Bakım Devresinde Hırsızlık – Yargıtay 11. HD 2026/4456

Şantiyede bir gece 550 metre kablo sökülüp götürülür; hırsızlar elektrik hattını yedi ayrı noktadan da keserek hattın yeniden çalışması için 1.400 metre kabloya ihtiyaç doğurur. Yüklenici şirketin elinde inşaat all risk poliçesi vardır, ancak sigortacı ödeme yapmaz: poliçeye göre inşaat dönemi bir yıl önce bitmiş, olay “bakım devresi” içinde gerçekleşmiştir ve bakım devresindeki hırsızlık teminat dışıdır. Yüklenici ise binanın henüz geçici kabulünün yapılmadığını, yani işin fiilen sürdüğünü savunur. Soru şudur: inşaat sigortasında inşaat süresi takvimle mi, yoksa sahadaki gerçek duruma göre mi ölçülür?
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 09.09.2026 tarihli ve E.2025/7187, K.2026/4456 sayılı kararıyla, maddi sigorta süresinin poliçede gösterilen esas inşaat süresiyle sınırlı olduğunu, bu süre dolduktan sonra bakım devresinde gerçekleşen hırsızlığın teminat dışında kaldığını kabul eden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi kararını oy birliğiyle ve kesin olarak onamıştır.
🏗️ Şantiyede kablo hırsızlığı ve ret yazısı
Davacı, bir il emniyet müdürlüğü hizmet binasının yapım işini üstlenmiş bir yüklenici şirkettir. İş için davalı sigortacı nezdinde İnşaat All Risk Sigortası yaptırılmıştır. Poliçe 28.09.2015 tarihinde başlamakta, 17.10.2018 tarihinde sona ermektedir. Poliçenin son bir yıllık dilimi, yani 17.10.2017 ile 17.10.2018 arası, bakım devresi teminatı olarak düzenlenmiştir.
19.09.2018 tarihinde inşaat sahasında hırsızlık olmuştur. Dava dilekçesine göre 550 metre kablo çalınmış, elektrik akım kabloları yedi farklı yerden kesildiği için hattın yeniden işlev görmesi amacıyla toplam 1.400 metre kabloya ihtiyaç doğmuştur. Davacı, zararını yaklaşık 350.000,00 TL olarak açıklamıştır.
Sigortacı ödemeyi reddetmiştir. Gerekçesi, poliçede inşaat işleri döneminin 17.10.2017 tarihinde sona erdiği, hasarın bakım dönemi içinde gerçekleştiği ve bakım dönemindeki hırsızlığın teminat kapsamında olmadığıdır. Bunun üzerine yüklenici, fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak 122.427,77 TL‘nin temerrüt tarihinden işleyecek avans faiziyle tahsili için dava açmıştır.
⚖️ Yüklenicinin ve sigortacının tezleri
Davacı yüklenici, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun bir kararına dayanmıştır. Bu karara göre inşaat sigortalarında inşaat faaliyetlerinin başladığı tarihten geçici kabulün onaylanmasına kadar geçen süre inşaat süresi; geçici kabulden kesin kabule kadar geçen süre ise bakım evresidir. Davacıya göre geçici kabul 22.01.2019 tarihinde yapılmıştır; dolayısıyla Eylül 2018’deki hırsızlık inşaat süresinde gerçekleşmiştir ve zarar poliçe kapsamındadır.
Davalı sigortacı ise şu savunmaları ileri sürmüştür:
- Poliçede 17.10.2017’den sonraki dönem bakım devresi olarak belirlenmiştir; inşaat süresinin değiştirilmesi için süre uzatımı ya da zeyil talebinde bulunulmamıştır.
- Bakım devresi teminatı süresinde hırsızlıktan doğan zararlar teminat kapsamında değildir.
- Geçici kabulün yapıldığı ileri sürülen tarihte poliçe süresi zaten dolmuştur; yürürlükte bir poliçe yoktur.
- Olay inşaat döneminde kabul edilse bile şantiyenin tamamen kapalı olması, 24 saat güvenlik görevlisi bulunması ve gece aydınlatması yapılması şartları sağlanmamıştır.
- Hırsızlığın ve hasar miktarının ispatı gerekir; faiz ancak dava tarihinden istenebilir.
📐 İlk derece: 30 günlük ek süre hesabı
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi (sonradan kapatılan; 2019/60 E., 2021/706 K.) davayı kabul etmiştir. Mahkeme önce poliçedeki şu hükme dikkat çekmiştir: bakım devresi teminatı, poliçede yazılı bakım devresi süresi ne olursa olsun geçici kabulün yapılması ve/veya sigortalı kıymetin işletmeye açılmasıyla fiilen kendiliğinden başlar.
Mahkeme, ardından idarenin yazısına dayanmıştır. Valilik çevre ve şehircilik il müdürlüğü yazısında iş bitim tarihi 20.08.2018 olarak belirlenmiş, yükleniciye 30 günlük süre verilmesinin uygun olacağı belirtilmiştir. Bu 30 gün eklendiğinde iş bitim tarihi 20.09.2018 olmaktadır. Hırsızlık 19.09.2018’de gerçekleştiği için mahkemeye göre olay inşaat süresinde ve teminat kapsamındadır.
Diğer tespitler şöyledir:
- Dinlenen tanık, sahada güvenlik görevlisi bulunduğunu ve şantiyenin çitle çevrildiğini anlatmıştır.
- Hasar tutarı 250.046,80 TL olarak belirlenmiş; teminat limiti 150.000,00 TL olduğundan istenen 122.427,77 TL limit içinde kalmıştır.
- Taraflar tacir olduğu ve hasar dava öncesinde sigortacıya ihbar edildiği için ekspertiz tarihinden itibaren avans faizi uygulanmıştır.
Sonuçta 122.427,77 TL’nin 08.10.2018 tarihinden itibaren avans faiziyle sigortacıdan tahsiline hükmedilmiştir.
🔄 İstinaf: sözleşmedeki süre esastır
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi (2022/102 E., 2025/1237 K.) sigortacının istinafını kabul etmiş, ilk derece kararını kaldırarak davayı reddetmiştir. Daire, inşaat sigortasının yapısını şöyle açıklamıştır:
- İnşaat sigortası yalnız esas inşaat süresi için koruma sağlar. Bu süreden sonra da sorumluluğu devam eden yüklenicinin bakım devresi için sigortacıyla ayrıca anlaşması ve ek prim ödemesi gerekir.
- Bakım devresinde sigortacı açısından risk azalır ve poliçe “all risks” niteliğinden çıkar. Bu devrede genellikle yalnız eksikliklerin tamamlanması sırasında ve bu faaliyetlerle sınırlı olarak yüklenicinin neden olduğu zarar ve hasarlar güvence altındadır.
- Doğal afet, yangın, hırsızlık gibi nedenlerden doğan zararlar, eksikliklerin giderilmesi faaliyetleriyle ilgili olmadığından bakım devresi teminatının dışında kalır.
Somut olayda poliçenin son yılı bakım devresi olarak belirlenmiş, inşaat süresinin uzatılması için zeyilname düzenlenmemiş, ayrıca poliçenin 7. sayfasında bakım devresinde gerçekleşecek hırsızlık veya hırsızlığa teşebbüs sonucu oluşan zararların teminat harici olduğu açıkça yazılmıştır.
Daire, ilk derece mahkemesinin yaklaşımına da cevap vermiştir: inşaatın fiilen bitirilmemiş olması gerekçesiyle sözleşmedeki esas inşaat süresinin de uzadığını kabul etmek, sigortacıyı sözleşmede kararlaştırılan inşaat süresini aşan biçimde sorumlu tutmak anlamına gelir. Bu nedenle maddi sigorta süresi, sigorta sözleşmesinde gösterilen esas inşaat süresiyle sınırlıdır.
🏛️ Yargıtay: kesin onama
Kararı davacı yüklenici temyiz etmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi davayı, inşaat all risk poliçesine dayalı hasar bedelinin tazmini istemi olarak nitelendirmiştir.
Daire, bölge adliye mahkemesinin HMK m.355 ve devamı maddeleri kapsamında yaptığı incelemede, saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön bulunmadığını; HMK m.369/1 ve 371’in uygulanmasını gerektiren nedenlerin de olmadığını belirtmiştir. Davacının temyiz itirazları reddedilmiş, bölge adliye mahkemesi kararı HMK m.370/1 uyarınca ONANMIŞTIR. Karar 09.09.2026 tarihinde kesin olarak ve oy birliğiyle verilmiştir.
🔧 Bakım devresi teminatının sınırı
Kararın merkezinde iki farklı “süre” kavramının çatışması vardır. Biri, inşaat sözleşmesi ve idare açısından işin fiilen ne zaman bittiğini gösteren geçici kabul tarihidir. Diğeri, sigorta sözleşmesinde tarafların kararlaştırdığı esas inşaat süresidir. İlk derece mahkemesi birincisini, istinaf ve Yargıtay ise ikincisini esas almıştır.
Onanan kararın ayırt edici noktaları şöyle özetlenebilir:
- Teminat süresi sözleşmeden doğar: İnşaatın sahada uzaması, sigortacının üstlendiği “tüm riskler” dönemini kendiliğinden uzatmamaktadır.
- Bakım devresi dar bir teminattır: Bu devrede koruma, eksikliklerin giderilmesi faaliyetlerine bağlı zararlarla sınırlıdır; hırsızlık gibi dış etkenler kapsam dışında kalır.
- Açık istisna kaydı belirleyicidir: Poliçede bakım devresindeki hırsızlığın teminat dışı olduğu ayrıca yazılmıştır.
- Güvenlik şartları tartışması sonuca etki etmemiştir: Olay teminat süresi dışında kaldığı için şantiyenin kapalı olup olmadığı, güvenlik görevlisi ve aydınlatma şartlarının sağlanıp sağlanmadığı, sonucu belirleyen mesele olmamıştır.
İlk derece mahkemesi, bakım devresinin geçici kabulle “fiilen kendiliğinden” başlayacağını söyleyen poliçe hükmünü öne çıkarmıştı. Bölge adliye mahkemesinin gerekçesinde ise belirleyici unsurlar, poliçede gösterilen esas inşaat süresi, süre uzatımı için zeyilname bulunmaması ve bakım devresindeki hırsızlığa ilişkin açık istisna kaydıdır. Yargıtay, bu gerekçeyi hukuka uygun bulmuştur.
🗓️ Takvim kayarsa poliçe ne olur?
Yapım işlerinde ek süre verilmesi ve geçici kabulün gecikmesi sık görülür. Bu karar, böyle bir uzamanın sigorta ilişkisine kendiliğinden yansımadığını göstermektedir. Davalı sigortacının savunmasında ve bölge adliye mahkemesinin gerekçesinde öne çıkan unsur, süre uzatımı için zeyil talep edilmemiş olmasıdır.
Kararın onadığı gerekçe şu sıralamayı izlemektedir:
- Poliçede esas inşaat süresi ve bakım devresi ayrı ayrı belirlenmiştir.
- İş programındaki uzama sigortacıya bildirilip poliçeye zeyille yansıtılmadıkça esas inşaat süresi değişmez.
- Esas inşaat süresi bitince poliçe “all risks” niteliğini kaybeder ve yalnız bakım devresi teminatı kalır.
- Bakım devresinde, poliçede ayrıca istisna edilen hırsızlık zararı karşılanmaz.
Teminat türleri ve inşaat sigortasının genel yapısı hakkında İnşaat All Risk (CAR) ve Montaj Sigortası yazısı ayrıntılı bilgi sunmaktadır. Poliçedeki özel bir kaydın tazminatı nasıl etkileyebileceğine farklı bir branştan örnek olarak kiraya verilen araçta kasko klozu kararına bakılabilir.
❓ Sık sorulan sorular
İnşaat all risk poliçesinde bakım devresi ne demektir?
Geçici kabul yapılmadıysa inşaat süresi devam etmiş sayılmaz mı?
Şantiyede güvenlik görevlisi bulunması sonucu değiştirir miydi?
Bu karara karşı başka bir kanun yolu var mı?
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgilerine iletişim sayfasından ulaşılabilir; sigorta uyuşmazlıklarına ilişkin diğer güncel kararlar Emsal Kararlar sayfasında yer almaktadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan onama kararından derlenmiştir. Yargıtay ayrı bir ilke cümlesi kurmamış, bölge adliye mahkemesinin gerekçesini yerinde bulmuştur. Benzer bir uyuşmazlıkta sonuç; poliçedeki esas inşaat süresine ve bakım devresi tanımına, özel şart ve istisna kayıtlarına, düzenlenmiş zeyilnamelere, iş programındaki değişikliklerin sigortacıya bildirilip bildirilmediğine ve hasarın nedenine göre farklılaşabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.




