İhalenin Feshinde %10 Para Cezası – AYM 2022/49505

İcra yoluyla satılan bir taşınmaz için açılan fesih davası reddedilince, davayı açan taraf yalnızca davasını kaybetmez; ihale bedelinin belirli bir oranında para cezası da öder. Peki bu ceza her dosyada aynı oranda mı uygulanır? Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümünün 20/5/2026 tarihli, 2022/49505 başvuru numaralı kararı, kanunun hâkime tanıdığı takdir yetkisinin gerekçesiz biçimde üst sınırdan kullanılmasını mahkemeye erişim hakkının ihlali saydı. Karar 17/9/2026 tarihli ve 33373 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı.
🔨 İcra İhalesi ve Açılan Fesih Davası
Başvurucu şirketin bir bankadan kullandığı kredinin teminatı olarak, üçüncü kişiye ait bir taşınmaz üzerinde ipotek tesis edilmiştir. Borcun ödenmemesi üzerine Konya 3. İcra Müdürlüğünün 2019/10597 sayılı dosyası kapsamında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatılmış ve taşınmaz 28/9/2021 tarihinde yapılan ihalede satılmıştır.
Başvurucu 4/10/2021 tarihinde ihalenin feshi istemiyle dava açmıştır. Dava dilekçesinde ileri sürülen başlıca iddialar şunlardır: ödeme emri ekinde takibe dayanak belge suretlerinin gönderilmediği, ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiği, ödeme emrinde borç miktarının gerçek tutarın iki katı olarak (3.996.294,46 TL yerine 7.992.588,92 TL) görüldüğü, hesap kat ihtarnamesinin usulüne uygun tebliğ edilmemesi nedeniyle açılan davanın istinafta derdest olduğu ve 2004 sayılı Kanun’un 363. maddesi uyarınca satışın yapılamayacağı, ayrıca satış ilanı ile şartnamede taşınmazın önemli özelliklerine yer verilmediği.
⚖️ Derece Mahkemeleri Ne Karar Verdi?
Konya 2. İcra Hukuk Mahkemesi 2/12/2021 tarihinde davayı reddetmiştir. Gerekçede; icra emrinin vekile e-tebligat yoluyla 16/10/2020 tarihinde tebliğ edildiği, vekille temsil edilen işlerde asile tebliğ zorunluluğu bulunmadığı, ipoteğin paraya çevrilmesi yolundaki takiplerde dayanak belgenin tebliğinin zorunlu olmadığı, UYAP’ta görünen iki icra emri arasındaki tutar farkının aynı kalemlerin iki kez girilmesinden kaynaklandığı ve bu durumun ihalenin feshini gerektirmediği, satış ilanının 18/07/2021 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen bu yöndeki şikâyetin süresinde ileri sürülmediği belirtilmiştir. Mahkeme, davanın reddiyle birlikte ihale bedelinin %10’u olan 560.000 TL para cezasının başvurucudan alınarak Hazineye irat kaydına hükmetmiştir.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi 10/1/2022 tarihinde istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Kararda ihalenin feshi sebepleri dört başlıkta sıralanmış (ihaleye fesat karıştırılması, artırmaya hazırlık aşamasındaki hatalı işlemler, ihale sırasındaki hatalı işlemler ve alıcının taşınmazın önemli nitelikleri hakkında hataya düşürülmesi) ve icra emrinin tebliğindeki usulsüzlük iddiasının bu dava içinde incelenemeyeceği belirtilmiştir. Para cezası yönünden ise yalnızca “öne sürülen fesih nedenleri, taşınmazın değeri ile ihale bedeli nazara alındığında” ifadesine yer verilmiştir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 16/2/2022 tarihinde kararı onamış, hükmün kesinleşmesi üzerine 2/3/2022 tarihinde para cezasının tahsili için harç tahsil müzekkeresi düzenlenmiştir.
📏 Ölçülülük Denetimi: Elverişlilik, Gereklilik, Orantılılık
Anayasa Mahkemesi, şikâyetin özünü “davanın reddi yanında ek bir mali yükümlülük getirilmesi” olarak nitelendirmiş ve iddiayı Anayasa’nın 36. maddesindeki mahkemeye erişim hakkı kapsamında incelemiştir. Karara göre, reddedilen dava üzerinden hesaplanan mali bir külfet, kişinin mahkemeye başvurmasını engelleme ya da başvurmasını anlamsız kılma riski taşır; bu nedenle bir müdahale bulunmaktadır.
Müdahalenin ihlal oluşturup oluşturmadığı Anayasa’nın 13. maddesi ölçütleriyle sınanmıştır:
- Kanunilik: Müdahale 2004 sayılı Kanun’un 134. maddesinin (5) numaralı fıkrasına dayanmakta olup hüküm belirli ve öngörülebilirdir.
- Meşru amaç: Alacaklının alacağına zamanında kavuşması ve ihale alıcısının bedel ödeyerek edindiği hakkın korunması; yani mülkiyet hakkının korunması.
- Elverişlilik: İcra sürecinin sürüncemede bırakılmasını önlemek bakımından ceza elverişli bir araçtır.
- Gereklilik: Gereksiz fesih davalarının önlenmesi bakımından ek mali külfetin gerekli olmadığı sonucuna varılması güçtür.
- Orantılılık: Asıl tartışma buradadır; cezanın tutarı ve ilgilinin ödeme gücü gözetilmelidir.
Kararda ayrıca, 560.000 TL’lik tutarın Hazineye gelir kaydedilen bir bedel olduğu, alacaklıya ödenmediği ve borca mahsup edilmediği özellikle vurgulanmıştır.
✍️ İhlalin Nedeni: Gerekçesiz Üst Sınır
Anayasa Mahkemesi daha önce bir Genel Kurul kararında (B. No: 2015/18872, 22/11/2018), hâkime her olayın kendine özgü koşullarını değerlendirme imkânı tanımadan doğrudan %10 oranında ceza verilmesini öngören düzenlemeyi ölçüsüz bulmuştu. Kanun koyucu bu ihlalin sonuçlarını 24/11/2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanun’la gidermiş, oranı “yüzde onuna kadar” biçiminde esnetmiştir.
Somut olayda ise ilk derece mahkemesi, kanun değişikliğinin yürürlüğe girmesinden yalnızca iki gün sonra verdiği kararda, gerekçe göstermeksizin üst sınırdan ceza uygulamıştır. İstinaf dairesi de başvurucunun sıfatını ve ekonomik durumunu değerlendirmeden, talebin sırf süreci uzatmak amacıyla yapılıp yapılmadığını veya makul bir hukuki tartışmaya dayanıp dayanmadığını tartışmadan soyut ifadelerle oranı yerinde bulmuştur. Yargıtay Dairesi ise kendi yerleşik içtihadında para cezası oranını re’sen denetlediği hâlde, bu dosyada böyle bir değerlendirme yapmaksızın kararı onamıştır.
Sonuç olarak Mahkeme; alacaklının korunmasındaki yarar ile başvurucunun fesih iddiasını dava konusu edebilmesindeki menfaat arasında adil dengenin kurulamadığını, cezanın olağanın ötesinde bir külfet yüklediğini belirterek mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir. Cebri icra ve haciz uygulamalarına ilişkin bir başka tartışma için emekli maaşına haciz ve muvafakat konulu Yargıtay kararı incelenebilir.
🆕 İİK m.134’teki Kanun Değişiklikleri
İhalenin feshi davasının mali sonuçları son yıllarda iki kez değişmiştir. 24/11/2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanun’un 27. maddesiyle getirilen düzenlemede, icra mahkemesinin talebi (i) sıfat yokluğu nedeniyle, (ii) belirli kişiler bakımından feragat nedeniyle veya (iii) işin esasına girerek reddetmesi hâlinde, ihalenin feshini talep edeni ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûm edeceği öngörülmüştür. Aynı Kanun’la eklenen geçici 18. maddenin dördüncü fıkrası uyarınca, “yüzde ona kadar” ibaresine ilişkin hüküm görülmekte olan taleplere de uygulanmaktadır.
2004 sayılı Kanun’un 134. maddesi, 24/12/2025 tarihli ve 7571 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle yeniden düzenlenmiştir. Bu değişiklikle; sıfatı bulunmayan kişilerce yapılan fesih taleplerinin dosya üzerinden ve kesin olarak reddedileceği, teminatın veya nispi harcın yatırılmaması ya da eksik yatırılması hâlinde mahkemece iki haftalık kesin süre verileceği, bu süre içinde eksiklik giderilmezse talebin dosya üzerinden kesin olarak reddedileceği hükme bağlanmıştır. Maddede ayrıca, sıfatı bulunmayan kişilerin fesih talebinin ihale bedeli üzerinden nispi harca tabi olduğu ve ihale bedelinin yüzde beşi oranında teminat gösterilmesinin şart olduğu düzenlenmektedir.
🔄 İhlal Kararının Sonucu Nedir?
Anayasa Mahkemesi, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar ve zorunluluk bulunduğunu belirtmiş; kararın bir örneğinin Konya 2. İcra Hukuk Mahkemesine (E.2021/440, K.2021/626) gönderilmesine karar vermiştir. Yeniden yargılama yeterli giderim sağlayacağından tazminat talebi reddedilmiş, 664,10 TL harç ve 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 40.664,10 TL yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine hükmedilmiştir. Karar oybirliğiyle alınmıştır.
Kararın uygulamaya dönük özü şudur: ihale bedelinin yüzde onu bir otomatik oran değil, üst sınırdır. Oranın belirlenmesinde fesih sebeplerinin ağırlığı, talep sahibinin sıfatı, sürecin uzatılmasına matuf bir amaç bulunup bulunmadığı ve ilgilinin ödeme gücü somut biçimde tartışılmalıdır. Bu tartışma kararın gerekçesine yansımadığında, sonuç yalnızca bir usul eksikliği değil anayasal bir hak ihlali olarak nitelendirilmektedir.
Bu karara konu türden bir uyuşmazlık hakkında detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Serideki diğer kararlar Emsal Kararlar bölümünde yer almaktadır.
❓ Sıkça Sorulan Sorular
İhalenin feshi davası reddedilirse para cezası zorunlu mudur?
2004 sayılı Kanun’un 134. maddesinin beşinci fıkrasına göre icra mahkemesi, talebi işin esasına girerek reddederse ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına hükmeder. Dava tarihinde yürürlükte olan önceki metinde ise işin esasına girilmemesi nedeniyle ret hâlinde para cezasına hükmolunamayacağı belirtilmişti.
Para cezası alacaklıya mı ödenir, borca mahsup edilir mi?
Kararda bu tutarın devlet hazinesine gelir olarak kaydedildiği, alacaklıya ödenen ve dolayısıyla borca mahsup edilen bir para olmadığı açıkça belirtilmiştir.
Oranı istinaf ve temyiz mercileri kendiliğinden inceleyebilir mi?
Kararda atıf yapılan Yargıtay 12. Hukuk Dairesi içtihatlarında, para cezasının oranının hem istinaf hem de temyiz aşamasında re’sen değerlendirileceği belirtilmektedir. Anayasa Mahkemesi, somut dosyada bu değerlendirmenin yapılmamış olmasını eksikliğin giderilememesi olarak nitelendirmiştir.
Bu karar benzer dosyalarda doğrudan uygulanır mı?
Anayasa Mahkemesi kararları benzer nitelikteki uyuşmazlıklarda güçlü bir yol göstericidir; ancak her dosya kendi koşulları ve delilleriyle değerlendirilir. Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz.
Bu yazıda yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşır; karar özeti ilgili Anayasa Mahkemesi kararının Resmî Gazete’de yayımlanmış metninden aktarılmıştır ve her somut olay kendi delilleriyle değerlendirilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, şikâyet ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



