Emsal Kararlarİdare ve Kamu Personeli Hukuku

Sendika Kararıyla Nöbet Tutmamak – AYM 2019/14094

Okullarda öğretmenlere verilen nöbet görevi, uzun yıllardır ücret tartışmasının merkezinde yer alıyor. Bazı kamu görevlileri sendikaları, nöbetin ücretlendirilmesi ve isteğe bağlı hâle getirilmesi talebini duyurmak için üyelerine belirli haftalarda fazladan nöbet tutmama çağrısı yapmış; bu çağrıya uyan öğretmenler hakkında da disiplin soruşturmaları açılmıştır. Anayasa Mahkemesi, bu tür eylemlerin sendika hakkı kapsamında korunup korunmadığını daha önce uzun süreli ve çok sayıda günü kapsayan bir eylem için değerlendirmişti. İncelenen kararda ise tek bir nöbetin tutulmaması üzerine verilen kınama cezası ele alınmıştır.

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, 01.10.2025 tarihli ve 2019/14094 başvuru numaralı kararıyla, sendikasının aldığı karar doğrultusunda aynı hafta içindeki ücretsiz ikinci nöbetini bir kez tutmayan sınıf öğretmenine verilen kınama cezasının Anayasa’nın 51. maddesinde güvence altına alınan sendika hakkını ihlal ettiğine oyçokluğuyla karar vermiştir. Mahkeme, yeniden yargılama yapılması için kararın ilk derece idare mahkemesine gönderilmesine hükmetmiştir.

Kısa özet: İlkokulda sınıf öğretmeni olan başvurucu, üyesi olduğu sendikanın “belirli haftalarda birden fazla nöbet tutulmaması” yönündeki kararı üzerine, ücreti ödenmeyen ikinci nöbeti tutmayacağını önceden okul idaresine dilekçeyle bildirmiş ve 21.11.2017’deki nöbeti tutmamıştır. Ertesi gün tutanak düzenlenmiş, açılan soruşturma sonunda 657 sayılı Kanun’un 125/B-j bendi uyarınca kınama cezası verilmiştir. İptal davası idare mahkemesince reddedilmiş, istinaf başvurusu da esastan reddedilmiştir. Anayasa Mahkemesi; eylemin süresi, idarenin gösterdiği müsamaha ve cezanın ağırlığı bakımından olayın, ihlal bulunmadığına karar verilen uzun süreli nöbet eylemi dosyasından esaslı biçimde ayrıldığını belirterek sendika hakkının ihlal edildiğine hükmetmiştir.

🔔 Nöbet eylemi ve disiplin süreci

Karar metnine göre başvurucu, Adana’da bir ilkokulda sınıf öğretmenidir ve Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası (EĞİTİM-İŞ) üyesidir. Sendikanın Merkez Yönetim Kurulu, 06.11.2017 tarihli ve 112 sayılı kararıyla; nöbet görevlerinin her birinin ücretlendirilmesi, isteğe bağlı olması ve nöbet uygulamalarındaki sorunların çözülmesi taleplerine dikkat çekmek amacıyla, üyelerinin ilk etapta 20-26 Kasım 2017 ve 18-24 Aralık 2017 tarihleri arasında birden fazla nöbet tutmamasını kararlaştırmıştır.

Başvurucu bu karara dayanarak, 17.11.2017 tarihli dilekçesiyle aynı hafta içindeki ücreti ödenmeyen ikinci nöbeti tutmayacağını okul idaresine bildirmiştir. Ücreti ödenen ilk nöbetini tutmuş, 21.11.2017 tarihindeki ikinci nöbetini ise tutmamıştır. Durum 22.11.2017 tarihinde tutanağa bağlanmış, okul idaresinin bir gün sonraki talebi üzerine disiplin soruşturması başlatılmıştır. Soruşturma sonunda başvurucuya, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinin (j) alt bendi uyarınca kınama cezası verilmiştir. Kanun metninde bu alt bent, kınama cezasını gerektiren hâller arasında “verilen emirlere itiraz etmek” fiilini düzenlemektedir.

🏛️ İdare mahkemesi ve istinaf aşaması

Başvurucu, kınama cezasının iptali istemiyle dava açmıştır. Adana 1. İdare Mahkemesi davayı reddetmiştir. Mahkemenin gerekçesine göre başvurucunun 21.11.2017 tarihinde nöbet görevini tutmadığı sabittir; kendisine nöbet görevi verilen bir öğretmenin salt sendika kararını gerekçe göstererek bu görevi yerine getirmemesi, devlet hizmetlerinin aksamasına ve olumsuz sonuçlara yol açabileceğinden, eylem sendikal hak kapsamında değerlendirilemez.

İstinaf incelemesini yapan Konya Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi başvuruyu esastan reddetmiştir. Nihai kararı 23.03.2019 tarihinde öğrenen başvurucu, 18.04.2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Adalet Bakanlığı görüşünde, incelemede Anayasa ve mevzuat hükümleri ile somut olayın kendine özgü koşullarının dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir.

📎 Karar metni: Kararın tam metni Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi Bankası’nda yayımlanmıştır. Derlenen PDF’te heyet, raportör, başvurucu ve vekil adları yer almamaktadır.

🧩 Eylem neden sendika hakkı kapsamında görüldü?

Anayasa Mahkemesi ilk olarak eylemin hangi hak kapsamında inceleneceğini belirlemiştir. Karara göre başvurucu, nöbet tutmama eylemiyle idareyi baskı altına alarak ikinci nöbet için ücret ödenmesini hedeflemiş ve bu eylemi sendika kararı üzerine gerçekleştirmiştir. Eylem çağrısı, kamu görevlisinin çalışma hayatıyla ve sendikaların çekirdek faaliyet alanıyla ilgili olduğundan müdahale sendika hakkı kapsamında incelenmiştir.

  • Müdahale: Sendika kararına uyarak nöbet tutmayan başvurucuya kınama cezası verilmesi, sendika hakkına müdahale sayılmıştır.
  • Kanunilik: Müdahalenin kanuni dayanağı 657 sayılı Kanun’un 26. ve 125. maddeleridir; Mahkeme kanunilik ölçütünün karşılandığını kabul etmiştir.
  • Meşru amaç: Kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesine yönelik önlemlerin parçası olan müdahale, Anayasa’nın 51. maddesinin ikinci fıkrasındaki kamu düzeninin korunması amacını taşımaktadır.
  • Belirleyici aşama: Uyuşmazlık, müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olup olmadığı, yani zorunlu bir toplumsal ihtiyaca karşılık gelip gelmediği noktasında çözülmüştür.

⚖️ Üç ölçüt: süre, müsamaha ve cezanın ağırlığı

Kararın en öğretici bölümü, Mahkemenin kendi önceki kararlarıyla yaptığı karşılaştırmadır. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, 2016/11319 başvuru numaralı ve 05.09.2024 tarihli kararında, 2015 yılı Nisan-Haziran döneminde toplam 7 ila 11 gün nöbet tutmayan öğretmenlere verilen uyarma cezalarında ihlal bulunmadığına karar vermişti. O dosyada sendikalar 2012’den 2015 ortasına kadar çeşitli araçlarla taleplerini duyurmuş, sonunda süresiz nöbet tutmama kararları almıştı.

Anayasa Mahkemesi, o kararda ihlal bulunmamasını şu olgulara dayandırmıştı: eylemin uzun süre devam etmesi, idarenin hemen soruşturma açmayıp azımsanmayacak bir süre müsamaha göstermesi ve sonunda en hafif disiplin cezası olan uyarmanın verilmesi. Karara göre iki ay boyunca süren nöbet terki, nöbet düzenlemesini fiilen işlevsiz bırakmıştı.

İncelenen başvuruda ise tablo farklıdır:

  1. Süre: Başvurucu ücretli ilk nöbetini tutmuş, yalnızca aynı haftadaki ücretsiz ikinci nöbeti bir kez tutmamıştır.
  2. Müsamaha: Nöbetin tutulmadığı günün ertesi günü tutanak düzenlenmiş, bir gün sonra da soruşturma başlatılmıştır.
  3. Cezanın ağırlığı: Başvurucuya uyarmadan bir üst derecedeki kınama cezası verilmiştir.

Mahkeme bu esaslı farklılıklar nedeniyle 2016/11319 sayılı kararın sonucunu doğrudan uygulamamış, somut olaya daha yakın olan 2021/65278 başvuru numaralı ve 29.04.2025 tarihli Birinci Bölüm kararını esas almıştır. O dosyada da ücret ödenmediği gerekçesiyle ikinci nöbetini bir kez tutmayan öğretmene aylıktan kesme cezası verilmişti. Anayasa Mahkemesi, disiplin cezası verilirken ve bunun yargısal denetiminde; okulda eğitim-öğretimin nasıl aksadığı, nöbet tutan toplam öğretmen sayısı, eylemin kaç kez yapıldığı ve başvurucu dışında eyleme katılan öğretmen bulunup bulunmadığı gibi hususların dikkate alınmadığını tespit etmişti.

Anayasa Mahkemesi, incelenen başvuruda bu sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum görmemiştir. Kınama cezasıyla sendika hakkına yapılan müdahalenin zorunlu bir toplumsal ihtiyaca karşılık gelmediği sonucuna varılmış ve sendika hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir. Soruşturmanın zamanaşımı süresi içinde başlatılmadığı ve içtihat farklılığı bulunduğu yönündeki adil yargılanma şikâyetlerinin ayrıca incelenmesine gerek görülmemiştir.

Hüküm kısmında kararın, yeniden yargılama yapılmak üzere Adana 1. İdare Mahkemesine (E.2018/691, K.2018/1185) gönderilmesine ve 364,60 TL harç ile 30.000 TL vekâlet ücretinden oluşan 30.364,60 TL yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmiştir. Başvuru, kabul edilebilirlik yönünden oybirliğiyle, ihlal yönünden ise oyçokluğuyla sonuçlanmıştır.

🗣️ Karşıoy yazısındaki farklı yaklaşım

Kararda bir üye ihlal sonucuna katılmamıştır. Karşıoy yazısında, 2016/11319 sayılı Genel Kurul kararında vurgulanan eğitim hakkı ve öğrenci güvenliği boyutuna ağırlık verilmiştir. Karşıoya göre nöbet görevi; ders dışı zamanlarda okul ve öğrenci güvenliğinin sağlanması, okulun fiziksel koşullarının kontrolü gibi bir dizi görevi kapsar. Eylem uzun süreli olmasa bile başvurucunun ilkokulda görev yaptığı ve öğrencilerin küçük olduğu gözetildiğinde, beklenen fayda ile kamu hizmetinin aksaması arasındaki dengenin bozulduğu kabul edilmelidir.

Karşıoy yazısı ayrıca kınama cezasının, memura görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazıyla bildirilmesinden ibaret olduğunu ve mevzuattaki en hafif cezalardan biri olduğunu belirterek müdahaleyi orantılı bulmuştur. Bu görüş, çoğunluğun “cezanın ağırlığı” ölçütüne farklı bir değer biçildiğini göstermektedir.

📌 Disiplin dosyaları için çıkan sonuçlar

Karar, sendikal eyleme katılan kamu görevlileri hakkındaki disiplin uygulamalarında tek bir formülün bulunmadığını gösteriyor. Anayasa Mahkemesi aynı türden eylemlerde bir dosyada ihlal bulmamış, diğerinde ihlal tespit etmiştir. Farkı yaratan, eylemin niteliğinden çok somut olgulardır: kaç gün sürdüğü, idarenin ne kadar hoşgörü gösterdiği ve hangi derecede ceza verildiği.

İkinci önemli nokta, derece mahkemelerinden beklenen gerekçenin içeriğidir. Karardaki anlatıma göre “salt sendika kararına dayanıldığı” ve “hizmetin aksayabileceği” yönündeki genel ifadeler, müdahalenin demokratik toplumda gerekli olduğunu göstermeye yetmemiştir. Eylemin okulda somut olarak hangi aksamaya yol açtığının ve kaç kez tekrarlandığının ortaya konulması beklenmiştir.

Üçüncü olarak ihlal kararının sonucu yeniden yargılamadır. Anayasa Mahkemesi disiplin cezasını kendisi kaldırmamış; ilk derece mahkemesinden, ihlal kararındaki ilke ve gerekçelere uygun biçimde yeni bir karar vermesini istemiştir. Kamu görevlilerinin ifade ve örgütlenme özgürlüklerine ilişkin başka bir değerlendirme için serideki memurun sosyal medya eleştirisi kararı, disiplin cezalarında tekerrür ve tebliğ ilişkisi için ise Danıştay’ın disiplinde tekerrür kararı incelenebilir.

❓ Merak edilenler

Sendika kararına uyarak nöbet tutmamak her durumda sendika hakkıyla korunur mu?

Hayır. Anayasa Mahkemesi, 2016/11319 sayılı Genel Kurul kararında 7 ila 11 gün süren ve nöbet düzenini fiilen işlevsiz bırakan eylem nedeniyle verilen uyarma cezalarında ihlal bulmamıştır. İncelenen kararda ise tek seferlik eylem, hızlı soruşturma ve daha ağır ceza bir arada değerlendirilerek ihlal sonucuna varılmıştır. Sonuç, her dosyanın somut olgularına göre değişmektedir.

Mahkeme hangi somut bilgilerin incelenmediğini eleştirdi?

Kararda atıf yapılan 2021/65278 sayılı kararda; okulda eğitim-öğretim faaliyetinin nasıl aksadığı, nöbet tutan toplam öğretmen sayısı, eylemin kaç kez yapıldığı ve başvurucu dışında eyleme katılan öğretmen bulunup bulunmadığı gibi hususların idari aşamada da yargısal denetimde de dikkate alınmadığı belirtilmiştir. İncelenen başvuruda bu yaklaşımdan ayrılmayı gerektiren bir durum görülmemiştir.

İhlal kararı disiplin cezasını kendiliğinden ortadan kaldırır mı?

Karar, disiplin cezasını doğrudan kaldırmamaktadır. Anayasa Mahkemesi, 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesi çerçevesinde kararın yeniden yargılama yapılmak üzere Adana 1. İdare Mahkemesine gönderilmesine hükmetmiştir. İlk derece mahkemesinin, ihlal kararında belirtilen ilke ve gerekçelere uygun biçimde yeni bir karar vermesi gerekmektedir.

Başvurucunun adil yargılanma şikâyetleri ne oldu?

Başvurucu, soruşturmanın zamanaşımı süresi içinde başlatılmadığını ve aynı sendika kararından doğan başka davalarda bazı mahkemelerin iptal kararı verdiğini belirterek içtihat farklılığı nedeniyle adil yargılanma hakkının da ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Sendika hakkı yönünden ihlal bulunduğundan, Mahkeme bu iddiaların ayrıca incelenmesine gerek görmemiştir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Ulaşım bilgileri iletişim sayfasında, serinin diğer kararları ise Emsal Kararlar bölümünde yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi Bankası’nda yayımlanan bireysel başvuru kararından derlenmiştir. Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru kararları, başvuruya konu somut olay bakımından hak ihlali incelemesi niteliğindedir; sendikal eylemler nedeniyle verilen disiplin cezalarının değerlendirilmesi eylemin süresine, idarenin tutumuna, verilen cezanın türüne ve derece mahkemelerinin gerekçesine göre her dosyada farklılık gösterebilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu