Emsal Kararlarİdare ve Kamu Personeli Hukuku

Afiş Cezasında Gerekçesiz Üst Had – AYM 2022/60808

Bir otobüs durağına yapıştırılan kâğıt afiş, hukuk düzeninde iki ayrı değere aynı anda dokunur: bir yanda düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğü, öte yanda kentin görüntü düzeni ve çevrenin korunması. Kabahatler Kanunu bu dengeyi izin şartıyla kurmuştur; izinsiz asılan afiş idari para cezasını gerektirir. Ancak cezanın varlığı kadar miktarı da anayasal denetime tabidir ve kanunun öngördüğü en yüksek tutara gerekçesiz biçimde ulaşılması, meşru bir yaptırımı ölçüsüz bir müdahaleye dönüştürebilir.

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü, 16.09.2025 tarihli ve 2022/60808 başvuru numaralı kararıyla, izinsiz afiş asma kabahati nedeniyle iki başvurucuya ayrı ayrı uygulanan 18.028 TL’lik idari para cezalarını incelemiştir. Mahkeme, izin şartının ve yaptırımın kendisinin zorunlu bir toplumsal ihtiyaca karşılık geldiğini kabul etmiş; buna karşın cezanın alt sınırın otuz katını aşan üst hadden verilmesinin yeterli gerekçeye dayanmadığını tespit ederek Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine oybirliğiyle karar vermiştir.

Kısa özet: Bir siyasi partinin kurucusu ve yöneticisi olduklarını belirten iki kişi, bir söyleşiyi duyurmak için Aydın’da otobüs duraklarına ve trafo üzerlerine afiş asmıştır. Kolluk, 5326 sayılı Kanun m.42 uyarınca her birine 2022 yılı üst haddi olan 18.028 TL idari para cezası vermiş; gerekçe olarak bir gün önce de afiş asıldığını, hakkında başka adli tahkikatlar bulunduğunu ve Kanun m.15/1’deki içtima kuralını göstermiştir. Sulh ceza hâkimlikleri itirazları reddetmiştir. Anayasa Mahkemesi, farklı zamanlarda işlenen kabahatlerin nasıl “tek fiil” sayıldığının açıklanmadığını, sayılan nedenlerin alt sınırdan ayrılmayı haklı kılsa bile en üst tutarı karşılamadığını belirterek ihlal kararı vermiş, yeniden yargılama yolunu açmış, tazminat taleplerini reddetmiştir.

🪧 Duraklara asılan söyleşi duyurusu

Başvurucular, bireysel başvuru formunda bir siyasi partinin kurucusu, üyesi ve yöneticileri olduklarını belirtmiştir. 26.03.2022 tarihinde Aydın’ın bazı mahalle ve caddelerindeki otobüs duraklarına ve trafo üzerlerine, aynı gün bir kafede yapılacak ücretsiz bir sunum ve söyleşiyi duyuran afişler astıkları kolluk görevlilerince tespit edilmiştir.

Bu tespit üzerine 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 42. maddesi uyarınca her bir başvurucuya izinsiz afiş asma kabahatinden ayrı ayrı 18.028 TL idari para cezası uygulanmıştır. Karar metninde yer alan bilgiye göre bu tutar, 2022 yılı için kabahatin öngörülen üst sınırıdır; alt sınır ise 581 TL’dir.

Afişlerin içeriği nedeniyle herhangi bir adli soruşturma yapıldığına dair bir açıklama dosyada bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, yalnızca izinsiz asmanın idari yaptırımı ve bu yaptırımın tutarı üzerinde yoğunlaşmıştır.

⚖️ Sulh ceza hâkimliklerindeki itiraz süreci

Başvurucular, Aydın 1. Sulh Ceza Hâkimliğine itiraz ederek afişlerdeki ifadelerin suç unsuru taşımadığını, siyasi kimlikleri nedeniyle yaptırıma maruz kaldıklarını ve cezanın hiçbir gerekçe gösterilmeden en üst hadden verildiğini ileri sürmüştür.

İl Emniyet Müdürlüğünün hâkimliğe sunduğu cevap yazılarında üst hadde ilişkin şu açıklamalar yer almıştır:

  • Başvuruculara bir gün önce, 25.03.2022 tarihinde de afiş asmaları nedeniyle 581 TL idari para cezası verildiği,
  • Başvurucuların aynı eylemi sürdürmesi nedeniyle Kanun’un 15. maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezanın üst hadden belirlendiği,
  • Başvurucular hakkında daha önce çeşitli suçlardan adli tahkikat yapıldığı ve izinsiz afiş asmadan çok sayıda idari yaptırım uygulandığı.

Hâkimlik 19.04.2022 tarihinde, eylemin tutanakla sabit olduğunu ve yaptırım kararının hukuka uygun bulunduğunu belirterek itirazları reddetmiştir. Bu karara yapılan itirazlar da Aydın 2. Sulh Ceza Hâkimliğince 11.05.2022 tarihinde kesin olarak reddedilmiştir. Anayasa Mahkemesi, aynı konudaki iki başvuruyu (2022/60808 ve 2022/62044) birleştirerek incelemiştir.

🔍 Mahkemenin üç aşamalı testi

Mahkeme, başvuruyu ifade özgürlüğü kapsamında ele almış ve izinsiz afiş nedeniyle idari para cezası uygulanmasının bu özgürlüğe bir müdahale olduğunu kabul etmiştir. Müdahalenin Anayasa’ya uygunluğu, Anayasa’nın 13. maddesindeki ölçütlerle sınanmıştır.

Kanunilik: Müdahalenin dayanağı olan Kabahatler Kanunu m.42’nin kanunilik ölçütünü karşıladığı kabul edilmiştir. Mahkeme, kamuya ait alanlarda yetkili makamın, özel alanlarda malikin iznini arama konusunda kanun koyucunun takdir yetkisi bulunduğunu hatırlatmıştır.

Meşru amaç: Müdahalenin Anayasa’nın 26. maddesinin ikinci fıkrasında sayılan kamu düzeni amacına yönelik olduğu belirlenmiştir.

Demokratik toplumda gereklilik: Bu aşamada Mahkeme, başvurucuların aleyhine sayılabilecek tespitler de yapmıştır. Kanun gerekçesinde izin şartının görüntü kirliliğini engelleme amacına dayandırıldığını, afişlerin gelişigüzel ve süresiz biçimde yapıştırılmasının çevre kirliliğine yol açacağını belirtmiştir. İnternet ve sosyal medya gibi alternatif iletişim yollarının yaygın olduğu, ayrıca izin alınarak mevzuata uygun afiş asmanın da mümkün olduğu bir ortamda, görüntü kirliliği yaratacak biçimde kamusal alana afiş asmanın ifade özgürlüğünün etkin kullanımı için zorunlu olmadığı değerlendirilmiştir. Dolayısıyla yaptırımın zorunlu bir toplumsal ihtiyaca karşılık geldiği sonucuna varılmıştır.

📏 Kararı belirleyen nokta: ölçülülük

İhlal sonucunu doğuran, yaptırımın varlığı değil miktarıdır. Mahkeme, 2022 yılında m.42’deki cezanın 581 TL ile 18.028 TL arasında belirlendiğini, başvuruculara ise doğrudan üst sınırın uygulandığını tespit etmiştir.

İdarenin gösterdiği nedenler —yakın tarihte aynı kabahatin işlenmesi, başka adli tahkikatlar— karşısında Mahkeme şu değerlendirmeyi yapmıştır: bu nedenler, cezanın alt sınırdan ayrılması için bir gerekçe olarak kabul edilse bile en üst hadden yaptırım uygulanması için yeterli değildir. Bu tespitle Mahkeme, alt sınırın üzerine çıkmayı haklı kılabilecek bir gerekçe ile azami tutara ulaşmayı haklı kılacak gerekçenin aynı şey olmadığını vurgulamıştır.

Sonuç olarak müdahalenin zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamakla birlikte orantılı olmadığı, bu nedenle demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun sayılamayacağı belirtilmiştir. Mahkeme, ifade özgürlüğüne gerekçesiz ya da yetersiz gerekçeyle yapılan müdahalelerin Anayasa’nın 26. maddesini ihlal edeceğine ilişkin yerleşik içtihadına da atıf yapmıştır.

📎 Karar metni: Kararın tam metni Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi Bankasında yayımlanan hâliyle derlenmiştir; heyet, raportör, başvurucu ve vekil adları ile atıf yapılan kararların başvurucu adları metne alınmamıştır.

🧩 “Tek fiil” ve içtima kuralının yanlış okunması

Kararın en öğretici bölümü, Kabahatler Kanunu m.15/1’e dayanılarak üst hadde ulaşılmasına yöneltilen eleştiridir. Bu hüküm, bir fiil ile birden fazla kabahatin işlenmesi hâlinde, tanımlarda yalnızca idari para cezası öngörülmüşse en ağır idari para cezasının verileceğini düzenler. Hükmün işlevi, farklı kabahat tanımlarına aynı anda uyan tek bir davranışta hangi tanımın cezasının uygulanacağını belirlemektir; cezayı kendi aralığı içinde yükseltmek için bir ölçü getirmez.

Somut olayda ise bir gün arayla, yani farklı zamanlarda gerçekleşen ve aynı kabahat tanımına giren eylemler söz konusudur. Mahkeme, idare ve yargı mercilerinin kararlarında şu iki sorunun yanıtsız kaldığını tespit etmiştir:

  • Farklı günlerde işlenen kabahatlerin nasıl “bir fiil” olarak nitelendirildiği,
  • Aynı kabahat kapsamındaki eylemlerden hangisinin cezasının diğerinden “daha ağır” olduğu.

Kanun’un yürürlükteki metni de bu ayrımı destekler niteliktedir. m.15/2, aynı kabahatin birden fazla işlenmesi hâlinde her biri için ayrı idari para cezası verileceğini öngörür; m.42/1’in son cümlesi ise aynı içerikteki afiş ve ilanların tek fiil sayılacağını belirtir. Bu düzenlemeler, içtima kuralının cezanın tutarını belirleyen bir “ağırlaştırma” aracı olarak kullanılmasının kanun sistematiğiyle bağdaşmadığını gösterir. Mahkeme bu noktada bir kanun yorumu dayatmamış; ancak gerekçenin bu soruları karşılamamasını ölçülülük denetiminde belirleyici saymıştır.

🔁 Giderim: yeniden yargılama, tazminat yok

Başvurucular ihlal tespiti ve yeniden yargılamanın yanı sıra 18.028 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminat talep etmiştir. Mahkeme, 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesi çerçevesinde ihlalin sonuçlarının giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunduğunu belirtmiş ve karar örneğinin Aydın 1. Sulh Ceza Hâkimliğine (2022/1522 ve 2022/1523 D.İş) gönderilmesine hükmetmiştir.

Yeniden yargılamanın yeterli bir giderim sağlayacağı kabul edildiğinden tazminat talepleri reddedilmiştir. 30.000 TL vekâlet ücretinden oluşan yargılama giderinin başvuruculara müştereken ödenmesine karar verilmiştir.

Bu sonucun pratik anlamı şudur: ihlal kararı cezayı kendiliğinden ortadan kaldırmaz; dosya, Anayasa Mahkemesinin belirttiği ilkelere uygun yeni bir değerlendirme yapılmak üzere itiraz merciine geri döner. Hâkimlik, cezanın tutarını bu kez ölçülülük ve gerekçe gereklerini gözeterek yeniden ele alacaktır.

🧭 Kararın çizdiği sınırlar

Karar, izinsiz afiş asmanın serbest olduğu biçiminde okunmamalıdır. Mahkeme, izin şartını ve yaptırımı açıkça meşru görmüş; görüntü kirliliğinin önlenmesini zorunlu bir toplumsal ihtiyaç olarak nitelemiştir. İhlal, yalnızca tutarın belirlenme biçiminden doğmuştur.

Bu yönüyle karar, Anayasa Mahkemesinin idari yaptırımlarda gerekçe yükümlülüğüne ilişkin yaklaşımını sürdürmektedir. Seride incelenen trafik cezasına itirazın gerekçesiz reddi kararında da sulh ceza hâkimliklerinin itirazları somut gerekçeyle karşılaması gereği öne çıkmıştı. İfade özgürlüğünün farklı bir görünümü ise memurun sosyal medya eleştirisi yazısında ele alınmıştır.

Kararın genel bir ilke olarak özeti şöyle yapılabilir: kanunun tanıdığı geniş ceza aralığı, idareye sınırsız bir takdir alanı bırakmaz. Aralığın en üst noktasına ulaşıldığında, o noktayı haklı kılan nedenlerin idari kararda ve itiraz merciinin kararında somut biçimde açıklanması beklenmektedir.

❓ Sık sorulan sorular

Anayasa Mahkemesi afiş cezasını tamamen hukuka aykırı mı buldu?

Hayır. Mahkeme, Kabahatler Kanunu m.42’nin kanunilik ölçütünü karşıladığını, izin şartının görüntü kirliliğini önleme amacıyla meşru olduğunu ve yaptırımın zorunlu bir toplumsal ihtiyaca karşılık geldiğini kabul etmiştir. İhlal, cezanın gerekçesiz biçimde üst hadden belirlenmesinin ölçülülük ilkesine aykırı olmasından kaynaklanmıştır.

Bir gün önce de ceza almış olmak üst haddi haklı kılmaz mı?

Mahkemeye göre yakın tarihte aynı kabahatin işlenmesi ve başka adli tahkikatların varlığı, cezanın alt sınırdan ayrılması için bir gerekçe olarak kabul edilebilse bile en üst tutarın uygulanması için yeterli değildir. Ayrıca farklı günlerde işlenen eylemlerin içtima kuralı kapsamında nasıl “tek fiil” sayıldığı açıklanmamıştır.

Başvurucuların ödediği ceza ve tazminat talepleri ne oldu?

Mahkeme maddi ve manevi tazminat taleplerini, yeniden yargılamanın yeterli giderim sağlayacağı gerekçesiyle reddetmiştir. Cezanın akıbeti, karar örneğinin gönderildiği Aydın 1. Sulh Ceza Hâkimliğinde yapılacak yeniden yargılamada belirlenecektir. Başvuruculara ayrıca 30.000 TL yargılama gideri ödenmesine hükmedilmiştir.

Başvurucuların adil yargılanma ve kanunilik iddiaları ayrıca incelendi mi?

Başvurucular siyasi kimlikleri nedeniyle yaptırım uygulandığını, afiş asarken bizzat görülmediklerini ve bu yönden adil yargılanma hakkı ile suç ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiğini de ileri sürmüştür. Mahkeme başvuruyu bütünüyle ifade özgürlüğü kapsamında incelemiş ve hükmü bu hak yönünden kurmuştur.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim sayfası üzerinden ulaşım bilgilerine, Emsal Kararlar arşivinden serinin diğer yazılarına erişilebilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümünün Kararlar Bilgi Bankasında yayımlanan bireysel başvuru kararından derlenmiştir. İdari para cezası tutarları kararın ilgili olduğu 2022 yılına aittir ve her yıl yeniden değerleme oranında güncellenir. Afişin içeriği, asıldığı yer, izin durumu ve idarenin gerekçesi farklı olan dosyalarda sonuç değişebilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu