Kitap Adı ve Dizi Logosuyla İtiraz – Yargıtay HGK 2026/420

Çok satan bir kitap üçlemesinin ilk cildinin adı, matematikte bir sayıyı ifade eden tek bir kelimedir. Kitap diziye uyarlanır, dizinin ilk fragmanı yayımlanır ve on bir gün sonra bir yazılım şirketi aynı kelimeyi, fragmandaki logoya çok benzeyen bir şekille birlikte marka olarak tescil ettirmek ister. Yazar itiraz eder, Türk Patent ve Marka Kurumu itirazı sonunda kabul eder. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ise dosyada asıl eksik olanın bir hukuki tespit, yani logonun telif hakkı bakımından niteliği olduğunu belirlemiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 24.06.2026 tarihli ve E.2025/308, K.2026/420 sayılı kararıyla, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin direnme kararını, Özel Dairenin bozma gerekçesinden farklı bir gerekçeyle oy birliğiyle bozmuştur. Bozmanın merkezinde, SMK m.6/6 kapsamında telif hakkı incelemesi yapacak bilirkişi heyetinin oluşumu yer almaktadır.
📅 On bir günlük fark: olayların sırası
Karar metninde aktarılan iddia ve savunmalardan çıkan kronoloji şöyledir:
- 2013-2015: Davalı gerçek kişinin kitap üçlemesi yayımlanır; ilk kitap 2013, ikincisi 2014, üçüncüsü 2015 yılında çıkar.
- 21.10.2015: Davacı yazılım şirketi kurulur. Şirket, ibareyi bu tarihten itibaren ticaret unvanının yanında, kendisine ait özel bir kompozisyonla markasal olarak da kullandığını ileri sürer.
- 2016: Kitabın dizi filme uyarlanması için dava dışı bir yapım şirketiyle sözleşme imzalanır.
- 11.03.2017: Dizinin ilk fragmanı yayımlanır.
- 22.03.2017: Davacı şirket, ibareyi şekil unsuruyla birlikte 42. sınıftaki hizmetler için 2017/26025 sayılı başvuruyla tescile sunar.
Yazar, başvuruya kitap ve fragmana dayanarak SMK m.6’nın 1, 3, 5 ve 9. fıkraları uyarınca itiraz etmiştir. Kurumun Markalar Dairesi itirazı reddetmiş, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) ise 2019-M-4598 sayılı kararıyla itirazı kabul ederek başvuruyu reddetmiştir. Davacı şirket bu YİDK kararının iptalini istemiştir.
Davacıya göre bir yazılım şirketinin matematikteki bir sayıdan gelen ibareyi seçmesi doğaldır ve kendi kullanımı fragmandan öncedir. Yazara göre ise tanınmış eser adının ve fragmanda halka sunulan logonun ayniyete yakın biçimde kullanılması kötüniyetlidir; ibare üzerinde öncelik hakkı ve telif hakkı bulunmaktadır.
⚖️ Dört karar, üç farklı yaklaşım
- Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi (21.09.2020, E.2019/301, K.2020/217): Başvuru markası ile eser arasında kapsam benzerliği bulunmadığından SMK m.6/3 koşullarının oluşmadığını, ancak yazarın 2013 tarihli eserden doğan telif hakları nedeniyle m.6/6 kapsamında başvuruyu engelleyebileceğini kabul etmiştir. Başvurunun fragmandan kısa süre sonra yapılması ve logoların ayniyet derecesinde benzerliği hayatın olağan akışına aykırı bulunarak başvuru kötüniyetli sayılmış, dava reddedilmiştir.
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi (15.12.2022, E.2021/85, K.2022/1590): Eser adlarının telif hakkı kapsamında değerlendirilebileceğini kabul etmekle birlikte, FSEK m.83 korumasının ayırt edicilik gerektirdiğini, matematikte bir sayıyı ifade eden ibarenin bu niteliği taşımadığını belirtmiştir. Fragmandaki logonun da yaratılmış özgün bir şekil olmadığı, davacının logoyu fragmandan önce kullandığı anlaşıldığından kötüniyet bulunmadığı sonucuna varılmış ve YİDK kararı iptal edilmiştir.
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi (04.06.2024, E.2023/2030, K.2024/4643): Yazarın ibare üzerinde önceye dayalı hak sahibi olduğunu, başvurudaki şeklin dizi logosuyla ayniyete yakın benzerlik taşıdığını ve işaretlerin görsel, kavramsal ve fonetik olarak neredeyse aynı olduğunu belirterek kararı bozmuştur. Kurumun bu bozma nedeni dışındaki temyiz itirazları ise yerinde görülmemiştir.
- Direnme kararı (E.2024/1627, K.2024/1883): Bölge adliye mahkemesi, kötüniyet bulunmadığı tespitinin bozma ile kesinleştiğini, bu nedenle dizi logosunun m.6/6 incelemesinde nazara alınamayacağını; bozma kararında eser adının ve logonun ayırt edici olup olmadığına dair gerekçe bulunmadığını belirterek direnmiştir.
📚 SMK m.6/6 ve eser adının korunması
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6. maddesinin altıncı fıkrasına göre tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. Bu bir nispi ret nedenidir; Kurum veya mahkeme tarafından resen dikkate alınmaz, SMK m.18 uyarınca itiraz olarak ileri sürülmesi gerekir. Kesinleşen YİDK kararına karşı 5000 sayılı Kanun’un 15/C maddesi uyarınca iptal davası açılabileceği gibi, tescil edilmiş markaya karşı SMK m.25 kapsamında hükümsüzlük davası da açılabilir.
Genel Kurul, eser adının bu fıkra kapsamındaki yerini FSEK m.83 üzerinden tartışmıştır. 5846 sayılı Kanun’un 83. maddesi, bir eserin ad ve alametlerinin iltibasa meydan verebilecek surette diğer bir eserde kullanılamayacağını; umumen kullanılan ve ayırt edici vasfı bulunmayan ad ve alametlerin bu korumadan yararlanamayacağını; tecavüz eden tacir olmasa bile haksız rekabet hükümlerinin uygulanacağını öngörür. Gerekçeden öne çıkan ilkeler şunlardır:
- Özgün olmayan, günlük hayatta yaygın kullanılan sözcüklerden ibaret eser ad ve alametleri için m.6/6 kapsamında tescil engeli bulunduğunu söylemek güçtür.
- Bir fikrî ürünün eser sayılabilmesi için sahibinin hususiyetini taşıması ve FSEK’te sayılan eser türlerinden birine girmesi gerekir.
- Eserin ad ve alametleri, eser vasfını haiz olmasalar dahi FSEK m.13/2 uyarınca eserin parçası olarak korunabilir.
- Yayımcı veya yapımcının kendi markası ya da logosu, eser sahibinin alameti sayılmaz.
- Koruma, eserin o ad veya alametle umuma arzından sonra başlar; talep hakkı, ad veya alameti daha önce kamuya sunan eser sahibine aittir.
İşlenme eserlere ilişkin açıklamalar da dosya bakımından önemlidir: Kitaptan uyarlanan dizi bir işlenme eserdir ve işlenme eser sahibi, asıl esere ait ad ve alametler dışında başka bir ad ve alamete yer verebilir. Bu nedenle dizi fragmanında kitaptan farklı biçimde kullanılan logo üzerinde kimin, hangi sebeple hak sahibi olduğu ayrı bir sorudur. İşleme eser iddialarında ispat yüküne ilişkin farklı bir uyuşmazlık için sitedeki işleme eser iddiasında ispat kararı incelenebilir.
🔬 Bozmanın gerekçesi: bilirkişi heyetinin oluşumu
Hukuk Genel Kurulu, iki dereceden birinin yaklaşımını doğrudan benimsemek yerine bir ön soruna dayanmıştır.
Dosyadaki bilirkişi heyeti bir marka-patent vekili, bir mali müşavir ve pazarlama alanından bir bilirkişiden oluşmuştur. Heyette telif hukuku ve ilgili sektör bakımından bilgi sahibi bir bilirkişi yoktur. Rapor, yazarın hem kitaptan hem diziden kaynaklanan telif hakkı bulunduğu görüşünü bildirmekle yetinmiş; kitaptan farklı biçimde dizi fragmanında kullanılan logo üzerinde yazarın hangi sebeple ve ne şekilde telif hakkına sahip olduğunu tespit etmemiştir. Genel Kurul bu raporu hüküm kurmaya elverişli görmemiştir.
Genel Kurula göre yapılması gerekenler şunlardır:
- İtiraza dayanak kitap ile dizi fragmanındaki logonun mahiyeti belirlenmelidir.
- Yazarın bu logo üzerinde hak sahipliğinin bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa hangi sebeplerle bulunduğu açıklığa kavuşturulmalıdır.
- Logonun FSEK kapsamında eser niteliği ya da Kanun’la korunan başka bir telif hakkı niteliği taşıyıp taşımadığı araştırılmalıdır.
- Bu araştırma için ilgili sektörde teknik bilgi sahibi ve telif hukuku alanından bir bilirkişinin yer aldığı heyetten rapor alınmalıdır.
Karar HMK m.371 uyarınca bozulmuş, sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına hükmedilmiş ve dosya HMK m.373/2 uyarınca kararı veren bölge adliye mahkemesine gönderilmiştir. HMK m.373/7 gereğince bölge adliye mahkemesi, Hukuk Genel Kurulunun bu kararına uymak zorundadır.
🧩 Kararın marka başvuruları bakımından anlamı
Karar, nihai bir tescil veya ret sonucu içermez; dosya yeni bir bilirkişi incelemesine dönmüştür. Yine de birkaç noktada yol göstericidir:
Kötüniyet ile m.6/6 ayrı incelemelerdir. Bu dosyada başvurunun kötüniyetli olmadığı yönündeki tespit, Kurumun bu yöndeki temyiz itirazının Özel Dairece reddedilmesiyle kesinleşmiştir. Hukuk Genel Kurulu buna rağmen m.6/6 incelemesinin, özellikle logo bakımından yapılmasını istemiştir. Başka bir deyişle iyiniyetli bir başvuru da başkasına ait telif hakkını içeriyorsa itiraz üzerine reddedilebilir.
Eser adı ile eserin alameti farklı değerlendirilebilir. Kitap adı yaygın bir sözcükse koruma sınırlı kalabilir; buna karşılık esere konulan özgün bir logo veya alamet bağımsız bir değerlendirmeye konu olabilir. Dizi gibi işlenme eserlerde bu alametin kime ait olduğu, eser sahibi ile yapımcı arasındaki ilişki bakımından ayrıca araştırılacaktır.
Bilirkişi heyetinin bilgi alanı sonucu etkileyebilir. Marka benzerliği incelemesi ile telif hakkının varlığı incelemesi farklı bilgi gerektirir; Genel Kurul bu farkı açıkça vurgulamıştır. YİDK kararlarına karşı açılan iptal davalarında mesnet hakkın akıbetinin belirleyiciliğine ilişkin farklı bir Genel Kurul kararı için sitedeki mesnet markanın akıbeti yazısına, grafik eserlerde sahiplik karinesi için ise grafik eserde sahiplik karinesi kararına bakılabilir.
❓ Sık sorulan sorular
Bir kitabın adı başkasının marka başvurusunu her durumda engeller mi?
Kararın gerekçesine göre hayır. Özgün olmayan, yaygın kullanılan sözcüklerden ibaret eser adları için SMK m.6/6 kapsamında tescil engeli bulunduğunu söylemek güçtür; FSEK m.83 koruması da ayırt edicilik ister.
Hukuk Genel Kurulu marka başvurusunun reddini mi onayladı?
Hayır. Genel Kurul, ret veya tescil yönünde nihai bir sonuç açıklamamıştır. Direnme kararını, logo üzerindeki hakkın niteliğinin telif hukuku alanından bir bilirkişinin bulunduğu heyetle araştırılmadığı gerekçesiyle bozmuştur.
Başvurunun kötüniyetli olmadığının kesinleşmesi neden yetmedi?
Kötüniyet (SMK m.6/9) ile başkasına ait telif hakkının içerilmesi (SMK m.6/6) farklı ret nedenleridir. Genel Kurul, kötüniyet tespiti kesinleşmiş olsa da m.6/6 bakımından logonun niteliğinin ayrıca belirlenmesini gerekli görmüştür.
Dizi yapımcısının logosu yazarın hakkı sayılır mı?
Gerekçeye göre yayımcı veya yapımcıya ait marka ve logolar, eser sahibinin alameti sayılmaz. Dizi fragmanındaki logo üzerinde yazarın hak sahipliği bulunup bulunmadığı, bozmadan sonra yapılacak inceleme ile belirlenecektir.
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, diğer içtihatlar ise Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Olaylara ilişkin anlatım, karar metninde aktarılan dava ve cevap dilekçeleri ile derece mahkemelerinin gerekçelerine dayanır; davacı şirketin, yazarın, kitabın ve ibarenin kimliği kaynakta anonimdir. Karar bozma niteliğinde olup uyuşmazlığın nihai sonucu bölge adliye mahkemesinin yapacağı yeni incelemeye bağlıdır. Kanun hükümlerine ilişkin açıklamalar bilgi amacıyla eklenmiştir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



