Haciz İhbarnamesinde Miktar – Yargıtay 12. HD 2026/1586

Borçlunun bir kurumdaki ya da şirketteki alacağına haciz konulmak istendiğinde icra dairesi o üçüncü kişiye sırasıyla birinci, ikinci ve gerekirse üçüncü haciz ihbarnamesini gönderir. Peki birinci ihbarnamenin “haczin hangi miktar için yapıldığı” bölümü rakamsal olarak boş bırakılmış, sonraki ihbarnamelerde ise birbirinden farklı tutarlar yazılmışsa ne olur? Üçüncü kişi bu ihbarnamelerin iptalini isteyebilir mi, yoksa takip dosyasındaki alacak tutarının gösterilmesi yeterli midir?
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 05.03.2026 tarihli ve E.2025/8860, K.2026/1586 sayılı kararıyla bu soruyu alacaklı lehine yanıtlamıştır. Daire çoğunluğuna göre alacaklı, borçlu ile üçüncü kişi arasındaki ilişkiye yabancı olduğundan borçlunun üçüncü kişideki alacağının miktarını bilmesi güçtür; bu nedenle haciz ihbarnamesinde takip konusu alacağın gösterilmesi yeterlidir. Bölge adliye mahkemesinin ikinci haciz ihbarnamesini iptal eden kararı oy çokluğuyla bozulmuştur. Kararın altında, birinci ihbarnamede miktar boş bırakıldığı için sonraki ihbarnamelerin de iptali gerektiğini savunan bir karşı oy yer almaktadır.
📨 Üç ihbarname, üç ayrı tutar
Uyuşmazlık, Aksaray’daki bir icra müdürlüğünde yürütülen ilamlı icra takibinde ortaya çıkmıştır. Takip alacağı, ihbarnamelerin alacak tutarı bölümünde 2.047.920,06 TL olarak gösterilmiştir. Borçlunun üçüncü kişideki hak ve alacaklarına haciz konulması için şikâyetçi üçüncü kişiye sırasıyla şu ihbarnameler gönderilmiştir:
| İhbarname | Tarih | “Haczin hangi miktar için yapıldığı” |
|---|---|---|
| Birinci (89/1) | 11.11.2024 | Rakamsal olarak boş; yalnız “2828 sayılı Kanun gereği yardım ödemeleri ve yardım hesapları hariç” açıklaması |
| İkinci (89/2) | 25.11.2024 | 1.432.636,18 TL |
| Üçüncü (89/3) | 17.12.2024 | 1.882.303,17 TL |
Üçüncü kişi icra mahkemesine başvurarak birinci ihbarnamede haczin miktarının ve neye ilişkin olduğunun belirtilmediğini, ikinci ve üçüncü ihbarnamelerdeki tutarların ise birbirinden farklı olduğunu ileri sürmüş ve üç ihbarnamenin de iptalini istemiştir. Bölge adliye mahkemesinin gerekçesinde, haciz ihbarnamelerinin şekil şartlarına uygunluğunun kamu düzenine ilişkin olduğu ve bu nedenle İİK 16 uyarınca süresiz şikâyete konu olabileceği de vurgulanmıştır.
🏛️ İlk derece ve istinaf: sonuç aynı, gerekçe farklı
İlk derece mahkemesi şikâyeti kısmen kabul etmiştir. Mahkemeye göre birinci ihbarnamede haczin neye ilişkin olduğu yazılmamış olsa da alacak tutarı, faiz ve giderler ile alacaklı ve borçlu açıkça gösterildiğinden bu ihbarname usulüne uygundur. Buna karşılık ikinci ihbarnamenin 4 numaralı bendindeki haciz miktarı ile 6 numaralı bendindeki alacak tutarı birbirinden farklıdır ve haczedilen miktar açıkça belirtilmemiştir. Sonuçta:
- birinci ihbarnamenin iptali talebi reddedilmiş,
- ikinci ihbarname iptal edilmiş,
- ikinci ihbarname iptal edildiği için üçüncü ihbarnameye yönelik şikâyet konusuz kalmış sayılmıştır.
Alacaklının istinafı üzerine bölge adliye mahkemesi kararı kaldırmış, ancak aynı sonuca farklı bir gerekçeyle ulaşmıştır. Bölge adliye mahkemesine göre birinci ihbarnamede haczin hangi miktar için yapıldığı açıklanmamıştır; ikinci ihbarnamedeki miktar birinciden farklıdır ve birinci ihbarnamede yazılı miktar ikinci ihbarname ile artırılamaz. Bu nedenle ikinci ihbarname, birinci ihbarnameye aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edilmelidir. Birinci ihbarnameye yönelik ret kararı ise üçüncü kişi tarafından istinaf edilmediğinden bu yönüyle sonuç değişmemiştir.
🔎 Çoğunluğun yorumu: alacaklı borcun miktarını bilemez
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi çoğunluğu meseleye alacaklının bilgi durumundan bakmıştır. Gerekçenin adımları şöyle özetlenebilir:
- Borçlunun İİK 89/1 kapsamındaki hak ve alacaklarının haczi birinci, ikinci ve üçüncü haciz ihbarnameleri çıkarılarak yapılır.
- Mevcut alacakların haczi için haczin ne miktar para alacağı için olduğunun ihbarnameye yazılması yeterlidir.
- Somut olayda birinci ihbarnamede haczin neye ilişkin olduğu yazılmış, alacak tutarı 2.047.920,06 TL olarak gösterilmiş, haciz ise ikinci ihbarnamedeki 1.432.636,18 TL üzerinden konulmuştur.
- Alacaklı, borçlu ile üçüncü kişi arasındaki ilişkiye yabancıdır; borçlunun üçüncü kişideki alacağının miktarını bilmesi güçtür.
- Bu nedenle İcra ve İflas Kanunu Yönetmeliği’nin 42. maddesi, haciz ihbarnamesinde yalnızca takip konusu alacağın gösterilmesinin yeterli olduğu şeklinde yorumlanmalıdır; Daire, öğretideki baskın görüşün de bu yönde olduğunu belirtmiştir.
Bu değerlendirme sonucunda Daire, ikinci haciz ihbarnamesinin usulüne uygun olduğunu kabul etmiştir. Bölge adliye mahkemesinin yapması gereken, ikinci ihbarnameyi iptal etmek değil, üçüncü ihbarnameye yönelik şikâyetin esasını incelemek ve buna göre karar vermektir. Alacaklının temyiz itirazları kabul edilmiş; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 13.10.2025 tarihli, 2025/1184 E., 2025/1108 K. sayılı kararı İİK 364/2 yollamasıyla HMK 373/2 uyarınca bozulmuş ve dosya bölge adliye mahkemesine gönderilmiştir.
🗣️ Karşı oy: birinci ihbarnamedeki miktar artırılamaz
Kararın yarısı kadar yer tutan karşı oy yazısı, uyuşmazlığa bambaşka bir açıdan bakmaktadır. Karşı oya göre Yönetmeliğin 42/2. maddesi uyarınca birinci haciz ihbarnamesinde haczin hangi miktar için yapıldığının yazılması, 43 ve devamı maddeleri uyarınca da ikinci ve üçüncü ihbarnamelerde aynı bilgilerin yer alması gerekir. Dolayısıyla birinci ihbarnamede yazılı miktar, ikinci ve üçüncü ihbarnamelerde artırılamaz.
Somut olayda birinci ihbarnamede bu bölüm rakamsal olarak boş bırakılmış, ikinci ihbarnamede 1.432.636,18 TL, üçüncüsünde 1.882.303,17 TL yazılmıştır. Karşı oy sahibine göre doğru sonuç, ikinci ve üçüncü ihbarnamelerin birinci ihbarnameye uygun düzenlenmediği gerekçesiyle iptalidir.
Ne var ki karşı oy bu sonuca rağmen bozma değil onama önermiştir. Gerekçe, hukuk yargılamasında da Yargıtay uygulamasıyla kabul edilen aleyhe bozma yasağıdır: Kararı yalnız alacaklı temyiz ettiğinden, hüküm alacaklının aleyhine bozulamaz. Bölge adliye mahkemesinin gerekçesi isabetsiz olsa bile sonuç bakımından alacaklı lehine bir değişiklik yapılamayacağı için kararın onanması gerektiği savunulmuştur.
📜 İİK 89 ve Yönetmeliğin 42-43. maddeleri
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 89. maddesi, üçüncü kişi elindeki alacak ve malların haczini düzenler. Birinci ihbarname ile üçüncü kişiye borcunu artık yalnız icra dairesine ödeyebileceği bildirilir; üçüncü kişi borcu bulunmadığı gibi bir iddiadaysa bunu yedi gün içinde icra dairesine bildirmek zorundadır. İtiraz edilmezse borç zimmetinde sayılır ve bu durum ikinci ihbarname ile bildirilir. İkinci ihbarnameye de itiraz edilmez ve ödeme yapılmazsa, üçüncü kişiye on beş gün içinde ödeme yapması veya menfi tespit davası açması gerektiği üçüncü bir bildirimle hatırlatılır.
Kararda aktarılan Yönetmelik hükümlerine göre:
- Madde 42 – Birinci ihbarname; dosya numarası, üçüncü kişinin, alacaklının, borçlunun ve varsa vekillerinin kimlik ve adres bilgileri, alacak tutarı ile faiz ve giderler, haczin neye ilişkin olduğu ve haczin hangi miktar için yapıldığı bilgilerini içerir.
- Madde 43 – İkinci ihbarname, 42. maddenin ikinci fıkrasındaki bilgileri, birinci ihbarnamenin tebliğ tarihini ve itiraz edilmediği için borcun zimmette sayıldığını içerir; yedi günlük itiraz ve ödeme süresi ihtar edilir.
Çoğunluk ile karşı oy arasındaki ayrılık, 42. maddedeki “haczin hangi miktar için yapıldığı” ibaresinin, takip alacağının gösterilmesiyle karşılanmış sayılıp sayılmayacağı noktasında toplanmaktadır.
🧭 Uygulama bakımından önemi
Haciz ihbarnameleri bankalar, işverenler, hak ediş ödeyen kurumlar ve ticari alıcılar için gündelik bir işlemdir. Bu kararın ışığında şu noktalar öne çıkmaktadır:
- Daire çoğunluğu, birinci ihbarnamede haciz miktarı rakamla yazılmasa bile takip alacağı, faiz ve giderler gösterilmişse ihbarnameyi usulsüz saymamıştır.
- İkinci ihbarnamede takip alacağından düşük bir haciz miktarı yazılması tek başına iptal sebebi görülmemiştir.
- İhbarnamelerin şekil şartlarına ilişkin şikâyet, bölge adliye mahkemesince kamu düzenine ilişkin ve süresiz şikâyete tabi kabul edilmiştir.
- Üçüncü ihbarnameye yönelik şikâyetin esası henüz incelenmemiştir; dosyanın nihai sonucu bölge adliye mahkemesinin bu incelemesine bağlıdır.
- Kararın oy çokluğuyla verilmiş olması, birinci ihbarnamedeki miktarın sonraki ihbarnamelerle artırılamayacağı görüşünün Daire içinde de taraftar bulduğunu göstermektedir.
Haciz ihbarnamesinin henüz doğmamış alacaklara ve haciz müzekkeresiyle ilişkisine dair Hukuk Genel Kurulu yaklaşımı için doğacak alacağın haczi yazısına, üçüncü kişinin menfi tespit davasında görevli mahkemeye ilişkin bir örnek için aracı kuruma haciz ihbarnamesi yazısına bakılabilir.
❓ Sorular ve cevaplar
Bu kararla ikinci haciz ihbarnamesi kesin olarak geçerli mi sayıldı?
Yargıtay çoğunluğu ikinci ihbarnamenin usulüne uygun olduğunu belirterek bölge adliye mahkemesi kararını bozmuştur. Bozma üzerine dosya bölge adliye mahkemesine gönderilmiştir; yargılamanın bundan sonraki seyri ve kararın kesinleşmesi, bölge adliye mahkemesinin vereceği yeni karara bağlıdır.
Birinci ihbarnameye yönelik şikâyet neden yeniden tartışılmadı?
İlk derece mahkemesi birinci ihbarnamenin iptali talebini reddetmiş, üçüncü kişi bu karara karşı istinaf yoluna başvurmamıştır. Karşı oy yazısı da bu noktayı aleyhe bozma yasağı çerçevesinde değerlendirmiş ve kararı yalnız alacaklı temyiz ettiği için hükmün alacaklı aleyhine değiştirilemeyeceğini belirtmiştir.
Üçüncü kişi ihbarnameye itiraz ile şikâyeti aynı anda kullanabilir mi?
Bu dosyada tartışılan, ihbarnamelerin şekil yönünden iptali için icra mahkemesine yapılan şikâyettir. İİK 89 ise borç bulunmadığı gibi esasa ilişkin itirazların yedi gün içinde icra dairesine bildirilmesini ayrıca düzenler. Kararda üçüncü kişinin esasa ilişkin bir itirazı bulunup bulunmadığına dair bilgi yer almamaktadır.
Karar, takip borçlusunun hangi alacağına haciz konulduğunu açıklıyor mu?
Hayır. Kararda yalnızca ihbarnamelerde “2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu gereği yardım ödemeleri ile yardım ödemelerinin yapıldığı yardım hesapları hariç” şeklinde bir açıklama bulunduğu aktarılmıştır. Üçüncü kişinin kimliği ve borçluyla ilişkisinin niteliği kararda yer almamaktadır.
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim sayfası üzerinden ulaşım bilgilerine, Emsal Kararlar arşivinden serinin diğer yazılarına erişilebilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin Karar Arama sisteminde yayımlanan oy çokluğuyla verilmiş bozma kararından, karşı oy yazısından ve kararda aktarılan ilk derece ile bölge adliye mahkemesi gerekçelerinden derlenmiştir. Değerlendirme, belirli tarih ve tutarlarla düzenlenmiş üç haciz ihbarnamesinin bulunduğu somut dosyaya dayanmaktadır; ihbarnamelerin içeriği ve şikâyet sebepleri farklı olan dosyalarda sonuç değişebilir. Bozma kararından sonra yerel yargılamanın nasıl sonuçlandığı bilinmemektedir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



