Ceza HukukuEmsal KararlarForex Hukuku

E-Para Firmasına Müzekkere Cezası – Yargıtay 7. CD 2026/7278

Dolandırıcılık soruşturmalarında paranın izini sürmek, çoğu zaman tek bir yazıyla başlar: Cumhuriyet savcılığı, suçta kullanıldığı düşünülen hesabın bulunduğu kuruluştan hesap sahibinin kimliğini, hareket dökümünü ve bağlantı kayıtlarını ister. Bankaların yanında artık elektronik para ve ödeme kuruluşları da bu yazışmaların doğal muhatabıdır. Peki kuruluş, istenen bilgiyi bulabilmek için savcılıktan ek veri talep ederse ve bu arada cevap gecikirse, kuruluşa “emre aykırı davranış” nedeniyle idari para cezası verilebilir mi?

Yargıtay 7. Ceza Dairesi, 22.06.2026 tarihli ve E.2023/19944, K.2026/7278 sayılı kararında, bu soruya doğrudan bir cevap vermek yerine kanun yararına bozma yolunun sınırını çizmiştir. Bir elektronik para ve ödeme kuruluşuna 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca verilen 581,00 TL idari para cezasına yönelik başvurunun reddi kararı Adalet Bakanlığınca kanun yararına bozma yoluna taşınmış; Daire, sulh ceza hâkimliğinin dosyadaki delilleri tartışıp takdir ederek karar verdiğini, delil takdirine dayalı kararların kanun yararına bozma konusu olamayacağını belirterek istemi oy birliğiyle reddetmiştir.

Kısa özet: Nitelikli dolandırıcılık soruşturması yürüten Cumhuriyet başsavcılığı, bir elektronik para ve ödeme kuruluşundan suçta kullanılan hesaba ilişkin bilgiler istemiştir. Kuruluş, sorgulama yapabilmek için kart numarası, IBAN, kimlik numarası ve dekont gibi ek veriler talep etmiş; savcılık dekontu gönderince de cevap vermiştir. Bu süreç devam ederken kuruluşa Kabahatler Kanunu m.32 uyarınca 581,00 TL idari para cezası verilmiş, sulh ceza hâkimliği cezaya karşı başvuruyu reddetmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, yazışma trafiği karşısında başvurunun kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek kanun yararına bozma istemiştir. 7. Ceza Dairesi, hâkimliğin delil takdirine dayalı kararının bu olağanüstü yolla denetlenemeyeceğini belirterek istemi reddetmiştir.

🗓️ Savcılık ile kuruluş arasındaki yazışma takvimi

Dosyanın arka planında, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının nitelikli dolandırıcılık suçundan yürüttüğü 2022/48337 sayılı soruşturma bulunmaktadır. Suçta kullanıldığı değerlendirilen hesabın bir elektronik para ve ödeme hizmetleri şirketi nezdinde olduğu anlaşılınca, başsavcılık bu kuruluşa yazı göndermiştir. Karar metnine yansıyan sıralama şöyledir:

Tarihİşlem
16.11.2022Başsavcılık; hesabın hangi şubeye ait olduğunu, hesap sahibinin kimlik ve iletişim bilgilerini, hesap ekstresini, suçta kullanılan GSM numarası ile SMS raporlarını ve IP bilgilerini istedi.
09.12.2022Başsavcılık, ilk yazının akıbetini sordu.
16.12.2022Kuruluş cevap yazısı gönderdi; ayrıntılı inceleme için işlem yapılan kart numarası, IBAN numarası, hesap sahibinin kimlik numarası ve varsa dekont gibi bilgilerin iletilmesi gerektiğini bildirdi.
19.01.2023Başsavcılık, kuruluşun yazısını ilgi tutarak soruşturma dosyasındaki dekontu ekledi ve bilgi talebini yeniledi.
30.01.2023İdari Yaptırım Bürosu, kuruluş hakkında 581,00 TL idari para cezası kararı verdi.
01.02.2023Kuruluş, müzekkereye cevap verdi.

Bu tablo, uyuşmazlığın özünü gösterir: kuruluş ilk yazıya hiç dönmemiş değildir; ancak ilk dönüşü bilgi vermek yerine ek veri istemek şeklinde olmuş, nihai cevap ise ceza kararından iki gün sonra gelmiştir.

⚖️ Ceza nasıl verildi, itiraz nereye gitti?

İdari yaptırım kararı, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı İdari Yaptırım Bürosunun 30.01.2023 tarihli, 2023/36 idari yaptırım defter ve 2023/67 karar sayılı kararıdır. Gerekçe, kuruluşun başsavcılığın 16.11.2022 tarihli müzekkeresine cevap vermemek suretiyle müzekkere gereğini yerine getirmemesidir. Hukuki nitelendirme, Kabahatler Kanunu’nun “Emre aykırı davranış” başlıklı 32. maddesidir.

Kuruluş vekili karara karşı başvuruda bulunmuştur. Kabahatler Kanunu’nun 27. maddesine göre idari para cezasına karşı tebliğ veya tefhimden itibaren on beş gün içinde sulh ceza mahkemesine (bugünkü uygulamada sulh ceza hâkimliğine) başvurulabilir. Kayseri 1. Sulh Ceza Hâkimliği, 31.05.2023 tarihli ve 2023/2340 değişik iş sayılı kararıyla başvuruyu reddetmiştir.

📨 Başsavcılığın kanun yararına bozma gerekçesi

Adalet Bakanlığı, 30.10.2023 tarihli yazısıyla CMK 309/1 uyarınca kanun yararına bozma isteminde bulunmuş; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da 28.11.2023 tarihli ve KYB-2023/115568 sayılı tebliğnameyle dosyayı Daireye göndermiştir.

İstemin dayanağı, yukarıdaki yazışma trafiğidir. Başsavcılığa göre kuruluş 16.12.2022 tarihli yazısıyla müzekkereye cevap vermiş, detaylı inceleme için gerekli verileri istemiş; başsavcılık dekontu gönderdikten sonra da 01.02.2023 tarihinde ikinci kez cevap vermiştir. Bu durumda müzekkereye “cevap vermeme” şeklinde bir kabahat bulunmadığından, hâkimliğin başvuruyu kabul etmesi gerekirken reddetmesi isabetsizdir.

🔒 Dairenin cevabı: delil takdiri bu yolun dışında

7. Ceza Dairesi, istemi esastan tartışmaya girmeden kanun yararına bozma yolunun kapsamı yönünden değerlendirmiştir. Daire, 26.10.1932 tarihli ve 29/12 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile bu karar esas alınarak verilen Ceza Genel Kurulu ve daire kararlarına atıf yapmıştır. Bu içtihada göre:

  • Kabul edip etmemek hâkimin veya mahkemenin takdirine bağlı istekler hakkında verilen kararlar,
  • Kanıtların değerlendirilmesine ilişkin kararlar,
  • Şahsi hakka ilişkin kararlar

kanun yararına bozma konusu olamaz. Daire, hâkimliğin istemde ileri sürülen hususlar yönünden dosyadaki tüm delilleri tartışıp takdir ederek karar verdiğini tespit etmiş ve delil takdiri yapılarak verilen kararlar aleyhine bu yola gidilemeyeceğini belirtmiştir.

Sonuç olarak tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmemiş, CMK 309’daki koşulları taşımayan kanun yararına bozma isteminin oy birliğiyle reddine ve dosyanın hâkimliğe sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine 22.06.2026 tarihinde karar verilmiştir.

📎 Karar metni: Kararın tam metni, Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan hâliyle derlenmiştir; kuruluşun ticaret unvanı kaynakta anonimleştirilmiştir.

📚 Kararın arkasındaki kurallar

Kabahatler Kanunu m.32: Yetkili makamlar tarafından adli işlemler nedeniyle ya da kamu güvenliği, kamu düzeni veya genel sağlığın korunması amacıyla hukuka uygun olarak verilen emre aykırı hareket eden kişiye idari para cezası verilir; cezaya emri veren makam karar verir. Kanun metnindeki yüz Türk lirası tutar, aynı Kanun’un 17/7. maddesi gereği her yıl yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır. Dosyadaki 581,00 TL’lik tutar bu artırılmış miktara karşılık gelmektedir. Maddenin ikinci fıkrası, hükmün ancak ilgili kanunda açıkça hüküm bulunan hâllerde uygulanabileceğini de öngörmektedir; karar metni bu yönü ayrıca tartışmamıştır.

CMK m.332: Soruşturma ve kovuşturma sırasında Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından yazılı olarak istenen bilgilere on gün içinde cevap verilmesi zorunludur; bu süre içinde bilgi verilmesi imkânsızsa sebebi ve en geç hangi tarihte cevap verilebileceği aynı süre içinde bildirilir. Bu hüküm, bilgi istenen kuruluşların yazışma pratiğinde temel çerçeveyi oluşturur; ancak Daire kararında ayrıca uygulanmış değildir.

CMK m.309: Kanun yararına bozma, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlerdeki hukuka aykırılıkların giderilmesi için öngörülmüş olağanüstü bir yoldur. Ceza muhakemesi içtihadı, bu yolun maddi vakıaların yeniden tartılması için kullanılamayacağını uzun süredir kabul etmektedir; 7278 sayılı karar bu çizgiyi bir idari yaptırım dosyasında tekrar etmiştir.

🏦 Ödeme kuruluşları bakımından anlamı

Karar, “ek veri talep eden kuruluşa ceza verilemez” ya da “verilir” şeklinde genel bir ilke koymamaktadır. Daire, yalnızca hâkimliğin bu konudaki takdirinin kanun yararına bozma yoluyla denetlenemeyeceğini söylemiştir. Bu nedenle kararın pratik etkisi daha çok usul boyutundadır:

  • İdari para cezasına karşı yapılan başvurunun sulh ceza hâkimliğinde reddi hâlinde, hâkimliğin yazışma tarihlerini ve cevap içeriklerini nasıl değerlendirdiği belirleyici hâle gelir.
  • Hâkimliğin bu değerlendirmesi delil takdiri niteliği taşıdığından, sonradan Adalet Bakanlığı aracılığıyla kanun yararına bozma yoluna başvurulsa bile Daire bu yolda vakıaları yeniden tartmamaktadır.
  • Dosyada kuruluşun ilk yazıya verdiği cevabın içeriği, ek veri talebinin gerekçesi ve savcılığın ek bilgiyi ne zaman ilettiği gibi hususlar, uyuşmazlığın asıl görüldüğü aşamada önem taşır.
  • Ceza tutarının düşük olması, uyuşmazlığın ilkesel önemini azaltmaz; ödeme kuruluşları, dolandırıcılık soruşturmalarında sıkça bilgi istenen muhataplar arasındadır.

Ödeme ve elektronik para kuruluşlarının hukuki konumuna ilişkin farklı açılardan yazılar da seride yer almaktadır: izinsiz ödeme kuruluşu faaliyeti suçuna ilişkin 7. Ceza Dairesi kararı ile e-para kuruluşunda devreden zarar konusundaki Danıştay kararı bunlardan ikisidir. Kanun yararına bozmanın dolandırıcılık soruşturmalarında farklı bir kullanımı için Telegram üzerinden kripto yatırım dolandırıcılığı yazısına bakılabilir.

💬 Merak edilenler

Yargıtay, kuruluşa verilen cezanın doğru olduğunu mu söyledi?

Hayır. Daire cezanın yerindeliği hakkında esasa ilişkin bir değerlendirme yapmamıştır. Hâkimliğin delilleri tartışıp takdir ederek karar verdiğini ve böyle bir kararın kanun yararına bozma konusu olamayacağını belirtmiştir. Sonuç olarak hâkimliğin ret kararı yerinde kalmıştır.

Kanun yararına bozmayı kim, neden istedi?

İstem, Adalet Bakanlığının CMK 309/1 uyarınca yaptığı başvuru üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tebliğnameyle Daireye iletilmiştir. Gerekçe, kuruluşun 16.12.2022 ve 01.02.2023 tarihlerinde müzekkereye cevap verdiği, dolayısıyla cevap vermeme şeklinde bir kabahatin bulunmadığıdır.

Ceza miktarı neden 581,00 TL?

Kabahatler Kanunu m.32’deki tutar yüz Türk lirası olarak yazılmıştır; ancak aynı Kanun’un 17/7. maddesi uyarınca idari para cezaları her yıl yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır. Karar metninde ceza tutarı 581,00 TL olarak yer almaktadır.

Asıl dolandırıcılık soruşturmasının sonucu kararda yer alıyor mu?

Hayır. Karar yalnızca kuruluşa verilen idari para cezasına ilişkindir. Nitelikli dolandırıcılık soruşturmasının sonucu veya şüpheliler hakkında bir bilgi karar metninde bulunmamaktadır.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim sayfası üzerinden ulaşım bilgilerine, Emsal Kararlar arşivinden serinin diğer yazılarına erişilebilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin Karar Arama sisteminde yayımlanan kanun yararına bozma isteminin reddi kararından derlenmiştir. Karar, idari para cezasının yerindeliği hakkında esasa ilişkin bir tespit içermemektedir. Yazışma tarihleri, talep edilen bilgilerin niteliği ve itiraz aşamasındaki deliller farklı olan dosyalarda sonuç değişebilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu