Aile HukukuEmsal Kararlar

Ata Soyadı Talebinin Reddi – AYM 2021/34073

Kimlik kartında yazan ad ile insanın kendini tanıttığı ad her zaman aynı olmayabilir. Kuşaklar önce göç etmiş ailelerde, akrabaların sınırın öte yanında hâlâ kullandığı eski aile adı bazen gündelik hayatta yeniden canlanır. Bu adın nüfus kaydına da geçirilmesi istendiğinde mahkemenin önündeki soru basit görünse de ağırdır: Türkçe olmayan bir soyadı talebi, yalnızca “yeni soyadları Türk dilinden alınır” kuralı hatırlatılarak reddedilebilir mi?

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü, 22.07.2026 tarihli ve 2021/34073 başvuru numaralı kararıyla, Gürcistan kökenli ata soyadını ve çevresinde tanındığı adı nüfus kaydına geçirmek isteyen başvurucunun davasının yeterli gerekçe gösterilmeden reddedildiğini tespit etmiş ve Anayasa’nın 20. maddesindeki özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine oybirliğiyle karar vermiştir. Karar, 23.09.2026 tarihinde Kararlar Bilgi Bankasında yayımlanmıştır.

Kısa özet: Aynı zamanda Gürcistan vatandaşı olan başvurucu, atalarının Osmanlı-Rus savaşı sonrasında Gürcistan’dan göç ettiğini, sülalesinin Gürcüce ata soyadıyla tanındığını belirterek ad ve soyadının değiştirilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesi, adın değiştirilmesi için TMK 27 kapsamında haklı sebep bulunmadığını ve Soyadı Nizamnamesi’nin 5. ve 7. maddeleri karşısında Türkçe olmayan soyadının alınamayacağını belirterek davayı reddetmiş; Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi istinaf başvurusunu kesin olarak reddetmiştir. Anayasa Mahkemesi, 14 No.lu Sözleşme bağlamında bir kayıt uyumsuzluğu bulunmadığını kabul etmekle birlikte, derece mahkemelerinin kişisel menfaat ile kamu menfaati arasında dengeleme yapmadığını ve ilgili, yeterli gerekçe sunmadığını belirterek ihlal kararı vermiş, yeniden yargılamaya hükmetmiş, tazminat talebini reddetmiştir.

🪪 Talep: çevrede kullanılan ad ve Gürcüce ata soyadı

Başvurucu Türk vatandaşı olmakla birlikte Gürcistan vatandaşlığına ve Gürcistan pasaportuna da sahiptir. Ad ve soyadı düzeltilmesi davasında şu olgulara dayanmıştır:

  • Ataları Osmanlı-Rus savaşı sonrasında Gürcistan’dan Türkiye’ye göç etmiştir.
  • Akrabaları Batum’da hâlen Gürcüce ata soyadını kullanmaktadır; Türkiye’deki sülalesi de bu adla tanınmaktadır.
  • Kendisi çevresinde nüfus kaydındakinden farklı bir adla anılmaktadır.
  • Gürcü kültürüyle yakından ilgilenmekte, Gürcistan’a sık sık gidip gelmekte ve oradaki akrabalarıyla bağını sürdürmektedir.

İstinaf aşamasında başvurucu ayrıca emniyet araştırmasında talep ettiği ad ve soyadını almasına engel bir durumun bulunmadığını, nüfus müdürlüğünün de cevap dilekçesinde değişikliğin mevzuat açısından sorun oluşturmayacağını belirttiğini, benzer davaların kabul edildiğini ve yabancı dilde soyadı almayı yasaklayan bir kanun hükmü bulunmadığını ileri sürmüştür.

⚖️ Derece mahkemelerinin ret gerekçesi

İlk derece mahkemesi davayı 10.03.2020 tarihinde reddetmiştir. Gerekçe iki ayaklıdır:

TalepMahkemenin değerlendirmesi
Adın değiştirilmesiBaşvurucu genel olarak istediği adla tanınmamakta, bu ad yalnızca dar bir çevrede, sülale içinde kullanılmaktadır; TMK 27/1 anlamında haklı sebep yoktur.
Soyadının değiştirilmesi2525 sayılı Soyadı Kanunu’nun 3. maddesi ile Soyadı Nizamnamesi’nin 5. ve 7. maddeleri karşısında Türkçe olmayan bir soyadının alınıp kullanılması hukuka aykırıdır.

Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi 21.04.2021 tarihinde istinaf başvurusunu kesin olarak reddetmiştir. Daire, Nizamname’deki “yabancı ırk ve ulus adları soyadı olarak kullanılamaz” ve “yeni takılan soyadları Türk dilinden alınır” hükümlerine dayanılan kararın Yargıtay içtihadıyla uyumlu olduğunu belirtmiştir. Başvurucu nihai kararı 10.05.2021’de öğrenmiş ve 25.05.2021’de bireysel başvuruda bulunmuştur.

🌍 14 No.lu Sözleşme neden uygulanmadı?

Anayasa Mahkemesinin ad ve soyadı değişikliğine ilişkin önceki ihlal kararlarının önemli bir kısmı, Milletlerarası Ahvali Şahsiye Komisyonu bünyesindeki 14 No.lu Ad ve Soyadlarının Nüfus Kütüklerine Yazılış Şekline İlişkin Sözleşme üzerine kuruludur. Bu kararlarda, iki ülkenin nüfus kayıtları arasındaki uyumsuzluğu gidermek için Sözleşme kapsamında inceleme yapılabilecekken yapılmamasının ölçüsüz olduğu kabul edilmiştir.

Somut başvuruda bu yol kapalıdır ve Mahkeme bunu açıkça tespit etmiştir:

  • Gürcistan, Türkiye’nin taraf olduğu 14 No.lu Sözleşmeye taraf değildir.
  • Dosyaya sunulan pasaport kaydına göre başvurucunun Gürcistan’daki resmî soyadı da Türkiye’deki kayıtla aynıdır; ata soyadı resmî olarak kullanılmamaktadır.
  • Bu nedenle ne uluslararası yükümlülük ne de kayıt uyumsuzluğu idari veya yargısal makamları harekete geçirecek koşulları oluşturmaktadır.

Kararın değeri tam da bu noktadan sonra ortaya çıkar: Sözleşme dayanağı bulunmasa bile devletin özel hayata saygı hakkından doğan pozitif yükümlülükleri devam etmektedir.

🔍 Anayasa Mahkemesinin asıl itirazı: gerekçe eksikliği

Mahkeme, ismin vazgeçilemez, devredilemez ve kişiye sıkı surette bağlı niteliği nedeniyle, kamu düzenini bozmadığı müddetçe değiştirilmesine imkân tanınması yönünde devletin pozitif yükümlülüğü bulunduğunu hatırlatmıştır. Bu yükümlülük, makul taleplerin karşılanmasını ya da reddedilirse ilgili ve yeterli gerekçe sunulmasını gerektirir. Kamunun üstün yararı bulunan istisnai durumlarda ret makul karşılanabilir; ancak o hâlde de kişisel yarar ile kamu menfaati arasında adil denge kurulmalıdır.

Somut olayda Mahkeme şu tespitleri yapmıştır:

  • Tanık beyanları, yazışmalar ve mahkemenin kendi yaptığı sosyal medya ve haber araştırmasına göre başvurucu yıllardır mevcut ad ve soyadının ardından Gürcüce ata soyadını kullanmaktadır; talep edilen soyadı çevresinde belirli ölçüde bilinir hâle gelmiştir.
  • Bu bilinirlik, nüfus kütüklerinin kamu düzeninin temel dayanaklarından biri olması karşısında talebin otomatik olarak kabulünü gerektirmez.
  • Ancak yargı mercileri, yeni soyadının Türk dilinden alınması gerektiğini vurgulamanın ötesinde, söz konusu kelimenin neden soyadı olarak kullanılamayacağını açıklamamıştır.
  • Başvurucunun Gürcistan ile dil, kültür ve aile bağlarının neden haklı sebep sayılmadığı ve reddin kamusal menfaat bakımından neden gerekli olduğu ortaya konulmamıştır.
  • Ad yönünden mahkeme, tanıkların başvurucunun mevcut adını da bilmesini esas alarak sınırlı bir değerlendirme yapmış; çevresel tanınırlık konusunda kolluk araştırması da yaptırmamıştır.

Sonuçta çatışan menfaatlerin somut başvuru özelinde dengelenmediği ve ret kararının anayasal güvenceleri gözeten gerekçe içermediği belirtilerek devletin pozitif yükümlülüklerinin yerine getirilmediği sonucuna varılmıştır.

📌 Hüküm ve giderim

Başvurucu ihlalin tespiti, yeniden yargılama ve 50.000 TL manevi tazminat talep etmiştir. Anayasa Mahkemesi 22.07.2026 tarihinde oybirliğiyle:

  • Özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna,
  • Anayasa’nın 20. maddesindeki özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine,
  • Kararın yeniden yargılama yapılmak üzere ilk derece mahkemesine (E.2019/436, K.2020/121) gönderilmesine,
  • Yeniden yargılamanın yeterli giderim sağlayacağı gerekçesiyle tazminat talebinin reddine,
  • 487,60 TL harç ve 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan 40.487,60 TL yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine

karar vermiştir. Yeniden yargılamada ilk derece mahkemesinin yapması gereken, ihlal kararındaki ilkelere uygun bir yargılama yürüterek ihlalin nedenlerini gideren yeni bir karar vermektir; bu, talebin kendiliğinden kabul edileceği anlamına gelmez.

📎 Karar metni: Kararın metni, Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi Bankasında yayımlanan hâlinden derlenmiştir; heyet, raportör, vekil ve başvurucu adları ile talep edilen ad ve soyadı derlemede gösterilmemiştir.

🧾 Haklı sebep nasıl ortaya konur?

Anayasa Mahkemesi kararında, haklı nedenlerini ortaya koyma ve delillerini mahkemeye sunma yükümlülüğünün başvurucuda olduğunu da ayrıca vurgulamıştır. Haklı sebebin bulunup bulunmadığını anayasal güvenceleri dikkate alarak değerlendirmek ise derece mahkemelerinin görevidir. Karardan, bu tür davalarda tartışmanın döndüğü delil türleri şöyle izlenebilir:

  • Tanık beyanları: Kişinin çevresinde hangi adla tanındığına ilişkin anlatımlar.
  • Yazışmalar ve sosyal medya: Talep edilen adın yıllardır fiilen kullanıldığını gösteren kayıtlar; bu dosyada mahkeme bunları kendisi de araştırmıştır.
  • Kolluk araştırması: Çevresel tanınırlığın tespiti için başvurulabilecek bir araç; Anayasa Mahkemesi bu dosyada yaptırılmamasını eksiklik olarak not etmiştir.
  • Yabancı ülke kayıtları: Pasaport ve nüfus kayıtları, 14 No.lu Sözleşme kapsamında bir uyumsuzluk bulunup bulunmadığını belirler.
  • Kurum görüşleri: Nüfus müdürlüğü ve emniyet araştırmasında değişikliğe engel bulunmadığına ilişkin beyanlar.

Anayasa Mahkemesinin özel hayata saygı hakkı kapsamındaki farklı değerlendirmeleri için serideki hükümlünün dava ehliyeti ve aileye yakın cezaevine nakil yazılarına bakılabilir.

🆕 TMK 27’de ilan usulü değişti

Davaya uygulanan Türk Medeni Kanunu’nun 27. maddesinin birinci fıkrası değişmemiştir: Adın değiştirilmesi, ancak haklı sebeplere dayanılarak hâkimden istenebilir. Buna karşılık maddenin ikinci fıkrası, 14.11.2024 tarihli 7532 sayılı Kanun’un 12. maddesiyle değiştirilmiştir. Yürürlükteki metne göre:

  • Adın değiştirildiği nüfus siciline kaydedilir ve Basın İlan Kurumunun ilan portalında ilan olunur.
  • İlanda hükmü veren mahkeme, karar tarihi, esas ve karar numarası, kişinin nüfusa kayıtlı olduğu yer, doğum tarihi, ana ve baba adı, önceki adı ve soyadı ile yeni adı ve soyadı yer alır.
  • Ad değişmekle kişisel durum değişmez; adın değiştirilmesinden zarar gören kimse öğrendiği günden itibaren bir yıl içinde kararın kaldırılmasını dava edebilir.

Anayasa Mahkemesi kararı ise mevzuat değişikliğinden bağımsız olarak ret kararlarının gerekçe kalitesine odaklanmaktadır: Nizamname hükmünün yalnızca hatırlatılması, somut olayda kişisel ve kamusal menfaatlerin tartılması yerine geçmemektedir.

❓ Sık sorulan sorular

Anayasa Mahkemesi Türkçe olmayan soyadı alınabileceğine mi karar verdi?

Hayır. Mahkeme, talebin otomatik olarak kabul edilmesi gerektiğini söylememiş; nüfus kütüklerinin kamu düzeniyle ilişkisini de vurgulamıştır. İhlal, derece mahkemelerinin Nizamname hükmünü hatırlatmanın ötesinde, kelimenin neden soyadı olamayacağını ve reddin kamusal menfaat bakımından neden gerekli olduğunu açıklamamasına dayanmaktadır.

Çifte vatandaşlık bu davada sonucu belirledi mi?

Belirleyici olmadı. Başvurucunun Gürcistan’daki resmî soyadı da Türkiye’deki kayıtla aynı olduğu ve Gürcistan 14 No.lu Sözleşmeye taraf olmadığı için Mahkeme, kayıt uyumsuzluğu veya uluslararası yükümlülük bağlamında bir zorunluluk doğmadığını kabul etmiştir. İhlal, özel hayata saygı hakkından doğan genel pozitif yükümlülüğe dayanmaktadır.

Başvurucu neden tazminat alamadı?

Başvurucu 50.000 TL manevi tazminat istemiştir. Anayasa Mahkemesi, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasının yeterli giderim sağlayacağını belirterek tazminat talebini reddetmiş; yalnızca 40.487,60 TL yargılama giderinin ödenmesine hükmetmiştir.

Yeniden yargılamada mahkeme neyi incelemek zorunda?

Karar, 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesine gönderilmiştir. Mahkemenin, ihlal kararında belirtilen ilkelere uygun yargılama yaparak başvurucunun Gürcistan ile bağlarını, talep edilen ad ve soyadının çevresel tanınırlığını ve reddin kamusal gerekliliğini ilgili ve yeterli gerekçeyle değerlendiren yeni bir karar vermesi gerekir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim sayfasından ulaşım bilgilerine, Emsal Kararlar arşivinden serinin diğer yazılarına erişilebilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi Bankasında yayımlanan bireysel başvuru kararından derlenmiştir. Karar, belirli bir başvurucunun ad ve soyadı değişikliği talebine ilişkin derece mahkemesi gerekçelerinin yeterliliğini değerlendiren somut bir ihlal kararıdır; talep edilen adın niteliği, sunulan deliller ve yabancı ülke kayıtları farklı olan dosyalarda sonuç değişebilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu