Emsal KararlarForex Hukuku

Limite Takılan Dolar Satışı – Ankara BAM 21. HD 2026/1235

Saat 20:15. Bir banka müşterisi, mobil uygulamada dolar kurunun son on yılın zirvesinde olduğunu görür ve döviz hesabındaki 64.000 doları 17,80 TL’den satmak ister. Ekranda önce kur değişikliği uyarısı, ardından “tüm müşterilerimiz için ayrılan üst limite ulaşıldığı” mesajı belirir. Bir dolarlık deneme işlemi de gerçekleşmez. Üç gün içinde kur 11,15 TL’ye iner. İlk derece mahkemesi bankayı 382.080,00 TL tazminata mahkûm eder; bölge adliye mahkemesi ise kararı esasa hiç girmeden kaldırır. Sebep, uyuşmazlığın hangi mahkemede görülmesi gerektiğidir.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 25.09.2026 tarihli ve E.2024/4, K.2026/1235 sayılı kararıyla, Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin davayı kabul eden kararını, davacının tüketici olduğu ve davanın tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle kamu düzenine aykırılık yönünden kaldırmış ve dosyanın Ankara Tüketici Mahkemesine tevzi edilmek üzere gönderilmesine oy birliğiyle ve kesin olarak karar vermiştir.

Kısa özet: Davacı, bireysel bankacılık işlemleri sözleşmesi kapsamında döviz yatırımlarını mobil bankacılıktan yürütmektedir. 20.12.2021 akşamı 64.000 USD’yi 17,80 TL’den satmak istemiş, banka sistemi “üst limite ulaşıldı” uyarısıyla işlemi gerçekleştirmemiştir. Asliye ticaret mahkemesi, bankanın gerekli limiti hazır bulundurmadığını kabul ederek, davacının dövizini çektiği 28.12.2021 tarihindeki 11,83 TL kuruna göre hesaplanan 382.080,00 TL farkı tazminat olarak hüküm altına almıştır. Bölge adliye mahkemesi ise sözleşmede ticari amaca ilişkin hüküm bulunmadığını ve davacının tacir olmadığını belirterek davaya tüketici mahkemesinin bakması gerektiğine hükmetmiş, esasa ilişkin istinaf itirazlarını incelememiştir.

📱 Bir akşam, bir uyarı mesajı

Karar metninde aktarılan dava dilekçesine göre davacı, davalı bankanın müşterisidir, online bankacılığı aktif olarak kullanmakta ve dövize yönelik yatırımlarını mobil bankacılık üzerinden gerçekleştirmektedir. Dilekçede anlatılan olay sırası şöyledir:

  • 20.12.2021, saat 20:15 sıraları: Davacı, mobil bankacılık hesabından 64.000,00 USD’yi 17,80 TL’den satmak ister. Sisteme onay verilir, ancak kur değişikliği uyarısı çıkar.
  • Tekrar deneme: İşlem, “tüm müşterilerimiz için ayrılan üst limite ulaşıldığı için işlem yapamıyoruz” gerekçesiyle yapılamaz.
  • 1 USD denemesi: Limitlerin yetersiz olduğu uyarılarından sonra davacı 1 USD satmayı dener; bu da sonuçsuz kalır.
  • Banka içi yazışma: Davacıya göre banka çalışanları arasındaki e-postada, toplam kanal işlem limiti dolduğu için müşterilerin bu hatayı aldığı, hazine ekibinin müdahale ederek sistemi en kısa sürede güncellediği ve işleme açtığı belirtilmiştir.

Davacı, karşılaştığı sorunun müdahale edildiğinde giderilebilen bir hata olduğunu, bankanın kusuru nedeniyle döviz satışını gerçekleştiremediğini ileri sürmüştür. Dava önce 5.000,00 TL üzerinden açılmış, yargılama sırasında talep 382.080,00 TL’ye çıkarılmıştır.

🏦 Bankanın savunması: olağan dışı talep yığılması

Banka, öncelikle İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunu ileri sürmüştür. Esasa ilişkin savunması ise iki noktada toplanır. Birincisi, döviz kurunun belirlenmesinde bankanın bir etkisi yoktur; kurun düşmesi nedeniyle bankaya husumet yöneltilemez. İkincisi, 20.12.2021 tarihinde finansal piyasaların kapalı olduğu saatte, döviz kurundaki dalgalanmaları önlemek amacıyla resmî mercilerce yeni önlemler ve yeni finansal alternatifler açıklanmış; bu açıklamaların ardından döviz işlemlerinde hayatın olağan akışına aykırı bir talep oluşmuştur. Bankaya göre yaşanan geçici kesinti, bu talep yığılmasından kaynaklanmıştır.

Savunma, uyuşmazlığın asıl sorusunu da görünür kılar: Bankanın sistem limitine takılan bir satış talebi, kusurlu bir ifa eksikliği midir, yoksa olağanüstü bir piyasa gününde kaçınılmaz bir yoğunluk mu? Bu soru, aşağıda görüleceği üzere bölge adliye mahkemesince henüz yanıtlanmamıştır.

🧮 İlk derece mahkemesinin hesabı

Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, 20.09.2023 tarihli ve 2022/826 E., 2023/582 K. sayılı kararıyla davayı kabul etmiştir. Karar metninde aktarılan gerekçenin unsurları şunlardır:

  1. Davacı 20.12.2021 tarihinde internet bankacılığı şubesinden 64.000,00 USD’yi 17,80 TL’den satmak istemiş, banka gerekli limiti satışa hazır bulundurmadığından işlem yapılamamıştır.
  2. Döviz kuru üç gün gibi kısa bir sürede 11,15 TL’ye düşmüştür.
  3. Davacı 28.12.2021 tarihinde 65.000,00 USD’sini döviz olarak çekmiştir.
  4. Bilirkişi raporuna göre banka bir güven kurumudur, mudisinin kullanımına mevduatını hazır tutmalıdır ve basiretli tacirden beklenen özeni göstermelidir.
  5. Dövizin çekildiği 28.12.2021 tarihinde kur 11,83 TL’dir; 64.000,00 USD × 11,83 TL = 757.120,00 TL eder ve 17,80 TL’den yapılacak satışla arasındaki 382.080,00 TL fark davacının zararıdır.

Bu gerekçeyle 382.080,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle bankadan tahsiline hükmedilmiştir. Hesabın dikkat çeken yönü, zararın karşılaştırma tarihidir: Mahkeme, kurun en düştüğü günü değil, davacının dövizini fiilen çektiği günü esas almıştır. Bu tercihin isabeti, bölge adliye mahkemesince incelenmemiştir.

Kur hareketlerinin aynı günlerde sermaye piyasası işlemlerine yansıması, sitede yer alan VİOP’ta fiyat limiti değişikliği kararında farklı bir açıdan ele alınmıştır.

📎 Karar metni: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin kararı, Bedesten (mevzuat.adalet.gov.tr) üzerinden resmî olarak doğrulanan hâliyle derlenmiştir; taraf adları kaynakta anonimdir.

⚖️ Bölge adliye mahkemesi: önce görev

Daire, davayı bankacılık işlemlerinden kaynaklanan maddi tazminat istemi olarak nitelendirmiş, ancak esasa geçmeden önce mahkemenin görevli olup olmadığını re’sen incelemiştir. Gerekçenin halkaları şöyle sıralanabilir:

  • Sözleşmenin niteliği: Taraflar arasında bireysel bankacılık işlemleri sözleşmesi imzalanmıştır; sözleşmede ticari amaçla akdedildiğine ilişkin bir hüküm yoktur ve davacının tacir olmadığı dosya içeriğiyle sabittir.
  • Tüketici ve tüketici işlemi: 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 3. maddesine göre tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişidir; tüketici işlemi ise bankacılık sözleşmeleri de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi kapsar.
  • Finansal hizmet kapsamı: Daire, aynı Kanun’un 49. maddesine ve Finansal Hizmetlere İlişkin Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği’ne atıfla, finansal hizmetin her türlü banka hizmetini, yatırım ve ödeme ile ilgili hizmetleri kapsadığını belirtmiştir.
  • Görevli mahkeme: Kanun’un 73/1. maddesine göre tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir; 83/2. madde uyarınca bir işlemin başka bir kanunda düzenlenmiş olması, onun tüketici işlemi sayılmasını engellemez.
  • Dava şartı: Görev, HMK m.114/1-c uyarınca dava şartıdır ve HMK m.115’e göre davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılır.

Bu tespitlerle Daire, ilk derece mahkemesinin görevsizlik kararı vermesi gerekirken işin esasına girerek hüküm kurmasını isabetsiz bulmuştur. Karar HMK m.353/1-a.3’e dayanır. Bu hüküm, mahkemenin görevli olmamasına rağmen davaya bakmış olması hâlinde bölge adliye mahkemesinin esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar vereceğini öngörür. Daire, bu özel düzenleme nedeniyle HMK m.20’deki başvuru şartının aranmadığını, dosyanın talebe bağlı olmaksızın Ankara Tüketici Mahkemesine tevzi edilmek üzere tevzi bürosuna gönderileceğini belirtmiştir.

Benzer görev tartışmaları sitede farklı yatırım ürünleri bakımından da işlenmiştir; örneğin altın hesabı davasında görev kararı, banka ile bireysel müşteri arasındaki yatırım hesabı uyuşmazlığına ilişkindir. Bu dosyanın farkı, uyuşmazlığın bir sistem limiti nedeniyle gerçekleşmeyen döviz satışına ve olağanüstü bir piyasa akşamına dayanmasıdır.

🧭 Kararın sınırları ve dosyanın akıbeti

Kararın ne söylemediği, ne söylediği kadar önemlidir. Bölge adliye mahkemesi, bankanın sistem limitine ilişkin kusuru, talep yığılması savunması, zararın 28.12.2021 kuruna göre hesaplanması ya da yetki itirazı hakkında herhangi bir değerlendirme yapmamıştır. Hükümde davalı vekilinin “sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına” açıkça karar verilmiştir.

Kararın usule ilişkin sonuçları şöyle özetlenebilir:

  • Asliye ticaret mahkemesinin 382.080,00 TL’lik kabul hükmü ortadan kalkmıştır.
  • Dava, Ankara Tüketici Mahkemesinde yeniden görülecektir; esasa ilişkin değerlendirme orada yapılacaktır.
  • Davalıdan peşin alınan 6.525,39 TL istinaf karar ve ilam harcının talep hâlinde iadesine, istinaf giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada dikkate alınmasına karar verilmiştir.
  • Duruşma yapılmadığından istinaf aşaması için vekâlet ücreti takdir edilmemiştir.
  • Karar, HMK m.353/1-a.3 uyarınca kesindir.

Dava 27.04.2022’de açılmış, ilk derece kararı 2023’te verilmiş, görev sorunu ise 2026’da istinaf aşamasında ortaya konmuştur. Görev kamu düzenine ilişkin olduğundan, taraflarca ileri sürülmese bile her aşamada gözetilmekte ve yaklaşık dört yıllık bir yargılamayı başa döndürebilmektedir. Bireysel müşterilerin bankalarla yaptığı döviz ve yatırım işlemlerinde sözleşmenin ticari amaç içerip içermediği, bu nedenle davanın daha ilk aşamada nerede açılacağını belirleyen ölçüt hâline gelmektedir.

❓ Sık sorulan sorular

Bölge adliye mahkemesi bankayı sorumlu tutmadı mı?

Hayır, bu konuda bir değerlendirme yapmamıştır. Karar yalnızca görev yönünden verilmiş, esasa ilişkin istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığı belirtilmiştir. Bankanın sorumluluğu tüketici mahkemesinde yeniden değerlendirilecektir.

Döviz yatırımı yapan müşteri neden tüketici sayıldı?

Daire, taraflar arasındaki sözleşmenin bireysel bankacılık işlemleri sözleşmesi olduğunu, sözleşmede ticari amaca ilişkin bir hüküm bulunmadığını ve davacının tacir olmadığını esas almıştır. 6502 sayılı Kanun’a göre bankacılık sözleşmeleri de tüketici işlemi kapsamındadır.

İlk derece mahkemesi zararı nasıl hesaplamıştı?

Davacının satmak istediği 64.000 USD için 17,80 TL kuru ile davacının dövizini çektiği 28.12.2021 tarihindeki 11,83 TL kuru karşılaştırılmış, aradaki 382.080,00 TL fark zarar kabul edilmiştir. Bu hesap, kararın kaldırılmasıyla birlikte hükümsüz kalmıştır.

Dosya tüketici mahkemesine gitmek için yeni bir başvuru gerektiriyor mu?

Daire, HMK m.353/1-a.3’ün özel düzenleme içerdiğini, bu nedenle HMK m.20’deki başvuru kuralının uygulanmayacağını ve dosyanın talebe bağlı olmaksızın tüketici mahkemesine tevzi edilmek üzere gönderileceğini belirtmiştir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, diğer içtihatlar ise Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin Bedesten sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Olaylara ilişkin anlatım, karar metninde aktarılan dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve ilk derece mahkemesi gerekçesine dayanır; müşterinin ve bankanın kimliği kaynakta anonimdir. Karar görev yönünden verilmiş bir kaldırma kararıdır; bankanın sorumluluğu ve zarar miktarı hakkında bölge adliye mahkemesince bir değerlendirme yapılmamıştır. Kanun hükümlerine ilişkin açıklamalar yazıda bilgi amacıyla eklenmiştir. Sözleşme içeriği ve tarafların sıfatı farklı olan dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu