Boşanma HukukuEmsal Kararlar

Kişisel Mal mı Edinilmiş Mal mı? – Yargıtay HGK 2025/646

Evliliğin ilk aylarında alınan bir daire, boşanmadan yıllar sonra tasfiyenin merkezine oturabilir. Tapu eşlerden birinin üzerindeyse, o eşin “bu ev benim kişisel malım, babamdan gelen parayla aldım” savunması hangi delillerle kabul edilir? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 22.10.2025 tarihli ve E.2024/618, K.2025/646 sayılı kararıyla edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinde kişisel mal savunmasının ispatını ele almış ve direnme kararını değişik gerekçeyle bozmuştur.

Karar, Türk Medeni Kanunu’nun 222/3. maddesindeki edinilmiş mal karinesinin mutlak olmadığını; satış bedelinin miktarı, alım tarihlerinin yakınlığı, taşınmazların konum ve değer denkliği ile görgüye dayalı tanık beyanlarının birlikte değerlendirilmesiyle karinenin çürütülebileceğini göstermesi bakımından önemlidir.

Kısa özet: 16.08.2002 tarihinde evlenen eşlerin boşanmalarına ilişkin karar 27.06.2015 tarihinde kesinleşmiştir. Kadın eş, 14.01.2003 tarihinde erkek eş adına tescil edilen taşınmaz bakımından önce 20.000,00 TL, 19.01.2017 tarihli ıslah dilekçesiyle 575.000,00 TL katılma alacağı istemiştir. Erkek eş, taşınmazın babasına ait iş hanının satışından elde edilen parayla alındığını, bu nedenle kişisel malı olduğunu savunmuştur. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiş, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi eksik araştırma nedeniyle bozmuş, ilk derece mahkemesi direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, kişisel mal savunmasının ispatlandığı sonucuna vararak direnme kararını 22.10.2025 tarihinde oy çokluğuyla ve kesin olarak bozmuştur.

🏠 Dava ve talep

Davacı kadın eş dava dilekçesinde; tarafların 16.08.2002 tarihinde evlendiklerini, evlendikten kısa bir süre sonra kendi ısrarı ve desteğiyle tapuda davalı adına kayıtlı taşınmazın satın alındığını ileri sürmüştür. Talebi, öncelikle taşınmazın 1/2 payının adına tescili; bu mümkün olmazsa fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 20.000,00 TL katılma alacağının ödenmesi yönünde olmuştur. Davacı, 19.01.2017 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 575.000,00 TL’ye çıkarmıştır.

Kararda yer alan tespitlere göre eşlerin boşanmalarına ilişkin karar 27.06.2015 tarihinde kesinleşmiştir. Eşler arasında başka bir mal rejimi seçilmediğinden, yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanacaktır.

💬 Kişisel mal savunması

Davalı erkek eş; evlilik süresince aile konutu olarak kullanılan taşınmazın 14.01.2003 tarihinde kendisi tarafından satın alındığını, malın edinim kaynağının babasına ait bir iş hanının satışından gelen para olduğunu savunmuştur. Bu paranın yaklaşık aynı tarihlerde ve aynı semtte üç daire alımında kullanıldığını; dairelerden birinin kendisine, diğerlerinin annesine ve ablasına ait olduğunu belirterek taşınmazın kişisel malı olduğunu ve davacının katılma alacağının bulunmadığını ileri sürmüştür.

Kararda, davalının boşanma dava dilekçesinde taşınmazın “kendi birikimi, ailesinin desteği ve borçlanarak” alındığını beyan ettiği, sonraki dilekçelerinde ise iş hanının satış bedeline dayandığı ve bu beyanların çelişkili görüldüğü de aktarılmıştır.

⚖️ İlk derece ve istinaf

İlk derece mahkemesi; yasal mal rejiminde geçerli edinilmiş mal karinesi uyarınca bir eşin tüm mallarının aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edildiğini, ispat yükünün aksini iddia eden tarafa ait olduğunu belirtmiştir. Dosya kapsamında taşınmazın “davalının birikimi ve borçlanarak satın alındığına” ilişkin bir kayıt bulunmadığı, iş hanı satışına dayalı iddianın da ispatlanamadığı gerekçesiyle 575.000,00 TL artık değere katılma alacağının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi ise; taşınmazın edinildiği 14.01.2003 tarihi ile banka hesap hareketlerine ilişkin tarihlerin örtüşmediğini, en son hesap hareketinin bulunduğu Temmuz 2002 ile taşınmazın edinildiği Ocak 2003 arasında geçen sürenin söz konusu meblağdaki para için makul kabul edilemeyeceğini belirterek istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.

🔎 Özel Daire bozması ve direnme

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 03.05.2023 tarihli ve 2022/2302 Esas, 2023/2118 Karar sayılı ilâmıyla kararı bozmuştur. Bozma gerekçesinde; iş hanının 20.06.2002 tarihinde satıldığı, davalının banka hesabına aynı gün 500.000,00 USD yattığı, bu hesaptan 20.06.2002’de 100.000,00 USD, 05.07.2002’de 200.000,00 USD ve 25.07.2002’de kalan 200.000,00 USD’nin çekildiği; davalının annesi adına 17.07.2002, kardeşi adına 29.08.2002 tarihinde birer daire satın alındığı belirtilmiştir. Daireye göre, bu paranın tamamının anne ve kardeşe alınan taşınmazlarda kullanılıp kullanılmadığı ile bakiye kalıp kalmadığı araştırılmalı; bakiye varsa bunun dava konusu taşınmazın edinme değerindeki oranı (kişisel mal – edinilmiş mal oranı) bulunarak alacak hesaplanmalıdır.

İlk derece mahkemesi ise önceki gerekçesine ek olarak, taşınmazın alındığı tarihte davalının hesabında para bulunmadığını, bakiye bedelin nerede tutulduğunun somut ve kesin delillerle ispatlanamadığını belirterek direnme kararı vermiştir.

📎 Kararın tam metni: Karar, Yargıtay Başkanlığı Yargıtay Karar Arama sisteminde esas ve karar numarasıyla doğrulanmıştır.

📚 Edinilmiş mal karinesi ve ispat yükü

Hukuk Genel Kurulu, uyuşmazlığı 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 220/2. maddesi uyarınca ileri sürülen kişisel mal savunmasının ispat edilip edilemediği noktasında toplamıştır. Kararda önce ilgili kurumlar açıklanmıştır:

  • Kanun’un 202/1. maddesi uyarınca eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulanması asıldır; bu rejime ilişkin düzenlemeler 218-241. maddelerde yer alır.
  • Rejim, edinilmiş mallar (m. 219) ile eşlerden her birinin kişisel mallarını (m. 220-221) kapsar. Tasfiyeye girecek olan malvarlıkları eşlerin edinilmiş mallarıdır.
  • Kanun’un 220. maddesinde kişisel mallar sınırlı sayıda sayılmıştır: kişisel kullanıma yarayan eşya; mal rejiminin başlangıcında bir eşe ait bulunan veya sonradan miras ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde edilen malvarlığı değerleri; manevi tazminat alacakları; kişisel mallar yerine geçen değerler.
  • Kanun’un 222/3. maddesine göre bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir. Uygulamada bu, “edinilmiş mal karinesi” olarak anılır.
  • Kişisel mal mülkiyetinin veya kaynağının evlilik tarihinden önceye dayandığı iddiasında ispat yükü bunu ileri süren eştedir; kişisel mal savunması tanık dahil her türlü delille ispatlanabilir.
  • Rejimde temel kural mal gruplarının değişmezliği ilkesidir; Kanun’un 221. maddesindeki istisnalar dışında eşler mal gruplarını değiştiremez, aksine sözleşmeler geçersizdir.

Kararda ayrıca rejimin amacına da yer verilmiştir: yasal mal rejiminin devamı süresince eşlerin evlilik birliğine sağladıkları maddi ve manevi emeklerin karşılığı olarak her bir eşin diğerinin artık değeri üzerinden yarı oranında alacak hakkına sahip olacağı kabul edilmiştir. Tasfiyedeki ana amaç, tarafların ekonomik gücünü artırmak değil eşler arasındaki ekonomik adaleti sağlamaktır.

🧩 Hukuk Genel Kurulunun değerlendirmesi

Kurul, dosyadaki 05.04.2018 tarihli bilirkişi raporunu esas alarak sayısal bir karşılaştırma yapmıştır: 20.06.2002 tarihinde satılan iş hanının değeri 357.029,95 USD; 17.07.2002 tarihinde anne adına alınan dairenin değeri 95.790,83 USD; 29.08.2002 tarihinde abla adına alınan dairenin değeri 87.336,99 USD; 14.01.2003 tarihinde davalı adına alınan dava konusu dairenin değeri ise 98.935,93 USD olarak tespit edilmiştir.

Tanık beyanları yönünden ise davacı tanıklarının duyuma dayalı ve tereddütlü beyanda bulunduğu, buna karşılık davalı tanıklarının görgü ve bilgiye dayalı olarak iş hanının evlilikten önce satıldığını, eşlerin bir süre kirada oturduğunu ve dairenin bu parayla alındığını anlattığı belirtilmiştir.

Kurul; iş hanı satışından elde edilen 500.000,00 USD’nin 20.06.2002 tarihinde davalının hesabına yatırıldığını, bu parayla 17.07.2002’de anneye ev alındığını, hemen ardından 16.08.2002’de tarafların evlendiğini, 29.08.2002’de ablaya bir ev daha alındığını ve dava konusu meskenin 14.01.2003’te satın alındığını saptamıştır. Üç evin de aynı semtte ve rakamsal olarak birbirine eşdeğer olması ile alım tarihlerinin birbirine yakınlığı birlikte gözetildiğinde, kararda mal rejiminin yürürlüğe girmesinden dört ay sonra alınan dava konusu evin edinilmiş mal grubunda olmadığı, alımda yapılması gereken ödemenin davalının kişisel malvarlığı grubundan karşılandığı sonucuna varılmıştır.

Kurulda, davalının kişisel mal savunmasını somut delillerle ispatlayamadığı ve direnme kararının onanması gerektiği yönünde görüş ileri sürülmüş; ancak bu görüş çoğunlukça benimsenmemiştir. Direnme kararı, açıklanan değişik gerekçeyle 6100 sayılı Kanun’un 371. maddesi uyarınca 22.10.2025 tarihinde oy çokluğuyla ve kesin olarak bozulmuştur.

🆕 Kararın pratik anlamı

Karar, mal rejiminin tasfiyesinde iki noktayı belirginleştirmektedir. Birincisi, edinilmiş mal karinesi bir başlangıç noktasıdır; karinenin aksi, doğrudan banka hesabından taşınmaz alımına uzanan kesintisiz bir para izi gösterilemese dahi ortaya konabilir. İkincisi, kişisel mal savunmasının değerlendirilmesinde tek bir delil değil, kaynak malvarlığının değeri ile edinilen malların değerleri arasındaki denklik, alım tarihlerinin birbirine yakınlığı, taşınmazların konumu ve görgüye dayalı tanık beyanları bir bütün olarak ele alınmaktadır.

Aile hukukunda ispat ölçütlerine ilişkin bir başka örnek için serideki ziynet alacağında ispat ve kusur kararı incelenebilir. Bu karara konu türden bir uyuşmazlık hakkında detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Serideki diğer kararlar Emsal Kararlar bölümünde yer almaktadır.

❓ Sıkça Sorulan Sorular

Edinilmiş mal karinesi ne anlama geliyor?

Kararda belirtildiği üzere Türk Medeni Kanunu’nun 222/3. maddesine göre bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir. Aksi ispatlandığı takdirde söz konusu mal kişisel mal olarak değerlendirilir ve tasfiyeye girmez.

Kişisel mal savunması hangi delillerle ispatlanabilir?

Kararda, kişisel mal mülkiyeti veya kaynağının evlilik tarihinden önceye dayandığı iddiasında ispat yükünün bunu ileri süren eşe ait olduğu; kişisel mal savunmasının tanık dahil her türlü delille ispatlanabileceği açıkça belirtilmiştir.

Para banka hesabında görünmüyorsa savunma otomatik olarak reddedilir mi?

Somut olayda taşınmazın alındığı tarihte davalının hesabında para bulunmamasına rağmen Hukuk Genel Kurulu, kaynak malvarlığının değeri ile alınan üç taşınmazın değerlerinin denkliğini, alım tarihlerinin yakınlığını, taşınmazların aynı semtte olmasını ve görgüye dayalı tanık beyanlarını birlikte değerlendirerek savunmanın ispatlandığı sonucuna varmıştır.

Kişisel mallar kanunda nasıl sayılmıştır?

Türk Medeni Kanunu’nun 220. maddesinde kişisel mallar sınırlı olarak sayılmıştır: eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya, mal rejiminin başlangıcında bir eşe ait bulunan veya sonradan miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde edilen malvarlığı değerleri, manevi tazminat alacakları ve kişisel mallar yerine geçen değerler.

Bu yazıda yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşır; karar özeti ilgili Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararının yayımlanmış metninden aktarılmıştır ve her somut olay kendi delilleriyle değerlendirilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu