Kripto Markasında TL Simgesi – İstanbul BAM 16. HD 2026/430

Türk Lirasına endeksli bir kripto varlık çıkaran şirket, ürününü tanıtmak için “Lira” kelimesini ve Türk Lirası simgesini andıran bir logoyu marka olarak tescil ettirebilir mi? Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası bu soruyu mahkemeye taşımış, istinaf aşamasında sonuç ikiye ayrılmıştır: “Lira” kelimesini içeren kelime markası ayakta kalmış, Türk Lirası simgesine ayırt edilemeyecek derecede benzeyen şekil unsurunu taşıyan marka ise hükümsüz sayılmıştır. Karar, kripto varlık projelerinde resmî para birimine gönderme yapan işaretlerin nerede sınıra takıldığını somut biçimde göstermektedir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 12.03.2026 tarihli ve E.2024/1580, K.2026/430 sayılı kararıyla, şekil markasının SMK m.5/1-ğ uyarınca hükümsüzlüğüne, kelime markası yönünden ise davanın reddine ilişkin İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi kararına karşı taraf vekillerinin istinaf başvurularını HMK m.353/1-b-1 uyarınca ayrı ayrı esastan reddetmiştir.
🪙 İki marka, bir kripto varlık
Karar metnine göre dava konusu iki marka, başlangıçta davalı şirketin yönetim kurulu başkanı adına tescilliyken 28.02.2022 tarihinde şirketin tüzel kişiliğine devredilmiştir. Markalardan biri, “lira” kelimesine iki harfli bir ön ek eklenerek oluşturulmuş kelime markasıdır. Diğeri aynı ibareyi taşımakla birlikte ayrıca bir şekil unsuru içermektedir.
Merkez Bankası istinaf dilekçesinde, davalının bu adla Türk Lirasına endekslenmiş değere sahip, varlığa dayalı bir kripto varlık ihraç ettiğini, “Lira” ifadesi ile Türk Lirası simgesine benzeyen işaretin kripto varlığa dayanan bir iş modelinde marka ve unvan olarak kullanıldığını ileri sürmüştür. Markanın bilgisayar hizmetlerini kapsayan 42. sınıfta da tescilli olduğu, davalının “tekrar markası” başvurusu yaptığı da istinaf sebepleri arasında yer almıştır. Kararda şirket ve marka adları anonimleştirilmiştir.
🏛️ Merkez Bankası neden dava açtı?
Davacı Merkez Bankasının dava dilekçesi ve istinaf başvurusundaki temel argümanları şöyle özetlenebilir:
- “Lira” ibaresi ve simgesi kamusal değere sahiptir ve Türkiye Cumhuriyeti Devletinin egemenlik alanında devletin simgelerinden biridir.
- Davalının tescilde kullandığı görsel, Türk Lirası sembolüne çok benzemektedir.
- Davalı, Merkez Bankasının düzenleme yaptığı finansal alanda faaliyet gösterdiğinden faaliyetleri Merkez Bankasıyla ilişkilendirilebilir; en azından kamu gücüne veya kamu otoritesine dayandığı izlenimi doğmaktadır.
- 7192 sayılı Kanun’la 6493 sayılı Kanun’da yapılan değişiklikle, 1 Ocak 2020’den itibaren ödeme ve elektronik para kuruluşlarının düzenleme ve denetimine ilişkin yetkiler Merkez Bankasına devredilmiş; Merkez Bankası da Ödemelerde Kripto Varlıkların Kullanılmamasına Dair Yönetmeliği yürürlüğe koymuştur.
- SMK m.5/1-g’de korunan işaretler Paris Sözleşmesiyle sınırlı olarak belirlenmişken, 5/1-ğ bendinde böyle bir sınırlama yoktur; bu bent kamunun ortak mirası niteliğindeki bütün işaretleri kapsar.
🛡️ Şirketin savunması
Davalı şirket ise hem usul hem esas yönünden itirazlar ileri sürmüştür:
- Husumet ve hukuki yarar: Merkez Bankasının bu davayı açmakta aktif husumet ehliyeti ve hukuki yararı yoktur.
- “Lira” ortak bir kelimedir: Lira; Suriye ve Lübnan’ın resmî para biriminin adıdır, Avro’ya geçmeden önce İtalya’nın da para birimiydi. Türkiye Cumhuriyeti’ne ait değildir ve egemenlik hakkıyla ilişkili değildir.
- Tescil pratiği: 36 ve/veya 42. sınıflarda içinde “Lira” geçen 56 marka başvurusundan yalnızca 8’i reddedilmiş, bunlar da SMK m.5/1-a, b, c ve d bentlerine dayanmıştır.
- İltibas iddiası: Karıştırılma ihtimalinden söz edilebilmesi için önceki tarihli tescilli bir marka veya başvuru gerekir; Merkez Bankasının böyle bir markası yoktur ve SMK m.6/1 dava konusu yapılmamıştır.
🔍 İlk derece mahkemesinin ayrımı
İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, 29.02.2024 tarihli ve 2022/116 E., 2024/39 K. sayılı kararında önce dava açma ehliyetini ele almıştır. 1211 sayılı Kanun’un Merkez Bankasına Hükümetle birlikte Türk Lirasının iç ve dış değerini korumak için gerekli tedbirleri alma görevini veren hükmü ile SMK m.25/2 birlikte değerlendirilerek Merkez Bankasının hukuki yararının bulunduğu kabul edilmiştir.
Esas yönünden mahkeme iki marka arasında ayrım yapmıştır:
- SMK m.5/1-g yönünden: Paris Sözleşmesinin 6ter maddesi devlet armalarını, bayraklarını, diğer devlet amblemlerini ve resmî kontrol ve teminat işaretlerini kapsar; para birimleri ve sembolleri bu madde kapsamında düzenlenmemiştir. Bu nedenle her iki marka yönünden de bu bende dayalı hükümsüzlük talebi yerinde görülmemiştir.
- Kelime markası: Lira ibaresi başka ülkelerde de para birimi olarak kullanılmaktadır ve Türkiye’nin para birimi “Türk Lirası”dır. Bu nedenle “lira” kelimesine ek yapılarak oluşturulan kelime markası yönünden hükümsüzlük koşulları oluşmamıştır.
- Şekil unsurlu marka: Markadaki şekil, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin para birimi olan Türk Lirasının simgesiyle ayırt edilemeyecek kadar benzer bulunmuş, karıştırılma ihtimali görülmüş ve SMK m.5/1-ğ kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluştuğu kabul edilmiştir.
⚖️ İstinaf incelemesinin sonucu
Daire, davalının husumet ve hukuki yarara ilişkin istinaf sebebini, SMK m.25/2’nin menfaati olanlara, Cumhuriyet savcılarına ve ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına hükümsüzlük davası açma imkânı tanıdığını belirterek reddetmiştir. Esas yönünden ise hükme esas alınan son bilirkişi heyeti raporuna dayanmıştır. Bu rapora göre:
- “Lira” ibaresi yalnızca Türkiye Cumhuriyeti’ne ait bir para birimi değildir ve devletin egemenlik alanında devletin simgelerinden biri değildir.
- Her iki marka yönünden SMK m.5/1-g koşulları oluşmamıştır.
- Kelime markası yönünden SMK m.5/1-ğ koşulları da oluşmamıştır.
- Şekil unsurlu markada yer alan şekil öğesi Türk Lirasının simgesiyle ayırt edilemeyecek derecede benzerdir ve bu şekil unsuru ibareyle birlikte tescil edilmiştir.
Bu tespitler karşısında Daire, şekil unsurlu marka yönünden davanın kabulünde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşmış ve taraf vekillerinin istinaf başvurularını ayrı ayrı esastan reddetmiştir. Karar oy birliğiyle verilmiş olup Yargıtay yolu açıktır.
🔤 5/1-g ile 5/1-ğ arasındaki fark
Kararın en öğretici yönü, SMK m.5’in iki komşu bendi arasındaki ayrımı somut bir kripto varlık uyuşmazlığında uygulamasıdır. Mevzuat Bilgi Sistemindeki güncel metne göre:
- SMK m.5/1-g: Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesine göre reddedilecek işaretler marka olarak tescil edilmez. Mahkemeler, para birimlerinin ve sembollerinin bu kapsamda düzenlenmediğini kabul etmiştir.
- SMK m.5/1-ğ: Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesi kapsamı dışında kalan ancak kamuyu ilgilendiren, tarihi ve kültürel değerler bakımından halka mal olmuş diğer işaretler ile yetkili mercilerce tescil izni verilmemiş olan armaları, nişanları veya adlandırmaları içeren işaretler de marka olarak tescil edilmez.
- SMK m.25/1-2: 5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin varlığı hâlinde mahkeme markanın hükümsüzlüğüne karar verir; hükümsüzlüğü menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları isteyebilir.
Karardan çıkan sonuç, genel bir kelime olan “lira”nın tek başına tekel altına alınamayacak bir kamusal simge sayılmadığı, buna karşılık Türk Lirasının resmî simgesiyle ayırt edilemeyecek kadar benzeşen bir şekil unsurunun 5/1-ğ kapsamında değerlendirilebildiğidir. Başka bir deyişle, belirleyici olan kelimenin kendisinden çok, markada resmî para birimi simgesinin görsel olarak yeniden üretilip üretilmediğidir. Marka tescilinde kötü niyet ve önceki hak sahipliği tartışması için serideki ithalatçının yabancı markayı tescili kararı farklı bir örnek sunmaktadır.
🆕 Kripto varlık mevzuatı açısından anlamı
Uyuşmazlık, Türk Lirasına endeksli kripto varlıklara ilişkin düzenleyici çerçevenin yeni şekillendiği bir döneme denk gelmektedir. Merkez Bankası istinaf dilekçesinde, ödemelerde kripto varlıkların kullanılmamasına ilişkin yönetmeliği ve ödeme kuruluşları üzerindeki denetim yetkisini hatırlatmıştır. Bu yönetmeliğe yönelik yargısal denetimin bir örneği için serideki kripto varlıkla ödeme yasağı kararı incelenebilir.
Öte yandan 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 3. maddesinde artık kripto varlık, dağıtık defter teknolojisi veya benzer bir teknoloji kullanılarak elektronik olarak oluşturulup saklanabilen, dijital ağlar üzerinden dağıtımı yapılan ve değer veya hak ifade edebilen gayri maddi varlık olarak tanımlanmaktadır. İncelenen karar bu tanıma veya sermaye piyasası mevzuatına dayanmamış, uyuşmazlığı yalnızca marka hukuku çerçevesinde çözmüştür. Bununla birlikte karar, resmî para birimini çağrıştıran işaretlerin kripto varlık projelerinde marka olarak kullanılmasının, finansal düzenleyicinin hükümsüzlük davasıyla karşılaşabileceğini göstermesi bakımından dikkat çekicidir. Kelime markasının ayakta kalmasının, bu ibarenin her türlü kullanımının serbest olduğu anlamına gelip gelmediği ise kararda tartışılmamıştır.
❔ Soru ve cevaplar
Merkez Bankası marka hükümsüzlüğü davası açabilir mi?
Bu davada açabileceği kabul edilmiştir. İlk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi, SMK m.25/2’nin ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına hükümsüzlük davası açma imkânı tanıdığını ve Merkez Bankasının Türk Lirasının değerini koruma görevi bulunduğunu dikkate alarak hukuki yararın varlığını kabul etmiştir.
“Lira” kelimesini içeren kelime markası neden hükümsüz sayılmadı?
Mahkemelere göre “lira” yalnızca Türkiye’ye ait bir para birimi değildir; başka ülkelerde de para birimi adı olarak kullanılmaktadır ve Türkiye’nin para biriminin adı “Türk Lirası”dır. Bu nedenle kelime markası ne SMK m.5/1-g ne de 5/1-ğ kapsamında görülmüştür.
Para birimi simgeleri Paris Sözleşmesi m.6ter kapsamında mı?
Bu kararda hayır denilmiştir. İlk derece mahkemesi, m.6ter’in devlet armalarını, bayraklarını, diğer devlet amblemlerini ve resmî kontrol ve teminat işaretlerini kapsadığını, para birimlerinin ve sembollerinin bu maddede düzenlenmediğini belirtmiştir. Hükümsüzlük, 5/1-g yerine 5/1-ğ bendine dayandırılmıştır.
Hükümsüzlük için önceki tarihli bir marka şart mı?
Davalı, karıştırılma ihtimalinden söz edilebilmesi için Merkez Bankasının önceki tarihli bir markası bulunması gerektiğini savunmuştur. Bölge adliye mahkemesi bu itiraza ayrıca yanıt vermemiştir. Hükümsüzlük, SMK m.5’te sayılan mutlak ret nedenlerinden 5/1-ğ bendine dayandırılmış ve şekil unsurunun Türk Lirası simgesiyle ayırt edilemeyecek kadar benzer olmasına bağlanmıştır; SMK m.6’daki nispi ret nedenleri dava konusu yapılmamıştır.
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Ulaşım bilgileri iletişim sayfasında, serinin diğer kararları Emsal Kararlar bölümünde yer almaktadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Bedesten / mevzuat.adalet.gov.tr üzerinden yayımlanan bölge adliye mahkemesi karar metninden derlenmiştir. Karar, temyiz yolu açık olarak verilmiş bir istinaf kararıdır; Yargıtay denetiminden geçip geçmediği karar metninden anlaşılmamaktadır. Kripto varlık projelerinde kullanılan marka ve logolara ilişkin uyuşmazlıklarda sonuç; işaretin kelime ve şekil unsurlarına, tescil edildiği sınıflara, resmî simgelerle benzerlik derecesine ve uygulanacak mevzuata göre her dosyada farklılık gösterebilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



