Sel Baskınında Mücbir Sebep – Danıştay İDDK 2025/3082

Meteoroloji kayıtlarına göre 160 yılda bir görülebilecek şiddette bir yağış, idarenin sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırır mı? Taşkın sularının bir işyerinin perde duvarını yıkarak içeri dolması sonrasında açılan tam yargı davasında ilk derece mahkemesi belediyeyi yüzde 80 kusurlu bulmuş, bölge idare mahkemesi ise yağışı mücbir sebep sayarak davayı tümden reddetmiştir. Uyuşmazlık, Danıştay’ın daire bozma kararına rağmen ısrar edilmesi üzerine İdari Dava Daireleri Kurulunun önüne gelmiştir.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 10.12.2025 tarihli ve E.2025/2025, K.2025/3082 sayılı kararıyla ısrar kararını bozmuştur. Kurula göre her afet olayı zarar ile idari eylem arasındaki illiyet bağını kategorik olarak kesmez; afetin mücbir sebep olup olmadığı somut olayın koşullarında, bilimsel ve teknik verilerle araştırılmalı; illiyet bağını kesmeyen bir afet ise tazminattan indirim sebebi olarak gözetilebilir. Karar kesin olup oyçokluğuyla verilmiştir.
🌧️ Yağış gecesi ve işyerindeki hasar
Davacı şirketin Edirne Merkez’de, 2006 yılında yapı kullanma izin belgesi alınmış bir yapıda otomotiv satış ve servis işletmesi bulunmaktadır. 27-28.11.2018 gecesi yaşanan yağışta biriken taşkın suları tahliye edilememiş, işyerinin perde duvarını yıkarak içeri dolmuştur. Şirket, ilgili idarelerin ağır hizmet kusuru bulunduğunu ileri sürerek 100.000 TL ile açtığı davayı daha sonra 600.000 TL’ye artırmıştır.
Dosyadaki teknik veriler, olayın boyutunu ortaya koymaktadır:
- Sulh hukuk mahkemesindeki delil tespiti raporuna göre su baskını, komşu DSİ taşınmazlarındaki kanalın kesitinin yetersiz veya yer yer kapalı olması nedeniyle taşkın sularının zamanında tahliye edilememesinden kaynaklanmıştır.
- Meteoroloji Genel Müdürlüğüne göre Edirne istasyonunda günlük 119,6 mm yağış ölçülmüş, 12 saatlik sürede 116,4 mm şiddetli yağış düşmüş; yağışın tekerrür periyodu 160 yıl olarak belirlenmiş ve olay meteorolojik karakterli doğal afet kapsamında değerlendirilebilir bulunmuştur.
- Hasar raporunda olayın ölüme sebep olduğu kaydedilmiştir.
- Sigorta ekspertizine göre net hasar 1.704.634,98 TL olup sigorta şirketi davacıya 1.069.745,38 TL ödemiştir; bilirkişi raporlarındaki toplam masraf 1.819.670,96 TL’dir.
🔁 İdare mahkemesi, bölge idare mahkemesi ve Danıştay 8. Daire
Dava, Kurula gelene kadar birbirine zıt sonuçlar doğuran aşamalardan geçmiştir:
| Aşama | Sonuç ve gerekçe |
|---|---|
| İdare mahkemesi | DSİ kanallarının sulama kanalı olduğu ve yağmur suyu deşarjıyla ilgisi bulunmadığı gerekçesiyle DSİ yönünden ret. Altyapıdan genel olarak sorumlu belediyenin, olağanüstü yağış gözetilerek %80 kusurlu olduğu kabul edilmiş; 1.819.670,96 TL masraftan sigorta ödemesi düşülerek bulunan 749.925,58 TL zararın %80’i olan 599.940,47 TL tazminata hükmedilmiştir. |
| Bölge idare mahkemesi | Meteoroloji verileri karşısında yağışın idarenin sorumluluğunu ortadan kaldıran mücbir sebep olduğu ve illiyet bağının kesildiği gerekçesiyle belediye yönünden de ret. |
| Danıştay 8. Daire (09.04.2025, E.2023/4337, K.2025/3400) | Bozma: hükme esas bilirkişi heyetinde meteoroloji mühendisi yoktur; afet her somut olayda ayrıca değerlendirilmeli, gerektiğinde indirim sebebi sayılmalıdır. |
| Bölge idare mahkemesi | İlk kararda ısrar. |
| Danıştay İDDK (10.12.2025) | Davacının temyizi kabul; ısrar kararı eksik inceleme nedeniyle bozuldu. |
🏛️ Kurulun gerekçesi: afet her zaman illiyet bağını keser mi?
Kurul, değerlendirmesine Anayasa’nın 125. maddesindeki idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödeme yükümlülüğünü ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14. ve 15/e maddelerini hatırlatarak başlamıştır. 15/e bendi, atık su ve yağmur suyunun uzaklaştırılmasını sağlamak ve bunun için gerekli tesisleri kurmak ve işletmeyi belediyenin yetkileri arasında saymaktadır. 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 121. maddesi de DSİ’ye taşkın sular ve sellere karşı koruyucu tesisler meydana getirme ve sulama tesislerini işletme görevi vermektedir.
Kurulun mücbir sebebe ilişkin tespitleri şöyle özetlenebilir:
- Doğal afet, idarenin iradesi dışında gerçekleşen, kamu hizmetiyle ilgisi kurulamayan, öngörülemez ve önlenemez nitelikteyse mücbir sebeptir ve illiyet bağını kısmen veya tamamen keser.
- Somut olayda bölgenin afet bölgesi ilan edildiğine dair dosyada bilgi veya belge bulunmamaktadır.
- Kategorik olarak her afet olayının illiyet bağını kestiği kabul edilemez; zira kamu hizmetlerinin zamanında ve gereği gibi yürütülmemesi, afet sırasında zararın oluşumuna yol açabilir veya derecesini artırabilir.
- İlliyet bağını kesmeyen bir afet, idarenin kusuru oranında indirim yapılmasını gerektiren bir unsur olarak gözetilebilir; bu hakkaniyetin de gereğidir.
- Zarar birden çok faktörün bir araya gelmesiyle oluşmuştur ve idarelerin yürüttüğü hizmetten bağımsız düşünülemez; bu nedenle illiyet bağının tamamen kesildiği kabul edilemez.
Kurul, araştırma yapılmaksızın kamu hizmetinin kusursuz yürütüldüğü varsayımıyla yağışın olağanüstü doğa olayı sayılmasını hukuka aykırı bulmuştur. Mahkemelerin önce hizmet kusurunu araştırması, kusur yoksa kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanıp uygulanamayacağını incelemesi ve tazminata hükmederken sorumluluk sebebini açıkça belirtmesi gerekmektedir.
⚖️ Birden fazla idarede kusurun paylaştırılması
Kararın ikinci önemli ilkesi, aynı zarar verici olay nedeniyle birden fazla idare aleyhine açılan tam yargı davalarına ilişkindir. Kurula göre bu davalarda idareler, kural olarak zarardan yalnızca kendi kusurlarıyla sınırlı sorumlu tutulmalıdır. Aksi kabul, kimsenin başkasının kusurundan doğan zararı tazmine zorlanamayacağı yönündeki sorumluluk hukukunun temel ilkesine aykırı olacaktır.
Bu ilke somut olayda özel önem taşımaktadır. Davacının ilk tespit raporu su baskınını DSİ taşınmazlarındaki kanala bağlamış; dava önce DSİ’ye karşı açılmış, belediye sonradan davaya dahil edilmiştir. İdare mahkemesinin bilirkişi heyeti ise kanalların taşkın önleme veya drenaj amacıyla değil sulama amacıyla yapıldığını belirterek DSİ’nin kusurunu reddetmiştir. Kurul, iki raporun birbiriyle çeliştiğini ve her ikisinin de bilimsel ve teknik veriler yerine gözleme dayalı tespitlerle düzenlendiğini vurgulamıştır.
🧪 Yeniden yapılacak araştırmanın kapsamı
Kurul, bölge idare mahkemesinin gerekirse taşınmaz başında keşif yaparak ve meteoroloji mühendisinin de bulunduğu bir bilirkişi heyetinden rapor alarak şu soruları yanıtlamasını istemiştir:
- Davalı idarelerin her biri yönünden ayrı ayrı hizmet kusuru bulunup bulunmadığı,
- Vatandaşların önlem alabilmesi için 160 yılda bir tekrarlanan bir yağış konusunda Meteoroloji Genel Müdürlüğünce zamanında bilgilendirme ve uyarı yapılıp yapılmadığı,
- İşyerinde ticari faaliyetin mevzuata uygun yürütülüp yürütülmediği ve davacı şirketin zararın oluşmasında müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı,
- Bir sulama kanalının kullanımı iptal edildiğinde DSİ’nin kapatma, temizlik, bakım ve tehlikeyi bertaraf etme yükümlülüklerinin ne olduğu ve bunların yerine getirilip getirilmediği,
- Kullanımı iptal edilmiş kanalın taşınmazda varlığını sürdürmesinin, yağmur suyunun işyeri duvarını patlatmasında etkisi olup olmadığı,
- Sel olayının ne ölçüde afet kapsamında kaldığı ve indirim kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği.
Kurul, hizmet kusurunun tespiti hâlinde kusur oranlarının somut olarak belirlenmesini ve varsa afet kapsamında indirim yapılarak karar verilmesini istemiştir. Kurul, ilgili mevzuat arasında bilirkişiye ilişkin dayanak olarak İYUK 31. maddesinin atfıyla uygulanan HMK 266 (özel veya teknik bilgi gerektiren hâllerde bilirkişi) ve HMK 282 (bilirkişi görüşünün diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirilmesi) hükümleri gösterilmiştir.
📌 Kararın sınırları ve önemi
Kararın taşıdığı mesaj, yoğun yağış ve sel kaynaklı tam yargı davalarında “olağanüstü yağış” tespitinin tek başına yeterli görülmemesidir. Meteorolojik verilerin olayın afet niteliğini göstermesi, bu verilerin hizmet kusuru ve kusur paylaşımı ile birlikte değerlendirilmesi ihtiyacını ortadan kaldırmamaktadır. Kurulun yaklaşımında afet, ya illiyet bağını tümüyle kesen ya da tazminatı azaltan bir etken olarak karşımıza çıkmaktadır; hangisinin söz konusu olduğu ise teknik araştırma ile belirlenecektir.
Kararın sınırları da not edilmelidir:
- Kurul, belediyenin veya DSİ’nin kusurlu olduğuna karar vermemiştir; yalnızca eksik inceleme nedeniyle bozma yapmıştır.
- Tazminat miktarı ve kusur oranları yeniden yapılacak araştırmaya bırakılmıştır.
- Karar oyçokluğuyla verilmiş; karşı oyda ısrar kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve onanması gerektiği belirtilmiştir.
Sigortalı bir işyerinde sigorta ödemesinin zarardan mahsup edilmesi, ilk derece mahkemesinin hesabında yer almıştır. Doğal afet ve sigorta teminatının kesiştiği farklı bir uyuşmazlık için DASK yoksa özel deprem sigortası yazısına bakılabilir.
💬 Sık sorulan sorular
Kurul yağışın mücbir sebep olmadığına mı karar verdi?
Hayır. Kurul, yağışın mücbir sebep olup olmadığının somut olayın koşullarında, bilimsel ve teknik verilerle araştırılması gerektiğini belirtmiştir. Bölge idare mahkemesinin bu araştırmayı yapmadan, hizmetin kusursuz yürütüldüğü varsayımıyla davayı reddetmesi eksik inceleme sayılmıştır.
Afet illiyet bağını kesmezse tazminat nasıl etkilenir?
Kurula göre olağan dışı bir durumu ifade eden afet hâli, illiyet bağını kesen bir sebep sayılamadığı durumlarda idarenin kusuru oranında indirim yapılmasını gerektiren bir unsur olarak gözetilebilir. Kurul bunu hakkaniyetin gereği olarak nitelendirmiştir.
Bilirkişi heyetinde meteoroloji mühendisi neden önemli görüldü?
Uyuşmazlık aşırı yağmura bağlı bir sel olayıdır. Danıştay 8. Dairesi, hükme esas alınan heyette meteoroloji mühendisi bulunmamasının raporun ve kararın sıhhatini olumsuz etkilediğini belirtmiş; Kurul da yeniden yapılacak incelemede uzman meteoroloji mühendisinin görüşünün alınmasını istemiştir.
Davacının ruhsatlı bir yapıda bulunması kusur değerlendirmesini sonlandırır mı?
İdare mahkemesi, yapının ruhsat ve iskânı bulunduğu için davacıya kusur yüklememişti. Kurul ise işyerindeki ticari faaliyetin mevzuata uygunluğunun ve davacı şirketin müterafik kusurunun da ayrıca araştırılmasını istemiştir; bu konu yeniden yapılacak incelemenin kapsamındadır.
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim sayfası üzerinden ulaşım bilgilerine, Emsal Kararlar arşivinden serinin diğer yazılarına erişilebilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun Bedesten içtihat sisteminde yayımlanan bozma kararından ve bu kararda aktarılan ilk derece, bölge idare mahkemesi ve Danıştay 8. Daire gerekçelerinden derlenmiştir. Değerlendirme, belirli bir tarihte yaşanan yoğun yağış, çelişkili bilirkişi raporları ve iki ayrı davalı idarenin bulunduğu somut dosyaya dayanmaktadır; yağışın niteliği, altyapının durumu ve teknik veriler farklı olan dosyalarda sonuç değişebilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



