Sürücü Babanın Çocuğuna Kayyım – Yargıtay 4. HD 2026/5816

Trafik kazalarında yaralanan çocukların tazminat başvurularını çoğunlukla anne ve babaları yürütür. Bu son derece doğal görünür: Velayet onlardadır, çocuğu kanunen temsil eden de onlardır. Ancak çocuğun yolcu olarak bulunduğu aracı kaza anında babası kullanıyorsa ve aracın sahibi de oysa tablo değişir. Çocuğun alacağı tazminat, ileride babaya rücu edilebilecek bir borca dönüşebilir. Böyle bir dosyada çocuğu baba temsil etmeye devam edebilir mi?
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 13.05.2026 tarihli ve E.2025/1400, K.2026/5816 sayılı kararıyla bu soruya olumsuz yanıt vermiştir. Daire, kazaya karışan aracın malik sıfatıyla işleteni ve sürücüsü olan babanın, hükmedilecek tazminatın kendisinden rücuen istenmesi ihtimali nedeniyle çocukla menfaat çatışması içinde olduğunu kabul etmiştir. Çocuğa TMK 426 uyarınca temsil kayyımı atanmadan verilen İtiraz Hakem Heyeti kararı oy birliğiyle bozulmuştur.
🏍️ Motosiklet kazası ve sigortasız araç
Dava dilekçesine göre davacı çocuk, babasının hem sürücüsü hem de işleteni (maliki) olduğu motosiklette yolcu olarak bulunmaktadır. Motosikletin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi bulunmamaktadır. 24.04.2022 tarihinde bu motosiklet, dava dışı başka bir motosikletle çarpışmış; çift taraflı kazada yaralanan çocuk malul kalmıştır.
Davacı vekili, fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak başlangıçta 15.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 250,00 TL tedavi gideri talep etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini 365.978,06 TL’ye yükseltmiştir. Davalı ise şu savunmaları ileri sürmüştür:
- Başvuru şartı usulüne uygun yerine getirilmemiştir.
- Kusur oranları kabul edilmemekte, ceza mahkemesinin sonucu beklenmelidir.
- Aracın cinsi tespit edilerek sigorta yaptırılması zorunlu araçlardan olup olmadığı araştırılmalıdır.
- Kaza ile zarar arasında illiyet bağı yoktur, maluliyet raporu hatalıdır.
📑 Sigorta tahkiminde iki aşama
Uyuşmazlık mahkemede değil, Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde görülmüştür. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesi, belirli tutarın üzerindeki uyuşmazlıklarda hakem kararına karşı bir kez itiraz yolu, itiraz üzerine verilen kararlara karşı da belirli tutarın üzerinde temyiz yolu tanımaktadır.
| Merci | Karar |
|---|---|
| Uyuşmazlık Hakem Heyeti | Talebin kabulü; toplam 366.228,06 TL tazminatın 01.06.2023’ten itibaren yasal faiziyle tahsili. |
| İtiraz Hakem Heyeti | İtirazın yalnız vekâlet ücretine ilişkin kısmının kabulü, diğer itirazların reddi. |
| Yargıtay 4. HD (13.05.2026) | Temsil kayyımı atanmadan hüküm kurulması nedeniyle bozma; diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmedi. |
Davalı vekili temyizde başvurunun eksik evrakla yapıldığını, maluliyet raporunun ve hesap raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, tedavi giderlerinden sorumlu olmadıklarını, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ve temerrüde düşmediklerini ileri sürmüştür. Daire ise bu itirazların hiçbirine girmeden, temsil sorununu önceliklendirmiştir.
👨⚖️ TMK 426: temsil kayyımı ne zaman gerekir?
Türk Medeni Kanunu’nun 426. maddesine göre vesayet makamı, kanunda sayılan hâllerde ilgilisinin isteği üzerine veya re’sen temsil kayyımı atar. Bu hâllerden biri, maddenin 2. bendinde yer alır: bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa.
Daire, hükmün uygulanmasına ilişkin üç ilkeyi kararında açıkça sıralamıştır:
- Temsil kayyımı atanmasına konu menfaat çatışmasının tarafları, temsil olunan (çocuk) ile onun yasal temsilcileridir.
- Çatışmanın gerçekleşmiş olması gerekmez; küçüğün menfaati ile yasal temsilcinin menfaati arasında salt soyut bir tehlike olasılığı bile kayyım atanması için yeterlidir.
- Somut dosyada davacılar anne ve baba küçüğün velisi ve dolayısıyla yasal temsilcileri olsa da, bu sıfat çatışma varken temsil yetkisini tek başına sürdürmeye yetmez.
⚠️ Babanın konumu neden çatışma yaratıyor?
Kararın düğüm noktası, babanın kazadaki çifte sıfatıdır. Baba, çocuğun bulunduğu motosikletin malik sıfatıyla işleteni ve aynı zamanda sürücüsüdür. Daire, bu durumda hükmedilecek tazminatın rücuen tahsili isteminde bulunulması ihtimalinin bulunduğuna dikkat çekmiştir. Başka bir deyişle, çocuğa ödenecek tazminat ne kadar yüksek olursa, ileride babadan geri istenebilecek miktar da o ölçüde artabilecektir.
Bu tabloda çocuğun menfaati ile babanın menfaati aynı yönde değildir: Çocuk için kusurun karşı tarafta görülmemesi ya da maluliyet oranının düşük çıkması aleyhe bir sonuçtur; baba açısından ise rücu riskini azaltan bir sonuç olabilir. Daire, bu nedenle anne ve babanın menfaati ile küçüğün menfaatinin bu davada çatıştığı sonucuna varmıştır. Kararın gerekçesi yalnız babaya değil, davayı birlikte açan “yasal temsilciler olan anne ve baba”ya yönelik kurulmuştur.
⏱️ Kayyım için süre ve tahkim süresine muvafakat
Daire, İtiraz Hakem Heyetinin ne yapması gerektiğini de adım adım göstermiştir:
- Davacı çocuğa temsil kayyımı atanması için davacı tarafa süre verilmesi,
- Bu işlem yönünden taraflardan süre uzatımına muvafakat istenmesi,
- Kayyım tayin edilip kayyımın davaya iştirakinin sağlanması ve sonucuna göre karar verilmesi.
Süre uzatımına muvafakat vurgusu, sigorta tahkimine özgü bir kurala dayanır. Sigortacılık Kanunu’nun 30/16. maddesine göre hakemler, görevlendirildikleri tarihten itibaren en geç dört ay içinde karar vermek zorundadır; bu süre ancak tarafların açık ve yazılı muvafakatiyle uzatılabilir. Kayyım atanması vesayet makamı önünde ayrı bir işlem gerektirdiğinden, tahkim süresi bu bekleme nedeniyle aşılabilir. Daire, bu nedenle muvafakat istenmesini kayyım sürecinin bir parçası olarak saymıştır.
Bozma, kayyım tayin edilmeden ve kayyımın davaya katılımı sağlanmadan hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesine dayanmaktadır. Davalının kusur, maluliyet raporu, müterafik kusur, tedavi gideri ve faize ilişkin itirazları bozmanın niteliği gereği şimdilik incelenmemiştir.
🔁 Aynı haftada verilen benzer karar
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, beş gün sonra verdiği 18.05.2026 tarihli ve E.2025/259, K.2026/6072 sayılı kararında da aynı sonuca ulaşmıştır. O dosyada çocuk, ZMSS poliçesi bulunan bir araçta yolcu olarak yaralanmış, kaza sırasında aracı babası kullanıyordu. Uyuşmazlık Hakem Heyeti 692.711,84 TL, İtiraz Hakem Heyeti ise 554.169,48 TL sürekli iş göremezlik tazminatına hükmetmişti. Daire, babanın sürücü konumu nedeniyle yasal temsilci ile küçüğün menfaatinin çatıştığını belirterek kararı yine usulden bozmuştur.
İki karar birlikte okunduğunda şu tablo ortaya çıkmaktadır: Aracın sigortalı olup olmaması ya da babanın malik olup olmaması sonucu değiştirmemiş; kaza anında aracı yasal temsilcinin kullanmış olması, çatışmanın soyut olasılığını kurmaya yeterli görülmüştür. 2026/5816 sayılı kararda ise bu olasılık, rücu ihtimaline açıkça bağlanarak gerekçelendirilmiştir.
🧩 Kararın uygulamaya etkisi
Trafik kazalarında aile içi taşımalar oldukça yaygındır ve zarar gören çocuğun davasını sürücü konumundaki ebeveynin açması sıkça görülür. Karar bu dosyalar bakımından şu sonuçları göstermektedir:
- Temsil sorunu, tazminatın esasına ilişkin bütün itirazlardan önce ele alınmış ve tek başına bozma nedeni sayılmıştır.
- Kararda özetlenen temyiz sebepleri arasında temsil eksikliği yer almamasına karşın Daire, bozmayı doğrudan bu gerekçeye dayandırmıştır; temsil sorunu hükmü baştan etkileyen bir eksiklik olarak görülmüştür.
- Kayyım atanması sigorta tahkimindeki dört aylık süreyi etkileyebileceğinden tarafların yazılı muvafakati ayrı bir önem taşır.
- Bozma usule ilişkindir; çocuğun tazminata hak kazanıp kazanmadığı ve miktarı, kayyımın katılımıyla yeniden değerlendirilecektir.
Çocuk yolcuların maluliyetinin hangi mevzuata göre ölçüleceğini inceleyen çocuk yolcunun maluliyet raporu yazısı ile sürücü konumundaki kişiye yöneltilen rücu taleplerine bir örnek olan ehliyetsiz sürücüde araç malikine rücu yazısı bu kararla birlikte okunabilir.
🙋 Akla gelen sorular
Yargıtay çocuğun tazminat hakkı olmadığına mı karar verdi?
Hayır. Bozma tamamen usule ilişkindir. Daire, çocuğa temsil kayyımı atanmadan ve kayyımın davaya katılımı sağlanmadan hüküm kurulamayacağını belirtmiş; kusur, maluliyet ve hesaplamaya yönelik itirazları bu aşamada incelememiştir. Tazminatın esası, kayyımın katılımıyla yapılacak yeni değerlendirmede belli olacaktır.
Menfaat çatışmasının fiilen gerçekleşmiş olması gerekiyor mu?
Gerekmiyor. Daire, küçüğün menfaati ile yasal temsilcinin menfaati arasında salt soyut bir tehlike olasılığının bulunmasının dahi temsil kayyımı atanması için yeterli olduğunu açıkça belirtmiştir. Bu dosyada soyut tehlike, babaya karşı ileride rücu talebinde bulunulabilecek olmasına dayandırılmıştır.
Anne kazada yer almadığı hâlde neden onun temsili de yeterli görülmedi?
Kararın gerekçesinde, yasal temsilciler olan anne ve babanın menfaati ile küçüğün menfaatinin bu davada çatıştığı belirtilmiş ve dava velayeten her ikisi tarafından açılmıştır. Daire, annenin ayrı bir konumu bulunup bulunmadığı yönünde ayrı bir değerlendirme yapmamış, kayyım atanmasını davacı küçük bakımından gerekli görmüştür.
Kararda süre uzatımına muvafakatten neden söz ediliyor?
Sigortacılık Kanunu’nun 30/16. maddesine göre sigorta hakemleri görevlendirildikleri tarihten itibaren en geç dört ay içinde karar vermek zorundadır ve bu süre ancak tarafların açık ve yazılı muvafakatiyle uzatılabilir. Kayyım atanması zaman alabileceğinden, Daire bu işlem için taraflardan süre uzatımına muvafakat istenmesini de gerekli adımlar arasında saymıştır.
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim sayfası üzerinden ulaşım bilgilerine, Emsal Kararlar arşivinden serinin diğer yazılarına erişilebilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin Karar Arama sisteminde yayımlanan ve İtiraz Hakem Heyeti kararını usulden bozan kararından derlenmiştir. Değerlendirme, yasal temsilcinin kazaya karışan aracın sürücüsü ve işleteni olduğu somut dosyaya dayanmaktadır; tarafların konumu, sigorta durumu ve yargılama mercii farklı olan dosyalarda sonuç değişebilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



