Bahis Vaadinde Aracı Hesap Sahibi – Yargıtay 11. CD 2026/582

Sosyal medyada “bahisle para kazanıldığını” gösteren paylaşımlar, ardından “para yatırırsan kesin ve garantili olarak daha fazla kazanırsın” sözü ve birkaç IBAN’a art arda yapılan havaleler… Bu tür dosyalarda mağdurun parası çoğu zaman tek bir hesapta durmaz; birinci hesaptan ikinciye, oradan üçüncüye aktarılır. Yargıtay 11. Ceza Dairesinin incelediği dosyada da soru tam olarak buydu: Mağdurla hiç konuşmamış, kendisine mağdurdan doğrudan para gelmemiş, ancak hesabına başka bir sanığın hesabından para aktarılmış kişi, salt bu aktarım nedeniyle dolandırıcılığın faili sayılabilir mi?
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 14.01.2026 tarihli ve E.2025/2123, K.2026/582 sayılı kararıyla, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin istinaf kararını bir sanık yönünden onamış, diğer sanık yönünden ise mahkûmiyete yeterli, her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığı gerekçesiyle oy birliğiyle bozmuştur.
🎲 “Kesin ve garantili kazanç” vaadi
İlk derece mahkemesinin kabulüne göre şikâyetçi, 14.04.2022 tarihinde bir sosyal paylaşım sitesinde gezinirken bahis oynayarak para kazanıldığını gösteren bir sayfayla karşılaşmış ve para kazanma amacıyla sayfayla iletişime geçmiştir. Karşısındaki kişi, para yatırması hâlinde kesin ve garantili olarak daha fazla para kazanacağını söylemiş; görüşme daha sonra sanıklardan biri adına kayıtlı bir hat üzerinden sürdürülmüştür.
Şikâyetçi yönlendirme üzerine bir sanık adına kayıtlı banka hesabına aynı gün 10.000 TL, 10.000 TL ve 5.000 TL olmak üzere toplam 25.000 TL göndermiştir. Bu hesaba gelen paranın 20.000 TL’si aynı gün iki seferde başka bir sanığın hesabına aktarılmıştır. Ardından şikâyetçiye hesabın “kredi hesabı” olduğu, bu nedenle paranın yatırılamadığı söylenmiş; şikâyetçi, gönderdiği parayı kurtarabilmek için hakkında tefrik kararı verilen bir şüphelinin kullanımındaki hesaba aynı gün 25.000 TL daha göndermiştir.
Sosyal medya hesabının ve suçta kullanılan hattın fiili kullanıcısı olduğunu kabul eden sanık, şikâyetçi adına bahis oynadığını ve kaybettiğini savunmuştur. Mahkeme bu savunmaya itibar etmemiş; tefrik edilen dosyadaki delillerden başka şikâyetçilerden de benzer açıklamalarla para geldiğinin anlaşıldığını belirtmiştir.
📜 Zile’den Samsun’a mahkûmiyet
- İlk derece: Zile Ağır Ceza Mahkemesi 23.02.2024 tarihli ve 2024/6 E., 2024/41 K. sayılı kararıyla sanıkları, bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan TCK 37/1 delaletiyle 158/1-f ve son cümlesi, 158/3, 43, 168/2, 52/2-4, 53 ve 63. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 5 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 112.500 TL adli para cezası ile cezalandırmıştır.
- İstinaf: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi 20.11.2024 tarihli ve 2024/967 E., 2024/2054 K. sayılı kararıyla iki sanık hakkındaki istinaf başvurularını CMK 280/1-a uyarınca ayrı ayrı esastan reddetmiştir.
- Temyiz: İki sanığın müdafileri hükmü temyiz etmiş; duruşmalı inceleme talebi takdiren reddedilmiştir. Daire 14.01.2026’da bir sanık yönünden onama, diğeri yönünden bozma kararı vermiştir.
Mahkemenin kabulünde, sanıkların fikir ve eylem birliği içinde “bahis hilesi” ile şikâyetçiden önce bir sanığın hesabına 25.000 TL, ardından farklı bir bahaneyle başka bir kişinin hesabına yine 25.000 TL göndertmek suretiyle zincirleme şekilde menfaat temin ettikleri kabul edilmiştir.
👥 İki sanık, iki farklı sonuç
Temyiz sebepleri iki sanık için farklıydı. Bir sanığın müdafii, müvekkilinin dolandırma kastı olmadan, şikâyetçinin isteği üzerine aldığı parayla bahis oynadığını, bahsi kaybettiği için parayı geri gönderemediğini ve uyuşmazlığın ancak hukuk davasına konu olabileceğini ileri sürmüştür. Diğer sanığın müdafii ise müvekkilinin hesabına mağdurdan doğrudan bir havale gelmediğini, aleyhine delil bulunmadığını, istinaf kararının gerekçesiz olduğunu ve cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlendiğini savunmuştur.
Daire bu iki temyizi ayrı değerlendirmiştir:
- Onanan hüküm: Yargılama işlemlerinin usule uygun yapıldığı, iddia ve savunmaların delillerle birlikte tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı ve suç vasfı ile yaptırımların doğru belirlendiği kabul edilmiş; temyiz sebepleri reddedilerek hüküm onanmıştır. Böylece “aldığım parayla bahis oynadım, kaybettim” savunması bu dosyada sonuç doğurmamıştır.
- Bozulan hüküm: Daire, iddianameye konu toplam 17 dolandırıcılık olayının hiçbirinde mağdurların bu sanığın hesabına doğrudan para göndermediğini, telefon dinlemelerinde sanığın mağdurlarla hiçbir iletişiminin bulunmadığını, cep telefonlarının incelenmesinde de suç unsuruna rastlanmadığını vurgulamıştır. Ayrıca sanığın diğer sanığın ve onun anne ile babasının hesaplarına para gönderdiğine ilişkin dekontlar bulunduğunu belirtmiştir. Bu tablo bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın suçu işlediğine dair mahkûmiyete yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
🔎 Hesap hareketi tek başına yeter mi?
Kararın değeri, yerel mahkemenin bu sanık hakkında dayandığı delillerle Yargıtay’ın vurguladığı olgular yan yana konduğunda ortaya çıkar. İlk derece mahkemesi; şikâyetçinin parasının bir kısmının bu sanığın hesabına geçtiğini, hesabına çok sayıda benzer açıklamalı para girişi bulunduğunu ve suçta kullanılan telefonla aralarında çok sayıda görüşme olduğunu esas almış, sanığın diğer sanığın kendisine borçlu olduğu savunmasına itibar etmemişti.
Yargıtay ise şu olgulara ağırlık vermiştir:
- Mağdurlardan hiçbirinin bu sanığın hesabına doğrudan para göndermemesi,
- Telefon dinlemelerinde sanığın mağdurlarla iletişiminin bulunmaması,
- Sanığın telefonlarının incelenmesinde suç unsuruna rastlanmaması,
- Para akışının tek yönlü olmaması; sanığın da diğer sanık ve yakınlarının hesaplarına para gönderdiğine dair dekontlar bulunması.
Karardan çıkan sonuç, aracı konumdaki bir hesaba başka bir sanığın hesabından para gelmesinin tek başına yeterli görülmediği, sanığın mağdurlarla bağlantısının ve suça katıldığının ayrıca somut delillerle ortaya konmasının arandığıdır. Kazanç vaadiyle sosyal medya üzerinden yürütülen benzer bir yapıda yatırım boyutunun nasıl değerlendirildiği için sitede incelenen sosyal medya üzerinden forex dolandırıcılığı kararına; hesabını kullandıran kişilerin yargılamanın yenilenmesi talebi için hesap kullandıranda CMK 311 yazısına bakılabilir.
🆕 TCK 158/4 ve hesap kullandırma
Karar 14.01.2026 tarihlidir. Sonrasında 16.07.2026 tarihli 7589 sayılı Kanun’un 13. maddesiyle TCK 158’e dördüncü fıkra eklenmiştir. Bu hükme göre, dolandırıcılık suçlarına iştirakin, kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlamak amacıyla kendisine ya da başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdindeki hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması hâlinde verilecek ceza yarı oranında indirilir.
Düzenleme, hesabın başkasına kullandırılmasıyla sınırlı katkıyı cezalandırılabilir iştirak olarak kabul etmekle birlikte daha düşük bir ceza öngörmektedir. 2026/582 sayılı karar ise bu soruya gelmeden önceki aşamada kalmıştır: Daire, bozulan hüküm yönünden sanığın suça herhangi bir şekilde katıldığının şüpheden uzak biçimde ispatlanamadığını belirtmiştir. Yani yeni fıkra, iştirakin varlığı ispatlandıktan sonra ceza miktarına ilişkin bir hüküm olup ispat eşiğini değiştirmez. Kararda 7589 sayılı Kanun değerlendirilmemiştir; bozma sonrası yapılacak yargılamada lehe kanun değerlendirmesinin nasıl yapılacağı kaynakta yer almamaktadır.
❔ Soru ve cevaplar
Bahis için verilen paranın kaybedildiği savunması dolandırıcılığı ortadan kaldırır mı?
Hesabına dolandırılan kişinin parası gelen herkes fail sayılır mı?
Kararda neden suç tutarı 50.000 TL olarak geçiyor?
Yeni TCK 158/4 bu dosyaya uygulanmış mıdır?
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, diğer içtihatlar ise Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan ve bu sistem üzerinden doğrulanan kararından derlenmiştir. Sanıkların, şikâyetçinin, sosyal medya sayfasının ve banka hesaplarının kimliği kaynakta anonimdir. Karar, bir sanık yönünden onama, diğer sanık yönünden bozma içerir; bozma sonrası yargılamanın sonucu kaynakta yer almamaktadır. Mevzuata ilişkin açıklamalar bilgi amacıyla eklenmiştir. Farklı olgulara sahip dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



