Telegram’da Toplanan Hisseler – Sakarya BAM 7. HD 2026/461

Değeri kısa sürede düşen bir hissenin küçük yatırımcıları, sosyal medyada kurulan bir grupta “birlikte hareket edersek büyük hissedarlara karşı güç kazanırız” çağrısıyla bir araya getirilir. Önerilen yol basittir: Paylar, “işi bilen” birkaç kişinin hesabında toplanacak, genel kurulda söz sahibi olunacaktır. Paylar devredilir; ancak beklenen adımlar atılmaz, paylar geri dönmez. İade için açılan dava ise esasa girilmeden önce bir soruda takılır: Borsada işlem gören payların iadesi istendiğinde dava ticaret mahkemesinde mi, asliye hukuk mahkemesinde mi görülür?
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 05.03.2026 tarihli ve E.2025/2141, K.2026/461 sayılı kararıyla, Telegram grubu aracılığıyla bedelsiz devredilen payların iadesine ilişkin itirazın iptali davasında asliye ticaret mahkemesinin verdiği görevsizlik kararını yerinde bulmuş ve davacının istinaf başvurusunu oy birliğiyle, kesin olarak esastan reddetmiştir.
📉 Değer kaybı, Telegram grubu ve bedelsiz devir
Dava dilekçesine göre davacı, 2022 yılında Borsa İstanbul’da işlem gören bir elektrik taahhüt şirketinin paylarını lotu 12–15 TL bandından satın almıştır. Davacı, şirket yönetimini elinde tutan büyük hissedarların manipülatif eylemleri sonucunda payların bir iki ay içinde 3–4 TL bandına düştüğünü ileri sürmüştür.
Bu aşamada, kendisinin de aynı şekilde mağdur olduğunu söyleyen davalı, bir takma ad kullanarak bir Telegram grubu kurmuştur. Davacının anlatımına göre grup, küçük hissedarları büyük hissedarlara karşı birleşmeye ve “bir takım işlemler” yapmak üzere örgütlenmeye yöneltmiş; bu işlemlerin yapılabilmesi için küçük yatırımcıların paylarının konuyu bildiği ve söz sahibi olacağı söylenen birkaç kişiye devredilmesi kararlaştırılmıştır.
Davacı, 24.10.2022 tarihinde aracı kurum şubesine verdiği talimatla 54.000 lot payı, herhangi bir bedel almaksızın 26.10.2022 tarihinde davalıya devretmiş; paylarının bir kısmını da dava dışı başka bir kişiye aktarmıştır. Bir süre sonra davalının şirketi olağanüstü genel kurula götürmediği ve grupta verilen taahhütleri yerine getirmediği anlaşılmıştır. Davacıya göre yapılan araştırmada, davalının bu yolla topladığı paylar üzerine rehin koydurarak kendi nam ve hesabına borsa işlemleri yaptığı ortaya çıkmıştır. Davacı, bazı kişilere iade yapıldığını, kendi paylarının ise geri verilmediğini belirtmiştir.
🗂️ Takipten görevsizlik kararına
Davacı, Gebze İcra Dairesinin 2025/22955 Esas sayılı dosyasıyla takip başlatmış; davalının itirazı üzerine 24.10.2025 tarihinde itirazın iptali davası açmıştır. Dava, mahkeme kayıtlarında “İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan)” olarak nitelendirilmiştir. Davacı, alacağın likit olduğunu ve enflasyonist ortamdaki değer kaybını gerekçe göstererek yüzde yüz oranında icra inkâr tazminatı da istemiştir.
| Aşama | Tarih ve sayı | Sonuç |
|---|---|---|
| Pay devri | Talimat 24.10.2022, devir 26.10.2022 | 54.000 lot bedelsiz olarak davalıya aktarıldı |
| İcra takibi | Gebze İcra Dairesi 2025/22955 E. | Davalının itirazıyla durdu |
| İlk derece | Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi, 27.10.2025, E.2025/1089 | Görevsizlik; HMK 114/1-c ve 115/2 uyarınca usulden ret |
| İstinaf | Sakarya BAM 7. HD, 05.03.2026, E.2025/2141, K.2026/461 | Esastan ret (oy birliği, kesin) |
İlk derece mahkemesi, HMK’nın 2. maddesi uyarınca davaya bakma görevinin asliye hukuk mahkemesine ait olduğunu belirtmiş ve kararın kesinleşmesinden sonra süresi içinde talep edilmesi hâlinde dosyanın Gebze Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine hükmetmiştir. Dava 24.10.2025 tarihinde açılmış, görev yönünden karar 27.10.2025 tarihinde verilmiştir.
📨 Davacının istinaf itirazı
Davacı vekili, hisse senedi devrinden kaynaklanan alacak ve tazminat talebinin Türk Ticaret Kanunu kapsamında ticari bir iş olduğunu, bu nedenle ticaret mahkemesinin görevli bulunduğunu savunmuştur. Bu görüşü desteklemek için Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 03.04.2018 tarihli ve 2016/12218 Esas, 2018/2358 Karar sayılı kararına atıf yapılmıştır. Davacıya göre konu borsada işlem gören paylar ve bunların devri olduğundan uyuşmazlık ticari nitelik taşımaktadır.
⚖️ Daire neden asliye hukuku görevli saydı?
Daire öncelikle uyuşmazlığı “haksız eylemden kaynaklı alacak istemi” olarak nitelendirmiştir. Ardından TTK’nın 4. maddesinin çizdiği çerçeveyi hatırlatmıştır: Bir davanın ticari dava sayılabilmesi için ya uyuşmazlık konusu işin her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın TTK’da veya diğer kanunlarda o davaya ticaret mahkemesinin bakacağına dair bir düzenleme bulunması gerekir. TTK 4/1 hükmü, örneğin “borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde” öngörülen hususlardan doğan davaları da mutlak ticari dava sayar.
Daire somut olayda şu tespitleri yapmıştır:
- Borsa işlemi yok: Dava konusu işlemler borsa işlemi değildir; paylar borsada işlem görse de uyuşmazlık, borsaya ilişkin özel hükümlerden doğmamaktadır.
- Şahsi nitelik: Talep, taraflar arasında şahsi nitelik taşıyan, payların değerine ilişkin haksız eylemden kaynaklanan bir alacaktır.
- Genel görev kuralı: HMK’nın 2. maddesine göre dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, aksine düzenleme bulunmadıkça görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir.
Bu nedenlerle görevsizlik kararında usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Daire ayrıca ilk derece mahkemesinin hüküm kısmında görevsizlik kararı verdiği hâlde gerekçesinde “karşı görevsizlik” verildiğinden söz etmesini maddi hata olarak nitelendirmiş; sonuca etkili olmadığından bu hususu eleştiri konusu yapmakla yetinmiştir. Başvuru HMK 353/1-b.1 uyarınca esastan reddedilmiş; 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL mahsup edilerek kalan 116,60 TL’nin davacıdan alınmasına karar verilmiştir. Karar, HMK’nın 362. maddesi gereğince kesindir.
🔍 Ödünç pay kararıyla birlikte okumak
Borsada işlem gören payların bir kişiden diğerine aktarılıp geri verilmemesi, mahkemelerin önüne farklı görünümlerle gelmektedir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, “Borç Verme” açıklamalı virmanla ödünç verildiği ileri sürülen payların iadesi davasını mutlak ticari dava saymıştı; bu karar ödünç verilen borsa hissesi yazısında incelenmiştir.
Sakarya kararı ise farklı bir olgusal zemine oturmaktadır:
- İstanbul dosyasında ilişki, taraflar arasında açıkça “borç verme” olarak kurulmuş bir pay ödüncüdür; Sakarya dosyasında ise paylar, bir sosyal medya grubunda yapılan örgütlenme çağrısıyla ve bedelsiz olarak devredilmiştir.
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi, kayıtlarda “ödünç verme sözleşmesinden kaynaklanan” olarak görünen talebi haksız eylem olarak nitelendirmiş ve sonucu bu nitelendirmeye dayandırmıştır.
- Her iki kararda da belirleyici soru, uyuşmazlığın TTK’da veya özel kanunlarda ticari dava olarak sayılan bir hususa dayanıp dayanmadığıdır; dairelerin bu soruya verdikleri cevap, dosyanın olgularına göre farklılaşmıştır.
Bu farklılık, pay iadesi uyuşmazlıklarında ilişkinin nasıl kurulduğunun (ödünç, vekâlet, inançlı devir ya da haksız eylem) görev sorusunu doğrudan etkileyebildiğini göstermektedir. Benzer uyuşmazlıklara ilişkin diğer kararlar Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.
🧩 Kararın açık bıraktıkları
Bölge adliye mahkemesi yalnızca görev konusunu incelemiştir. Davalının payları gerçekten rehne konu edip kendi hesabına işlem yapıp yapmadığı, devrin hangi hukuki ilişkiye dayandığı, iade borcunun kapsamı, payların değerinin hangi tarihe göre belirleneceği ve icra inkâr tazminatı talebi esasa ilişkin olup asliye hukuk mahkemesinde ele alınacaktır. Dava dilekçesinde büyük hissedarlara yöneltilen manipülasyon iddiaları da bu davanın konusu değildir; karar, söz konusu iddialar hakkında herhangi bir tespit içermemektedir.
Kararın ortaya koyduğu ilke şu şekilde özetlenebilir: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesine göre, borsada işlem gören payların sosyal medya grubu aracılığıyla bedelsiz devralınması ve iade edilmemesine dayanan talep, borsa işlemi niteliği taşımayan ve taraflar arasında şahsi nitelikte bir haksız eylemden doğan alacak olduğundan, asliye hukuk mahkemesinin görev alanındadır.
❓ Soru–cevap
Daire, davalının payları iade etmesi gerektiğine karar verdi mi?
Hayır. Karar yalnızca görevli mahkemenin belirlenmesine ilişkindir. Payların iadesi ya da bedelinin ödenmesi gerekip gerekmediği, dosyanın gönderileceği asliye hukuk mahkemesinde yapılacak yargılamada değerlendirilecektir.
Paylar borsada işlem görüyorsa dava neden ticari sayılmadı?
Daire, payların borsada işlem görmesini tek başına yeterli bulmamıştır. Uyuşmazlık konusu devir ve iade talebinin borsa işlemi olmadığını, taraflar arasındaki şahsi nitelikte bir haksız eylemden kaynaklandığını ve TTK 4. maddedeki ticari dava şartlarının oluşmadığını kabul etmiştir.
Davacının dayandığı Yargıtay kararı neden sonucu değiştirmedi?
Kararda, davacının atıf yaptığı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi kararı ayrıca tartışılmamıştır. Daire, somut olayda talebin haksız eylemden doğduğunu ve borsa işlemine dayanmadığını tespit ederek HMK’nın 2. maddesindeki genel görev kuralını uygulamıştır.
Kararda geçen “maddi hata” neyi ifade ediyor?
İlk derece mahkemesi hüküm kısmında görevsizlik kararı vermiş, gerekçesinde ise “karşı görevsizlik” verildiğinden söz etmiştir. Daire bu çelişkiyi maddi hata olarak değerlendirmiş, sonuca etkili olmadığı için kararı kaldırmamış ve yalnızca eleştiri konusu yapmıştır.
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Ulaşım bilgileri iletişim sayfasında bulunmaktadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin Bedesten üzerinde yayımlanan kararından derlenmiştir. Değerlendirme, sosyal medya grubu aracılığıyla devredilen payların iadesine ilişkin davada yalnızca görev konusunu inceleyen tek bir istinaf kararına dayanır; dava dilekçesindeki iddialar mahkemece esastan incelenmemiştir ve farklı olgulara sahip dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



