Halka Arz Vaadiyle Dolandırma – Yargıtay 11. CD 2026/6491

Bir haberde görülen telefon numarası, yurt dışı kodlu aramalar, “önce küçük bir tutarla deneyin” telkini, ardından kredi kartı ve nakit avansla büyüyen transferler. Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 15.06.2026 tarihli, 2026/529 E. ve 2026/6491 K. sayılı kararı, bu tanıdık zincirin sonunda verilen takipsizlik kararını ve buna yapılan itirazın reddini kanun yararına bozarak soruşturmanın nasıl yürütülmesi gerektiğini adım adım göstermektedir.
📉 Şemanın Kurulumu: Haber, Yurt Dışı Arama, Küçük Deneme
Karara göre şikâyetçi, bir kamu şirketinin hisselerine yatırım yapılarak kazanç elde edildiğine dair bir haber izlemiş, bilgi almak için haberde yer alan telefon numarasını aramıştır. Kendisini üye yapmak istemişler, üye olmamıştır. Sonrasında yurt dışı kodlu bir numaradan aranmış; çok iyi kazandırdıkları söylenerek küçük meblağlarla denemesi istenmiş ve ikna edilmiştir.
İlk adım 250 Amerikan doları tutarında olmuştur. Ardından sürekli farklı kişiler tarafından internet üzerinden aranmış, farklı bankalardan kredi kartı ve nakit avans çekerek bir kripto para hesabına para göndermiştir. En son ekranda görünen kazancı 117.850 Amerikan dolarına çıkmış; bunun 17.840 dolarlık kısmını çekip borçlarını kapatmak istediğinde çekememiştir. Kararda incelenen soruşturma kapsamında ayrıca, şikâyetçinin adına açılan kripto para hesaplarına farklı zamanlarda toplam 1.017.665 TL yatırdığı, parayı çekmek istediğinde kendisinden “sigorta bedeli” adı altında daha fazla para talep edilmesi üzerine dolandırıldığını anladığı belirtilmiştir.
🚫 Takipsizlik Gerekçesi ve Neden Hatalı Bulundu?
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 18.03.2024 tarihli kararında; şikâyetçinin hukuk mahkemelerinde dava açma imkânının bulunduğu ve görüşülen numaraların yurt dışı kaynaklı olduğu belirtilerek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Kararda ayrıca, hisse senetlerinin kripto para borsası aracılığıyla halka arz edilmediğinin basit bir araştırmayla öğrenilebileceği, hisse almak isteyen kişinin yasal borsalar üzerinden işlem yapması gerektiği, kripto para borsasının Türkiye’de yasal temsilciliği bulunmadığından paranın gönderildiği hesabın kime ait olduğunun tespit edilemediği ifade edilmiştir.
İtiraz üzerine İstanbul Anadolu 9. Sulh Ceza Hâkimliği 13.06.2024 tarihli ve 2024/4815 Değişik İş sayılı kararıyla itirazı reddetmiş; karar 5271 sayılı Kanun’un 271/4 üncü maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğundan aynı gün kesinleşmiştir. Yargıtay, bu gerekçeyi “hatalı gerekçe ve eksik soruşturma” olarak nitelendirmiştir.
⚖️ Kanun Yararına Bozma Kararı
Adalet Bakanlığının 25.12.2025 tarihli istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 08.01.2026 tarihli tebliğnamesiyle kanun yararına bozma talebinde bulunmuştur. Daire, 5271 sayılı Kanun’un 160, 172 ve 173 üncü maddelerini birlikte değerlendirerek şu sonuca varmıştır: kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen sulh ceza hâkimliği, yeterli delil bulunmaması hâlinde itirazın reddine, yeterli delil bulunması hâlinde itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilir.
Somut olayda eksik soruşturma bulunduğundan, soruşturmanın genişletilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı bulunmuş; sulh ceza hâkimliği kararı 5271 sayılı Kanun’un 309/3 üncü maddesi gereği oy birliğiyle kanun yararına bozulmuş ve dosya mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmiştir.
🧩 Soruşturmada Yapılması Gereken İşlemler
Karar, eksik bırakılan işlemleri açıkça saymaktadır. Bu liste, aynı şemadaki dosyalarda soruşturmanın hangi yönde genişletilmesi gerektiğini göstermesi bakımından değerlidir:
- İlgili kripto para platformunda şikâyetçi adına üyelik olup olmadığının sorulması; varsa hesap hareketlerinin ve bu hesaba giriş yapan IP bilgilerinin temin edilmesi.
- Paranın yatırıldığı hesapların, soğuk cüzdanların ve borsaların Türkiye’de temsilciliği bulunup bulunmadığının araştırılması; bulunması hâlinde hesapların kime ait olduğunun ve bu hesaplarla hangi işlemlerin yapıldığının belirlenmesi.
- Bildirilen yabancı ülke kodlu telefon numaralarının kullanıcı bilgilerinin tespitine çalışılması; gerekirse ilgili ülkelerden adli istinabe talebinde bulunulması.
- Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığından sorularak benzer şekilde gerçekleştirilen eylemler bulunup bulunmadığının araştırılması.
Buradaki kritik nokta şudur: “yurt dışı kaynaklı” olmak, araştırmanın sonu değil başlangıcıdır. Adli istinabe yolu açıkken numaranın yabancı olması tek başına takipsizlik gerekçesi yapılamaz.
💳 Kredi Kartı ve Nakit Avansla Büyüyen Zarar
Kararın olay anlatımında öne çıkan bir ayrıntı, paranın kaynağıdır: farklı bankalardan çekilen kredi kartı ve nakit avans tutarları. Bu, şemanın bilinen bir özelliğidir; ekranda görünen “kazanç” büyüdükçe kişiden daha fazla kaynak yaratması istenir ve zarar, gerçekte elde edilen bir gelirden değil borçlanmadan doğar.
Soruşturma açısından bunun pratik karşılığı, paranın izinin banka kayıtları üzerinden adım adım sürülebilmesidir: hangi karttan, hangi tarihte, hangi hesaba. Kripto platformuna giriş IP’leri ile birleştiğinde bu kayıtlar, “hesabın kime ait olduğu tespit edilemedi” gerekçesinin neden erken verilmiş bir karar olduğunu gösterir. Aynı çerçevenin mahkûmiyetle sonuçlanan bir örneği için Instagram üzerinden forex dolandırıcılığına ilişkin Yargıtay kararı yazımıza bakabilirsiniz.
🆕 Karardan Çıkan Üç Pratik Sonuç
Birincisi, hukuk mahkemesine başvurma imkânının bulunması, bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık iddiasının ceza soruşturmasında araştırılmamasını haklı kılmaz.
İkincisi, mağdurun “basit bir araştırmayla” gerçeği öğrenebileceği yönündeki değerlendirme, hilenin varlığını kendiliğinden ortadan kaldırmaz; bu değerlendirme ancak toplanmış delillerin ardından yapılabilir.
Üçüncüsü, 7571 sayılı Kanun’la Ceza Muhakemesi Kanunu’na eklenen 128/A maddesi, TCK 158/1-f ve l kapsamındaki şüphede banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesabın 48 saate kadar askıya alınmasına ve suça konu paraya el konulmasına imkân tanır; el konulan paranın mağdura ait olduğu anlaşılırsa soruşturma aşamasında iade edilir. Paranın hangi hesaba gittiğinin erken tespiti, bu nedenle yalnız failin belirlenmesi bakımından değil iade bakımından da belirleyicidir. Sürecin dosyanızda nasıl işlediği hakkında bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz.
❓ Sıkça Sorulan Sorular
Paranın gönderildiği kripto borsasının Türkiye’de temsilciliği yoksa dosya kapanır mı?
Bu karara göre hayır. Daire, hesapların ve borsaların Türkiye’de temsilciliği bulunup bulunmadığının araştırılması, bulunması hâlinde hesap sahiplerinin ve işlemlerin belirlenmesi gerektiğini; bu araştırma yapılmadan verilen kararın eksik soruşturmaya dayandığını belirtmiştir.
Yurt dışı kodlu numaralar için ne yapılabilir?
Kararda, bildirilen yabancı ülke kodlu numaraların kullanıcı bilgilerinin tespitine çalışılması ve gerekli görülmesi hâlinde ilgili ülkelerden adli istinabe talebinde bulunulması gerektiği belirtilmiştir.
“Sigorta bedeli” adı altında ek ödeme istenmesi ne anlama gelir?
Kararda bu talep, şikâyetçinin dolandırıldığını anlamasına yol açan aşama olarak aktarılmıştır. Uygulamada, çekim aşamasında yeni bir ad altında ek ödeme istenmesi, bakiyenin gerçek bir yatırıma dayanmadığını gösteren şemanın bilinen bir halkasıdır.
Bu karar benim dosyama doğrudan uygulanır mı?
Yargıtay kararları benzer olaylarda güçlü bir yol göstericidir; ancak her dosya kendi delilleriyle değerlendirilir. Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz.
Bu yazıda yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşır; karar özeti ilgili Yargıtay kararının yayımlanmış metninden aktarılmıştır ve her somut olay kendi delilleriyle değerlendirilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, şikâyet ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.




