Forex Beraatinde Eksik Araştırma – Yargıtay 11. CD 2026/1604

Forex dosyalarında ceza yargılamasının kaderini çoğu zaman tek bir soru belirler: yatırımcının ekranında gördüğü işlemler gerçekten piyasaya çıkmış mıdır, yoksa sadece bir ekran görüntüsünden mi ibarettir? Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 12.02.2026 tarihli, 2021/41895 E. ve 2026/1604 K. sayılı kararı, bu sorunun cevabı araştırılmadan verilen beraat hükmünü bozarak, forex dosyalarında delil toplamanın ölçüsünü ortaya koyuyor.
📉 İddiaya Konu Olayın İşleyişi
Karar metnine göre sanıklardan biri bir finansal danışmanlık anonim şirketinin yetkilisi ve ortağı, diğeri ise aynı şirketin ortağıdır. İddiaya göre sanıklar şikâyetçilere bizzat giderek forex işlemleri için gerekli programı bilgisayarlarına kurmuş ve suç tarihlerinde forex işlemleri yaptırmışlardır.
Bu yolla toplanan tutarlar karar metninde ayrı ayrı gösterilmiştir: iki katılandan 659.258,36 ABD doları, diğer katılanlardan sırasıyla 207.000, 51.000, 38.000, 148.000 ve 55.942 ABD doları, bir müştekiden ise 369.600 ABD doları. İddianın özü, toplanan bu paraların serbest piyasa işlemlerine çıkarılmaması ve zarar edildiği gerekçesiyle geri ödenmemesidir.
Dosyadaki bilirkişi raporunda ise şirket kayıtlarının düzensiz olduğu, parasal giriş ve çıkışların net biçimde belgelendirilemediği, şirket hesaplarından 1.734.100 USD‘nin yurt dışına transfer edildiği, yurt dışından şirket hesaplarına 1.334.303,39 USD giriş yapıldığı ve zararın 399.796,70 USD olduğu tespit edilmiştir.
⚖️ Mahkûmiyetten Beraate: Derece Mahkemeleri
İlk derece mahkemesi 20.02.2018 tarihli kararıyla sanıkları nitelikli dolandırıcılıktan cezalandırmıştır. Her katılan bakımından ayrı hüküm kurulmuş; TCK’nın 158/1-h, 158/1-i, 62, 52 ve 53. maddeleri uygulanarak 2 yıl 6 ay ile 4 yıl 2 ay arasında değişen hapis cezaları ve 10.000 TL ile 16.660 TL arasında adli para cezaları belirlenmiştir.
Bölge adliye mahkemesi 17.06.2020 tarihli kararıyla istinaf başvurularını kabul etmiş, sanıkların üzerine atılı suçları işledikleri sabit olmadığından CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca mahkûmiyet hükümlerini kaldırarak beraatlerine karar vermiştir.
Bu karara karşı hem bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı hem de katılan vekilleri temyiz yoluna başvurmuştur. Temyiz dilekçelerinde özellikle; iki uzman görüşü arasındaki çelişkinin giderilmesi talebinin reddedildiği, ilk derece aşamasında üç farklı bilirkişi raporu alındığı, sanıkların şirket defter ve kayıtları ile swift işlemlerine ilişkin belgeleri sunmaktan kaçındıkları ve beraat hükmünün soyut gerekçeye dayandığı ileri sürülmüştür.
🔎 Yargıtay’ın Aradığı Araştırma Başlıkları
Daire, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti için yapılması gereken araştırmayı kalem kalem saymıştır. Karar gerekçesinde belirtilen başlıklar şunlardır:
- Sanıklara ait şirket defter ve kayıtları ile bilgisayar kayıtlarının ve katılanların bilgisayarlarındaki kayıtların karşılaştırmalı olarak incelenmesi,
- Şirket üzerinden forex işlemlerinin ne şekilde gerçekleştirildiğinin belirlenmesi,
- Şirketin online elektronik işlem platformu olan GRAND-FX üzerinde katılanların gerçek anlamda işlem yapma yetkilerinin bulunup bulunmadığının tespiti,
- Katılanlar tarafından yatırılan paraların hangi hesaba yatırıldığının belirlenmesi,
- Katılanların platform üzerinden para yatırma ve çekme yetkilerinin olup olmadığı ile bu yetkilerin şirket üzerinden mi yoksa katılanların kendi iradesiyle mi kullanılabildiği,
- Dosyadaki tüm bilirkişi raporları değerlendirilip çelişkiler giderilerek, konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınması.
Bu liste, forex uyuşmazlıklarında ceza yargılamasının odağını açıkça gösteriyor: mesele yatırımcının zarar edip etmediği değil, işlemlerin gerçekten piyasaya çıkıp çıkmadığı ve yatırımcının hesabı üzerinde fiilî tasarruf yetkisinin bulunup bulunmadığıdır. İzinsiz faaliyet boyutunun ayrıca tartışıldığı bir örnek için izinsiz forex faaliyetine para toplayarak yardım eden kişiye ilişkin karar incelenebilir.
📚 Şirket Defterleri Neden Bu Kadar Önemli?
Kararın dikkat çekici bir vurgusu, defter ve kayıtların ispat değerine ilişkindir. Daire; sanıkların şirket sahibi oldukları, şirket defter ve kayıtlarını hem 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hem de 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu uyarınca usulüne uygun tutmak ve muhafaza etmek zorunda oldukları, kendilerini her türlü isnattan korumak bakımından bu kayıtların dayanacakları en önemli delillerden olduğunu belirtmiştir.
Soruşturma aşamasında defter ve kayıtların usulüne uygun tutulmadığının tespit edilmiş olması, bu nedenle kararda ayrıca vurgulanmıştır. Başka bir deyişle, düzensiz kayıt yalnızca bir ticari eksiklik değil, ceza yargılamasında delil değerlendirmesini doğrudan etkileyen bir olgu olarak ele alınmıştır.
🧩 TCK 158/1-h ve i: Hangi Nitelikli Hâller?
İlk derece mahkemesinin uyguladığı iki bent, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesinin birinci fıkrasında yer almaktadır. (h) bendi, dolandırıcılık suçunun “tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında” işlenmesini kapsar. (i) bendi ise suçun “serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle” işlenmesini düzenler.
Nitelikli dolandırıcılığın yaptırımı üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezasıdır. Maddeye eklenen cümle ile yalnızca (e), (f), (j), (k) ve (l) bentleri bakımından hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezası ise elde edilen menfaatin iki katından az olamaz. (h) ve (i) bentleri bu artırılmış alt sınır listesinde yer almadığından, bu dosyada temel ceza genel alt sınır üzerinden belirlenmiştir.
🆕 7589 Sayılı Kanun ile Gelen TCK 158/4
Bu dosyanın uygulandığı dönemde bulunmayan, ancak yatırım dolandırıcılığı dosyalarının bugünkü görünümünü değiştiren bir düzenleme, 16.07.2026 tarihli 7589 sayılı Kanun’un 13. maddesiyle TCK’nın 158. maddesine eklenen dördüncü fıkradır. Bu fıkraya göre, 157 ve 158. maddelerdeki suçlara iştirakin; kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlamak amacıyla banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdindeki hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması hâlinde, verilecek ceza yarı oranında indirilir.
Bu düzenleme, organizasyonun merkezinde yer alan kişiler ile yalnızca hesap veya ödeme aracı temin eden kişiler arasındaki cezai sorumluluk farkını kanun düzeyinde ayırmaktadır. İnceleme konusu kararda sanıklar şirket yetkilisi ve ortağı konumunda olduklarından bu indirim hükmünün kapsamı dışında kalan bir sorumluluk biçimi söz konusudur.
Bu karara konu türden bir uyuşmazlık hakkında detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Serideki diğer kararlar Emsal Kararlar bölümünde yer almaktadır.
❓ Sıkça Sorulan Sorular
Forex dosyasında beraat kararı kesin midir?
Bu dosyada bölge adliye mahkemesinin verdiği beraat hükmü, Cumhuriyet savcısı ve katılan vekillerinin temyizi üzerine incelenmiş ve eksik araştırma nedeniyle oy birliğiyle bozulmuştur.
Yatırımcının zarar etmesi tek başına dolandırıcılığı gösterir mi?
Kararda zararın varlığı değil, toplanan paraların serbest piyasa işlemlerine çıkarılıp çıkarılmadığı ve katılanların platformda gerçek anlamda işlem yapma yetkilerinin bulunup bulunmadığı belirleyici araştırma konusu olarak gösterilmiştir.
Birden fazla bilirkişi raporu çelişirse ne olur?
Daire, dosyadaki tüm bilirkişi raporlarının birlikte değerlendirilmesini, çelişkilerin giderilmesini ve konusunda uzman üç kişilik bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasını gerekli görmüştür.
TCK 158/4 indirimi bu dosyaya uygulanır mı?
7589 sayılı Kanun ile eklenen dördüncü fıkra, suça iştirakin yalnızca hesap veya ödeme aracı temin etmek fiiliyle sınırlı kalması hâline ilişkindir; bu dosyada sanıklar şirket yetkilisi ve ortağı olarak yargılanmıştır. Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz.
Bu yazıda yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşır; karar özeti ilgili Yargıtay kararının yayımlanmış metninden aktarılmıştır ve her somut olay kendi delilleriyle değerlendirilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, şikâyet ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.




