Döviz Zararında Islah ve Kur – Yargıtay 11. HD 2026/683

Telefon ekranında bankanın müşteri hizmetleri numarası görünüyor. Arayan kişi kendisini bankanın “güvenlik birimi” olarak tanıtıyor, hesapların risk altında olduğunu, bir IP adresinin tespit edildiğini ve paranın “Merkez Bankası güvencesindeki” bir hesaba aktarılması gerektiğini söylüyor. Bu yönlendirmeyle önce dolar hesabındaki birikim Türk lirasına çevriliyor, ardından para başka hesaplara gönderiliyor. Bankaya karşı açılan tazminat davasında mahkemeler bankayı %80 oranında kusurlu buluyor. Ancak dosya Yargıtay’a geldiğinde hesap bir noktada yeniden açılıyor: Dolar olarak kaybedilen paranın Türk lirası karşılığı hangi günün kuruyla istenmeli?
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 03.02.2026 tarihli ve E.2025/3727, K.2026/683 sayılı kararıyla bankanın kusuruna ilişkin temyiz itirazlarını reddetmiş; fakat dava dilekçesinde talebini Türk lirası olarak belirleyen davacının, ıslahla artırdığı kısmı ıslah tarihindeki kurla değil dava tarihindeki döviz kuru üzerinden isteyebileceğini belirterek kararı bu yönden bozmuştur.
📞 “Güvenlik biriminden arıyoruz”: olayın akışı
Dava dilekçesine göre davacının davalı bankanın bir şubesinde vadeli, vadesiz, Türk lirası ve döviz hesapları bulunmaktadır. 24.06.2020 tarihinde davacı, her zaman iletişim kurduğu banka müşteri hizmetleri numarasından aranmıştır. Arayan kişiler kendilerini müşteri hizmetleri güvenlik birimi olarak tanıtmış, hesapların risk altında olduğunu ve buna ilişkin bir IP adresinin tespit edildiğini söyleyerek hesaptaki paranın Merkez Bankası güvencesinde bir hesaba aktarılacağını bildirmiştir.
Bu yönlendirme doğrultusunda önce döviz hesabındaki 22.581,00 USD bozdurularak Türk lirasına çevrilmiş, ardından hesaptaki para başka hesaba gönderilmiştir. Davacı, bankanın elektronik bankacılık işlemleri için gerekli güvenlik altyapısını sağlamadığını, işlemlerin korsan yazılımlarla takip edildiğini ve bu nedenle mevduatının başka hesaplara aktarıldığını ileri sürerek bankanın kusuru nedeniyle uğradığı maddi zararın tazminini istemiştir. Davalı banka cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuştur.
Davacı davayı, fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak 10.000,00 TL üzerinden açmış; sonraki aşamada talebini ıslah dilekçesiyle artırmıştır. Kararın Yargıtay’daki kaderini belirleyen de bu ıslahın hangi kur üzerinden hesaplandığı olmuştur.
⚖️ Tüketici mahkemesinin kusur dağılımı
İzmir 8. Tüketici Mahkemesi (2021/673 E., 2024/264 K.) bankanın sorumluluğunu şu tespitlere dayandırmıştır:
- Banka, döviz bozdurma ve iki ayrı EFT işlemi için davacıya tek kullanımlık anlık şifre gönderdiğini kanıtlayamamıştır; bu yöndeki savunma kesin delille ispat edilmemiştir.
- Limit artırımı sırasında müşterinin iradesinin başka bir kişi tarafından yönlendirildiği açık olmasına karşın banka temsilcisi, başka bankaların uygulamalarında görülen “başkasının yönlendirmesiyle işlem yapmayın” benzeri bir uyarı yapmadan yalnızca cep anahtar şifresiyle işlemi gerçekleştirmiştir.
- Bankanın risk-teyit süreçlerinde biyometrik doğrulama yapabilecek ilave takip mekanizmaları kurulmamış, müşteri yapılan işlemlerle ilgili bilgilendirilmemiştir.
- Bankacılık hizmeti veren şirket basiretli tacirdir; objektif özen borcu gereği hafif kusurundan da sorumludur ve ilgili bilgi ve belgeleri ispat yükü bankadadır.
Mahkeme davacının payını da görmezden gelmemiştir. Davacı, bankanın aradığını düşünerek iletişime geçtiği kişilerin yönlendirmesiyle işlem yapmış ve bankacılık bilgilerini telefondaki kişinin banka görevlisi olduğuna inanarak vermiştir. Bu nedenle zararın iki tarafın kusuruyla doğduğu, davacının %20 oranında müterafik kusurlu olduğu kabul edilerek dava kısmen kabul edilmiştir. TBK m.52/1, zarar görenin zararın doğmasında veya artmasında etkili olması hâlinde tazminatın indirilebileceğini düzenler.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi (2024/1448 E., 2025/780 K.) kararı usul ve yasaya uygun bularak bankanın istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
🏛️ Yargıtay kararının iki bendi
Temyiz yoluna yalnızca davalı banka başvurmuştur. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi uyuşmazlığı, “davacının internet bankacılığı hesabından rızası dışında çekilen paranın tazminine” ilişkin olarak nitelendirmiş ve kararını iki bende ayırmıştır:
- Birinci bent — kusur ve sorumluluk: İlk derece kararında bir isabetsizlik bulunmadığı ve istinaf başvurusunun HMK m.353/1-b-1 uyarınca esastan reddinin yerinde olduğu belirtilerek, ikinci bent dışında kalan bütün temyiz itirazları reddedilmiştir. Bankanın kusurlu kabul edilmesi ve %20’lik müterafik kusur oranı bu bent kapsamında kalmıştır.
- İkinci bent — ıslahla istenen kısım: Davacının ıslahla artırdığı bedelin ıslah tarihindeki kur üzerinden hesaplanması hukuka aykırı bulunmuş ve karar bu nedenle bozulmuştur.
Sonuç kısmında Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozularak kaldırılmış ve dosya HMK m.373/1 uyarınca ilk derece mahkemesine gönderilmiştir. Karar 03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle verilmiştir.
💱 TBK m.99 ve seçimlik hakkın kullanıldığı an
TBK m.99, konusu para olan borcun kural olarak ülke parasıyla ödeneceğini düzenler. Maddenin son fıkrasına göre, ülke parası dışında bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede “aynen ödeme” kaydı bulunmayan bir borç ödeme gününde ödenmezse alacaklı, alacağının aynen ya da vade veya fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden ülke parasıyla ödenmesini isteyebilir. Bu, alacaklıya tanınmış bir seçimlik haktır.
Daire, somut olayda bu hakkın dava dilekçesiyle kullanıldığını kabul etmiştir: Davacı, 10.000,00 TL’lik kısmi talebini döviz olarak değil Türk lirası olarak sınırlandırmıştır. Kararın gerekçesindeki sonuç şöyledir:
- Davacı, TBK m.99 uyarınca seçimlik hakkını dava dilekçesinde Türk lirası olarak belirlemiştir.
- Bu tercihten sonra, fazlaya ilişkin saklı tutulan hakların ıslah dilekçesiyle ıslah tarihindeki kur üzerinden Türk lirasına çevrilerek istenmesi doğru değildir.
- Talep edilecek bakiye bedelin dava tarihindeki döviz kuru üzerinden istenmesi gerekir.
- İlk derece mahkemesinin ıslahla talep edilen bedel yönünden bu esasa aykırı biçimde karar vermesi bozmayı gerektirmiştir.
HMK m.176 uyarınca taraflar yaptıkları usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir ve aynı davada ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir. Karar, ıslahın talep miktarını artırmaya imkân verdiğini, ancak dava açılırken yapılan para birimi tercihinin sonuçlarını ortadan kaldırmadığını gösteriyor.
📊 Kur farkı neden önemli? Hesabın mantığı
Olay 2020 yılının haziran ayında gerçekleşmiş, dava 2021’de açılmış, ilk derece kararı 2024’te verilmiştir. Döviz kurlarının hızla değiştiği bir dönemde aynı dolar tutarının Türk lirası karşılığı, dava tarihi ile ıslah tarihi arasında belirgin biçimde farklılaşabilir. Kararın metninde somut kur ya da tutar hesaplaması yer almamaktadır; ancak Dairenin ortaya koyduğu ölçüt, bu farkın kimin lehine veya aleyhine olacağını belirler:
- Dava dilekçesinde talep Türk lirası olarak konulduğunda, döviz alacağı bu tarihte ülke parasına çevrilmiş sayılır.
- Islahla artırılan kısım da aynı çevirme esasına bağlıdır; yani dava tarihindeki kur geçerlidir.
- Islah tarihine kadar kurda yaşanan artış, bu yöntemle alacağa eklenemez.
Bozma yalnızca ıslahla istenen bölümü ilgilendirdiğinden, ilk derece mahkemesi bozma sonrasında ıslah edilen kısmı dava tarihindeki kura göre yeniden hesaplayacaktır. Bankanın sorumluluğu ve kusur oranı ise Yargıtay’ın birinci bendi kapsamında temyiz denetiminden geçmiştir. Paranın geç tahsili nedeniyle doğan kur ve faiz farkının başka bir yoldan, munzam zarar olarak talep edilmesinin ispat şartları için serideki geç tahsilde munzam zarar kararı incelenebilir.
🧭 Serideki diğer banka kararlarıyla farkı
İnternet bankacılığı üzerinden gerçekleşen dolandırıcılıkta bankanın sorumluluğunun esasına ilişkin ilkeler serideki Hukuk Genel Kurulu kararında ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Bu karar ise iki açıdan farklı bir noktaya ışık tutuyor:
- Telefonla yönlendirme ve banka uyarısı: İlk derece mahkemesi, müşterinin üçüncü kişilerce yönlendirildiğinin açık olduğu bir limit artırımında bankanın uyarı yapmamasını kusur olarak değerlendirmiş; bu tespit Yargıtay’da temyiz itirazlarının reddiyle sonuçlanmıştır.
- Döviz cinsinden zararın parasal ifadesi: Kararın bozma gerekçesi tamamen usul ve borçlar hukuku kesişimindedir; yani bankanın kusuru kabul edilse bile talebin hangi kur üzerinden kurulduğu sonucu değiştirebilmektedir.
Kripto hesabı boşaltılan bir kullanıcının açtığı tazminat davasında zararın hangi değer üzerinden hesaplanacağı tartışması için serideki SIM kopyalama ve kripto hesabı kararı da benzer bir soruyu farklı bir varlık türü üzerinden ele almaktadır.
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, serideki diğer kararlar ise Emsal Kararlar bölümünde yer almaktadır.
❓ Sıkça Sorulan Sorular
Yargıtay bankanın kusurlu olmadığına mı karar verdi?
Hayır. Daire, ikinci bent dışında kalan bütün temyiz itirazlarını reddetmiştir. Bozma, yalnızca ıslahla artırılan bedelin ıslah tarihindeki kur üzerinden hesaplanmasıyla ilgilidir.
Davacı neden %20 kusurlu sayıldı?
İlk derece mahkemesine göre davacı, bankanın aradığını düşünerek iletişime geçtiği kişilerin yönlendirmesiyle işlem yapmış ve bankacılık bilgilerini bu kişilere vermiştir. Mahkeme bu davranışı dikkatsizlik olarak değerlendirip zararın iki tarafın kusuruyla doğduğunu kabul etmiştir.
TBK m.99’daki seçimlik hak bu davada nasıl kullanılmış sayıldı?
Davacı, dava dilekçesinde 10.000,00 TL’lik talebini döviz olarak değil Türk lirası olarak sınırlandırmıştır. Daire bunu, seçimlik hakkın Türk lirası yönünde kullanılması olarak kabul etmiş ve ıslahla istenen bakiyenin de dava tarihindeki kur üzerinden hesaplanması gerektiğini belirtmiştir.
Bozmadan sonra dava nerede devam edecek?
Daire, Bölge Adliye Mahkemesi kararını bozarak kaldırmış ve dosyanın HMK m.373/1 uyarınca ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. İlk derece mahkemesi, ıslahla talep edilen bedel hakkında bozma gerekçesine göre yeniden karar verecektir.
Bu yazıda yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşır; karar özeti Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yayımlanmış temyiz kararından ve bu kararda aktarılan ilk derece gerekçesinden derlenmiştir. Kur ve tutar hesabı her dosyada kendi talep ve ıslah içeriğine göre yapılır. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



