Okuyucularımızın sorularını Av. Veli Savun yanıtlıyorSorularınızı Av. Veli Savun yanıtlıyorSoru sorun →
Emsal KararlarVergi Hukuku

İade Edilen Vergiye Faiz Ödenmedi – AYM 2021/22795

Devlet, yargı kararıyla haksız olduğu anlaşılan bir vergiyi yıllar sonra geri öderken yalnızca anaparayı iade ederse borcunu tamamen ödemiş sayılır mı? Para idarenin kasasında beklerken enflasyon onu eritmiş, mükellef de o tutarı kullanma imkânından yoksun kalmıştır. Anayasa Mahkemesinin önüne gelen dosya, tam olarak bu soruyu ikale sözleşmesiyle işten ayrılan bir çalışanın iş sonu tazminatı üzerinden sormaktadır.

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, 18.05.2026 tarihli ve 2021/22795 başvuru numaralı kararıyla yersiz kesilen gelir vergisinin iadesinde kesinti tarihinden iade tarihine kadar geçen süre için faiz ödenmemesinin Anayasa’nın 35. maddesindeki mülkiyet hakkını ihlal ettiğine oybirliğiyle karar vermiştir. Karar 30.10.2026 tarihli ve 33415 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış, dosya yeniden yargılama için vergi mahkemesine gönderilmiştir.

Kısa özet: İş akdi ikale sözleşmesiyle sona eren başvurucuya 474.911,66 TL iş sonu tazminatı ödenmiş, bu tutardan 169.823,66 TL gelir vergisi kesilmiştir. Kesinti vergi yargısında açık vergi hatası sayılmış ve başvurucuya 166.219,08 TL iade edilmiştir. Başvurucunun ayrıca açtığı faiz davasında ilk derece mahkemesi tecil faizi oranında faize hükmetmiş, ancak bölge idare mahkemesi düzeltme-şikâyet yolunun koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davayı kesin olarak reddetmiştir. Anayasa Mahkemesi, haksız tahsil edilen paranın değer kaybı gözetilmeden iade edilmesini orantısız bir müdahale olarak nitelendirmiştir.

💼 Ayrılık ödemesinden kesilen gelir vergisi

Başvurucu özel bir şirkette iş sözleşmesiyle çalışmaktadır. Sözleşme, tarafların karşılıklı anlaşmasıyla, yani ikale sözleşmesiyle sona erdirilmiş ve başvurucuya bu kapsamda 474.911,66 TL tutarında iş sonu tazminatı ödenmiştir. İşveren, bu ödemeyi ücret gibi değerlendirerek üzerinden 169.823,66 TL gelir vergisi kesmiştir.

Başvurucu, kesintinin iadesi için 28.06.2018 tarihinde Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Müdürlüğüne başvurmuş, altmış gün içinde cevap alamamıştır. Şikâyet başvurusu da 23.09.2018 tarihinde reddedilince İstanbul 8. Vergi Mahkemesinde iptal davası açılmıştır. İkale sözleşmesinin iş hukukundaki yeri ve tipik içeriği için ikale sözleşmesi örneği yazısına bakılabilir.

⚖️ Birinci dava: vergi hatası mı, hukuki ihtilaf mı?

İstanbul 8. Vergi Mahkemesi 12.07.2019 tarihli kararıyla davayı kabul etmiştir. Mahkemeye göre 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 25. ve 61. maddelerinin olay tarihindeki hâli uyarınca ödeme, hizmet karşılığı bir ücret değildir; işverenin yasal zorunluluğu olmadan yaptığı bu ödeme gelir vergisine tabi tutulamaz. Kesinti, açık bir vergi hatası niteliğindedir.

Dosyanın sonraki seyri, meselenin o dönemde ne kadar tartışmalı olduğunu gösterir:

  • Bölge idare mahkemesi 28.11.2019 tarihinde istinaf başvurusunu reddetmiştir.
  • Danıştay Dördüncü Dairesi 03.03.2022 tarihinde bu kararı bozmuştur. Daireye göre ödeme ücret niteliğindedir; uyuşmazlık hukuki ihtilaf içerdiğinden düzeltme-şikâyet yoluyla değil, süresinde açılacak davayla çözülmelidir.
  • Bölge idare mahkemesi 31.05.2022 tarihinde ilk kararında ısrar etmiştir.
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu 07.12.2022 tarihinde ısrar kararına yönelik temyiz başvurusunu reddetmiştir. Kurula göre 27.03.2018 tarihinden önce ikale sözleşmeleri kapsamında yapılan ek ödemeler ücret sayılmaz; olayda açık bir vergi hatası vardır.

Kurul, bu yaklaşımın 7162 sayılı Kanun’un 4. maddesiyle 193 sayılı Kanun’a eklenen geçici 89. maddeyle kanun koyucu tarafından da teyit edildiğini vurgulamıştır.

⏳ İkinci dava: iade edilen tutar için faiz talebi

İptal kararı üzerine başvurucuya 166.219,08 TL gelir vergisi iade edilmiştir; ancak bu tutar için herhangi bir faiz ödenmemiştir. Başvurucu 24.07.2019 tarihinde vergi dairesine, 01.10.2019 tarihinde de Gelir İdaresi Başkanlığına başvurarak kesinti tarihinden ödeme tarihine kadar faiz istemiş, iki başvuru da cevapsız kalmıştır. Zımni ret işlemine karşı İstanbul 9. Vergi Mahkemesinde dava açılmıştır.

İstanbul 9. Vergi Mahkemesi davayı kabul etmiş ve iade edilen vergi üzerinden tahsil tarihinden iade tarihine kadar, 6183 sayılı Kanun’a göre belirlenen tecil faizi oranında faiz ödenmesine hükmetmiştir. Bu karar uyarınca başvurucuya 121.524,60 TL ödeme yapılmıştır.

İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesi ise 18.12.2020 tarihli kararıyla istinaf başvurusunu kabul etmiş, ilk derece kararını kaldırarak davayı kesin olarak reddetmiştir. Bölge idare mahkemesine göre 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 116 ve devamı maddelerindeki düzeltme-şikâyet yolu yalnız açık vergi hatalarıyla sınırlıdır; somut olayda tahsil edilmiş bir tecil faizi bulunmadığından bu kapsamda bir hata da yoktur.

🏛️ Anayasa Mahkemesinin mülkiyet hakkı incelemesi

Başvurucu adil yargılanma ve mülkiyet hakkının ihlalini ileri sürmüş; Anayasa Mahkemesi başvuruyu yalnız mülkiyet hakkı yönünden, bilinen basamaklarla incelemiştir:

  • Mülkün varlığı: Asıl alacağa bağlı ferî bir hak olan faiz alacağı da ekonomik değer taşır. Yargı kararıyla iade edilen 166.219,08 TL’ye bağlı faiz talebinin mülk kavramına dâhil olduğu “tartışmasız” bulunmuştur.
  • Müdahalenin türü: Yargı kararlarının kesinleşmesiyle “vergi” adı altında tahsil edilen tutar kamu alacağı niteliğini yitirmiş, başvurucu yönünden kamuya karşı ileri sürülebilir bir alacağa dönüşmüştür. Bu nedenle olay, vergilerin tahsili kapsamında değil mülkten barışçıl yararlanma hakkı yönünden incelenmiştir.
  • Kanunilik: Faiz talebinin reddi VUK m.112’ye dayandırılmıştır; Mahkeme işlemin şeklî anlamda kanuni dayanağı bulunduğunu kabul etmiştir.
  • Meşru amaç: Kamu kaynaklarının korunması ve mali dengenin sağlanması meşru amaç olarak görülmüştür.
  • Ölçülülük: Belirleyici aşama burasıdır. Mahkeme, bölge idare mahkemesinin paranın idare nezdinde uzun süre kalmasından doğan değer kaybını hiç tartışmadığını tespit etmiştir.

Ölçülülük değerlendirmesinde Mahkeme, kendi önceki vergi iadesi kararına atıfla haksız tahsil edilen bir tutarın iadesinin yalnızca nominal bedelle sınırlı tutulamayacağını, bireyin tasarruftan mahrum kaldığı süredeki kaybı giderecek bir faiz veya benzeri telafi mekanizması gerektiğini hatırlatmıştır. Aksi hâlde devletin mülkiyet hakkını koruma yükümlülüğü “hakkın yalnızca şeklen tanınmasıyla sınırlı” kalacaktır.

Mahkeme ayrıca Danıştay Dördüncü, Üçüncü, Dokuzuncu ve Yedinci Dairelerinin, yasal dayanaktan yoksun tahsil edilen vergilerin tecil faizi işletilerek iade edilmesi gerektiğine ilişkin kararlarını ve VDDK’nın 02.03.2022 tarihli aykırılığın giderilmesi kararını anmıştır. Bu kurala göre faiz talebi, iadeden ayrı ve bağımsız olarak, asıl alacağın düzeltme zamanaşımı süresi içinde düzeltme ve şikâyet yoluyla istenebilir. Bölge idare mahkemesinin bu içtihat çizgisine yer vermeden sonuca ulaşması, mülkiyet hakkını orantısız biçimde sınırlamıştır.

Sonuçta mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmiş; dosyanın yeniden yargılama için İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesine iletilmek üzere İstanbul 9. Vergi Mahkemesine gönderilmesine ve başvurucuya 487,60 TL harç ile 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan 40.487,60 TL yargılama gideri ödenmesine hükmedilmiştir. Başvurucu ihlalin tespiti ile yeniden yargılama talep etmiş olup kararda ayrıca tazminata hükmedilmemiştir.

📎 Kararın tam metni: Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümünün 18.05.2026 tarihli, 2021/22795 başvuru numaralı ihlal kararı PDF olarak buradan okunabilir.

🧮 VUK m.112/4 ve faizin tazmin işlevi

Uyuşmazlığın merkezindeki hüküm, 213 sayılı Kanun’un 112. maddesinin dördüncü fıkrasıdır. Bu fıkra Anayasa Mahkemesinin 10.02.2011 tarihli E.2008/58, K.2011/37 sayılı kararıyla iptal edilmiş, 31.05.2012 tarihinde 6322 sayılı Kanun’la yeniden düzenlenmiştir. Yürürlükteki metne göre fazla veya yersiz tahsil edilen vergiler; yersiz tahsilat mükelleften kaynaklanıyorsa düzeltme başvurusu tarihinden, diğer hâllerde verginin tahsili tarihinden düzeltme fişinin tebliğine kadar geçen süre için tecil faizi oranında hesaplanan faizle birlikte iade edilir.

Bireysel başvuru kararında aktarılan 2011 tarihli iptal gerekçesine göre yersiz tahsil edilen vergi, tespit edildiği andan itibaren mükellef için bir alacaktır; kişi bu süre boyunca parayı kullanamaz, enflasyon da mülkün gerçek değerini azaltır. Gelir İdaresi Başkanlığı ise yargı kararıyla iade edilen vergilere faiz uygulanacağına dair kanuni bir düzenleme bulunmadığını savunmuştur.

🔗 Sitedeki benzer vergi iadesi kararlarıyla farkı

Yersiz tahsilatın faiziyle iadesi, sitede daha önce Danıştay kararları üzerinden ele alınmıştır. KKDF iadesinde tecil faizi yazısında tartışma, iptal edilen bir tahakkuk sonrasında hangi faiz oranının uygulanacağı ve faize faiz yasağı üzerinedir. DİBS faizinde stopaj iadesi kararında ise kesintinin vergi hatası sayılıp sayılmayacağı tartışılmıştır.

Bu kararın farkı, tartışmanın anayasal düzlemde yürümesidir: soru artık “hangi yol işletilir?” değil, “iade faizsiz yapılırsa mülkiyet hakkı korunmuş olur mu?” sorusudur.

📌 Karardan öne çıkan noktalar

  • Faiz, iade borcunun parçası sayıldı: Haksız tahsil edilen vergi yalnız anapara olarak iade edildiğinde iade eksik kalır; Mahkeme bunu mülkiyet hakkına orantısız müdahale saymıştır.
  • Vergi niteliği yargı kararıyla sona erer: Kesinleşen iptal kararıyla tahsil edilen tutar kamu alacağı olmaktan çıkar, mükellefin devlete karşı alacağına dönüşür.
  • Faiz ayrı bir başvuruyla da istenebilir: Karar, VDDK’nın faiz talebinin asıl alacağın düzeltme zamanaşımı süresi içinde iadeden bağımsız olarak düzeltme-şikâyet yoluyla istenebileceğine ilişkin kararını aktarmıştır.
  • Gerekçe eksikliği belirleyici oldu: Bölge idare mahkemesinin değer kaybını hiç tartışmaması ve yerleşik Danıştay içtihadına yer vermemesi ihlal sonucunda ağırlık taşımıştır.

❓ Merak edilenler

Anayasa Mahkemesi vergi kesintisinin hukuka aykırı olup olmadığını mı inceledi?

Hayır. Kesintinin açık vergi hatası olduğu vergi yargısında, VDDK’nın 07.12.2022 tarihli kararıyla kesinleşmişti. Bireysel başvurunun konusu, iade edilen 166.219,08 TL için kesinti tarihinden iade tarihine kadar faiz ödenmemesiydi.

Bölge idare mahkemesi faiz talebini neden reddetmişti?

Bölge idare mahkemesine göre VUK m.116 ve devamındaki düzeltme-şikâyet yolu yalnız açık vergi hatalarıyla sınırlıydı; olayda tahsil edilmiş bir tecil faizi bulunmadığından bu kapsamda bir hata da yoktu. Anayasa Mahkemesi bu gerekçenin, paranın değer kaybını ve yerleşik Danıştay içtihadını tartışmadığını tespit etmiştir.

Kararda hangi faiz oranından söz ediliyor?

İlk derece mahkemesi, 6183 sayılı Kanun’a göre belirlenen tecil faizi oranında faiz ödenmesine hükmetmişti. VUK m.112/4 de fazla veya yersiz tahsil edilen vergilerin bu oranda hesaplanan faizle iadesini öngörür. Anayasa Mahkemesi ise oran belirlememiş, değer kaybının hiç gözetilmemesini ihlal sebebi saymıştır.

İhlal kararından sonra dosya nereye gönderildi?

Karar, yeniden yargılama yapılmak üzere İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesine iletilmek üzere İstanbul 9. Vergi Mahkemesine gönderilmiştir. Ayrıca 40.487,60 TL yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine hükmedilmiştir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgilerine iletişim sayfasından ulaşılabilir; vergi ve anayasa yargısına ilişkin diğer karar değerlendirmeleri Emsal Kararlar sayfasında yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümünün Kararlar Bilgi Bankasında ve 30.10.2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan bireysel başvuru kararından derlenmiştir. Başvurucu, vekil, raportör ve heyet üyelerinin adları ile emsal kararlardaki kişi adları yazıya ve PDF’e alınmamıştır. Karar, 2018-2020 yıllarında yapılan kesinti, iade ve faiz başvurularına ve o dönemin mevzuatına dayanır. Benzer görünen bir uyuşmazlıkta sonuç; ödemenin tarihine ve niteliğine, iadenin hangi yolla yapıldığına, başvuru sürelerine ve yargı kararlarının içeriğine göre farklılaşabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Av. Veli Savun

Soru & Cevap · İstanbul Barosu 75235

Bu konuda sorunuz mu var?

Sorunuzu yazın, Av. Veli Savun bu sayfada yanıtlasın. Adınızı yazmanız gerekmez.

Örnek sorular — birine dokunun, kendi durumunuza göre düzenleyin:

Kişisel verileriniz hakkında

Savun Hukuk & Danışmanlık, soru ve yorumunuzu sitede yayımlamak ve yanıtlamak; "beni arasın" seçeneğini işaretlerseniz telefon numaranızı yalnız sizi aramak için işler (6698 s. KVKK m.5/2-c ve f). Rumuzunuz ve metniniz yayımlanır; telefonunuz, IP adresiniz ve metnin temizlenmeden önceki hali yayımlanmaz. Telefon kaydı talebiniz sonuçlandıktan sonra en geç 12 ay içinde silinir. Haklarınız (m.11) için büromuza başvurabilirsiniz.

Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir; avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz ve somut dosyanız için hukuki görüş yerine geçmez. Tüm soru ve cevaplar →

Başa dön tuşu
🌐 English — international victims of online investment fraud