Kart Suçunda 15 Yıl Zamanaşımı – Yargıtay 11. CD 2026/6803

Dokuz yıl süren bir ceza davası, mahkemenin “zamanaşımı doldu” tespitiyle düşme kararıyla kapanıyor. Karar istinaf edilmiyor ve kesinleşiyor. Oysa dosyadaki suçlardan biri, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılmasıdır ve bu suç için kanunun öngördüğü ceza, sekiz yıllık değil on beş yıllık zamanaşımı süresine karşılık gelmektedir. Hata, Adalet Bakanlığının başvurusuyla Yargıtay’ın önüne geliyor. Ancak burada ikinci bir soru da var: Yargıtay hatayı tespit etse bile, kesinleşmiş bir düşme kararından sonra sanıklar yeniden yargılanabilir mi?
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 22.06.2026 tarihli ve E.2026/825, K.2026/6803 sayılı kararıyla, TCK 245 kapsamındaki kart suçunda zamanaşımı süresinin yanlış belirlenerek verilen düşme kararını, aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere oy birliğiyle kanun yararına bozmuştur.
💳 2013-2014 yıllarındaki kart işlemleri ve düşme kararı
Kanun yararına bozma isteminde aktarıldığına göre yargılamaya konu kart eylemleri 2013-2014 yılları arasında gerçekleşmiştir; istemde son işlem tarihi 07.01.2014 olarak gösterilmiştir. Sanıklar hakkında hem dolandırıcılık hem de başkasına ait banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçlarından dava açılmıştır.
Adana 22. Asliye Ceza Mahkemesi, 07.05.2024 tarihli ve 2015/352 E., 2024/426 K. sayılı kararıyla, TCK 66/1-e ve CMK 223/8 uyarınca olağan zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle sanıklar hakkındaki davaların düşmesine karar vermiştir. TCK 66/1-e, beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar için sekiz yıllık zamanaşımı öngörmektedir. Karar istinaf edilmemiş ve 10.09.2024 tarihi itibarıyla kesinleştirilmiştir.
Adalet Bakanlığı, CMK 309/1 uyarınca 29.12.2025 tarihli yazısıyla kanun yararına bozma talep etmiş; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da 13.01.2026 tarihli tebliğnamesiyle dosyayı 11. Ceza Dairesine göndermiştir. İstemin dayanağı tektir: TCK 245’teki suç için zamanaşımı süresi TCK 66/1-d uyarınca on beş yıldır ve bu süre karar tarihinde dolmamıştır.
🧮 Zamanaşımı hesabı: Sekiz yıl mı, on beş yıl mı?
Daire, değerlendirmesini üç kanun hükmü üzerine kurmuştur.
- TCK 245/1: Başkasına ait bir banka veya kredi kartını herhangi bir şekilde ele geçiren veya elinde bulunduran kişi, kart sahibinin rızası olmadan bunu kullanarak ya da kullandırarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
- TCK 66/1: Kamu davası, beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda on beş yıl (d bendi), beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl (e bendi) geçmekle düşer.
- TCK 67: Şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi, tutuklama, iddianame ve sanıklardan bir kısmı hakkında mahkûmiyet kararı zamanaşımını keser. Kesilen süre yeniden işlemeye başlar; ancak kesilme hâlinde süre, kanundaki sürenin en fazla yarısına kadar uzar.
TCK 245/1’deki cezanın üst sınırı altı yıl olduğundan suç, “beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az” hapis cezası gerektiren suçlar arasında yer alır. Dolayısıyla uygulanacak bent (e) değil (d) bendidir. İlk derece mahkemesinin sekiz yıllık süreye dayanması, hatanın kaynağıdır.
Daire ayrıca son kesme nedenini tespit etmiştir: Bazı sanıkların sorgularının yapıldığı 23.10.2015. Kararda yer alan tarihler üzerinden yapılacak basit bir hesapla, bu tarihten itibaren işleyen on beş yıllık olağan süre 2030 yılına uzanmaktadır. Olağanüstü süre ise on beş yılın yarısı eklenerek yirmi iki buçuk yıl olarak hesaplanır. Her iki süre de 07.05.2024 tarihli hükümden çok sonra dolmaktadır.
Not olarak belirtmek gerekir ki Dairenin gerekçesinde zincirleme eylemlere ilişkin suç tarihi “07.01.2024” şeklinde geçmektedir. Kanun yararına bozma isteminde ise eylemlerin 2013-2014 yıllarına ait olduğu ve son işlemin 07.01.2014’te yapıldığı açıkça belirtilmiştir; gerekçedeki ifade, istemle birlikte okunmalıdır.
⚖️ Yargıtay’ın kararı
Daire, TCK 245/1 kapsamındaki suç yönünden TCK 66/1-d ve 67/4’te düzenlenen olağan ve olağanüstü zamanaşımı sürelerinin hüküm tarihine kadar dolmadığını; mahkemenin zamanaşımı süresini belirlerken hataya düşerek olağan zamanaşımının dolduğundan bahisle düşme hükümleri kurmasının Kanuna aykırı olduğunu belirtmiştir. Sonuçta:
- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi kabul edilmiştir.
- Adana 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/352 E., 2024/426 K. sayılı kararı, CMK 309/3 gereği, aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere oy birliğiyle kanun yararına bozulmuştur.
- Dosya, mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmiştir.
🔒 “Aleyhe sonuç doğurmamak üzere” bozmanın anlamı
CMK 309/4, kanun yararına bozmanın sonuçlarını bozulan kararın türüne göre ayırır. Davanın esasını çözen ancak mahkûmiyet dışında kalan hükümlerin bozulması (c) bendine tabidir: Bu durumda bozma aleyhte sonuç doğurmaz ve yeniden yargılamayı gerektirmez. Daire de kararında bu bende açıkça dayanmıştır.
Uygulamadaki karşılığı şudur: Yargıtay, düşme kararının hukuka aykırı olduğunu tespit etmiş, böylece uygulama birliği bakımından doğru zamanaşımı hesabını ortaya koymuştur. Ancak sanıklar hakkında yeniden dava açılmayacak ve verilen düşme kararının sanıklar lehine doğurduğu sonuç değişmeyecektir. Kanun yararına bozma bu yönüyle, somut dosyadan çok benzer dosyalarda aynı hatanın tekrarlanmamasına hizmet eder.
Zamanaşımının ceza yargılamasının sonucunu nasıl etkilediğine dair farklı bir örnek olarak zamanaşımında beraat mi düşme mi sorusunu ele alan Ceza Genel Kurulu kararı; zamanaşımını kesen işlemler bakımından ise basit yargılama hükmünün zamanaşımını kesmesi yazısı incelenebilir.
🏦 Kart sahibi bakımından ceza zamanaşımının önemi
Ceza zamanaşımı yalnızca ceza davasının akıbetini belirlemez. TBK 72’ye göre tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Ancak tazminat, ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa bu uzun süre uygulanır.
Bu nedenle bir fiilin TCK 245 kapsamında mı, yoksa daha hafif cezalı bir suç kapsamında mı değerlendirildiği ve hangi zamanaşımı süresine tabi olduğu, kart sahibinin hukuki talepleri bakımından da önem taşıyabilir. Uzamış ceza zamanaşımının hukuk davalarına yansımasına ilişkin bir Hukuk Genel Kurulu kararı için beraat kararına rağmen uzamış ceza zamanaşımı yazısına bakılabilir. Kartını başkasına veren kişinin sorumluluğuna ilişkin farklı bir boyut için ise kredi kartını verenin sorumluluğu yazısı incelenebilir.
🆕 TCK 158/4 ile kart suçları arasındaki sınır
16.07.2026 tarihli 7589 sayılı Kanunun 13. maddesiyle TCK 158’e eklenen dördüncü fıkra, dolandırıcılık suçlarına iştirakin, haksız menfaat amacıyla kendisine veya başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdindeki hesapların kullanımını sağlayan zorunlu bilgi veya araçları başkasına vermekle sınırlı kalması hâlinde cezanın yarı oranında indirilmesini öngörmektedir.
TCK 245 ise farklı bir durumu düzenler: Başkasına ait kartın, kart sahibinin rızası olmadan kullanılması veya kullandırılması. İki hüküm arasındaki sınır, kartın veya bilgilerin kimin rızasıyla, hangi amaçla ve kime verildiğine göre belirlenir. Bu ayrım hem cezanın miktarını hem de bu yazıda görüldüğü gibi uygulanacak zamanaşımı süresini doğrudan etkileyebilir. İncelenen karar 7589 sayılı Kanundan önce verilmiş olup yeni fıkrayı değerlendirmemektedir.
❓ Soru ve cevaplar
Başkasının kredi kartını izinsiz kullanma suçunda dava zamanaşımı kaç yıldır?
Zamanaşımını hangi işlemler keser?
Kanun yararına bozulan düşme kararından sonra sanıklar yeniden yargılanır mı?
Karar, aynı dosyadaki dolandırıcılık suçunu da kapsıyor mu?
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgilerine iletişim sayfasından, diğer içtihat değerlendirmelerine ise Emsal Kararlar arşivinden ulaşılabilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan kanun yararına bozma kararından derlenmiştir. Sanık adları kaynakta anonimdir. Zamanaşımı hesapları her dosyanın suç tarihi, kesme nedenleri ve uygulanan suç tipine göre ayrıca yapılır; yazıdaki hesap yalnızca kararda yer alan tarihlere dayanır. Mevzuata ilişkin açıklamalar bilgi amacıyla eklenmiştir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



