Okuyucularımızın sorularını Av. Veli Savun yanıtlıyorSorularınızı Av. Veli Savun yanıtlıyorSoru sorun →
Emsal KararlarVergi Hukuku

Akaryakıt ÖTV Artışına Baro Davası – Danıştay 7. D 2025/4344

Temmuz 2023’ün ortasında iki düzenleme art arda yayımlandı. 15 Temmuz’da Resmî Gazete’ye giren 7456 sayılı Kanun, deprem kayıplarının telafisi için ek motorlu taşıtlar vergisi getirirken Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 12. maddesini de değiştirerek Cumhurbaşkanına (I) sayılı listedeki maktu vergi tutarlarını “beş katına kadar” artırma yetkisi tanıdı. Ertesi gün yayımlanan 7390 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ise bu yetkiyi kullanarak akaryakıt ürünlerinin de yer aldığı (I) sayılı listedeki ÖTV tutarlarını yeniden belirledi. Bir baro, bu Kararın iptali ve dayanağı kanun hükümlerinin Anayasa Mahkemesine taşınması istemiyle doğrudan Danıştay’da dava açtı.

Danıştay Yedinci Dairesi, 16.12.2025 tarihli ve E.2023/2549, K.2025/4344 sayılı kararıyla, baronun dava açma ehliyetini usulde oyçokluğuyla kabul etmiş, Anayasa’ya aykırılık iddiasını ciddi bulmamış ve davayı esasta oybirliğiyle reddetmiştir. Danıştay Savcısı ise aksi yönde, kanun hükmünün Anayasa Mahkemesine götürülmesi gerektiği görüşündeydi.

Kısa özet: Dava, 4760 sayılı ÖTV Kanunu’na ekli (I) sayılı listedeki mallara ilişkin maktu ÖTV tutarlarını yeniden belirleyen 15.07.2023 tarihli ve 7390 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının iptali istemine ilişkindir. Daire, Kararın Anayasa’nın 73. maddesi ve ÖTV Kanunu m.12/2-a ile Cumhurbaşkanına verilen yetki kullanılarak, kanunda öngörülen sınırlar içinde çıkarıldığını ve vergilendirme ilkelerine aykırı olmadığını belirterek davayı reddetmiştir. Karara karşı Vergi Dava Daireleri Kuruluna 30 gün içinde temyiz yolu açık bırakılmıştır.

⛽ Uyuşmazlığa konu iki düzenleme

Davayı anlamak için Temmuz 2023’te yapılan değişikliğin iki ayağını birlikte görmek gerekir:

  • Kanun ayağı: 14.07.2023 tarihli ve 7456 sayılı Kanun’un 12. maddesiyle ÖTV Kanunu’nun 12. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (a) bendi değiştirilmiştir. Buna göre Cumhurbaşkanı, (I) sayılı listede yer alan veya yeniden belirlenmiş sayılan maktu vergi tutarlarını her bir mal itibarıyla en yüksek vergi tutarının beş katına kadar artırmaya, sıfıra kadar indirmeye yetkilidir. Aynı maddeye eklenen (5) numaralı fıkrayla da maktu tutarların, Ocak ve Temmuz aylarında yurt içi üretici fiyat endeksinde son altı ayda meydana gelen değişim oranında kendiliğinden yeniden belirlenmiş sayılacağı kurala bağlanmıştır.
  • İdari işlem ayağı: 16.07.2023 tarihli ve 32250 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 15.07.2023 tarihli ve 7390 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile (I) sayılı listenin (A) ve (B) cetvellerindeki mallara ilişkin ÖTV tutarları yeniden belirlenmiştir.

Davacı, Cumhurbaşkanı Kararının iptalini; Kararın dayanağı olan m.12/2-a ile m.12/5 hükümlerinin ise Anayasa’ya aykırılık nedeniyle Anayasa Mahkemesine gönderilmesini istemiştir. Yani dava hem bir düzenleyici işlemi hem de dolaylı olarak kanunun kendisini hedef almaktadır.

📣 Baronun iddiaları, idarenin savunması

Davacının ileri sürdüğü başlıca gerekçeler şunlardır:

  • Kanun hükümleri, yasama yetkisinin devredilemezliğini düzenleyen Anayasa m.7 ile vergilerin kanunla konulup değiştirileceğini öngören m.73/3’e açıkça aykırıdır; Cumhurbaşkanına verilen yetki “bağlı yetki” sınırlarını aşarak yasama yetkisinin devri anlamına gelmektedir.
  • Artışların deprem kayıplarının telafisi için yapıldığı söylense de gelirlerin bu amaçla kullanılacağına dair bir açıklama yoktur; kamu yararı ve zorunluluk iddiası dayanaksızdır.
  • Karar, vergilendirmede belirlilik, geriye yürümezlik ve hukuki güvenlik ilkelerini zedelemektedir.

Davalı idare ise öncelikle davanın ehliyet yönünden reddini istemiştir. Esasa ilişkin savunmada, 14.05.2018-01.03.2022 arasında uygulanan eşel mobil sistemiyle yaklaşık 85 milyar TL gelirden tüketiciler lehine vazgeçildiği, salgın ve deprem kaynaklı kayıpların giderilmesi için 7456 sayılı Kanun’la vergisel düzenlemeler yapıldığı, Cumhurbaşkanına tanınan yetkinin kanuni sınırlar içinde kullanıldığı ve akaryakıt fiyatlarının serbest piyasada oluştuğu belirtilmiştir.

🧾 Danıştay Savcısının farklı görüşü

Dosyanın en dikkat çekici yanı, Danıştay Savcısının düşüncesidir. Savcı önce ehliyet itirazını ele almış; iptal davalarında menfaat ilişkisinin dar yorumlanmaması gerektiğine dair İçtihadı Birleştirme Kurulu kararına dayanarak, ÖTV tutarlarındaki değişikliğin herkesin ödeyeceği vergi miktarını doğrudan etkilediğini ve davacının dava ehliyeti bulunduğunu belirtmiştir.

Esasa ilişkin olarak savcı, Anayasa Mahkemesinin maktu vergi tutarlarının belirli sınırlar içinde yürütmece değiştirilebileceğini kabul eden kararlarını ve deprem amaçlı ek motorlu taşıtlar vergisini Anayasa’ya uygun bulan E.2023/131, K.2023/160 sayılı kararını aktarmıştır. Ancak 4760 sayılı Kanun’un 12. maddesinde farklı bir sorun görmüştür:

  • Tutarlar her altı ayda bir ÜFE oranında kendiliğinden yükselmekte, Cumhurbaşkanı da “yeniden belirlenmiş sayılan” en yüksek tutarın beş katına kadar artırma yetkisine sahip bulunmaktadır.
  • Kanunda, beş kat artırma yetkisinin her endeks güncellemesinden sonra yeniden doğup doğmadığı açıklanmamıştır.
  • Önceden bilinemeyen endeks artışlarıyla beş kat yetkisinin kümülatif etkisi düşünüldüğünde, yetkinin alt ve üst sınırı öngörülebilir değildir; bu durum verginin kanuniliği ve belirlilik ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.

Savcı bu nedenle Anayasa’ya aykırılık iddiasını ciddi bulmuş ve itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulmasını, aksi hâlde davanın reddini önermiştir. Danıştay Tetkik Hâkimi ise doğrudan ret görüşündeydi.

🏛️ Usul: baro böyle bir dava açabilir mi?

Daire, 2577 sayılı Kanun’un 2. maddesinin (a) bendindeki “menfaatleri ihlal edilenler” ölçütünü esas almıştır. Kararla belirlenen ÖTV tutarlarının gerçek ve tüzel kişilerin harcamalarında ödeyecekleri vergiyi doğrudan etkilediğini, bu nedenle davacının Kararın iptalini istemekte menfaati bulunduğunu kabul ederek ehliyet itirazını reddetmiştir.

Bu sonuca bir üye katılmamıştır. Karşı oya göre barolar, tüzel kişiliklerini etkileyen ve kendileriyle bağ kurulabilen işlemlere karşı dava açabilir; genel refah, ekonomi politikaları ya da vatandaşların hak ve menfaatleri gibi konulara dayanarak toplum adına dava açma ehliyetleri yoktur. Karar metni, usulde azınlıkta kalan üyenin 2577 sayılı Kanun’un 22. maddesi ve Vergi Dava Daireleri Kurulu içtihadı uyarınca esasa ilişkin oylamaya da katıldığını not etmektedir.

📎 Kararın tam metni: Danıştay Yedinci Dairesinin 16.12.2025 tarihli, E.2023/2549, K.2025/4344 sayılı ret kararı PDF olarak buradan okunabilir.

📐 Esas: yetki sınırları aşıldı mı?

Daire, değerlendirmesini verginin yasallığı ilkesi ve normlar hiyerarşisi üzerine kurmuştur. Gerekçenin ana halkaları şöyledir:

  • Anayasa’nın 73. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır.
  • Aynı maddenin dördüncü fıkrası, bu ilkenin istisnası olarak muaflık, istisna, indirim ve oranlara ilişkin hükümlerde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapma yetkisinin Cumhurbaşkanına verilebileceğini öngörür.
  • İdarenin takdir yetkisi, vergilendirmenin temel öğeleriyle ilgili olmamak şartıyla ayrıntı ve teknik konularda kullanılabilir.
  • Uyuşmazlığın çözümü, 7390 sayılı Kararla belirlenen maktu tutarların ÖTV Kanunu m.12/2-a’daki yetki içinde kalıp kalmadığının tespitine bağlıdır.

Daire bu çerçevede, dava konusu tutar değişikliğinin Anayasa m.73 ve ÖTV Kanunu m.12/2-a ile verilen yetki kullanılarak, kanunda öngörülen sınırlar dahilinde yapıldığı ve vergilendirme ilkelerine aykırılık taşımadığı sonucuna ulaşmış; davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davalı lehine vekâlet ücretine hükmetmiştir.

🔄 Tartışmanın düğüm noktası: endeks ve “beş kat”

Karar, sonucu itibarıyla yürütmenin maktu ÖTV tutarlarını değiştirme yetkisine ilişkin yerleşik çizgiyle uyumludur: Anayasa m.73/4 kapsamındaki yetki, Anayasa Mahkemesinin E.2005/73, K.2008/59 sayılı kararında da belirtildiği gibi maktu vergi tutarlarını da kapsar ve kanunun çizdiği sınırlar içinde kullanıldıkça kanunilik ilkesine aykırı sayılmaz.

Ancak dosyada asıl ilginç olan, Daire gerekçesinin kısa kaldığı noktadır. Savcının ileri sürdüğü sorun, tek tek tutarların sınır içinde olup olmadığı değil, sınırın kendisinin otomatik endeksleme ile birlikte belirli olup olmadığıdır. Daire bu iddiayı ciddi görmeyerek esasa geçmiş, ancak beş kat yetkisinin her endeks güncellemesinden sonra yenilenip yenilenmediği sorusuna ayrıca ayrıntılı bir cevap vermemiştir. Bu yönüyle karar, temyiz aşamasında Vergi Dava Daireleri Kurulunun bakışını merak konusu hâline getirmektedir.

Cumhurbaşkanı kararıyla yapılan vergisel düzenlemelerin yargısal denetimine ilişkin farklı bir örnek için KKM kur farkı istisnası tebliğ iptali, deprem kaynaklı ek vergiler için emisyon primine deprem ek vergisi ve yürütmeye verilen yetkide kanun şartı için döviz ve hisse yetkisinde kanun şartı yazılarına bakılabilir. Akaryakıtta ÖTV’nin bayi düzeyindeki boyutu ise belgesiz akaryakıtta bayiye ÖTV kararında ele alınmıştır.

❓ Sık sorulanlar

Danıştay akaryakıttaki ÖTV artışını hukuka uygun buldu mu?

Bu kararda evet. Daire, 7390 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla (I) sayılı listedeki mallar için belirlenen tutarların ÖTV Kanunu m.12/2-a’nın Cumhurbaşkanına verdiği yetki içinde ve kanunda öngörülen sınırlar dahilinde belirlendiğini, vergilendirme ilkelerine aykırılık bulunmadığını belirterek davayı reddetmiştir. Karar ilk derece kararıdır ve Vergi Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık bırakılmıştır.

Baronun bu davayı açma ehliyeti kabul edildi mi?

Kabul edildi, ancak oyçokluğuyla. Çoğunluk, ÖTV tutarlarının herkesin ödeyeceği vergiyi doğrudan etkilediğini ve menfaat ihlali koşulunun gerçekleştiğini kabul etti. Karşı oydaki üye ise baroların toplum adına, genel ekonomik politikalara dayanarak dava açma ehliyeti bulunmadığını belirtmiştir.

Kanun hükmü Anayasa Mahkemesine gönderildi mi?

Hayır. Danıştay Savcısı, ÜFE’ye bağlı otomatik artış ile beş kat artırma yetkisinin birlikte değerlendirildiğinde yetkinin sınırlarının öngörülemez olduğunu belirterek itiraz yoluyla başvuru önermişti. Daire ise Anayasa’ya aykırılık iddiasını ciddi bulmamış ve işin esasına geçmiştir.

ÖTV tutarları her altı ayda bir kendiliğinden mi artıyor?

ÖTV Kanunu’nun 7456 sayılı Kanun’la eklenen 12. maddesinin (5) numaralı fıkrasına göre (I) sayılı listedeki maktu tutarlar, Ocak ve Temmuz aylarında yurt içi üretici fiyat endeksinde son altı ayda meydana gelen değişim oranında yeniden belirlenmiş sayılır. Cumhurbaşkanı, uygulama dönemlerini belirlemeye veya yeniden belirlenmiş sayılan tutarların uygulanmamasına karar vermeye de yetkilidir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgilerine iletişim sayfasından ulaşılabilir; vergi uyuşmazlıklarına ilişkin diğer karar değerlendirmeleri Emsal Kararlar sayfasında yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Danıştay Yedinci Dairesinin mevzuat.adalet.gov.tr üzerinden yayımlanan kararından derlenmiştir. Kaynakta taraf, vekil, tetkik hâkimi ve savcı adları anonimdir. Karar, ilk derece sıfatıyla verilmiş olup temyiz yolu açık bırakılmıştır; yazının hazırlandığı tarih itibarıyla kesinleşme durumu kaynak metinden anlaşılamamaktadır. Vergi tutarlarına ilişkin düzenlemeler, karar tarihinden sonra yapılan Cumhurbaşkanı kararları ve kanun değişiklikleriyle farklılaşmış olabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Av. Veli Savun

Soru & Cevap · İstanbul Barosu 75235

Bu konuda sorunuz mu var?

Sorunuzu yazın, Av. Veli Savun bu sayfada yanıtlasın. Adınızı yazmanız gerekmez.

Örnek sorular — birine dokunun, kendi durumunuza göre düzenleyin:

Kişisel verileriniz hakkında

Savun Hukuk & Danışmanlık, soru ve yorumunuzu sitede yayımlamak ve yanıtlamak; "beni arasın" seçeneğini işaretlerseniz telefon numaranızı yalnız sizi aramak için işler (6698 s. KVKK m.5/2-c ve f). Rumuzunuz ve metniniz yayımlanır; telefonunuz, IP adresiniz ve metnin temizlenmeden önceki hali yayımlanmaz. Telefon kaydı talebiniz sonuçlandıktan sonra en geç 12 ay içinde silinir. Haklarınız (m.11) için büromuza başvurabilirsiniz.

Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir; avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz ve somut dosyanız için hukuki görüş yerine geçmez. Tüm soru ve cevaplar →

Başa dön tuşu
🌐 English — international victims of online investment fraud