Ceza HukukuEmsal Kararlar

Rızası Dışında SEGBİS ile Duruşma – AYM 2022/76993

Ekranın öbür ucundaki sanık, kendisi hakkında ağır bir ceza istenen davada salonda bulunmak istediğini açıkça söylemişse mahkeme bu talebi salgın gerekçesiyle geri çevirebilir mi? Bağlantı kurulamadığı için sanığın hiç katılamadığı bir celsede esas hakkında mütalaa okunursa bu eksiklik sonradan nasıl telafi edilir? İstinaf aşamasında aynı itiraz tekrarlandığında, dosya üzerinden yapılan inceleme yeterli midir? Anayasa Mahkemesi, kasten öldürme suçundan 25 yıl hapis cezası verilen bir sanığın başvurusunda bu soruları Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) uygulaması üzerinden ele almıştır.

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, 3.9.2026 tarihli ve 2022/76993 başvuru numaralı kararıyla, sanığın bizzat hazır bulunma talebine rağmen duruşmaya SEGBİS aracılığıyla katılmak zorunda bırakılması ve istinaf incelemesinde bu talebin hiç değerlendirilmemesi nedeniyle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki duruşmada hazır bulunma hakkının ihlal edildiğine oybirliğiyle karar vermiştir.

Kısa özet: Tutuklu sanık, ağır ceza mahkemesindeki üç celseden ilkine SEGBİS ile katılmış; ikinci celseye bağlantı kurulamadığı için hiç katılamamış ve bu celsede esas hakkındaki mütalaa açıklanmıştır. Müdafiin bizzat hazır bulunma talepleri pandemi tedbirleri gerekçesiyle reddedilmiş, sanık son celseye de SEGBİS ile bağlanmış ve 25 yıl hapis cezasına mahkûm edilmiştir. Bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu dosya üzerinden reddetmiş, Yargıtay da onamıştır. Anayasa Mahkemesi, sanığın hazır bulunma hakkından feragat etmediğini, istinaf dairesinin salgının etkilerini ve duruşma açma imkânını hiç araştırmadığını belirterek ihlal kararı vermiş ve yeniden yargılama yapılmasına hükmetmiştir.

🎥 Dosyanın seyri: üç celse, iki ekran

Başvurucu, kasten öldürme suçu şüphesiyle 10/9/2020 tarihinde tutuklanarak bir kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmiştir. Başsavcılığın 13/11/2020 tarihli iddianamesinin kabulüyle dava Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmeye başlanmış, tensip tutanağında sanığın ilk celseye SEGBİS aracılığıyla katılımının sağlanmasına karar verilmiştir.

Celse / aşamaSanığın durumuÖne çıkan işlem
1. celse (23/12/2020)SEGBİS ile katıldı; tutanakta itirazı yokSavunma, müşteki ve tanık beyanları alındı
2. celse (11/3/2021)Bağlantı kurulamadı, katılamadıEsas hakkında mütalaa sunuldu
Celseler arası (16/3/2021 ve 10/5/2021)Müdafi dilekçe verdiDoğrudan doğruyalık ilkesi gereği salonda hazır bulunma talebi
3. celse (1/6/2021)Talep reddedildi, SEGBİS ile katıldıMütalaaya karşı savunma; 25 yıl hapis cezası
İstinaf (16/9/2021)Duruşma açılmadıSakarya BAM 1. Ceza Dairesi dosya üzerinden esastan ret
Temyiz (4/7/2022)—Yargıtay 1. Ceza Dairesi onadı

Mahkeme, üçüncü celsede talebi reddederken Covid-19 salgını sürecindeki tedbirlere ve Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğinin 27/04/2021 tarihli tam kapanma konulu yazısına dayanmış; kamu ve birey sağlığının korunması gözetildiğinde sanığın SEGBİS ile bağlanmasının yüz yüzelik ilkesini ihlal etmeyeceğini belirtmiştir. Başvurucu, istinaf ve temyiz dilekçelerinde aynı şikâyeti tekrarlamış, nihai kararı öğrendikten sonra 4/8/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

📎 Karar metni: Anayasa Mahkemesi kararı, Kararlar Bilgi Bankasında yayımlanan hâliyle derlenmiştir; başvurucu, heyet, raportör ve vekil adları ile kişisel sağlık bilgileri derlemeye alınmamıştır.

📐 Anayasa Mahkemesinin kullandığı ölçütler

Mahkeme, incelemesini Genel Kurulun 6/2/2020 tarihli ve 2017/22672 ile 2017/38732 başvuru numaralı kararlarında belirlediği ilkeler üzerine kurmuştur. Bu ilkelere göre:

  • Müdahale: Kişinin istemine aykırı olarak duruşmaya SEGBİS yoluyla katılması, duruşmada hazır bulunma hakkına yönelik bir müdahaledir.
  • Kanunilik: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 196. maddesi bu müdahale için yeterli kanuni dayanaktır. Maddenin 4. fıkrası, hâkim veya mahkemenin zorunlu gördüğü durumlarda yurt içindeki sanığın sorgusunun görüntülü ve sesli iletişim tekniğiyle yapılabileceğini ya da duruşmalara bu yolla katılmasına karar verilebileceğini düzenler.
  • Meşru amaç: Müdahale, usul ekonomisinin sağlanmasına yöneliktir.
  • Ölçülülük: Talebin hangi zorlayıcı nedenle reddedildiği ortaya konulmalı; sanığın katılamadığı celsede esaslı işlemler yapılması müdahaleyi gereksiz kılabilir.

Somut olayda tartışma, ilk üç ölçütten çok ölçülülük ve feragat konularında yoğunlaşmıştır.

🤝 Sanık bu haktan vazgeçmiş sayılabilir mi?

Dosyada dikkat çeken bir ayrıntı vardır: Sanık ilk celseye SEGBİS ile katılmış, tutanakta buna itiraz ettiğine dair bir beyan yer almamıştır. Üçüncü celsede de ekran aracılığıyla savunmasını yapmıştır. Bu durum, hakkından vazgeçtiği şeklinde yorumlanabilir mi?

Anayasa Mahkemesi, adil yargılanma güvencelerinden açık ya da örtülü feragatin mümkün olduğunu, ancak feragatin geçerli sayılması için iradenin açık olması, sonuçlarının makul olarak öngörülebilmesi, asgari usul güvencelerinin sağlanması ve feragati meşru olmaktan çıkaran üstün bir kamu yararının bulunmaması gerektiğini hatırlatmıştır. Örtülü feragat konusunda yargı organlarının varsayıma dayalı değerlendirme yapmaması gerektiğini de vurgulamıştır.

Somut olayda müdafi iki ayrı dilekçeyle bizzat hazır bulunma talebinde bulunmuş, aynı itiraz istinaf ve temyiz dilekçelerinde de tekrarlanmıştır. Mahkemeye göre fiilî durum karşısında ekran üzerinden savunma yapılması bir feragat anlamına gelmez; başvurucunun açık ya da zımni bir feragat iradesini gösteren somut olgu bulunmamaktadır.

⚖️ İlk derece ile istinaf arasındaki fark

Kararın en öğretici yönü, ilk derece mahkemesi ile istinaf dairesinin tercihlerini ayrı ayrı değerlendirmesidir.

  1. İlk derece mahkemesi: Üçüncü celse için gerekçesini salgın tedbirlerine dayandırmıştır. Anayasa Mahkemesi, salgın tehdidinin sürdüğü o dönemde bu tercihin müdahale için en uygun aracın seçildiğini gösterdiğini ve müdahalenin gerekli olduğunu kabul etmiştir.
  2. İstinaf dairesi: Başvurucu itirazlarını istinaf dilekçesinde açıkça dile getirmesine rağmen daire, salgının etkilerinin azalıp azalmadığını ve duruşma açarak sanığı salonda dinlemenin mümkün olup olmadığını hiç araştırmamış, dosya üzerinden karar vermiştir. Mahkemeye göre bu tercih, istinaf incelemesinin kapsam ve niteliği gözetildiğinde en uygun aracın seçildiğini göstermediğinden müdahale gerekli değildir.

Mahkeme ayrıca suç için öngörülen cezanın ağırlığı arttıkça duruşmada hazır bulunarak savunma yapmanın öneminin de arttığını belirtmiştir. İsnat edilen suçun cezasının müebbet hapis olması ve başvurucunun 25 yıl hapis cezasına çarptırılması, bizzat hazır bulunma talebini daha da önemli kılmıştır. Bağlantı sorunu nedeniyle mütalaanın açıklandığı celseye hiç katılamaması da sonuç değerlendirmesinde yer almıştır.

Duruşmaya erişim ve savunma güvenceleri konusunda daha önce incelenen bir başka bireysel başvuru için müdafinin mesleki mazeretine belge şartı yazısına bakılabilir.

🏥 Sağlık şikâyeti neden incelenmedi?

Başvurucu ayrıca ceza infaz kurumundaki tutulma koşullarının sağlık durumuna elverişli olmadığını, gerekli tedavi, sevk ve beslenme imkânlarının sağlanmadığını ileri sürerek kötü muamele yasağının ihlal edildiğini iddia etmiştir. Anayasa Mahkemesi, başvuru sürecinde tedbir talebini değerlendirmiş; infazın durdurulması talebini Adli Tıp Kurumu raporu bulunmadığı için reddetmiş, sağlık durumuna uygun gıdaların teslimi bakımından ise gerekli tedbirlerin alınmasına karar vermişti.

Esas incelemede bu şikâyet kabul edilemez bulunmuştur. Gerekçe, başvuru yollarının tüketilmemesidir:

  • 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu’nun 4. maddesine göre hükümlü ve tutukluların muayene ve tedavisine ilişkin şikâyetleri incelemek infaz hâkimliğinin görevidir.
  • 5275 sayılı Kanun’un 16. maddesine göre akıl hastalığı dışındaki hastalıklarda cezanın infazının geri bırakılmasına infazın yapıldığı yer Cumhuriyet başsavcılığınca karar verilir.
  • Dosyada başvurucunun bu mercilere başvurduğuna dair bilgi veya belge bulunmamaktadır.

Mahkeme; tanık dinletme, bağımsız ve tarafsız mahkeme, savunma için gerekli zaman ve kolaylıklar ile silahların eşitliği yönündeki diğer şikâyetleri ise ihlal kararı ve öngörülen giderim karşısında ayrıca incelemeye gerek görmemiştir.

🔁 Giderim: yeniden yargılama

Başvurucu ihlalin tespiti, yeniden yargılama, 100.000 TL maddi ve 200.000 TL manevi tazminat talep etmiştir. Hüküm fıkrası şöyledir:

  • Duruşmada hazır bulunma hakkının ihlal edildiğine,
  • Kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesine (E.2020/253, K.2021/200) gönderilmesine,
  • Maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine (yeniden yargılama yeterli giderim sayılmış, maddi zarar belgelendirilmemiştir),
  • 664,10 TL harç ve 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan 40.664,10 TL yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine.

Mahkeme, ihlal kararından davanın sonucuna ilişkin bir tutum çıkarılmaması gerektiğini, kararın beraat veya mahkûmiyet yönünde bir yönlendirme içermediğini, delilleri değerlendirme yetkisinin yeniden yargılama yapacak mahkemeye ait olduğunu da açıkça belirtmiştir.

❓ Merak edilenler

Bu karar SEGBİS kullanımını hukuka aykırı mı saydı?

Hayır. Anayasa Mahkemesi, CMK 196 uyarınca SEGBİS kullanımının kanuni dayanağının bulunduğunu ve usul ekonomisine yönelik meşru bir amaç taşıdığını kabul etmiştir. Hatta ilk derece mahkemesinin salgın döneminde verdiği kararı gerekli bulmuştur. İhlal, sanığın açık talebine rağmen istinaf aşamasında koşulların hiç yeniden değerlendirilmemesinden ve bağlantı sorunu nedeniyle mütalaa celsesine katılamamasından kaynaklanmıştır.

İlk celsede itiraz etmeyen sanığın sonradan itiraz etmesi dikkate alınır mı?

Bu dosyada alınmıştır. İlk celsenin tutanağında itiraz bulunmasa da müdafi sonraki aşamada iki dilekçeyle bizzat hazır bulunma talebinde bulunmuş, itiraz kanun yolu dilekçelerinde de tekrarlanmıştır. Anayasa Mahkemesi bu tablo karşısında açık veya zımni bir feragat iradesinden söz edilemeyeceğini belirtmiştir.

Anayasa Mahkemesi neden tazminat vermedi?

Mahkeme, ihlalin niteliği gereği yeniden yargılama yapılmasının yeterli giderim sağlayacağını kabul ederek manevi tazminat talebini reddetmiştir. Maddi tazminat talebi ise iddia edilen zarara ilişkin bilgi ve belge sunulmadığı için reddedilmiştir. Yargılama giderleri başvurucuya ödenecektir.

Yeniden yargılamada sanığın beraat etmesi gerekir mi?

Kararda bu yönde bir sonuç yoktur. Anayasa Mahkemesi, ihlal kararının uyuşmazlığın esasından bağımsız olduğunu, beraat ya da mahkûmiyet anlamına gelmediğini belirtmiştir. Yeniden yargılamayı yapacak mahkeme, ihlalin nedenlerini gidererek delilleri yeniden değerlendirecek ve yeni bir karar verecektir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Ulaşım bilgileri iletişim sayfasında, diğer kararlar Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Anayasa Mahkemesinin Kararlar Bilgi Bankasında yayımlanan bireysel başvuru kararından derlenmiştir. Değerlendirme, salgın döneminde SEGBİS ile yürütülen ve istinaf aşamasında duruşma açılmayan tek bir ceza yargılamasına dayanır; celse sayısı, yapılan işlemler, sanığın talepleri ve salgın koşulları farklı olan dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu