Ceza HukukuDilekçe Örnekleri

Tutuklama Kararına İtiraz Dilekçesi Örneği (2026)

Gözaltının ardından sulh ceza hâkimliğine sevk edilen bir şüpheli hakkında tutuklama kararı verildiğinde, aile ve yakınlar için ilk soru bu kararın nasıl gözden geçirtileceğidir. Ceza Muhakemesi Kanunu, tutuklama kararına karşı itiraz yolunu açık tutar ve tutuklamanın her aşamada somut olgularla gerekçelendirilmesini şart koşar. İtiraz dilekçesinin ağırlık merkezi de bu gerekçedir: kuvvetli suç şüphesi, tutuklama nedeni, ölçülülük ve adli kontrolün neden yetersiz kalacağı. Aşağıda soruşturma evresinde verilen bir tutuklama kararına karşı yazılan itiraz dilekçesinin örneği ve bölümlerinin işlevi yer alıyor.

Kısa özet: Tutuklama kararlarına itiraz edilebilir (CMK m.101/5). İtiraz, kararı öğrenme gününden itibaren iki hafta içinde kararı veren hâkimliğe dilekçeyle veya zabıt kâtibine beyanla yapılır (CMK m.268/1). Hâkimlik itirazı yerinde görmezse en çok üç gün içinde dosyayı inceleme merciine gönderir; sulh ceza hâkimliğinin tutuklama kararlarında merci, yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimidir (CMK m.268/3-b). Tutuklama kararında kuvvetli suç şüphesi, tutuklama nedeni, ölçülülük ve adli kontrolün yetersizliği somut olgularla gösterilmek zorundadır (CMK m.101/2).

🏛️ İtiraz Nereye, Ne Zaman Yapılır?

İtiraz dilekçesi, inceleme merciine değil kararı veren hâkimliğe hitaben yazılır. Kararı veren sulh ceza hâkimliği itirazı yerinde görürse kararını kendisi düzeltir; görmezse dosyayı en çok üç gün içinde incelemeye yetkili merciye gönderir (CMK m.268/2). 7331 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikle, sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrole ilişkin kararlarına yapılan itirazları yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler (CMK m.268/3-b). Kovuşturma evresinde mahkemece verilen tutuklama kararlarında ise merci CMK m.268/3-c’ye göre belirlenir.

Süre, kararın öğrenildiği günden itibaren iki haftadır (CMK m.268/1). Tutuklama kararı genellikle sorgu sonunda şüpheliye ve müdafiine sözlü olarak bildirildiğinden süre çoğu dosyada bu tarihten işler. Merci, kural olarak duruşma yapmadan karar verir; kararı mümkün olan en kısa sürede verir ve merciin itiraz üzerine verdiği karar kesindir (CMK m.271). Tutuklamanın şartlarına genel bakış için tutuklama ve tutuklamanın şartları yazımıza bakabilirsiniz.

⚖️ İtiraz mı, Tahliye Talebi mi?

Uygulamada iki yol sıkça karıştırılır. İtiraz, belirli bir karara karşı süreye bağlı bir kanun yoludur; tahliye (salıverilme) talebi ise soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında yapılabilen bir istemdir (CMK m.104/1). Tahliye talebinin reddine ilişkin karara da ayrıca itiraz edilebilir (CMK m.104/2).

ÖlçütTutuklamaya itirazTahliye talebi
DayanakCMK m.101/5, 267-271CMK m.104
SüreÖğrenmeden itibaren iki haftaHer aşamada, süresiz
İnceleyenÖnce kararı veren hâkimlik, sonra merciDosyanın bulunduğu hâkim veya mahkeme
OdakKararın verildiği andaki hukuka uygunlukSonradan değişen koşullar, yeni deliller, geçen süre

Tahliye sonrası süreç ve adli kontrol yükümlülükleri için tutukluluğa itiraz ve tahliye ile adli kontrol tedbirleri yazılarımıza bakabilirsiniz.

📄 Tutuklama Kararına İtiraz Dilekçesi Örneği

Köşeli parantez içindeki alanlar dosyaya göre doldurulur; müdafi bilgileri büromuza aittir. Örnek, soruşturma evresinde sulh ceza hâkimliğince verilen ve gerekçesi kalıp ifadelerden oluşan bir tutuklama kararına karşı, müdafi tarafından yazılan bir itiraz üzerine kurulmuştur.

Bu örneği kullanmadan önce: Aşağıdaki dilekçe yalnızca bilgilendirme amacıyla paylaşılan genel bir şablondur ve hiçbir dosyanın yerine geçmez. Her dosyada isnat edilen suçun niteliği ve katalog suçlardan olup olmadığı, soruşturma dosyasındaki delillerin içeriği, dosyada kısıtlama kararı bulunup bulunmadığı, şüphelinin adres, aile ve iş durumu, sabıka geçmişi ve tutuklama kararında hangi gerekçelere dayanıldığı farklıdır. İki haftalık itiraz süresinin kaçırılması, itirazın yanlış makama yöneltilmesi, kararın gerekçesiyle ilgisi olmayan genel itirazlarla yetinilmesi ya da şüphelinin savunmasıyla çelişen beyanlarda bulunulması; itirazın sonuçsuz kalmasına ve sonraki aşamalarda şüphelinin aleyhine kullanılabilecek beyanlara yol açabilir. Bu örneğin kullanılmasından doğan sonuçlardan Savun Hukuk & Danışmanlık sorumlu tutulamaz.

Büromuzun hazırladığı itiraz dilekçeleri; sorgu tutanağı, tutuklama kararının gerekçesi, kolluk ve savcılık ifadeleri ile dosyadaki deliller tek tek incelenerek yazılır; kuvvetli suç şüphesine, tutuklama nedenlerine ve adli kontrol alternatiflerine ilişkin itirazlar dosyanın somut olgularına göre kurulur. Bu nedenle dosyanız için hazırlanacak dilekçe, buradaki örnekten çok daha kapsamlı ve ayrıntılı olacaktır. Dosyanıza özel dilekçe ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz.

İSTANBUL ANADOLU [ ]. SULH CEZA HÂKİMLİĞİ’NE

(Gönderilmek üzere: İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ceza Mahkemesi Hâkimliği’ne)

DEĞİŞİK İŞ NO: [ ] D. İş    SORUŞTURMA NO: [ ]

İTİRAZ EDEN (ŞÜPHELİ): [Ad Soyad], T.C. No: [ ], halen [ ] Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu

MÜDAFİİ: Av. Veli Savun, İstanbul Barosu Sicil No: 75235
Ekşioğlu, Alya Life Residence, Fikirtepe Mah. Barış Sk. No:1 K:3 D:50, Kadıköy / İstanbul
Tel: 0216 504 60 34 – E-posta: [email protected]

İTİRAZ EDİLEN KARAR: Hâkimliğinizin [tarih] tarihli, [ ] D. İş sayılı tutuklama kararı

İSNAT EDİLEN SUÇ: [Suç adı ve TCK maddesi]

KONU: Tutuklama kararına CMK m.101/5 ve 267 vd. uyarınca itiraz ederek şüphelinin tahliyesine, gerekli görülürse adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verilmesi talebidir.

AÇIKLAMALAR

1. Kuvvetli suç şüphesi yönünden: Tutuklama kararında kuvvetli suç şüphesine dayanak olarak yalnızca [ör. tek bir tanık beyanı / şüpheliyle ilişkisi kurulmamış bir kayıt] gösterilmiştir. Şüphelinin olayla bağlantısını ortaya koyan somut bir delil dosyada bulunmamakta; şüphelinin [savunmasının özü] yönündeki beyanı [ ] ile desteklenmektedir.

2. Tutuklama nedeni yönünden: Şüphelinin [sürekli ikametgâhı, ailesiyle birlikte yaşadığı, düzenli bir işi] bulunmaktadır; kaçma veya saklanma şüphesini doğuracak somut bir olgu kararda gösterilmemiştir. Deliller [toplanmış / el konulmuş] olup şüphelinin bunları karartma imkânı yoktur (CMK m.100/2).

3. Ölçülülük yönünden: İsnat edilen suç için öngörülen ceza, şüphelinin sabıkasız oluşu ve olayın özellikleri birlikte değerlendirildiğinde tutuklama tedbiri, işin önemi ve beklenen yaptırımla ölçülü değildir (CMK m.100/1).

4. Adli kontrolün yetersizliği yönünden: CMK m.101/2-d, adli kontrol uygulamasının neden yetersiz kalacağının somut olgularla gösterilmesini zorunlu kılar. Kararda bu husus “adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağı” kalıp ifadesiyle geçilmiş; yurt dışına çıkış yasağı, belirli aralıklarla imza yükümlülüğü veya konutu terk etmeme gibi CMK m.109/3’teki tedbirlerin neden yeterli olmayacağı açıklanmamıştır.

5. Anayasa m.19/3, ancak suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan kişilerin kanunda gösterilen hâllerde tutuklanabileceğini öngörür. Anayasa Mahkemesi’nin 4/12/2025 tarihli, B. No: 2022/48771 kararında da (genel ilkeler: B. No: 2016/40170 [GK], §§ 110-124) tutuklama kararının hukukiliği kuvvetli suç belirtisi, tutuklama nedeni ve ölçülülük ölçütleriyle denetlenmiş ve kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir.

HUKUKİ NEDENLER: Anayasa m.19; 5271 sayılı CMK m.100, 101, 109, 267, 268, 270, 271 ve ilgili mevzuat.

DELİLLER: Soruşturma dosyası, sorgu tutanağı, ifade tutanakları, ikametgâh belgesi, SGK hizmet dökümü / iş yeri yazısı, nüfus kayıt örneği, adli sicil kaydı ve her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. Hâkimliğinizce itirazın yerinde görülerek tutuklama kararının kaldırılmasına ve şüphelinin tahliyesine,

2. Aksi kanaatte olunursa dosyanın incelenmek üzere CMK m.268/3-b uyarınca merci asliye ceza mahkemesi hâkimliğine gönderilmesine,

3. Tahliyeye karar verilirken gerekli görülmesi hâlinde CMK m.109 uyarınca adli kontrol tedbiri uygulanmasına,

4. İtiraz hakkında Cumhuriyet savcısının görüşü alınması hâlinde, CMK m.270/2 uyarınca bu görüşün müdafiye bildirilmesine

karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. [Tarih]

Şüpheli Müdafii
Av. Veli Savun
İstanbul Barosu – 75235

EKLER: 1) İkametgâh belgesi 2) İş yeri yazısı / SGK hizmet dökümü 3) Nüfus kayıt örneği 4) Vekâletname

🧭 Dilekçedeki Bölümler Neden Önemli?

Dört başlıklı yapı. CMK m.101/2, tutuklama kararlarında kuvvetli suç şüphesini, tutuklama nedenlerinin varlığını, tedbirin ölçülülüğünü ve adli kontrolün yetersizliğini gösteren delillerin somut olgularla gerekçelendirilmesini ister. İtiraz bu dört unsuru ayrı ayrı ele aldığında merci, her birini karşılamak zorunda kalır; genel bir “tahliye talebi” ise çoğu zaman aynı kalıp gerekçeyle reddedilir.

Hitap ve merci satırı. Dilekçe kararı veren hâkimliğe verilir; merci ayrıca belirtilir. Kararı veren hâkimlik itirazı yerinde görürse kararını kendisi düzeltebildiğinden, ilk muhatap odur.

Kişisel durum belgeleri. Kaçma şüphesine karşı en güçlü cevap, ikamet, aile ve iş bağlarını gösteren belgelerdir. Bu belgelerin dilekçeye eklenmesi, kaçma şüphesinin somut olgulara dayanıp dayanmadığının denetlenmesini kolaylaştırır.

Tahliyeye bağlı adli kontrol talebi. Adli kontrolün kademeli olarak talep edilmesi, tutuklamanın son çare olduğu ilkesini dilekçeye taşır. Tutuklu ve hükümlü statüsü arasındaki farklar için hükümlü ve tutuklu statüsü, gıyabi tutuklama durumları için gıyabi tutuklama ve yakalama emri yazılarımıza bakabilirsiniz. Ceza soruşturmalarına ilişkin diğer dilekçe örneklerimizden takipsizlik kararına itiraz dilekçesi de aynı itiraz usulüne tabidir. Dosyanıza özgü değerlendirme ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz.

📎 Dilekçeye Eklenecek Belgeler

  • Tutuklama kararının örneği (CMK m.101/2 uyarınca şüpheliye verilir).
  • Yerleşim yeri belgesi ve aile durumunu gösteren nüfus kayıt örneği.
  • Düzenli bir işi varsa iş yeri yazısı veya SGK hizmet dökümü.
  • Sağlık durumu tutuklulukla bağdaşmıyorsa buna ilişkin raporlar.
  • Dosyada kısıtlama kararı yoksa savunmayı destekleyen belge ve kayıtlar.
  • Müdafi aracılığıyla yapılıyorsa vekâletname.

❓ Sıkça Sorulan Sorular

Tutuklamaya itiraz süresi kaç gündür?

CMK m.268/1’e göre itiraz, kanunda ayrıca bir hüküm bulunmayan hâllerde kararın öğrenildiği günden itibaren iki hafta içinde yapılır. Bu süre geçtikten sonra da şüpheli, CMK m.104 uyarınca her aşamada tahliye talebinde bulunabilir.

İtirazı kim inceler?

Önce kararı veren sulh ceza hâkimliği inceler; itirazı yerinde görmezse dosyayı en çok üç gün içinde merciye gönderir. Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama kararlarında merci, yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimidir (CMK m.268/3-b).

Merciin reddine karşı başka bir yol var mı?

Merciin itiraz üzerine verdiği kararlar kesindir; ancak tutuklama kararı ilk kez merci tarafından verilmişse bu karara karşı itiraz yoluna gidilebilir (CMK m.271/4). Kesinleşen kararlar, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı yönünden Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruya konu olabilir.

Her suçta tutuklama kararı verilebilir mi?

Hayır. CMK m.100/4’e göre yalnızca adli para cezasını gerektiren suçlarda veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yılı aşmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez. Bu hâllerde adli kontrol hükümleri uygulanabilir (CMK m.109/2).

Bu dilekçe örneği genel bilgilendirme amacı taşır; her dosyada isnat edilen suç, delil durumu, tutuklama gerekçesi ve şüphelinin kişisel durumu farklıdır ve metin buna göre düzenlenir. Örnek kullanılarak yapılan başvuru ve taleplerden Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu