Emsal Kararlarİcra Hukuku

Taşınan Borçluya Kat İhtarı – Yargıtay 12. HD 2026/5016

Kredi kullanırken taşınmazını ipotek olarak gösteren kişi, ipotek resmî senedine bir adres yazdırır ve çoğu zaman bu adresi yıllar içinde unutur. Taşınma, işyeri değişikliği ya da şirket merkezinin nakli bu adresi fiilen geçersiz hâle getirebilir. Banka krediyi kat edip ihtarnameyi o eski adrese gönderdiğinde ve tebligat “muhatap adresten taşınmış, yeni adresi bilinmiyor” şerhiyle geri döndüğünde, borçlu ihtarın kendisine hiç ulaşmadığını söyleyerek takibin iptalini isteyebilir mi? Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan bir takipte bu soruya net bir cevap vermiştir.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 02.07.2026 tarihli ve E.2026/774, K.2026/5016 sayılı kararıyla, hesap kat ihtarının ipotek resmî senedinde yazılı adrese gönderildiği ve borçlunun adres değişikliğine ilişkin bir beyanının bulunmadığı durumda, tebligatın “adresten taşınmış” şerhiyle iade edilmesinin ihtarın usulüne uygun tebliğ edildiğinin kabulüne engel olmadığını belirtmiştir. Takibi borçlu yönünden iptal eden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi kararı oy birliğiyle bozulmuştur.

Kısa özet: Alacaklı, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip başlatmıştır. İpotek veren borçlu, hesap kat ihtarının kendisine tebliğ edilmediğini ileri sürerek takibin iptalini istemiştir. İpotek resmî senedinde borçlunun iki adresi yazılıdır: Birinci adreste ihtar bir çalışana tebliğ edilmiş, ikinci adrese gönderilen ihtar ise “muhatabın adresten taşındığı, yeni adresinin bilinmediği” şerhiyle iade edilmiştir. İlk derece mahkemesi icra emrini iptal etmiş, bölge adliye mahkemesi ihtarın usulsüz tebliğ edildiğini kabul ederek takibi borçlu yönünden iptal etmiştir. Yargıtay, ikinci adrese yapılan gönderim nedeniyle ihtarın usulüne uygun tebliğ edilmiş sayılması gerektiğini belirterek bozma kararı vermiştir.

🏦 Takip ve borçlunun şikâyeti

Dosyada alacaklı, kredi ilişkisine dayalı olarak kurulan ipoteğe dayanarak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip başlatmıştır. Bu tür takiplerde ipotek akit tablosu, İİK m.150/ı’daki koşullar yerine getirildiğinde, kayıtsız şartsız bir borç ikrarı içermese bile ilam niteliğinde belge gibi işleme konulabilir. Koşullardan biri, kredinin kat edildiğine veya borcun ödenmesine ilişkin ihtarın noter aracılığıyla borçluya tebliğ edildiğinin ya da İİK m.68/b gereğince tebliğ edilmiş sayıldığının belgelenmesidir.

İpotek veren borçlu, icra mahkemesine başvurarak başka itiraz ve şikâyetlerinin yanında hesap kat ihtarının kendisine tebliğ edilmediğini ileri sürmüş ve takibin iptalini talep etmiştir. Uyuşmazlık, bu tek soruda düğümlenmiştir: İhtar borçluya usulüne uygun ulaştı mı, yoksa ulaşmış sayılır mı?

⚖️ İcra mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi ne dedi?

Borçlunun şikâyeti ilk iki aşamada kabul görmüş, ancak sonuçlar kapsam bakımından farklı olmuştur.

  • İlk derece mahkemesi: İpotekli taşınmaz maliklerine hesap kat ihtarı tebliğinin zorunlu olduğunu, bu hususun kamu düzenine ilişkin olup re’sen incelenmesi gerektiğini belirtmiş; TMK m.887 kapsamında takip şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle şikâyeti kabul ederek icra emrinin iptaline karar vermiştir. Takibin iptaline ilişkin fazlaya yönelik talep ise reddedilmiştir.
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi (09.12.2025, 2025/994 E. – 2025/1987 K.): Taraflar istinafa başvurmuştur. Daire, kat ihtarının usulsüz tebliğ edilmesinin takibin iptalini gerektirdiği gerekçesiyle ilk derece kararını kaldırmış ve yeniden hüküm kurarak takibin borçlu yönünden iptaline karar vermiştir.

Bu kararı alacaklı temyiz etmiştir.

📬 İki adres, iki farklı tebligat

Yargıtay’ın sonucunu belirleyen, dosyadaki tebligat evrakının ayrıntısıdır. Karara göre ipotek resmî senedinde borçlunun iki ayrı adresi yazılıdır ve hesap kat ihtarı her iki adrese de gönderilmiştir:

  • Birinci adres: İhtar, Tebligat Kanunu m.17’ye göre borçlunun bir çalışanına 15.04.2024 tarihinde tebliğ edilmiştir. Bölge adliye mahkemesi bu tebligatı usulsüz bulmuştur.
  • İkinci adres: İpotek resmî senedinde yazılı diğer adrese gönderilen ihtar, “muhatabın adresten taşındığı, yeni adresinin bilinmediği” şerhiyle bila tebliğ iade edilmiştir.
  • Adres değişikliği: Dosyada borçlunun adres değişikliğine ilişkin bir beyanı bulunmamaktadır.

Bölge adliye mahkemesi değerlendirmesini birinci adresteki tebligatın usulsüzlüğü üzerine kurmuş, ikinci adrese yapılan gönderimin hukuki sonucunu ayrıca ele almamıştır. Yargıtay ise tam da bu ikinci gönderime odaklanmıştır.

🏛️ Yargıtay’ın bozma gerekçesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, ihtarnamenin borçluya tebliğ edildiğinden söz edilebilmesi için iki ihtimali birbirinden ayırmıştır:

  • İpotek resmî senedinde bildirilen adres değiştirilmiş ve yeni adres bildirilmemişse, İİK m.68/b’deki tebliğ edilmiş sayılma kuralı devreye girer.
  • İpotek resmî senedinde bildirilen adres değiştirilmemişse, ihtarnamenin Tebligat Kanunu hükümlerine göre usulüne uygun olarak borçluya tebliği gerekir.

Somut olayda ihtar, ipotek resmî senedinde yazılı adrese gönderilmiş ve “adresten taşınmış, yeni adresi bilinmiyor” şerhiyle iade edilmiştir. Borçlunun adres değişikliğine dair bir beyanı da yoktur. Daire, tebliğ iade sebebini de dikkate alarak hesap kat ihtarının borçluya usulüne uygun tebliğ edildiğinin kabulü gerektiğini belirtmiştir.

Bu nedenle bölge adliye mahkemesinin istemin reddine karar vermesi gerekirken takibi borçlu yönünden iptal etmesi isabetsiz bulunmuş; karar, İİK m.364/2 yollamasıyla uygulanan HMK m.373/2 uyarınca 02.07.2026 tarihinde oy birliğiyle bozulmuş ve dosya bölge adliye mahkemesine gönderilmiştir.

Kararda, birinci adresteki çalışana yapılan tebligatın geçerli olup olmadığı ayrıca tartışılmamıştır. Yargıtay’ın sonucu, ikinci adrese yapılan gönderimin tek başına yeterli sayılmasına dayanmaktadır.

📎 Kararın tam metni: Karar, Yargıtay Başkanlığı Yargıtay Karar Arama sisteminde esas ve karar numarasıyla doğrulanmıştır. PDF metninde adres bilgileri kısaltılmıştır.

📘 İİK 68/b, İİK 150/ı ve TMK 887 birlikte okunduğunda

Kararın dayandığı üç hüküm, ipotekli kredi takiplerinde ihtar zincirinin nasıl kurulduğunu gösterir.

İİK m.68/b, kredi veren tarafa, kredi kullanan tarafın sözleşmede belirttiği adrese hesap özetini noter aracılığıyla gönderme yükümlülüğü yükler. Aynı hüküm, sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesinin ancak yurt içindeki yeni adresin noter aracılığıyla kredi veren tarafa bildirilmesi hâlinde sonuç doğuracağını; yeni adres bu şekilde bildirilmezse hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarihin tebliğ tarihi sayılacağını düzenler.

İİK m.150/ı, kredi veren tarafın hesap kat ihtarının kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adrese noter aracılığıyla tebliğ edildiğini veya m.68/b gereğince tebliğ edilmiş sayıldığını gösteren belgeyi icra müdürüne sunması hâlinde, icra müdürünün m.149 uyarınca işlem yapacağını öngörür.

TMK m.887 ise ipotekli taşınmazın maliki borçtan şahsen sorumlu değilse, alacaklının ödeme isteminin ona karşı etkili olmasını istemin hem borçluya hem de malike karşı yapılmış olmasına bağlar. Yargıtay’ın hatırlattığı üzere ipotek veren üçüncü kişiye İİK m.150/ı gereğince hesap özeti gönderme zorunluluğu olmasa da, onun hakkında takip yapılabilmesi için muacceliyet ihtarının kendisine gönderilmesi gerekir. İİK m.150/ı’nın son cümlesi de hesap özetinin, tazmin talebinin veya ihtarın ipotekli taşınmaz maliki üçüncü kişiye tebliğ edilmesinin ya da tebliğ edilmiş sayılmasının TMK m.887’deki ödeme istemi yerine geçeceğini belirtir.

Bu üç hüküm birlikte okunduğunda, adres bildirme külfetinin kredi kullanan ve ipotek veren tarafta olduğu görülür. Karardaki sonuç da bu külfetin yerine getirilmediği durumda ihtarın sonuç doğurması gerektiği fikrine dayanmaktadır.

Taşınmaz üzerindeki haczin ve satış sürecinin başka bir usul sorununa ilişkin olarak, satış avansının eksik yatırılmasının haczin düşmesine etkisini inceleyen Hukuk Genel Kurulu kararı da bu yazıyla birlikte okunabilir.

🧭 Kararın uygulamaya yansıması

Karar, ipoteğin paraya çevrilmesi takiplerinde sık görülen bir şikâyet türünün sınırlarını çizmektedir. Öne çıkan noktalar şöyle özetlenebilir:

  • Adres bildirimi belirleyicidir: İpotek resmî senedindeki adres değiştirilmiş ancak yeni adres noter aracılığıyla bildirilmemişse, bu adrese gönderilen ihtarın “taşınmış” şerhiyle dönmesi tebliğin yokluğu anlamına gelmemektedir.
  • Birden fazla adres varsa her biri ayrı değerlendirilir: Bir adresteki tebligatın usulsüz olması, senette yazılı diğer adrese yapılan geçerli gönderimin sonucunu ortadan kaldırmamaktadır.
  • Tebliğ iade şerhi önemlidir: Yargıtay, sonuca ulaşırken iade sebebini açıkça dikkate almıştır. “Adresten taşınmış, yeni adresi bilinmiyor” şerhi, adres değişikliğinin bildirilmediği olgusuyla birlikte değerlendirilmiştir.
  • Takibin iptali ağır bir sonuçtur: Bölge adliye mahkemesinin takibi borçlu yönünden iptal eden kararı bozulduğundan, dosya bu gerekçeyle yeniden ele alınacaktır. Borçlunun karara yansıyan diğer itiraz ve şikâyetleri hakkında Yargıtay kararında ayrıca bir değerlendirme yer almamaktadır.

Maaş ve emekli aylığı üzerindeki haciz gibi borçluyu koruyan diğer icra kurumlarına ilişkin örnekler için emekli maaşına haciz muvafakati kararı da serinin icra hukuku yazıları arasında yer almaktadır.

❔ Soru ve cevaplar

“Adresten taşınmış” şerhiyle dönen ihtar her durumda tebliğ edilmiş sayılır mı?

Bu kararda sonuç iki olguya dayanmıştır: İhtarın ipotek resmî senedinde yazılı adrese gönderilmesi ve borçlunun adres değişikliğine ilişkin bir beyanının bulunmaması. Yargıtay, İİK m.68/b’deki kurala göre adres değişikliğinin noter aracılığıyla bildirilmediği hâllerde eski adrese yapılan gönderimin sonuç doğuracağını esas almıştır. Farklı olgular taşıyan bir dosyada sonuç ayrıca değerlendirilir.

İpotek veren üçüncü kişiye de hesap kat ihtarı gönderilmesi gerekir mi?

Yargıtay’a göre ipotek veren üçüncü kişiye İİK m.150/ı gereğince hesap özeti gönderme zorunluluğu bulunmamakla birlikte, TMK m.887 uyarınca alacağın kendisinden de istenmesi, yani muacceliyet ihtarının ona da gönderilmesi gerekir. Aksi hâlde o kişi yönünden borç muaccel olmaz ve hakkında takip başlatılamaz.

İlk derece mahkemesi ile bölge adliye mahkemesinin kararları arasındaki fark neydi?

İlk derece mahkemesi takip şartının gerçekleşmediğini kabul ederek icra emrini iptal etmiş, takibin iptaline yönelik fazla talebi ise reddetmişti. Bölge adliye mahkemesi bir adım daha ileri giderek takibin borçlu yönünden iptaline karar vermişti. Yargıtay ise ihtarın usulüne uygun tebliğ edildiğini kabul ettiğinden, istemin reddedilmesi gerektiğini belirtmiştir.

Kararın ardından dosya nereye gönderildi?

Yargıtay, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin kararını HMK m.373/2 uyarınca bozmuş ve dosyanın bölge adliye mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. Uyuşmazlık, bozma gerekçesi doğrultusunda bölge adliye mahkemesince yeniden değerlendirilecektir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, serideki diğer kararlar ise Emsal Kararlar bölümünde yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin yayımlanmış bozma kararından ve karar metninde aktarılan derece mahkemesi değerlendirmelerinden derlenmiştir. Kararın sonucu, somut dosyadaki tebligat evrakına ve adres bilgilerine dayanır; her ipotek takibinde aynı sonucun çıkacağı anlamına gelmez. Her dosya kendi belgeleri ve olgularıyla değerlendirilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu