği, talep baştan reddedildiği için incelenmemiştir.

Belirleyici olan, devralan, ibra eden ve şirketin tek ortağı olan kişinin aynı kişi olmasıdır; bu unsurların bulunmadığı dosyalara kararın doğrudan taşınması güçtür.

🆕 Kısmi davada artırım: 7589 sayılı Kanun

Davacı şirket 500.000 USD’lik alacağın yalnızca 5.000 USD’lik kısmını, fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak dava etmiştir; yani dava bir kısmi davadır. HMK 109/1, talep konusu bölünebilir ise yalnız bir kısmının dava edilebileceğini düzenler. 7589 sayılı Kanun’un 20. maddesiyle HMK 109’a eklenen dördüncü fıkra, alacağın sadece bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusunun aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabileceğini ve artırılan kısım bakımından da zamanaşımının dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılacağını öngörmektedir. Aynı Kanun’un 19. maddesiyle belirsiz alacak davasını düzenleyen HMK 107 yürürlükten kaldırılmıştır. Bu dosyada talep esastan reddedildiği için artırım meselesi gündeme gelmemiştir.

💬 Merak edilenler

Hissedarlar sözleşmesinde pay devri yasağı ve cezai şart kararlaştırılabilir mi?

Bu dosyada taraflar, 36 ay süreyle pay devretmeme ve erken ayrılma hâlinde 500.000 USD ödeme taahhüdünde bulunmuştur. İlk derece mahkemesi de cezai şartın kararlaştırıldığını kabul etmiştir. Davanın reddi, kaydın geçersizliğine değil, somut olayda talebin dürüstlük kuralına aykırı bulunmasına dayanmaktadır.

Şirket ile tek ortağı ayrı kişiler değil mi?

Kural olarak öyledir. Ancak bu kararda, payları devralan, ayrılan ortağı ibra eden ve dava tarihinde şirketin tek ortağı olan kişinin aynı kişi olması nedeniyle, şirket tüzel kişiliği arkasından cezai şart istenmesi TMK 2’ye aykırı görülmüştür.

Ayrılan ortağın hile ve baskı iddiası incelendi mi?

Hayır. Davalı belgelerin baskı altında imzalatıldığını savunmuş, ancak mahkemeler bu iddiayı ayrıca değerlendirmeden davayı dürüstlük kuralı gerekçesiyle reddetmiştir. Dolayısıyla karar, hile veya ikrahın varlığına dair bir tespit içermemektedir.

Bu karar kesinleşmiş midir?

Kararda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay’da temyiz yolunun açık olduğu belirtilmiştir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgilerine iletişim sayfasından, diğer karar incelemelerine ise Emsal Kararlar arşivinden ulaşılabilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin Bedesten (mevzuat.adalet.gov.tr) üzerinden yayımlanan istinaf kararından derlenmiştir. Tarafların ve ortakların kimliği kaynakta anonimdir. Kararda temyiz yolu açık bırakılmıştır ve Yargıtay incelemesi sonucu farklı olabilir. Mevzuata ilişkin açıklamalar bilgi amacıyla eklenmiştir. Farklı olgulara sahip dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
🌐 English — international victims of online investment fraud