Emsal KararlarMiras Hukuku

Tenkiste Değerleme Hangi Tarih? – Yargıtay 7. HD 2026/3400

Vasiyetnameyle bütün taşınmazlarını tek bir çocuğuna bırakan bir mirasbırakan… Diğer mirasçılar önce vasiyetnamenin iptalini, olmazsa saklı paylarının tenkisini ister. Tenkise karar verildiğinde ise sıradaki soru paranın miktarını belirler: taşınmazların değeri hangi tarihe göre hesaplanacaktır? Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 22.06.2026 tarihli ve E.2025/4842, K.2026/3400 sayılı kararıyla lehine tasarruf yapılan kişinin TMK’nın 564. maddesindeki tercih hakkını kullandığı tarihi esas alan hükmü onamıştır.

Enflasyonun yüksek olduğu dönemlerde ölüm tarihi ile tercih tarihi arasındaki fark, tenkis alacağının tutarını köklü biçimde değiştirebilir. Karar, bu tartışmanın somut bir dosyadaki karşılığını göstermektedir.

Kısa özet: Mirasbırakan 04.08.2021 tarihinde vefat etmiş; 22.04.2009 tarihli vasiyetnamesiyle bir bölgedeki tüm taşınmazlarını tek tek belirterek davalıya bırakmıştır. Davacılar, davalının mirasbırakana baskı ve tehditle vasiyet yaptırdığını ileri sürerek vasiyetnamenin iptalini, kabul edilmezse saklı paylarının ihlali nedeniyle tenkis alacağını talep etmiştir. İlk derece mahkemesi iradenin fesada uğratıldığı iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle iptal istemini reddetmiş, tenkis talebini kabul etmiş; davalının TMK’nın 564. maddesi gereğince taşınmazların kendisinde kalmasını tercih etmesi karşısında saklı paylara karşılık gelen değerin, tercih tarihi olan 28.02.2024 itibarıyla hesaplanarak ödenmesine karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi istinafı esastan reddetmiş, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi kararı 22.06.2026 tarihinde kesin olarak onamıştır.

🏡 Olay ve taraf iddiaları

Davacılar vekilinin anlatımına göre mirasbırakan 04.08.2021 tarihinde vefat etmiş; 22.04.2009 tarihli vasiyetnamesiyle bir yerleşim yerindeki tüm taşınmazlarını tek tek belirtmek suretiyle davalıya bırakmıştır. Davacılar, davalının o yörede yaşayan tek çocuk olması nedeniyle mirasbırakana vasiyet yapması için baskı yaptığını, vasiyet yapmazsa bakmayacağı tehdidiyle korkuttuğunu ileri sürmüş; iradesi fesada uğratılan mirasbırakanın yaptığı vasiyetnamenin iptalini, bu kabul edilmezse saklı paylarının ihlal edildiği dikkate alınarak tenkis alacağına hükmedilmesini istemiştir.

Davalı ise iddiaları kabul etmediğini, mirasbırakanın akıl sağlığının yerinde olduğunu ve kendi iradesiyle vasiyetname yaptığını, tüm mirasçıların vasiyetnameden haberdar oldukları hâlde mirasbırakan yaşarken itirazda bulunmadıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.

⚖️ Vasiyetnamenin iptali istemi neden reddedildi?

İlk derece mahkemesi, davalının mirasbırakanı korkuttuğu, aldattığı veya tehdit ettiğine dair iddiaların ispatlanmadığı gerekçesiyle vasiyetnamenin iptali istemini reddetmiştir. Ölüme bağlı tasarrufların iradeyi sakatlayan sebeplerle iptali istemlerinde ispat yükü iddia sahibindedir; bu dosyada da iddia soyut kalmıştır.

Davacıların talebi terditli (kademeli) biçimde ileri sürüldüğü için, iptal isteminin reddi davanın sonu olmamış; ikinci kademedeki tenkis talebi incelenmiştir.

📐 Tenkis kabul edildi: saklı paya tecavüz

Mahkeme, mirasbırakanın vasiyetnamesiyle davacıların saklı payına tecavüz edildiğini tespit ederek tenkis talebinin kabulüne karar vermiştir. Tenkis, mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan ölüme bağlı veya sağlararası tasarruflarının, saklı paylı mirasçıların payını ihlal ettiği ölçüde indirilmesini sağlayan kurumdur.

Bu dosyada tenkisin kabulünden sonra uyuşmazlık tamamen hesaba kaymıştır: davalıya bırakılan taşınmazların tenkisi hangi biçimde gerçekleşecek ve değer hangi tarihe göre bulunacaktır?

🔑 TMK 564: tercih hakkı nedir?

Kararda dayanılan hüküm, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 564. maddesidir. Bu madde, tenkise tabi bir kazandırma söz konusu olduğunda lehine tasarruf yapılan kişiye bir seçim imkânı tanır: kazandırma konusu malı elinde tutup saklı paya karşılık gelen değeri ödemek ya da malın kendisini geri vermek.

Somut olayda davalı asil, taşınmazların kendisinde kalmasını tercih etmiştir. Mahkeme bu tercih karşısında, davacıların saklı paylarına karşılık gelen değerin davacılara ödenmesine hükmetmiş; değerlemede de davalının tercihini kullandığı 28.02.2024 tarihini esas almıştır.

🗓️ Tartışmanın kalbi: hangi tarihteki değer?

Davalı vekili temyiz dilekçesinde dört itiraz ileri sürmüştür: davalının mirasbırakana karşı evlatlık görevini eksiksiz yerine getirmiş olmasının karşılığında bir minnet borcu olarak vasiyetname düzenlendiği; tenkis hesabında esas alınan değerleme tarihinin tercih hakkının kullanıldığı tarih değil mirasbırakanın ölüm tarihi olması gerektiği; davalının da saklı payı bulunduğunun dikkate alınmadığı; tercih hakkını değiştirme talebinin reddinin hakkaniyete uygun olmadığı.

İkinci itiraz, kararın pratikte en çok ilgi çeken yönüdür. Ölüm tarihi 04.08.2021, tercih tarihi ise 28.02.2024’tür; aradaki yaklaşık iki buçuk yıllık dönemde taşınmaz değerlerindeki değişim, tenkis alacağının tutarını doğrudan etkilemektedir. Derece mahkemeleri tercih tarihini esas almış, Daire de bu kabulü denetleyerek yerinde bulmuştur.

📎 Kararın tam metni: Karar, Yargıtay Başkanlığı Yargıtay Karar Arama sisteminde esas ve karar numarasıyla doğrulanmıştır.

🧩 Dairenin onama gerekçesi

Daire, bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulmasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesindeki sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğunu hatırlatmıştır. Temyizen incelenen kararı; tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, dayandıkları belgeler, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesi, dava şartları, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçeler yönünden usul ve kanuna uygun bulmuştur.

Bu doğrultuda davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler bozmayı gerektirir nitelikte görülmemiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370/1 hükmü uyarınca onanmasına 22.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere ve oy birliğiyle karar verilmiştir.

Miras hukukunda süre ve hesap boyutlarına ilişkin başka örnekler için serideki denkleştirmede hak düşürücü süre kararı ve miras payı oranında hile davası kararı incelenebilir. Bu karara konu türden bir uyuşmazlık hakkında detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Serideki diğer kararlar Emsal Kararlar bölümünde yer almaktadır.

❓ Sıkça Sorulan Sorular

Vasiyetnamenin iptali ile tenkis aynı davada istenebilir mi?

Bu dosyada davacılar, öncelikle vasiyetnamenin iptalini, bu talep kabul edilmezse saklı paylarının ihlali nedeniyle tenkis alacağına hükmedilmesini istemiştir. Mahkeme iptal istemini reddetmiş, ikinci kademedeki tenkis talebini kabul etmiştir.

TMK 564’teki tercih hakkı ne işe yarıyor?

Kararda, davalı asilin 4721 sayılı Kanun’un 564. maddesi gereğince taşınmazların kendisinde kalmasını tercih ettiği belirtilmiştir. Bu tercih üzerine mahkeme, taşınmazların aynen iadesi yerine davacıların saklı paylarına karşılık gelen değerin ödenmesine hükmetmiştir.

Değerleme tarihi neden önemli?

Bu dosyada mirasbırakanın ölüm tarihi 04.08.2021, davalının tercih tarihi ise 28.02.2024’tür. Derece mahkemeleri saklı paya karşılık gelen değeri tercih tarihi itibarıyla belirlemiş; davalı vekili ölüm tarihinin esas alınması gerektiğini ileri sürerek temyiz etmiş, Daire bu itirazı bozmayı gerektirir nitelikte görmemiştir.

Mirasçıların sağlığında itiraz etmemiş olması sonuca etki eder mi?

Davalı savunmasında, tüm mirasçıların vasiyetnameden haberdar oldukları hâlde mirasbırakan yaşarken itirazda bulunmadıklarını ileri sürmüştür. Bu savunma mahkemece davanın reddi sonucunu doğurmamış; iptal istemi ispat yetersizliğinden reddedilirken tenkis talebi kabul edilmiştir.

Bu yazıda yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşır; karar özeti ilgili Yargıtay 7. Hukuk Dairesi kararının yayımlanmış metninden aktarılmıştır ve her somut olay kendi delilleriyle değerlendirilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu