Okuyucularımızın sorularını Av. Veli Savun yanıtlıyorSorularınızı Av. Veli Savun yanıtlıyorSoru sorun →
Emsal KararlarForex Hukuku

Borsada Aylık %25 Kâr Vaadi – Yargıtay 11. CD 2026/1074

Aylık yüzde 25 getiri sözü, hiçbir borsanın taahhüt edemeyeceği bir rakamdır; buna rağmen bu vaatle toplanan paralar söz konusu olduğunda soruşturma dosyaları çoğu zaman “taraflar arasındaki ilişki hukuki ihtilaftır” cümlesiyle kapanır. Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 02.02.2026 tarihli, 2025/4543 E. ve 2026/1074 K. sayılı kararı, tam da bu cümlenin nerede durduğunu gösteriyor: hiçbir delil toplanmadan verilen bir kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, “hukuki ihtilaf” etiketiyle hukuka uygun hâle gelmiyor.

Dosyanın konusu, işitme ve konuşma engelli bir şikâyetçiden borsa yatırımı vaadiyle toplanan 810.000,00 TL‘dir. Karar, savcılığın “kâr-zarar unsurlarını içeren özel hukuk ilişkisi” değerlendirmesini eksik soruşturma olarak nitelendirmektedir.

Kısa özet: Şüphelilerin, işitme ve konuşma engelli şikâyetçiye borsa üzerinden yatırım yaparak para kazandıklarını söyleyip, para göndermesi hâlinde aylık %25 oranında kazanç elde edebileceği konusunda kandırdıkları ve toplam 810.000,00 TL haksız menfaat elde ettikleri; ayrıca benzer şekilde çok sayıda işitme engelli vatandaşın da dolandırıldığı iddia edilmiştir. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, uyuşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde kaldığı gerekçesiyle 25.05.2024 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiş; itiraz, İstanbul Anadolu 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 02.07.2024 tarihli ve 2024/7082 Değişik İş sayılı kararıyla reddedilmiştir. Adalet Bakanlığının istemi üzerine düzenlenen tebliğname sonrası Yargıtay 11. Ceza Dairesi, borsada işlem yapılıp yapılmadığının, banka ve kripto para hesap kayıtlarının, ibraz edilen flash belleğin ve benzer dosyaların araştırılması gerektiğini belirterek merci kararını CMK 309/3 uyarınca oy birliğiyle kanun yararına bozmuştur (02.02.2026).

📉 Olay: Aylık %25 Getiri Sözü ve 810.000 TL

Karar metnine göre şüpheliler, işitme ve konuşma engelli olan şikâyetçiye borsa üzerinden yatırım yaparak para kazandıklarını anlatmış; para göndermesi hâlinde aylık %25 oranında kazanç elde edebileceği konusunda kendisini ikna etmişlerdir. Şikâyetçi, beş ayrı bankadaki hesaplarından şüpheliye ait üç farklı IBAN’a toplam 810.000,00 TL göndermiştir.

Anlatıma göre şüpheli ilk 2-3 ay boyunca miktarları tam hatırlanmayan ödemeler yapmış, ardından ödemeler kesilmiştir. Şikâyetçi ana parasını istediğinde işin başka bir şahsa devredildiği söylenmiş; süreç 13.09.2023 tarihinde bir finans yatırım danışmanlığı sözleşmesi imzalanmasıyla devam etmiştir.

Şikâyetçi 20.12.2023 tarihli dilekçesiyle şikâyette bulunmuş; dilekçe ekinde gönderdiği paralara ilişkin banka dekontlarını ve ayrıca bir flash bellek sunmuştur. İddianın bir diğer boyutu, şüphelilerin benzer şekilde çok sayıda işitme engelli vatandaşı da dolandırdıklarıdır.

🗂️ Savcılığın Gerekçesi: “Kâr-Zarar İlişkisi, Hukuki İhtilaf”

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, 25.05.2024 tarihli kararıyla kovuşturmaya yer olmadığına hükmetmiştir. Gerekçenin özü, karar metninde aynen aktarıldığı üzere şudur: şikâyetçi “bizatihî kendi irade ve rızasıyla rizikolu bir yatırım vasıtası olan borsa sisteminde” değerlendirme yapmak amacıyla para göndermiştir; şüphelilerin ağır, yoğun ve ustaca bir hile ile şikâyetçinin inceleme ve denetleme imkânını ortadan kaldıracak hareketlerde bulunduklarına dair “maddî ve müşahhas hiçbir delil” yoktur; şikâyet, “hususî hukuk hükümlerine tâbi kâr&zarar unsurlarını ihtiva eden işlemler”den doğan bir alacak-borç ilişkisi ve hukuki ihtilaf kapsamındadır; bu uyuşmazlık ancak icra dairesi veya hukuk mahkemesinde çözülebilir.

İtirazı inceleyen İstanbul Anadolu 3. Sulh Ceza Hâkimliği, 02.07.2024 tarihli ve 2024/7082 Değişik İş sayılı kararıyla itirazın reddine karar vermiştir. Bu karar, CMK 271/4 uyarınca kesin nitelikte olduğundan aynı gün kesinleşmiş ve dosya olağan kanun yollarının dışına çıkmıştır.

⚖️ Yargıtay’ın Denetimi ve Kanun Yararına Bozma

Kesinleşen karara karşı işletilen yol, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozmadır. Adalet Bakanlığı 01.10.2025 tarihli evrakıyla CMK 309/1 uyarınca istemde bulunmuş; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 15.10.2025 tarihli tebliğnameyle dosyayı Daireye göndermiştir.

Daire, değerlendirmesini üç hükmün üzerine kurmuştur. CMK 160 uyarınca Cumhuriyet savcısı, suç izlenimi veren bir hâli öğrenir öğrenmez işin gerçeğini araştırmaya başlamak ve şüphelinin lehine ve aleyhine delilleri toplamakla yükümlüdür. CMK 172/1 uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ancak yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi hâlinde verilebilir. CMK 173 ise itirazı inceleyen sulh ceza hâkimliğine üç seçenek tanır: itirazın reddi, itirazın kabulü veya soruşturmanın genişletilmesi.

Daire, dosyada üçüncü seçeneğin gerektiğini tespit etmiştir. Şüpheli savunması doğrultusunda şikâyetçi adına borsada yatırım yapılıp yapılmadığının belirlenmesi, bu amaçla şüphelilerin ve dosyada adı geçen şirketin banka ve kripto para hesap bilgilerinin temin edilerek incelenmesi, ibraz edilen flash belleğin çözümünün yaptırılması, şüpheliler hakkında benzer eylemler nedeniyle başkaca soruşturma dosyası bulunup bulunmadığının araştırılması ve varsa bu dosyalardan onaylı örneklerin dosyaya eklenmesi gerekmektedir. Bunlar yapılmadan verilen karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesi yerine itirazın reddedilmesi Kanun’a aykırı bulunmuş; merci kararı CMK 309/3 uyarınca oy birliğiyle kanun yararına bozulmuş ve soruşturma dosyası CMK 309/4-a gereği gerekli işlemler için mahalline gönderilmek üzere tevdi edilmiştir.

📎 Kararın tam metni: Karar, Yargıtay Başkanlığı Yargıtay Karar Arama sisteminde esas ve karar numarasıyla doğrulanmıştır.

🏷️ Suçun Nitelendirilmesi: TCK 158/1-h

Karar başlığında suç, “tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık” olarak gösterilmiştir. Bu, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-h bendidir. Temel dolandırıcılık suçu TCK 157’de tanımlanmış; hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak kendisine veya başkasına yarar sağlama olarak düzenlenmiştir. Nitelikli hâllerin cezası TCK 158/1’de üç yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası olarak belirlenmiştir.

Maddenin birinci fıkrasının son cümlesi, yalnızca (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde hapis cezasının alt sınırını dört yıldan, adli para cezasını suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamayacak şekilde ağırlaştırır; (h) bendi bu sayımın dışındadır. Buna karşılık TCK 158/3 uyarınca suç üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenirse ceza yarı oranında, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenirse bir kat artırılır; iddia birden fazla şüpheliye yöneldiği için bu fıkra da soruşturma sonrasında gündeme gelebilecek başlıklar arasındadır.

Kararda suç adı (h) bendi üzerinden gösterilmiştir; mağdurun işitme ve konuşma engelli olmasının hangi nitelikli hâl kapsamında değerlendirileceği ise toplanacak delillere bağlı olarak belirlenecek bir konudur. Benzer bir nitelendirme tartışması, internet ilanıyla borsa yatırımı ve üç kişi artırımı konulu incelemede de ele alınmıştı.

🔀 Hile ile Hukuki İhtilaf Arasındaki Sınır

Ayrımın ölçütü, paranın rızayla gönderilip gönderilmediği değildir; dolandırıcılıkta para zaten mağdurun kendi eliyle, aldatılmış bir irade ile verilir. Belirleyici olan, hilenin baştan itibaren var olup olmadığı, yani vaadin gerçekleştirilme iradesi ve imkânı bulunmadan verilip verilmediğidir.

Savcılık kararı, şikâyetçinin “riskli bir yatırım aracı olan borsada” kendi rızasıyla değerlendirme yaptığı varsayımından hareket etmiştir; oysa bu varsayımın doğruluğu, ortada gerçekten bir borsa işleminin bulunmasına bağlıdır. Para hiçbir zaman piyasaya girmediyse olay, yatırım ilişkisi değil yatırım görüntüsü olur. Aynı mantık, yatırım danışmanı vaadiyle toplanan para konulu incelemede de karşımıza çıkmaktadır.

İkinci gösterge ödeme örüntüsüdür: ilk 2-3 ay ödeme yapılmış, sonra kesilmiş ve iş “başka bir şahsa devredilmiştir”. Üçüncü gösterge ise aynı yöntemin çok sayıda kişiye uygulandığı iddiasıdır; tek bir dosyada hukuki görünen bir ilişki, aynı örüntünün tekrarı hâlinde bambaşka bir tablo ortaya çıkarabilir.

🔍 Dosyada Aranan Somut Araştırma Kalemleri

Kararın uygulamaya dönük en değerli yanı, soyut bir “eksik soruşturma” tespitiyle yetinmeyip araştırılması gereken kalemleri tek tek saymasıdır:

  • Şikâyetçi adına borsada belirtilen dönemlerde yatırım işlemi yapılıp yapılmadığı ve varsa ilgili belgelerin temini,
  • Şüphelilerin ve dosyada adı geçen şirketin banka ve kripto para hesap bilgilerinin incelenmesi,
  • Şikâyetçi tarafından gönderildiği belirtilen ödemelere ilişkin kayıtların ilgili bankalardan getirtilmesi,
  • Şikâyetçinin ibraz ettiği flash belleğin çözümünün yaptırılması,
  • Şüpheliler hakkında benzer eylemler nedeniyle başkaca soruşturma veya kovuşturma dosyası bulunup bulunmadığının araştırılması ve celbi.

Liste dört ekseni işaret eder: para akışı, işlem gerçekliği, dijital veri ve örüntü. Bunlardan biri eksik kaldığında varılan sonuç, karar metninin ifadesiyle “eksik soruşturma” olmaktadır.

🆕 Yeni Düzenleme: TCK 158/4 ve Hesap Kullandırma

Bu tür dosyalarda paranın gönderildiği hesapların kime ait olduğu, soruşturmanın ikinci halkasını oluşturur. 16.07.2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanun’un 13. maddesiyle TCK 158’e eklenen dördüncü fıkra, bu halka bakımından yeni bir kural getirmiştir: 157 ve 158. maddelerdeki suçlara iştirakin, kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlamak amacıyla banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdindeki hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı kalması hâlinde verilecek ceza yarı oranında indirilir.

Düzenleme incelenen kararın tarihinden sonra yürürlüğe girmiştir ve TCK 7’deki zaman bakımından uygulama kuralları çerçevesinde değerlendirilir. Fıkranın kapsamı dardır: indirim, katkısı yalnızca hesap veya ödeme aracı temininden ibaret kalan kişiler içindir; fiilin planlanmasına, mağdurla iletişime veya paranın yönlendirilmesine katılan kişi bu sınırın dışında kalır. Hesabını kullandıran kişinin konumu, hesabını kullandırana açılan tazminat davası konulu incelemede hukuk boyutuyla da ele alınmıştır.

Bu karara konu türden bir uyuşmazlık hakkında detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Serideki diğer kararlar Emsal Kararlar bölümünde yer almaktadır.

❓ Sıkça Sorulan Sorular

Yatırım vaadiyle gönderilen para her zaman “hukuki ihtilaf” mıdır?

Hayır. İncelenen kararda savcılık, ilişkiyi kâr-zarar unsurları içeren özel hukuk ilişkisi sayarak kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiş; Yargıtay 11. Ceza Dairesi ise gerçekten yatırım işlemi yapılıp yapılmadığı, hesap hareketleri ve benzer dosyalar araştırılmadan bu sonuca varılamayacağını belirterek kararı kanun yararına bozmuştur.

Bir süre kâr ödemesi yapılmış olması hileyi ortadan kaldırır mı?

Karar, ödemelerin 2-3 ay sürüp kesilmesini ve işin başka bir kişiye “devredildiğinin” söylenmesini araştırılması gereken olgular arasında saymaktadır. Ödeme örüntüsünün güven oluşturmaya mı yoksa gerçek bir getiriye mi dayandığı, hesap kayıtlarıyla birlikte değerlendirilir.

Kesinleşmiş takipsizlik kararına karşı kanun yararına bozma nasıl işler?

Sulh ceza hâkimliğinin itiraz üzerine verdiği karar CMK 271/4 uyarınca kesindir. Bu durumda CMK 309 uyarınca Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tebliğname düzenler ve ilgili Daire inceleme yapar. İncelenen dosyada Daire, istemi kabul ederek merci kararını 309/3 uyarınca bozmuş ve dosyanın 309/4-a gereği mahalline gönderilmesine karar vermiştir.

TCK 158/1-h bendinin cezası nedir?

TCK 158/1 uyarınca nitelikli dolandırıcılığın cezası üç yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır. Fıkranın son cümlesindeki dört yıllık alt sınır ve menfaatin iki katı adli para kuralı (e), (f), (j), (k) ve (l) bentleri için öngörülmüş olup (h) bendi bu kapsamda değildir. Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz.

Bu yazıda yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşır; karar özeti ilgili Yargıtay kararının yayımlanmış metninden aktarılmıştır. Kanun yararına bozma kararı soruşturmanın yeniden yürütülmesine ilişkin olup suçun işlendiğine dair bir tespit içermez ve her somut olay kendi delilleriyle değerlendirilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

Avukat Veli Savun

İstanbul Barosu'na kayıtlı avukat (sicil no 75235) ve arabulucu (sicil no 50392). Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2013 mezunu. Savun Hukuk & Danışmanlık'ın kurucu avukatı. Çalışma alanları: forex ve kripto para dolandırıcılığından doğan ceza ve alacak davaları, bilişim, icra ve aile hukuku.

İlgili Makaleler

Av. Veli Savun

Soru & Cevap · İstanbul Barosu 75235

Bu konuda sorunuz mu var?

Sorunuzu yazın, Av. Veli Savun bu sayfada yanıtlasın. Adınızı yazmanız gerekmez.

Örnek sorular — birine dokunun, kendi durumunuza göre düzenleyin:

Kişisel verileriniz hakkında

Savun Hukuk & Danışmanlık, soru ve yorumunuzu sitede yayımlamak ve yanıtlamak; "beni arasın" seçeneğini işaretlerseniz telefon numaranızı yalnız sizi aramak için işler (6698 s. KVKK m.5/2-c ve f). Rumuzunuz ve metniniz yayımlanır; telefonunuz, IP adresiniz ve metnin temizlenmeden önceki hali yayımlanmaz. Telefon kaydı talebiniz sonuçlandıktan sonra en geç 12 ay içinde silinir. Haklarınız (m.11) için büromuza başvurabilirsiniz.

Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir; avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz ve somut dosyanız için hukuki görüş yerine geçmez. Tüm soru ve cevaplar →

Başa dön tuşu
🌐 English — international victims of online investment fraud