Aile Konutunu Yeğene Vasiyet – Yargıtay 7. HD 2026/3002

Çocuğu olmayan bir kişi, eşiyle birlikte oturduğu binadaki payını noterde düzenlettiği resmî vasiyetnameyle yeğenlerine bırakır. Ölümünden sonra vasiyetnameyi öğrenen eş iki ayrı yol dener: önce vasiyetnamenin tamamen iptalini, bu olmazsa saklı payının korunmasını ister. Dosyanın düğüm noktası, “aile konutu” niteliğinin tek başına vasiyeti geçersiz kılıp kılmadığı ve yeğenlerle birlikte mirasçı olan eşin saklı payının ne kadar olduğudur.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 04.06.2026 tarihli ve E.2025/2298, K.2026/3002 sayılı kararıyla, vasiyetnamenin iptali isteminin reddini, terditli tenkis isteminin ise kabulünü onaylayan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi kararını oy birliğiyle ve kesin olarak onamıştır. Sonuçta vasiyet ayakta kalmış, ancak eşin saklı payını aşan kısım için her bir yeğenden 1.444.160,00 TL tenkis bedeli hüküm altına alınmıştır.
📜 2010 vasiyetnamesi ve 2014’te açılan miras
Mirasbırakan, ölümünden yaklaşık üç buçuk yıl önce, 05.07.2010 tarihinde bir noterlikte düzenleme şeklinde (resmî) vasiyetname yaptırmıştır. Vasiyetnameye göre murisin İstanbul Gaziosmanpaşa’da, üzerinde dükkân ve dairelerden oluşan bir bina bulunan arsa nitelikli taşınmazdaki 44/347 payı, iki yeğenine bırakılmıştır.
Muris 01.01.2014 tarihinde evli ve çocuksuz olarak ölmüştür. Sulh hukuk mahkemesinden alınan mirasçılık belgesine göre geride sağ kalan eş ile murisin kendisinden önce ölen kardeşlerinin çocukları, yani yeğenleri kalmıştır. Miras 24 pay kabul edildiğinde 12 pay eşe düşmektedir. Vasiyetle kendilerine pay bırakılan iki davalı da bu yeğenler arasındadır.
Eş, dava dilekçesinde vasiyete konu taşınmazın murisle birlikte oturdukları aile konutu olduğunu ileri sürmüştür. Dava 2014 yılında Gaziosmanpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış (2014/285 E.) ve ancak 2024 yılında karara bağlanmıştır.
⚖️ Eşin iki kademeli talebi, yeğenlerin savunması
Davacı eş taleplerini terditli, yani kademeli olarak ileri sürmüştür:
- Asıl talep: Vasiyetnamenin iptali. Gerekçe olarak murisin yaşlı ve hasta olduğu, davalıların onu istedikleri yönde yönlendirdiği ve aile konutunun yeğenlere vasiyet edilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
- Terditli talep: İptal mümkün değilse saklı payı aşan vasiyetin tenkisi ve tenkis bedelinin ölüm tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili.
Davalılar ayrı ayrı cevap vermiştir. Savunmalarına göre murisin sağlığına ilişkin iddialar doğru değildir. Muris yurt dışında çalışıp Türkiye’ye dönmüş, döndükten sonra kendisiyle yakından ilgilenilmiştir. Vasiyete konu pay aile konutu niteliği taşımamaktadır. Muris sağlığında başka şehirlerdeki taşınmazlarını davacı eşe bırakmış, ölümünden sonra eşe dul aylığı ve bankada yaklaşık 129.000 Euro nakit kalmıştır. Vasiyete konu payın değeri yaklaşık 181.199,00 TL‘dir ve taşınmaz için diğer paydaşlarca ortaklığın giderilmesi davası açılmıştır. Bu tabloda saklı payın zedelenmediğini savunmuşlardır.
🔎 İptal neden tutmadı?
İlk derece mahkemesi (2024/83 K.) vasiyetnamenin iptali istemini üç gerekçeyle reddetmiştir:
- Şekil: Vasiyetname resmî vasiyetname şartlarına uygun olarak düzenlenmiştir. Bölge adliye mahkemesi de vasiyetnamenin TMK m.533 ve devamı maddelerine uygun olduğunu belirtmiştir.
- Ehliyet: Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Dairesinin 01.02.2021 tarihli raporuna göre muris, vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte fiil ehliyetine sahiptir.
- Konu ve irade: Murisin aile konutu olan taşınmazını vasiyete konu etmesi hukuka aykırılık sayılmamıştır. İradenin sakatlandığı ya da murisin baskı altında olduğu iddiası ise ispatlanamamıştır.
Kararın bu bölümü, aile konutu ile vasiyet özgürlüğü arasındaki ilişki bakımından açıklayıcıdır. Eşin, aile konutunun yeğenlere bırakılmasını “açıkça hukuka aykırı” olarak nitelendirmesi kabul görmemiştir. Mahkeme, murisin aile konutu üzerinde de ölüme bağlı tasarrufta bulunabileceğini kabul etmiş; eşin korunmasını iptal yolunda değil, saklı pay ve tenkis yolunda aramıştır.
🧮 Tenkis: 1.444.160,00 TL’lik iki hüküm
Terditli tenkis talebinde ilk derece mahkemesi şu tespitleri yapmıştır:
- Muris 01.01.2014’te ölmüştür; tenkis davası bir yıllık hak düşürücü süre içinde açılmıştır.
- Terekeye dahil bütün malvarlığı tespit edilmiş ve bilirkişi aracılığıyla ölüm tarihindeki değerlerine göre belirlenmiştir.
- Alınan raporlarda kısmen hesap hataları bulunduğu görülmüş, ancak yeniden rapor alınmamış; hatalar mahkemece resen hesaplama yapılarak düzeltilmiştir.
- Bu hesaba göre vasiyet, davacı eşin saklı payını zedelemiştir.
Mahkeme tenkis davasını kabul ederek davalı yeğenlerin her birinden 1.444.160,00 TL‘nin, tercih hakkının kullanıldığı 21.09.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline hükmetmiştir. Davacı faizi ölüm tarihinden istemişti; mahkeme faiz başlangıcını tercih hakkının kullanıldığı güne bağlamıştır.
Tutarlar dikkat çekicidir: Davalılar payın değerini yaklaşık 181.199,00 TL olarak bildirmişken, hüküm altına alınan toplam bedel 2,8 milyon TL’yi aşmaktadır. Kararda bu farkın nasıl oluştuğu ayrıca açıklanmamıştır; tenkis hesabı tek bir pay üzerinden değil, terekenin tamamı ve eşin saklı payı üzerinden yapılmıştır.
🏛️ İstinaf ve Yargıtay onaması
Davalıların istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi (2024/880 E., 2025/594 K.) dosyayı yeniden değerlendirmiş ve iki talep yönünden de ilk derece kararını yerinde bulmuştur. Mirasçılık belgesini, vasiyetnameyi ve Adli Tıp raporunu tek tek ele alan Daire, iptal isteminin reddinde yanılgı görmemiş; tenkis yönünden de kararın usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Davalılar temyizde şu itirazları ileri sürmüştür:
- Saklı pay ihlal edilmemiştir.
- Vasiyet edilen taşınmaz üzerinde ipotek borcu vardır ve bu borç terekenin pasifinde yer almalıdır.
- Bilirkişi raporunda hesaplama hatası yapılmıştır.
- Murisin aktifi gizlenmiş, dosya dışında kalan taşınmazları mahkemece araştırılmamıştır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi uyuşmazlığı “vasiyetnamenin iptali ve tenkis istemi” olarak nitelendirmiş ve bölge adliye mahkemesi kararlarının yalnız HMK m.371’deki sebeplerden biri varsa bozulabileceğini hatırlatmıştır. Kararın tarafların iddia ve savunmalarına, delillere, uygulanacak hukuk kurallarına ve ispat kurallarına uygun olduğunu, temyiz nedenlerinin bozmayı gerektirmediğini belirterek kararı HMK m.370/1 uyarınca ONAMIŞTIR. Karar oy birliğiyle ve kesin olarak verilmiştir.
👥 Yeğenlerle mirasçı olan eşin saklı payı
Kararın sonucunu anlamak için TMK’daki saklı pay oranlarına bakmak gerekir. TMK m.506/4’e göre sağ kalan eşin saklı payı, altsoy veya ana ve baba zümresiyle birlikte mirasçı olması hâlinde yasal miras payının tamamı, diğer hâllerde yasal payının dörtte üçüdür. Kardeşlerin saklı payını düzenleyen bent ise 2007 yılında yürürlükten kaldırılmıştır. Bu dosyada yeğenler, murisin kardeşleri aracılığıyla ana-baba zümresinden mirasçıdır. Dolayısıyla:
- Eşin yasal payı terekenin yarısıdır (24 payda 12 pay) ve bu yarının tamamı saklı paydır.
- Yeğenler saklı pay sahibi değildir; murisin vasiyetle onlara pay bırakması mümkündür, ancak eşin saklı payını aşamaz.
- Vasiyet saklı payı aştığı ölçüde iptal edilmez; tenkis edilir.
Davalıların “eşe nakit ve başka taşınmazlar kaldı” savunması bu nedenle tek başına yeterli olmamıştır. Mahkeme terekenin tamamını ölüm tarihindeki değerleriyle belirlemiş, vasiyetin eşin saklı payını zedelediğini hesapla tespit etmiştir. Temyizdeki ipotek borcu ve gizlenen aktif itirazları da Yargıtay tarafından bozma sebebi sayılmamıştır.
Süre yönünden TMK m.571, tenkis davası açma hakkının saklı payın zedelendiğinin öğrenilmesinden itibaren bir yıl, vasiyetnamelerde her hâlde açılma tarihinden itibaren on yıl geçmekle düşeceğini öngörür. Bu dosyada dava, ölümün olduğu yıl içinde açıldığından süre sorunu çıkmamıştır.
Tenkiste değerleme tarihi ve tercih hakkının etkisine ilişkin farklı bir dosya için tenkiste değerleme tarihi kararına, resmî vasiyetnamenin şekil şartlarına ilişkin bir örnek için okur-yazar olmayanın vasiyetnamesi kararına bakılabilir. Bu dosyanın ayırt edici yönü, aile konutu iddiasının iptal sebebi olarak dinlenmemesi ve eşin korunmasının tamamen saklı pay üzerinden sağlanmasıdır.
❓ Sık sorulan sorular
Eşle birlikte oturulan ev başkasına vasiyet edilebilir mi?
Çocuğu olmayan murisin eşinin saklı payı ne kadardır?
Vasiyetnamenin iptali ile tenkis aynı davada istenebilir mi?
Tenkis bedeline hangi tarihten faiz işletildi?
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında yer almaktadır; miras ve saklı pay uyuşmazlıklarına ilişkin diğer kararlar Emsal Kararlar sayfasından izlenebilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan onama kararından derlenmiştir. Yargıtay ayrıntılı bir gerekçe kurmamış, bölge adliye mahkemesi kararını temyiz sebepleri yönünden denetlemiştir; tenkis hesabının ayrıntıları karar metninde yer almamaktadır. Benzer görünen bir uyuşmazlıkta sonuç; mirasçıların zümresine, terekenin aktif ve pasifine, değerleme tarihine, vasiyetnamenin şekline ve murisin ehliyetine ilişkin delillere göre farklılaşabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.




