Forex’te Uygunluk Testi – İstanbul BAM 12. HD 2025/2136

Kaldıraçlı işlem hesabı açılırken ekrana gelen uygunluk testi çoğu yatırımcı için bir formalite gibi görünür. Test “uygun değilsiniz” sonucunu verdiğinde ise iki yol vardır: Ya hesap açılmaz ya da yatırımcı riskleri anladığını beyan ederek işlem yapmak istediğini onaylar. Sonra hesap erir, zarar büyür ve şu soru gelir: Uygun olmadığı tespit edilen bir müşteriye hesap açan aracı kurum bu zarardan sorumlu mudur? İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, yaklaşık kırk günde binlerce işlem yapılan bir forex hesabına ilişkin kararında bu sorunun cevabını dosyadaki ses kayıtlarına, formlara ve işlem dökümüne bakarak verdi.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, 25.12.2025 tarihli ve E.2022/1648, K.2025/2136 sayılı kararıyla, kaldıraçlı işlemlerde uğranılan 37.500 TL’lik zararın aracı kurumdan tahsili istemiyle açılan davanın reddine ilişkin ilk derece kararına karşı yatırımcının istinaf başvurusunu oy birliğiyle ve kesin olarak esastan reddetmiştir. Daire; yatırımcının tüketici sayılmadığını, cayma hakkının bulunmadığını, uygunluk testini geçememesine rağmen risk bildirimi sonrası kendi onayıyla hesap açtırdığını ve zararın kendi işlemlerinden doğduğunu kabul etmiştir.
- Sözleşmeden gerçek hesaba: sekiz günlük süreç
- Yatırımcının dört itirazı
- Kaldıraçlı işlem yapan yatırımcı tüketici mi?
- Uygunluk testi “uygun değil” dediğinde ne olur?
- Zarar nereden doğdu? Swap, çift yönlü pozisyon ve otomatik kapatma
- Hakem heyeti kararı ve SPK cezaları neden sonucu değiştirmedi?
- Kararın sınırları
- Soru ve cevaplar
🗓️ Sözleşmeden gerçek hesaba: sekiz günlük süreç
Dosyada alınan bilirkişi raporu, hesap açılış sürecini gün gün ortaya koymuştur. Karara yansıyan tabloya göre süreç şöyle işlemiştir:
- 16.11.2016: Müşteri Tanıma ve Mali Bilgiler Formu, kaldıraçlı işlemlere ilişkin ön bilgilendirme formu, genel müşteri bilgilendirme formu, genel risk bildirim formu, kaldıraçlı işlemler beyan formu, çerçeve sözleşme ve işlem koşulları yatırımcıya e-posta ile gönderilmiştir. Aynı gün yatırımcı, elektronik ortamda onaylanan belgelere ilişkin yatırımcı beyanını, gerçek faydalanıcı beyan formunu ve imza beyan formunu ıslak imzayla imzalamıştır.
- Demo dönemi: Belgeler imzalandıktan sonra yatırımcı demo hesapta deneme işlemlerine başlamıştır. Daireye göre 6 iş günü içinde 50 işlem yapılması yeterliyken yatırımcı 169 deneme işlemi yapmıştır.
- 24.11.2016: Gerçek yatırım hesabı aktif hâle getirilmiş, sözleşme aynı gün sabah saatlerinde yatırımcıya e-postayla gönderilmiş, ilk gerçek işlem öğleden sonra yapılmıştır.
- 24.11.2016 – 28.12.2016: Hesaba toplam 37.500 TL yatırılmıştır. Bilirkişi raporuna göre yatırılan 50.500 TL’nin 13.000 TL’si mükerrer yatırıldığı için aynı gün geri çekilmiştir.
- 13.01.2017: Hesapta kalan 1.278,45 TL yatırımcı tarafından çekilmiş; aynı gün Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği Hakem Heyetine başvurulmuştur.
📝 Yatırımcının dört itirazı
Dava 05.10.2020 tarihinde açılmış, İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 14.04.2022 tarihli ve 2021/362 E., 2022/268 K. sayılı kararıyla davayı reddetmiştir. Yatırımcının hem dava dilekçesinde hem istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü başlıca itirazlar şunlardır:
- Görev: Uyuşmazlığa ticaret mahkemesinin değil tüketici mahkemesinin bakması gerektiği.
- Cayma hakkı: 16.11.2016’da imzalanan sözleşmenin 24.11.2016’da gönderilmesi nedeniyle beş günlük cayma süresinin fiilen kullanılamadığı.
- Demo eğitimi: 50 işlem şartının şeklen tamamlatıldığı, yatırımcının bilgi sahibi olmadan gerçek hesapta işlem yapmaya başladığı.
- Uygunluk testi: Test sonucunda uygun çıkmayan yatırımcının, kendi risk seviyesinin üzerindeki işlemlere yönlendirildiği; “uygun olmadığı hâlde işlem yapmak istiyorum” beyanının hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve iradesinin personel telkinleriyle sakatlandığı. Yatırımcı ayrıca SPK’nın uygunluk testleri konusunda aracı kuruma 488.445 TL idari para cezası verdiğini ileri sürmüştür.
🏛️ Kaldıraçlı işlem yapan yatırımcı tüketici mi?
Daire görev itirazını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.05.2018 tarihli, 2017/11-22 E., 2018/1102 K. sayılı kararından bu yana istikrar kazanan içtihada dayanarak reddetmiştir. Karara aktarılan bu yaklaşıma göre:
- Hizmetin alınma amacı öncelikle gözetilmelidir; hizmetin finansal işlemler için alınması, ticari amaç göstergesidir.
- Kaldıraçlı piyasalarda yapılan işlemler finansal okuryazarlık gerektirir, yüksek kazanca karşılık yüksek kayıp riski içerir.
- Bu piyasada yüksek kayıp riskini göze alarak kâr elde etmeyi amaçlayan kişi, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden tüketici tanımına uymaz; sözleşmede “genel müşteri” olarak sınıflandırılması da bu sonucu değiştirmez.
Sonuç olarak uyuşmazlığa bakmakla görevli mahkeme ticaret mahkemesidir. Aracı kuruma karşı açılan davalarda tüketici sıfatı ve bunun usule etkisi, serideki borsa zararında arabuluculuk dava şartına ilişkin İstanbul BAM 12. HD 2026/1127 kararında da farklı bir yönüyle ele alınmıştır.
🧪 Uygunluk testi “uygun değil” dediğinde ne olur?
Kararın ağırlık merkezi uygunluk testidir. Bilirkişi raporunda ve Dairenin değerlendirmesinde şu olgular öne çıkmıştır:
- Testi yatırımcı kendisi yapmıştır: Uygunluk testi internet üzerinden, tüm adımlar okunup işaretlenerek bizzat yatırımcı tarafından doldurulmuş; sonuç “uygun değil” çıkmış ve yatırımcı “genel müşteri” statüsünde yer almıştır.
- Risk bildirimi sonrası onay: Aracı kurum çalışanı tarafından gerekli risk bildirimi yapıldıktan sonra yatırımcı, buna rağmen işlem yapmak istediği yönünde seçim yaparak hesabının açılmasını talep etmiştir. Bilirkişi ve Daire, bu işlemi SPK mevzuatına uygun bulmuştur.
- Tavsiye verilmemesi: Ses kayıtlarına göre yatırımcı, piyasa önerilerini ne zaman alabileceğini sorduğunda kendisine hemen her görüşmede uygunluk testini yeniden yapması ve olumlu sonuç alması hâlinde önerilerin paylaşılacağı söylenmiştir. Yatırımcının kararlarını kendisinin vereceğini ve böyle kalmak istediğini ifade ettiği kaydedilmiştir.
- Eğitim içeriği: Yatırımcıya eğitim videoları gönderildiği, ancak izlenmediği belirtilmiştir.
Daire bu olgulardan, uygunluk testini geçemeyen yatırımcıya hesap açılmasının tek başına kurumu zarardan sorumlu kılmadığı sonucuna varmıştır. Belirleyici olan, test sonucunun yatırımcıya bildirilip bildirilmediği, risklerin anlatılıp anlatılmadığı ve yatırım kararlarının kim tarafından verildiğidir. Bu dosyada ses kayıtları, yatırımcıya işlem önerisi verilmediğini ve kararların yatırımcıya ait olduğunu göstermiştir. Aracı kurumun yönlendirmesinin ispatı meselesi, serideki VİOP’ta aracı kurum yönlendirmesine ilişkin Yargıtay 11. HD 2025/5562 kararında da tartışılmıştır.
Cayma hakkı itirazı da aynı çerçevede reddedilmiştir. Bilirkişi raporuna göre yatırımcı, hesapta hiç işlem yapmaması hâlinde hesap açılışından itibaren 14 gün içinde cayma hakkını kullanabileceğini internet sitesindeki belgelerden öğrendiğini elektronik ortamda teyit etmiştir; bununla birlikte Finansal Hizmetlere İlişkin Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği m.13/1-a kapsamında cayma hakkı bulunmadığı ve bunun ön bilgilendirme notunda bildirildiği tespit edilmiştir. Daire de “mevzuata göre davacının cayma hakkının bulunmadığı” sonucuna ulaşmıştır.
📉 Zarar nereden doğdu? Swap, çift yönlü pozisyon ve otomatik kapatma
Bilirkişi, 36.221,55 TL’lik zararı iki kaleme ayırmıştır:
- 13.108,30 TL swap (taşıma maliyeti): Gün içinde kapatılmayan pozisyonlara her gece saat 00:00’da işlenen maliyet.
- 23.115,25 TL günlük alım satım ve otomatik kapatmalar: Açılıp kapanan pozisyonlar ile teminatın yetersiz hâle gelmesi nedeniyle sistemin pozisyonları otomatik kapatmasından doğan zarar.
İşlem dökümünün incelenmesinde yatırımcının ilk işlemlerinde, müşteri temsilcisinin “yatırılan nakdin %10’u kadar işlem” tavsiyesine uyarak 0,01 lotluk pozisyonlar açtığı; ancak gün içinde birden fazla pozisyon açılmasıyla toplam büyüklüğün %10’u aştığı ve yatırımcının işlemlerin takibini kaybettiği tespit edilmiştir. Aynı araçta aynı anda hem alış hem satış pozisyonu açılması, fiyat hangi yöne giderse gitsin bir tarafın zarar etmesine yol açmıştır. Ses kayıtlarında çift yönlü pozisyonun hesaba katkısı olmadığının birçok kez söylendiği ve teminatın %20 ve altına inmesi hâlinde pozisyonların otomatik kapatılacağının hatırlatıldığı da kayda geçmiştir.
Daire ayrıca Yatırım Hizmetleri ve Faaliyetleri ile Yan Hizmetlere İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ (III-37.1) m.19/1-d hükmüne değinmiştir. Buna göre kaldıraçlı işlemlerde müşterilere yatırılan teminat tutarının üzerinde kayba uğratacak şekilde işlem yaptırılamaz ve teminatı aşan zarar yatırımcıdan talep edilemez. Somut olayda teminatı aşan bir zarar bulunmamaktadır; yatırımcı yatırdığı paranın büyük kısmını kaybetmiş, ancak aracı kurum ondan ayrıca bir alacak talep etmemiştir. Teminat açığının yatırımcıdan istenip istenemeyeceği sorusu için serideki kaldıraçlı işlemde teminat açığına ilişkin Yargıtay 11. HD 2025/7291 kararı incelenebilir.
⚖️ Hakem heyeti kararı ve SPK cezaları neden sonucu değiştirmedi?
Yatırımcının dayandığı iki önemli unsur, TSPB Müşteri Uyuşmazlıkları Hakem Heyetinin lehine verdiği karar ile SPK’nın aracı kuruma verdiği idari para cezalarıdır. Daire her ikisini de sonuca etkili görmemiştir:
- Hakem heyeti kararı: Hakem heyeti 20.05.2019 tarihli kararıyla yatırımcı lehine tazminata hükmetmiş; aracı kurumun başvurusu üzerine SPK 21.11.2019 tarihli kararla hakem heyeti kararındaki tespitlerin yerinde olmadığı gerekçesiyle kararı uygun görmemiştir. Bu nedenle yatırımcının dayanabileceği geçerli bir hakem kararı kalmamıştır.
- SPK idari para cezaları: Daire, SPK tarafından önceki tarihlerde aracı kuruma verilen idari para cezaları ile somut yatırımcının zararı arasında illiyet bağı bulunmadığını belirtmiştir. Başka bir ifadeyle, kurumun genel olarak mevzuata aykırı uygulamaları nedeniyle cezalandırılmış olması, bu yatırımcının zararının o aykırılıktan doğduğunu kendiliğinden göstermez.
Sonuç olarak istinaf başvurusu HMK m.353/1-b-1 uyarınca esastan reddedilmiş, karar HMK m.362/1-a gereği kesin olarak verilmiştir.
🔍 Kararın sınırları
Karar, uygunluk testini geçemeyen her yatırımcının zararını üstlenmek zorunda olduğu anlamına gelmez. Dairenin sonuca ulaşırken dayandığı olgular somut dosyaya özgüdür:
- Test yatırımcı tarafından bizzat yapılmış ve sonucu kendisine bildirilmiştir.
- Risk bildirimi yapıldıktan sonra işlem yapma iradesi ayrıca alınmıştır.
- Ses kayıtları, yatırımcıya işlem tavsiyesi verilmediğini, aksine risk azaltıcı uyarıların defalarca yapıldığını göstermiştir.
- Demo sürecinde zorunlu sayının çok üzerinde işlem yapılmıştır.
- Zarar, teminatı aşmamış; yatırımcıdan ek bir alacak talep edilmemiştir.
Bu unsurlardan birinin farklı olduğu, örneğin personelin yatırımcıyı belirli işlemlere yönlendirdiğinin kayıtlarla ortaya konduğu veya test sonucunun bildirilmediği bir dosyada değerlendirmenin de farklı olabileceği açıktır. Kararın dikkat çeken yönü, ispatın büyük ölçüde ses kayıtları ve işlem dökümü üzerinden yapılmasıdır.
💡 Soru ve cevaplar
Uygunluk testini geçemeyen yatırımcıya kaldıraçlı işlem hesabı açılabilir mi?
Bu kararda, test sonucu “uygun değil” çıkan yatırımcıya risk bildirimi yapıldıktan sonra, yatırımcının buna rağmen işlem yapmak istediği yönündeki onayıyla hesap açılması SPK mevzuatına uygun bulunmuştur. Daire, bu durumu tek başına aracı kurumun sorumluluğunu doğuran bir aykırılık olarak görmemiştir.
Forex hesabında cayma hakkı var mı?
Somut dosyada bilirkişi, Finansal Hizmetlere İlişkin Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği m.13/1-a kapsamında cayma hakkı bulunmadığını ve bunun ön bilgilendirme notunda yatırımcıya bildirildiğini tespit etmiş; Daire de cayma hakkının bulunmadığını kabul etmiştir. Sözleşmenin e-postayla geç gönderildiği iddiası bu nedenle sonuca etkili görülmemiştir.
Aracı kuruma verilmiş SPK cezası, yatırımcının davasını kazandırır mı?
Bu kararda hayır. Daire, SPK’nın aracı kuruma daha önce verdiği idari para cezalarıyla davacının zararı arasında illiyet bağı kurulamadığını belirtmiştir. Tazminat için somut yatırımcının zararının, kurumun o yatırımcıya karşı gerçekleştirdiği bir aykırılıktan doğduğunun gösterilmesi gerekir.
TSPB Hakem Heyeti lehe karar verdiyse neden dava reddedildi?
Hakem heyetinin yatırımcı lehine verdiği karar, aracı kurumun başvurusu üzerine SPK tarafından uygun görülmemiştir. Daire, hakem kararının bu nedenle davacıya dayanak oluşturmadığını belirtmiş ve uyuşmazlığı dosyadaki bilirkişi raporu, ses kayıtları ve işlem dökümü üzerinden değerlendirmiştir.
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, serideki diğer kararlar ise Emsal Kararlar bölümünde yer almaktadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; karar özeti İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin yayımlanmış ve kesin olarak verilmiş istinaf kararından derlenmiştir. Kararda ulaşılan sonuç, dosyadaki bilirkişi raporu, ses kayıtları ve işlem dökümüne dayanmaktadır; farklı olgular içeren dosyalarda değerlendirme değişebilir. Her dosya kendi delilleri ve somut olgularıyla değerlendirilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



