Emsal Kararlarİdare ve Kamu Personeli HukukuTrafik Kazası

Kendi İsteğiyle Alkol Ölçümü – Danıştay İDDK 2025/3000

Trafik denetiminde alkolmetre sonucuna itiraz eden bir sürücü, ertesi saatlerde bir hastaneye giderek kan alkol düzeyini kendi isteğiyle ölçtürmek isteyebilir. Böyle bir başvuruyu hastanelerin kabul etmemesi gerektiğini bildiren bir emniyet genelgesi, sağlık hizmetine müdahale midir, yoksa ölçüm güvenilirliğini koruyan bir uygulama talimatı mı? Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, İzmir’de 2017’de dağıtılan böyle bir genelgeye karşı açılan davada yetki sorusunu belirleyici kabul etti.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 02.12.2025 tarihli ve E.2025/282, K.2025/3000 sayılı kararıyla, İzmir Valiliği İl Emniyet Müdürlüğünün kişilerin kendi imkânlarıyla alkol ölçümü yaptırmak için hastanelere başvurmalarının karşılanmamasını öngören 16.10.2017 tarihli ve 64443 sayılı Genelgesini yetki yönünden hukuka aykırı bularak iptal eden Danıştay Sekizinci Dairesi kararının bu kısmını onamıştır. Karar kesin olup İçişleri Bakanlığının temyizi bakımından oyçokluğuyla verilmiştir.

Kısa özet: 14.02.2020’deki bir trafik denetiminde alkolmetreyle alkollü olduğu tespit edilen, sürücü belgesi geri alınan ve idari para cezası uygulanan davacı; Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 97/3-(f) bendi ile İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Genelgesi’nin iptalini istemiştir. Danıştay 8. Dairesi Yönetmelik hükmüne yönelik davayı reddetmiş, Genelgeyi ise emniyet biriminin Sağlık Bakanlığının yürüttüğü sağlık hizmetine müdahale edecek şekilde talimat veremeyeceği gerekçesiyle iptal etmiştir. İDDK, Valiliğin temyizini süre aşımından, İçişleri Bakanlığının temyizini esastan reddederek iptal kısmını onamıştır.

🚦 Davanın konusu: bir yönetmelik bendi ve bir genelge

Karar metnine göre davacı, 14.02.2020 tarihinde yapılan trafik denetiminde alkolmetre ile yapılan ölçümde alkollü olduğu tespit edilen, sürücü belgesi geri alınan ve hakkında idari para cezası uygulanan bir sürücüdür. Davacı, kendisi hakkındaki bireysel işlemlerin dayanağı olduğunu ileri sürdüğü iki düzenleyici metnin iptali için Danıştayda dava açmıştır:

  • Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 97. maddesinin 3. fıkrasının (f) bendi;
  • İzmir Valiliği İl Emniyet Müdürlüğünün 16.10.2017 tarihli ve 64443 sayılı Genelgesi.

Düzenleyici işlemlere karşı açılan bu dava, ilk derece olarak Danıştay Sekizinci Dairesinde görülmüş; Dairenin kararına karşı temyiz incelemesi İdari Dava Daireleri Kurulunca (İDDK) yapılmıştır. Davacının kendi ceza ve geri alma işlemleri bu kararın konusu değildir; uyuşmazlık, düzenleyici metinlerin hukuka uygunluğuyla sınırlıdır.

📄 Genelge hastanelere ne söylüyordu?

Daire kararında özetlendiği hâliyle Genelge; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 48. maddesi ve Yönetmelik’in 97. maddesi çerçevesinde alkol ölçümünün resmî yazıyla veya görevli nezaretinde sevk hâlinde yapılabileceğini, kişinin kendi imkânlarıyla alkol ölçümü yaptırmasının mevzuat çerçevesinde mümkün olmadığını ve bu şekilde başvuranların alkol ölçümünün yapılmaması gerektiğini bildirmektedir.

Genelgenin dağıtım yerleri de uyuşmazlığın düğüm noktasıdır. Metin; İzmir İl Sağlık Müdürlüğüne, kentin kuzey ve güney bölgelerindeki Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliklerine ve üç üniversite tıp fakültesi hastanesinin başhekimliklerine gönderilmiştir. Yani emniyet birimi, doğrudan sağlık hizmeti sunucularına hangi başvuruların karşılanmayacağını bildirmiştir.

🧩 Sekizinci Dairenin ayrıştırması

Danıştay Sekizinci Dairesi 15.05.2024 tarihli ve E.2021/3867, K.2024/2837 sayılı kararında iki düzenlemeyi ayrı ayrı değerlendirmiştir.

Yönetmelik hükmü yönünden ret. Daireye göre Yönetmelik’in 97/3-(f) bendi, 2918 sayılı Kanun’a uygun ve onun tekrarı niteliğindedir; Kanun hükmünü kısıtlayıcı bir hüküm içermediği gibi sürücülerin bizzat sağlık kuruluşuna başvurmasını engelleyici bir kural da içermemektedir. Bu nedenle can ve mal güvenliğini korumakla görevli idarenin düzenlemesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

Genelge yönünden iptal. Daire, Genelge bakımından şu tespitleri yapmıştır:

  • 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile sağlık hizmetlerinin yürütülmesi yetkisi Sağlık Bakanlığına verilmiştir; Bakanlığın bu hizmet için taşra teşkilatlanmasına gitmesi de olağandır;
  • 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun 16. maddesi kapsamında Emniyet Genel Müdürlüğünün taşra teşkilatından olan İl Emniyet Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığının politikaları kapsamında hizmet veren kurumlara bu hizmete müdahale eden, hatta hizmeti engelleyen bir talimat vermiştir;
  • görevli memur nezaretinde başvurmayan kişilerin alkol ölçümü taleplerinin karşılanmaması gerektiği duyurulmuştur;
  • bu nedenle Genelgede yetki unsuru yönünden hukuka uygunluk yoktur; mevzuatta Sağlık Bakanlığına, İl Emniyet Müdürlüğüne yetki devri imkânı da tanınmamıştır.

Daire, sonuç olarak davanın Yönetmelik hükmüne ilişkin kısmını reddetmiş, Genelgeyi iptal etmiştir. Temyiz incelemesine konu olan, bu kararın iptale ilişkin kısmıdır.

📎 Karar metni: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun kararı, Bedesten (mevzuat.adalet.gov.tr) sisteminde yayımlanan hâliyle derlenmiştir; taraf adları kaynakta anonimleştirilmiştir.

🏛️ İdari Dava Daireleri Kurulunun kararı

Daire kararını iki davalı idare temyiz etmiştir. İçişleri Bakanlığı, Genelgenin Sağlık Bakanlığına bağlı hastanelere gönderilen uygulamaya yönelik bir yazı olduğunu, ilgilinin kendi isteğiyle yaptırdığı tahlile itibar edilemeyeceğini ve ölçümün memur nezaretinde yapılması gerektiğine dair Daire kararları bulunduğunu ileri sürmüştür. İzmir Valiliği ise Genelgenin Valilik tarafından yürürlüğe konulduğunu, valilerin ilin genel idaresinden her bakana karşı ayrı ayrı sorumlu olduğunu ve düzenlemenin sağlık hizmetine değil, Yönetmelik hükümlerinin uygulanma biçimine ilişkin olduğunu savunmuştur.

Kurul bu iki temyizi farklı sonuçlara bağlamıştır:

  • Valiliğin temyizi süre aşımından reddedildi. Daire kararı Valiliğe 22.09.2024’te tebliğ edilmiş; 2577 sayılı İYUK m.46’daki otuz günlük süre 22.10.2024 Salı günü dolmuş, temyiz dilekçesi ise 31.10.2024’te kayda girmiştir. İYUK m.48/7 uyarınca istemin esası incelenmemiştir. Bu kısım oybirliğiyle karara bağlanmıştır.
  • Bakanlığın temyizi esastan reddedildi. Kurul, İYUK m.49’da sayılan bozma nedenlerinin bulunmadığını belirterek Daire kararının Genelgenin iptaline ilişkin kısmını aynı gerekçeyle uygun bulmuş ve onamıştır.

Böylece Valiliğin “vali tüm bakanlıkların ildeki temsilcisidir” şeklindeki yetki savunması Kurul önünde esastan tartışılamamış, ancak aynı argüman karşı oyda değerlendirilmiştir. Trafik denetiminde verilen idari yaptırımların yargısal denetimine ilişkin anayasal bir bakış için trafik cezasına itirazda gerekçesiz ret yazısına da bakılabilir.

🗣️ Karşı oyun bakışı

Bakanlığın temyizine ilişkin kısım oyçokluğuyla verilmiştir. Karşı oyda iki gerekçe öne çıkmaktadır. Birincisi, Genelge valilik tarafından yürürlüğe konulduğundan ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu gereğince valiler yalnızca İçişleri Bakanlığının değil tüm bakanlıkların ildeki temsilcisi olduğundan, yetki unsuru yönünden aykırılık bulunmamaktadır. İkincisi, hastanelerin başvuranın kimliğini tespit konusunda sıkı bir denetim yükümlülüğü bulunmadığından, farklı kişilerin ölçüm yaptırmasının önüne geçmek amacıyla görevli nezaretinde sevkin öngörülmesi hukuka uygundur. Çoğunluk bu görüşe katılmamıştır.

📜 KTK 48 ve 2026 değişiklikleri

Uyuşmazlığın kanuni zemini 2918 sayılı Kanun’un 48. maddesidir. Maddenin ikinci fıkrasına göre alkolün kandaki miktarını tespit amacıyla kollukça teknik cihazlar/test kitleri kullanılır. Üçüncü fıkra, yaralanmalı, ölümlü ya da kollukça müdahil olunan maddi hasarlı kazaya karışan ve teknik cihazla ölçüme itiraz eden veya ölçüme izin vermeyen sürücülerin en yakın adli tıp kurumuna, adli tabipliğe veya Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kuruluşlarına götürülerek kan, tükürük veya idrar örneği alınmasını düzenlemektedir.

Madde, karara konu olaydan sonra 12.02.2026 tarihli ve 7574 sayılı Kanun’un 12. maddesiyle önemli değişiklikler geçirmiştir. Mevzuat bilgi sistemindeki güncel metne göre değişik dokuzuncu fıkra, alkol veya uyuşturucu tespiti için kolluk tarafından yapılan ölçümü yaptırmayan sürücülere 150.000 Türk lirası idari para cezası verilmesini ve sürücü belgesinin beş yıl süreyle geri alınmasını öngörmektedir. Değişik on üçüncü fıkra ise geçici olarak geri alınan sürücü belgelerinin iadesini, ilgili kişi hakkında bu Kanun kapsamında verilen idari para cezalarının tamamının tahsil edilmiş olması şartına bağlamıştır. Bu değişiklikler İDDK kararının gerekçesine konu olmamakla birlikte, ölçüme itiraz ve ölçümden kaçınma arasındaki farkın uygulamadaki önemini artırmaktadır.

🔎 Kararın sınırları

Kararın kapsamını doğru okumak için şu noktaların altını çizmek gerekir:

  • İptal gerekçesi yetki unsuruna dayanmaktadır. Daire ve Kurul, kişinin kendi isteğiyle yaptırdığı tahlilin trafik cezasına karşı yargılamada hangi ispat değerini taşıyacağı hakkında bir tespitte bulunmamıştır.
  • Yönetmelik’in 97/3-(f) bendine yönelik ret kısmı temyiz incelemesinin konusu değildir; Daire bu bendin sürücülerin bizzat sağlık kuruluşuna başvurmasını engelleyici bir kural içermediğini belirtmiştir.
  • İptal edilen düzenleme, İzmir Valiliği İl Emniyet Müdürlüğüne ait ve belirli sağlık kuruluşlarına gönderilmiş bir genelgedir; başka illerdeki benzer yazıların hukuki durumu kendi içerikleri ve dağıtım yerleri gözetilerek değerlendirilecektir.
  • Karar davacının kendi idari para cezası ve geri alma işlemini doğrudan sonuçlandırmamaktadır; bu işlemler ayrı yargısal denetime tabidir.

Öte yandan kararda, sağlık hizmetinin yürütülmesinin Sağlık Bakanlığının yetki alanında olduğu ve bir emniyet biriminin bu hizmeti engelleyecek biçimde sağlık kuruluşlarına talimat veremeyeceği vurgusu, idare hukukunda yetki unsurunun kamu hizmetleri arasındaki görev paylaşımı bakımından nasıl uygulandığına dair dikkat çekici bir örnek oluşturmaktadır.

❓ Sık sorulan sorular

Danıştay, kişinin hastanede yaptırdığı alkol tahlilinin alkolmetre sonucunu geçersiz kılacağına mı karar verdi?

Hayır. Kararın konusu, hastanelere kişisel başvuruları karşılamamalarını bildiren genelgenin hukuka uygunluğudur. Genelge, emniyet biriminin sağlık hizmetine müdahale eden bir talimat vermesi nedeniyle yetki yönünden iptal edilmiştir. Tahlil sonucunun ceza işlemine karşı yargılamadaki değeri bu kararda tartışılmamıştır.

Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 97/3-(f) bendi neden iptal edilmedi?

Danıştay Sekizinci Dairesi bu bendi 2918 sayılı Kanun’a uygun ve onun tekrarı niteliğinde bulmuştur. Daireye göre hüküm Kanun’u kısıtlamamakta ve sürücülerin bizzat sağlık kuruluşuna başvurmasını engelleyen bir kural da içermemektedir. Bu kısım İDDK’nın temyiz incelemesine konu edilmemiştir.

Valiliğin temyiz başvurusu neden incelenmedi?

Daire kararı Valiliğe 22.09.2024’te tebliğ edilmiş, otuz günlük temyiz süresi 22.10.2024’te dolmuştur. Temyiz dilekçesi 31.10.2024’te kayda girdiğinden, İYUK m.48/7 uyarınca istemin esası incelenmeden süre aşımı nedeniyle reddedilmiştir.

Bu karara karşı başka bir kanun yolu var mı?

Karar metnine göre İDDK kararı kesin olarak verilmiştir. Valiliğin temyizinin süre aşımından reddine ilişkin kısım oybirliğiyle, İçişleri Bakanlığının temyizinin reddine ilişkin kısım ise oyçokluğuyla kabul edilmiştir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim sayfası üzerinden ulaşım bilgilerine, Emsal Kararlar arşivinden serinin diğer yazılarına erişilebilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun Bedesten sisteminde yayımlanan kararından ve bu kararda aktarılan Danıştay Sekizinci Dairesi kararından derlenmiştir. Değerlendirme, belirli bir ilde belirli sağlık kuruluşlarına gönderilmiş bir genelgenin yetki yönünden iptaline ilişkin somut bir uyuşmazlığa dayanmaktadır; kanun değişiklikleri, düzenleyici işlemin içeriği ve olayın koşulları farklı olan durumlarda sonuç değişebilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu