Okuyucularımızın sorularını Av. Veli Savun yanıtlıyorSorularınızı Av. Veli Savun yanıtlıyorSoru sorun →
Emsal Kararlarİş Kazası ve Meslek Hastalığı

Meslek Hastalığında %0 Oran – Yargıtay 10. HD 2025/15031

On altı yılı aşkın süre kaynakçı ve mekanik bakımcı olarak çalışan bir işçide emekliliğinden sonra akciğer kanseri saptanır. Sosyal Güvenlik Kurumu önce hastalığın mesleki olmadığını söyler; itiraz üzerine Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu hastalığın meslek hastalığı olduğunu kabul eder, ancak meslekte kazanma gücü kaybını %0 olarak belirler. Sigortalı bu oranın değiştirilmesi için iş mahkemesinde dava açar. Yargılama sonunda mahkeme de aynı oranı bulur; buna rağmen “davanın kabulüne” karar verir. Yargıtay’ın düzelttiği nokta tam olarak budur.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 10.11.2025 tarihli ve E.2025/14649, K.2025/15031 sayılı kararıyla, Kurumun belirlediği meslekte kazanma gücü kaybı oranının yargılamada doğru bulunduğu bir dosyada davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf kararını ortadan kaldırmış ve ilk derece mahkemesi kararını oy birliğiyle bozmuştur. Karar, oran itirazında izlenecek rapor sırasını da özetlemektedir.

Kısa özet: 2003-2019 yılları arasında aynı işyerinde çalışan sigortalının akciğer kanseri, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 14.06.2023 tarihli kararıyla mesleki kabul edilmiş, meslekte kazanma gücü kaybı oranı %0 olarak belirlenmiştir. Sigortalı oranın tespiti için dava açmış; iş mahkemesi davayı kabul ederek hastalığın mesleki olduğunu, oranın %0 olduğunu ve hastalığın 07.03.2019’da başladığını tespit etmiştir. Bölge adliye mahkemesi istinafı esastan reddetmiştir. Yargıtay, uyuşmazlığın yalnız oran olduğunu, Kurumun oranı doğru çıktığına göre davanın reddedilmesi gerektiğini belirterek bozmuştur.

🛠️ Kaynakçının dosyası: mesleki ama %0

Davacı, 13.10.2003 ile 18.12.2019 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinde mekanik bakımcı ve kaynakçı olarak çalışmış, 18.12.2019’da emeklilik nedeniyle işten ayrılmıştır. Dava dilekçesine göre çalışma sonrasında yapılan incelemelerde akciğer kanseri tanısı konulmuş; meslek hastalıkları kliniğinde yatırılarak tedavi edilen davacının hastalığının, kaynakçılık mesleğiyle bağlantılı olduğu tedavi gördüğü hastanece değerlendirilmiştir.

Davacı, meslek hastalığının tespiti ve sürekli iş göremezlik geliri bağlanması için Kuruma başvurmuştur. Süreç şu şekilde ilerlemiştir:

  • 16.01.2023: Kuruma ilk başvuru.
  • 06.04.2023: Kurum, mevcut belgelere göre mesleki nitelik taşıyan bir hastalık bulunmadığına karar vermiştir.
  • 16.05.2023: Davacının itirazı üzerine dosya Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kuruluna gönderilmiştir.
  • 14.06.2023: Yüksek Sağlık Kurulu, akciğer kanserinin mesleki olduğuna, meslekte kazanma gücü kaybı oranının %0 olduğuna, başka birinin sürekli bakımına muhtaç olmadığına ve kontrol muayenesi gerekmediğine karar vermiştir.

Davacı, hastalığın meslek hastalığı sayılması konusunda artık bir uyuşmazlık bulunmadığını, ancak %0 oranın yerinde olmadığını ileri sürerek meslekte kazanma gücü kaybı oranının mahkemece tespitini istemiştir. Dava, … Batı 4. İş Mahkemesinde hem Kuruma hem de işveren şirkete karşı açılmıştır.

🗂️ Kurumun ve işverenin savunması

Davalı Kurum; davanın yetki yönünden reddini istemiş, Yüksek Sağlık Kurulunun 2023/12360 sayılı kararıyla hastalığın mesleki kabul edildiğini ve oranın %0 belirlendiğini, işverenin de bu nedenle meslek hastalığı bildirimi yapmak zorunda kaldığını belirtmiştir. Kuruma göre davacı işten ayrıldıktan yaklaşık üç yıl sonra başvurmuştur; aradaki dönemde başka bir işte çalışıp çalışmadığı ve hastalıkta işverenin kusuru bulunup bulunmadığı belirsizdir. Kurum, işlemlerinin kanun ve yönetmeliğe uygun olduğunu savunmuştur.

Davalı işveren şirket ise zamanaşımı itirazında bulunmuş; davacının makine bakım ve onarım görevlisi olarak çalıştığını, işyerinde kansere yol açabilecek bir çalışma ortamı bulunmadığını, hastalığın ailesel kaynaklı olduğunu ileri sürmüş ve Yüksek Sağlık Kurulunun mesleki nitelik tespitini kabul etmediğini bildirmiştir.

Bu savunmalara karşın temyiz incelemesine konu olan mesele daralmıştır: Yargıtay’a göre davacının talebi yalnızca meslekte kazanma gücü kaybı oranının tespitidir; hastalığın başlangıcına ilişkin de bir ihtilaf yoktur.

🏢 İş mahkemesi ve istinaf: kabul

İş mahkemesi (2023/346 E., 2024/419 K.) davanın kabulüne karar vermiştir. Hüküm fıkrasında üç tespit yer almaktadır:

  • Davacıdaki akciğer kanseri hastalığının mesleki olduğu,
  • Meslekte kazanma gücü kaybı oranının %0 olduğu,
  • Meslek hastalığının başlangıç tarihinin 07.03.2019 olduğu.

Görüldüğü gibi mahkemenin tespit ettiği oran, Kurumun ve Yüksek Sağlık Kurulunun belirlediği oranla aynıdır. Davacı oranın artırılmasını istemiş, sonuçta oran değişmemiştir; buna karşın hüküm “kabul” olarak kurulmuştur.

Kararı hem işveren hem Kurum istinaf etmiş; … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi (2025/456 E., 2025/1973 K.) başvuruları esastan reddetmiştir. Kararı yalnız Kurum temyiz etmiş ve kabul kararının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

🩺 Oran itirazında rapor sırası

Yargıtay, değerlendirmesine 5510 sayılı Kanun’un 19. maddesiyle başlamıştır. Bu hükme göre iş kazası veya meslek hastalığı sonucu, Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulu raporlarına dayanılarak Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış olduğu tespit edilen sigortalı, sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanır. Daireye göre bu düzenleme, meslekte kazanma gücü kaybının önce Kurum nezdinde rapor alınarak belirlenmesi gerektiğini vurgular.

Kanun’un 58. maddesi Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunu, Kurumca verilen sürekli iş göremezlik derecesine ilişkin kararlardan itiraza konu olanları incelemekle görevlendirir; 95. maddesi de bu kararlara ilgililerin itirazı hâlinde durumun Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanacağını öngörür. Yargıtay bu çerçevede izlenecek yolu şöyle sıralamıştır:

  • Kurum sağlık tesislerince düzenlenen raporlara dayanılarak verilen kararlara karşı önce Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan rapor alınır.
  • Bu kurul raporları Kurumu bağlar, diğer ilgilileri bağlamaz.
  • İtiraz hâlinde Adli Tıp Kurumundan alınacak rapora göre karar verilir.
  • Yüksek Sağlık Kurulu raporu ile Adli Tıp Kurumu raporu çelişirse, çelişki Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulundan alınacak raporla giderilir ve varılan sonuca göre hüküm kurulur.

Bu sıra, sigortalının Yüksek Sağlık Kurulu kararıyla bağlı olmadığını, oranı mahkemede tartışabileceğini gösterir. Ancak mahkemenin vardığı oran Kurumun belirlediği oranla aynıysa, davacının talebi gerçekleşmemiş demektir.

🏛️ Yargıtay: oran doğruysa dava reddedilir

Daire, dosyadaki talebin meslek hastalığına bağlı sürekli iş göremezlik oranının tespiti olduğunu ve meslek hastalığının başlangıcı konusunda bir ihtilaf bulunmadığını açıkça belirtmiştir. Yapılan yargılama sonunda Kurumun tespit ettiği meslekte kazanma gücü kaybı oranının doğru olduğu anlaşıldığına göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde (kabul olarak) hüküm kurulmasını usul ve yasaya aykırı bulmuştur.

Hüküm fıkrası şöyledir: istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin bölge adliye mahkemesine gönderilmesine. Karar 10.11.2025 tarihinde oy birliğiyle verilmiştir.

📎 Kararın tam metni: Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 10.11.2025 tarihli, E.2025/14649, K.2025/15031 sayılı bozma kararı PDF olarak buradan okunabilir.

📌 Kararın sigortalı açısından anlamı

Karar kısa olmakla birlikte, sürekli iş göremezlik oranına itiraz davalarında birkaç pratik sonucu görünür kılar:

  • Talep ile hüküm uyumu: Oran tespiti davasında başarının ölçüsü oranın değişip değişmediğidir. Mahkeme Kurumun oranını doğrularsa, hastalığın mesleki olduğunu veya başlangıç tarihini hükümde tekrar etmek davayı “kabul” edilmiş hâle getirmez.
  • Uyuşmazlık dışı tespitler: Mesleki niteliği zaten Yüksek Sağlık Kurulu kararıyla kabul edilmiş ve başlangıcı tartışmalı olmayan bir hastalık için ayrıca tespit hükmü kurulması, Daireye göre uyuşmazlığın kapsamını aşmaktadır.
  • %10 eşiği: 5510 m.19 uyarınca sürekli iş göremezlik geliri için meslekte kazanma gücünün en az %10 azalması gerekir. Hastalığın meslek hastalığı sayılması, tek başına gelir bağlanması sonucunu doğurmaz.

Oran tespitinde hangi yönetmeliğin uygulanacağına ilişkin bir değerlendirme için maluliyet oranında hangi yönetmelik kararına, itiraz davasının dilekçe yapısı için sürekli iş göremezlik oranına itiraz davası dilekçesi örneği yazısına bakılabilir. İş kazası tazminat davalarında usulü kazanılmış hak için 10. HD 2026/3103 kararı da ilgilidir.

💬 Sık sorulan sorular

Yüksek Sağlık Kurulu kararı sigortalıyı bağlar mı?

Bu kararda Yargıtay, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu raporlarının Kurumu bağladığını, diğer ilgilileri bağlamadığını belirtmiştir. Sigortalının itirazı hâlinde Adli Tıp Kurumundan rapor alınır; raporlar çelişirse Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulunun raporuyla çelişki giderilir.

Hastalık meslek hastalığı sayıldı ama oran %0 çıktı; gelir bağlanır mı?

5510 sayılı Kanun’un 19. maddesine göre sürekli iş göremezlik geliri, meslekte kazanma gücünün en az %10 oranında azaldığının tespit edilmesine bağlıdır. Bu dosyada oran yargılamada da %0 bulunmuştur.

Mahkeme Kurumla aynı oranı bulursa neden ret kararı verilmelidir?

Davacının talebi oranın değiştirilmesidir. Yargıtay’a göre yargılama sonunda Kurumun tespit ettiği oranın doğru olduğu anlaşılıyorsa talep gerçekleşmemiştir ve davanın reddine karar verilmesi gerekir; kabul hükmü kurulması bozma nedenidir.

Bu davada işveren neden davalı gösterildi?

Karar metninden, davanın Kurumla birlikte işveren şirkete karşı da açıldığı ve işverenin hastalığın mesleki olmadığını savunduğu anlaşılmaktadır. Yargıtay incelemesi yalnız Kurumun temyiziyle sınırlı kalmış; işverenin hasım konumuna ilişkin ayrıca bir değerlendirme yapılmamıştır.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında yer almaktadır; iş ve sosyal güvenlik hukukuna ilişkin diğer kararlar Emsal Kararlar sayfasından izlenebilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan bozma kararından derlenmiştir. Bozma sonrası ilk derece mahkemesinin vereceği karar bu yazının kapsamı dışındadır. Meslekte kazanma gücü kaybı oranı; tıbbi belgelere, sağlık kurulu raporlarına, Adli Tıp Kurumu değerlendirmesine ve uygulanacak yönetmeliğe göre her dosyada ayrıca belirlenir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

Avukat Veli Savun

İstanbul Barosu'na kayıtlı avukat (sicil no 75235) ve arabulucu (sicil no 50392). Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2013 mezunu. Savun Hukuk & Danışmanlık'ın kurucu avukatı. Çalışma alanları: forex ve kripto para dolandırıcılığından doğan ceza ve alacak davaları, bilişim, icra ve aile hukuku.

İlgili Makaleler

Av. Veli Savun

Soru & Cevap · İstanbul Barosu 75235

Bu konuda sorunuz mu var?

Sorunuzu yazın, Av. Veli Savun bu sayfada yanıtlasın. Adınızı yazmanız gerekmez.

Örnek sorular — birine dokunun, kendi durumunuza göre düzenleyin:

Kişisel verileriniz hakkında

Savun Hukuk & Danışmanlık, soru ve yorumunuzu sitede yayımlamak ve yanıtlamak; "beni arasın" seçeneğini işaretlerseniz telefon numaranızı yalnız sizi aramak için işler (6698 s. KVKK m.5/2-c ve f). Rumuzunuz ve metniniz yayımlanır; telefonunuz, IP adresiniz ve metnin temizlenmeden önceki hali yayımlanmaz. Telefon kaydı talebiniz sonuçlandıktan sonra en geç 12 ay içinde silinir. Haklarınız (m.11) için büromuza başvurabilirsiniz.

Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir; avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz ve somut dosyanız için hukuki görüş yerine geçmez. Tüm soru ve cevaplar →

Başa dön tuşu
🌐 English — international victims of online investment fraud