Emsal KararlarForex Hukuku

Ödünç Verilen Borsa Hissesi – İstanbul BAM 12. HD 2026/1055

Nakit sıkıntısı çeken bir tanıdığa para yerine borsada işlem gören hisseler ödünç verilebilir mi? Verilirse ve geri dönmezse, iade davası hangi mahkemede görülür? Yatırım hesapları arasında yapılan bir virmanla milyonlarca adet payın el değiştirdiği bu tür ilişkilerde ilk sorun çoğu zaman esastan önce çıkar: görevli mahkeme. İnceleme konusu karar, şirket ortağının borsada işlem gören paylarını bir başkasına ödünç verdiğini ileri sürerek açtığı iade davasının asliye hukuk mahkemesinde değil, asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, 04.06.2026 tarihli ve E.2026/683, K.2026/1055 sayılı kararıyla, ödünç verildiği ileri sürülen borsa paylarının iadesi davasında ilk derece mahkemesinin verdiği görevsizlik kararını kaldırmış ve uyuşmazlığın tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın mutlak ticari dava olduğunu kabul etmiştir.

Kısa özet: Davacı, kendisinden borç isteyen davalıya nakit yerine paylarını ödünç verebileceğini söylemiş ve 13.02.2025 tarihinde “Borç Verme” açıklamasıyla 3.946.831 adet payı aracı kurumdaki hesabından davalının yatırım hesabına virmanlamıştır. Paylar iade edilmeyince aynen iade, olmazsa bedel istemiyle dava açılmıştır. İlk derece mahkemesi, ilişkiyi tüketim ödüncü sayıp taraflar tacir olmadığı için asliye hukuk mahkemesine görevsizlik kararı vermiştir. Davalı ise tüketici mahkemesinin görevli olduğunu ileri sürmüştür. Bölge adliye mahkemesi, davacının payları ödünç verilen şirketin ortağı olduğunu, payların borsada işlem gördüğünü ve uyuşmazlığın mutlak ticari dava olduğunu belirterek görevsizlik kararını kaldırmıştır.

🔁 “Borç Verme” açıklamalı pay virmanı

Dava dilekçesine göre davalı davacıdan borç istemiş; davacı istenen tutarı nakit olarak bulunduramadığı için kendisine ait hisse senetlerini borç olarak verebileceğini söylemiştir. Tanışıklık nedeniyle davalıya güvenen davacı, bir aracı kurum nezdindeki hesabından davalının yatırım hesabına 13.02.2025 tarihli virman talimatıyla ve “Borç Verme” açıklamasıyla 3.946.831 adet payı aktarmıştır. Davacıya göre payların varlığı ve miktarı aracı kurum hesap hareketlerine ilişkin dekontlarla sabittir.

Paylar ihtara rağmen iade edilmeyince davacı, 28.08.2025 tarihinde dava açarak öncelikle payların aynen iadesini, bu mümkün olmazsa devir tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle birlikte şimdilik 50.000 TL’nin tahsilini istemiştir; payların değeri bilirkişi raporuyla belirlendikten sonra talebi artırma hakkını saklı tutmuştur.

Davalı ise görev itirazında bulunmuş; virmanın borç verme amacıyla yapıldığına dair kendisine bir bildirim yapılmadığını, işlem ile ihtar ve dava arasında uzun süre geçtiğini ve davacı hakkında Sermaye Piyasası Kurulunca 25.12.2024’ten itibaren altı ay süreyle geçici işlem yasağı getirildiğini, dava konusu işlemin bu süre içinde kaldığını, “borç verme” açıklamasının kötü niyetle yazıldığını savunmuştur.

🧭 Üç farklı görev görüşü

Dosyada aynı uyuşmazlık için üç farklı mahkeme işaret edilmiştir:

GörüşGerekçe
İlk derece mahkemesi: asliye hukukİlişki TBK 386 vd. maddelerindeki tüketim ödüncüdür; konusu hisse senedi olsa da mutlak ticari dava değildir, taraflar tacir olmadığından nispi ticari dava da değildir.
Davalı: tüketici mahkemesiDavalı aracı kurumda hesabı olan bir tüketicidir; 6502 sayılı Kanun’un 3/1-l bendindeki tüketici işlemi tanımı uygulanmalıdır.
Bölge adliye mahkemesi: asliye ticaretUyuşmazlık, borsada işlem gören payların ortak tarafından ödünç verilip verilmediğinden kaynaklanmaktadır; tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın mutlak ticari davadır.

İlk derece mahkemesi görüşünü desteklemek için benzer bir uyuşmazlıkta verilen Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 2025/1581 E., 2025/1930 K. sayılı kararına da atıf yapmıştır.

🏷️ Daire neden mutlak ticari dava dedi?

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesi, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili davaların yanında, tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın bu Kanunda ve sayılan diğer düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan davaları da ticari dava sayar. Bölge adliye mahkemesi, uyuşmazlığı bu ikinci grupta değerlendirmiştir. Gerekçede öne çıkan tespitler şunlardır:

  • Davacı, payları ödünç verilen şirketin ortağıdır: Ödünç verildiği ileri sürülen paylar, davacının ortağı olduğu şirkete aittir.
  • Payların bir kısmı borsada işlem görmektedir: Şirketin Kamuyu Aydınlatma Platformu bildirimlerine göre 27.12.2024 tarihinde 10.916.689 adet payın borsada işlem görebilmesi için kaydileştirme başvurusu yapılmıştır. Davacı, borsada işlem görmeyen bu payların sahibidir; borsada işlem gören paylarının bir kısmını ise davalıya ödünç verdiğini ileri sürmektedir.
  • Sermaye piyasası boyutu vardır: Kurul bülteninde, pay piyasasında 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 107/1 maddesindeki fiilin işlendiğine dair makul şüphe bulunduğu gerekçesiyle bir kişiye 25.12.2024 tarihli işlemlerden başlamak üzere altı ay süreyle geçici işlem yasağı uygulandığı yer almıştır.

Daire bu bilgiler ışığında, uyuşmazlığın şirket ortağının paylarını ödünç verip vermediğinden kaynaklandığını ve tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın mutlak ticari dava niteliği taşıdığını kabul etmiştir. Borsa yatırımcısının hukuk davalarında usul sorunlarının farklı bir örneği için borsa zararında arabuluculuk yazısına bakılabilir.

🙅 Neden tüketici işlemi değil?

Davalı, aracı kurumda hesabı bulunan bir yatırımcı olduğu için tüketici sayılması gerektiğini savunmuştur. Daire bu savunmayı şu gerekçeyle reddetmiştir: Tüketici işleminden söz edebilmek için işlemin bir tarafında satıcı veya sağlayıcı, diğer tarafında tüketici bulunmalıdır. Bu dosyada ise taraflar, şirket ortağı olan davacı ile paylarını ödünç verdiğini ileri sürdüğü kişidir; aracı kurum davanın tarafı değildir. Dolayısıyla tüketici işlemi bulunmamaktadır.

Bu yaklaşım, aracı kurumla yatırımcı arasındaki ilişkiden doğan davalarla iki yatırımcı arasındaki ödünç ilişkisinden doğan davaların ayrı değerlendirildiğini göstermektedir. Kripto platformu ile kullanıcı arasındaki davada tüketici mahkemesinin görevli bulunduğu farklı bir senaryo için kripto borsası davasında görev yazısı karşılaştırılabilir.

🏛️ Kaldırma kararı ve karar metni

İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, 05.02.2026 tarihli ve 2025/757 E., 2026/110 K. sayılı kararıyla davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine ve kesinleşmesi hâlinde dosyanın asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.

Kararı istinaf eden davalı olmuş ve tüketici mahkemesinin görevli olduğunu ileri sürmüştür. Bölge adliye mahkemesi, davalının tüketici işlemine ilişkin istinaf sebebini yerinde görmemiş; ancak görevin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle resen inceleyerek asliye ticaret mahkemesinin davaya bakmakla görevli olduğu sonucuna varmıştır. Bu nedenle davalının istinaf başvurusunu kabul etmiş, ilk derece kararını HMK 353/1-a-3 uyarınca kaldırmış ve davanın yeniden görülmesi için dosyayı kararı veren mahkemeye göndermiştir. Peşin istinaf harcının istek hâlinde davalıya iadesine karar verilmiş; karar 04.06.2026 tarihinde HMK 362/1-g uyarınca kesin olarak ve oy birliğiyle verilmiştir.

📎 Karar metni: Bölge adliye mahkemesi ilamı, Bedesten (mevzuat.adalet.gov.tr) üzerinde yayımlanan anonimleştirilmiş hâliyle derlenmiştir.

📌 Pay ödüncü ilişkilerinde öne çıkanlar

  • Karar yalnız görevle ilgilidir: Payların gerçekten ödünç verilip verilmediği, iade borcu ve bedel henüz incelenmemiştir; bu konular ilk derece mahkemesinde yeniden görülecektir.
  • Virman açıklaması delil olarak gündemde: Davacı “Borç Verme” açıklamasına ve aracı kurum dekontlarına dayanmış, davalı bu açıklamanın kötü niyetle yazıldığını savunmuştur. İspat değerlendirmesi esas incelemeye kalmıştır.
  • Tarafların tacir olmaması belirleyici olmadı: Borsada işlem gören şirket paylarının ortak tarafından ödünç verilmesi, uyuşmazlığı mutlak ticari dava yapmıştır.
  • Aracı kurumda hesap sahibi olmak tüketici sıfatı için yetmedi: Uyuşmazlığın tarafları arasında satıcı veya sağlayıcı bulunmadığından tüketici mahkemesi görevli sayılmamıştır.
  • Görev resen incelendi: İstinaf eden tarafın öne sürdüğü gerekçe reddedilse de Daire görevi kamu düzeni gereği kendiliğinden değerlendirmiştir.

Başkasının hesabı veya talimatıyla yapılan borsa işlemlerine ilişkin farklı bir uyuşmazlık için vekaletle borsa işlemi ve zarar yazısı da incelenebilir.

❓ Sorular ve cevaplar

Hisse senedi ödünç verilebilir mi?

TBK 386, tüketim ödüncünü ödünç verenin bir miktar parayı veya tüketilebilen bir şeyi devretmeyi, ödünç alanın da aynı nitelik ve miktarda şeyi geri vermeyi üstlendiği sözleşme olarak tanımlar. İlk derece mahkemesi ilişkiyi bu çerçevede nitelendirmiştir. Bölge adliye mahkemesi ise nitelendirmeyi değil görevli mahkemeyi değiştirmiş; ödüncün varlığı ve sonuçları esas incelemede değerlendirilecektir.

Taraflar tacir değilse dava neden ticaret mahkemesinde görülüyor?

TTK 4/1, bazı davaları tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava sayar. Bölge adliye mahkemesi, davacının şirket ortağı olduğunu ve ödünç verildiği ileri sürülen payların borsada işlem gören şirket payları olduğunu esas alarak uyuşmazlığı bu türden, yani mutlak ticari dava olarak nitelendirmiştir.

Aracı kurumda hesabı olan kişi tüketici sayılmadı mı?

Bu davada sayılmamıştır. Daire’ye göre tüketici işleminden söz edebilmek için işlemin bir tarafında satıcı veya sağlayıcı, diğer tarafında tüketici bulunmalıdır. Uyuşmazlık iki kişi arasındaki pay ödüncünden kaynaklandığı ve aracı kurum taraf olmadığı için tüketici işlemi kabul edilmemiştir.

Bu karara karşı Yargıtay’a gidilebilir mi?

Hayır. Karar, HMK 362/1-g uyarınca kesin olarak verilmiştir. Dosya, davanın esastan görülmesi için İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesine geri gönderilmiştir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim sayfası üzerinden ulaşım bilgilerine, Emsal Kararlar arşivinden serinin diğer yazılarına erişilebilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin Bedesten üzerinde yayımlanan istinaf kararından derlenmiştir. Karar yalnızca görevli mahkeme sorununa ilişkindir; payların ödünç verilip verilmediği ve iade borcu hakkında bir değerlendirme içermez. Değerlendirme, davacının payları ödünç verilen şirketin ortağı olduğu ve payların borsada işlem gördüğü somut dosyaya dayanmaktadır; tarafların sıfatı ve payların niteliği farklı olan dosyalarda sonuç değişebilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu