Kayıp İcra Dosyasında Zamanaşımı – Yargıtay 12. HD 2026/1525

İcra dairesinin arşivinde aranan bir takip dosyası bulunamazsa, borçlunun “takip yıllardır hareketsiz, alacak zamanaşımına uğradı” itirazı neye bakılarak karara bağlanır? Elektronik sisteme taranmış birkaç belge mi yeterlidir, yoksa kaybolan dosyanın önce resmî bir usulle yeniden kurulması mı gerekir? Takibin kesinleşmesinden sonra ileri sürülen zamanaşımı itirazında hangi işlemlerin zamanaşımını kestiği dosyanın içeriğinden anlaşıldığı için bu soru, sonucu doğrudan belirleyebilmektedir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 04.03.2026 tarihli ve E.2025/7788, K.2026/1525 sayılı kararıyla, kambiyo senetlerine dayalı bir takipte icra dosyası kayıp olduğu hâlde, dosya ihya edilmeden yalnızca UYAP’ta taralı belgelerle zamanaşımı şikâyetini kabul eden icra hukuk mahkemesi kararını ve bu kararı yerinde bulan bölge adliye mahkemesi kararını oy çokluğuyla bozmuştur. Daireye göre önce 4473 sayılı Kanun’daki usulle dosyanın yenilenmesi, ardından borçlunun şikâyetinin incelenmesi gerekmektedir.
📂 Uyuşmazlığın çerçevesi
Alacaklı, borçlu aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatmıştır. Takip kesinleştikten yıllar sonra borçlu icra mahkemesine başvurarak, takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde alacaklının zamanaşımını kesen bir işlem yapmadığını ve zamanaşımı süresinin dolduğunu ileri sürmüş; icranın geri bırakılmasını talep etmiştir.
Yargılamanın seyri şöyledir:
- İstanbul 46. İcra Hukuk Mahkemesi (23.11.2023, E.2023/368, K.2023/795): borçlu yönünden İİK m.71/2 ve m.33/a uyarınca icranın geri bırakılmasına karar vermiştir.
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi (14.05.2025, E.2024/76, K.2025/1426): alacaklının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi (04.03.2026): alacaklının temyizi üzerine BAM kararını kaldırmış, ilk derece kararını bozmuştur.
🗄️ Dosya nerede? İcra müdürlüğünün çelişen cevapları
Kararın kilit noktası, takip dosyasının fiziki varlığıdır. Karar metnine göre dosyanın akıbeti üç aşamada ortaya çıkmıştır:
| Aşama | Tespit |
|---|---|
| 28.04.2023 tarihli icra müdürlüğü yazısı | Dosya arşiv araştırması sırasında bulunamamış, arama çalışmalarının sürdüğü bildirilmiştir. |
| Yargıtay’ın müzekkeresine verilen cevap | Dosyanın imha edildiği ve takibe dayanak belgenin icra dairesinde bulunmadığı bildirilmiştir. |
| Dosya eksiklik talebine verilen cevap ve ekleri | İmha edilen dosyalar listesinde uyuşmazlık konusu takip dosyasının yer almadığı görülmüştür. |
Daire bu tablodan şu sonucu çıkarmıştır: Dosya usulüne uygun biçimde imha edilmemiş, kaybolmuştur. Buna rağmen ilk derece mahkemesi, dosya ihya edilmeden UYAP’ta taralı olarak bulunan belgelere dayanarak zamanaşımı şikâyetini kabul etmiştir.
⏳ Kesinleşmeden sonra zamanaşımı: İİK m.71/2 ve m.33/a
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 71. maddesinin ikinci fıkrasına göre borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürerse, 33/a maddesi hükmü kıyasen uygulanır. Bu yol, takip kesinleştikten sonra alacaklının uzun süre hareketsiz kalması hâlinde borçluya icra mahkemesinden icranın geri bırakılmasını isteme imkânı tanır.
Böyle bir incelemede mahkemenin cevaplaması gereken temel soru, takip dosyasında zamanaşımını kesen bir işlem bulunup bulunmadığı ve işlemler arasında zamanaşımı süresini aşan bir boşluk oluşup oluşmadığıdır. Bu tespit, dosyadaki talep, tebligat, haciz ve benzeri işlemlerin eksiksiz görülmesine bağlıdır. Daireye göre kayıp bir dosyada taralı belgelerin bu işlemlerin tamamını yansıttığından emin olunamaz; alacaklı da istinaf ve temyizde dosyanın fiziken incelenmediğini ve imzalı belgelerin tamamının UYAP’a aktarılmadığını ileri sürmüştür.
İcra takibinde kesinleşmiş işlemlerin kapsamına ilişkin başka bir değerlendirme için haciz tutanağının aciz vesikası sayılıp sayılmayacağı yazısına bakılabilir.
🏛️ 4473 sayılı Kanun ve dosyanın yenilenmesi
Daire, bozma gerekçesini 4473 sayılı Yangın, Yersarsıntısı, Seylap veya Heyelan Sebebiyle Mahkeme ve Adliye Dairelerindeki Dosyalar Hakkında Yapılacak Muamelelere Dair Kanun’a dayandırmıştır. Kanun’un 18. maddesi şöyledir: İcra dosyalarının yenileme muamelesi yazılı deliller ve vesikalar üzerine icra ve iflas tetkik mercii vazifesini gören icra hâkimleri tarafından yapılır; tetkik mercii icabında zayi olan delilleri tespit için şahit de dinleyebilir.
Kanun adından da anlaşılacağı gibi doğal afetler için çıkarılmıştır. Ancak karara göre yerleşik Yargıtay içtihatları ve Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü genelgeleri uyarınca bu hüküm, başka nedenlerle kaybolan icra dosyalarının ihyasına da kıyasen uygulanmaktadır. Kararda aktarılan genelgeye göre izlenecek yol şu adımlardan oluşur:
- zayi olduğu ileri sürülen dosyanın ilgili mahkeme veya icra dairesinin kalem ve arşivinde titizlikle aranması;
- bulunamazsa düzenlenecek tutanağın onaylı bir suretinin Bakanlığa gönderilmesi;
- Bakanlıkça dosyanın yenilenmesine karar verilirse bu kararın mahallinde mutat vasıtalarla duyurulması;
- yenileme kararının Bakanlıkça Resmî Gazete’de ilanı ve kıyasen mahallinde yapılacak ilandan sonra HMK m.150 hükmünün uygulanabilmesi;
- 4473 sayılı Kanun’un 3. maddesinde belirtilen kişilerin ihya talebi üzerine dosyanın yenilenmesi için gereken işlemlerin yapılması.
🔨 Daire neden bozdu?
Daire çoğunluğunun gerekçesi tek cümlede özetlenebilir: İlk derece mahkemesince, açıklanan yasal düzenlemelerde belirtildiği şekilde icra dosyasının ihyasına karar verilip dosya ihya edildikten sonra borçlunun şikâyeti incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle hüküm kurulması isabetsizdir.
Bu nedenle Daire;
- alacaklının temyiz istemini kabul etmiş,
- İİK m.364/2’nin göndermesiyle uygulanan HMK m.373/1 uyarınca bölge adliye mahkemesinin esastan ret kararını kaldırmış,
- icra hukuk mahkemesinin kararını bozmuş,
- bozma nedenine göre esasa yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermiştir.
Son madde önemlidir: Daire, zamanaşımının dolup dolmadığı konusunda bir görüş bildirmemiştir. Bozma, sonucun hangi yönde olacağına değil, sonuca hangi dosya üzerinden varılacağına ilişkindir.
🗣️ Karşı oy: mevcut delillerle karar verilebilirdi
Karar oy çokluğuyla verilmiştir. Karşı oy yazan üye, BAM kararının onanması gerektiği görüşündedir. Karşı oyun dayanakları şunlardır:
- Çekte zamanaşımı süresinin değişimi: 6762 sayılı eski TTK’nın 726. maddesinde çek için öngörülen 6 aylık zamanaşımı süresi, 03.02.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6273 sayılı Kanun’un 7. maddesiyle üç yıla çıkarılmıştır. 6102 sayılı TTK’nın 814. maddesi de çekte zamanaşımını üç yıl olarak düzenler.
- Zaman bakımından uygulama: 6103 sayılı Kanun’un 6/1. maddesine göre yeni Kanun’dan önce işlemeye başlamış zamanaşımı süreleri eski hukuka tabidir. Çekte zamanaşımı ibraz süresinin bitiminde başladığından, ibraz süresi 03.02.2012’den önce dolan çeklerde süre 6 ay, sonra dolanlarda 3 yıldır.
- Somut olay: Karşı oya göre takip 24.11.2011 tarihinde, 275.000,00 TL ve 244.000,00 TL bedelli iki çeke dayanılarak başlatılmıştır. Çeklerin ibraz süresi 6273 sayılı Kanun’dan önce dolduğu için 6 aylık süre uygulanmalıdır. Takip safahatına göre birden fazla dönemde zamanaşımını kesen hiçbir işlem yapılmamış ve 6 aylık süre birçok kez geçmiştir.
- İspat yükü: Alacaklı, dosyanın fiziken incelenmediğini ileri sürmüş, ancak şikâyet tarihine kadar ve hâlen takip dosyasını usulen ihya ettirmemiş, bu yönde somut bir kanıt da sunmamıştır. Bu durumda zamanaşımı itirazının mevcut delillere göre değerlendirilmesi gerekir.
Çoğunluk ile karşı oy arasındaki ayrım, kayıp dosya riskinin kime yükleneceği sorusunda düğümlenmektedir. Çoğunluk, dosya tamamlanmadan sağlıklı bir zamanaşımı denetimi yapılamayacağını kabul etmiş; karşı oy ise ihyayı sağlamayan alacaklının bunun sonucuna katlanması gerektiğini savunmuştur.
📌 Uygulamaya yansıyan sonuçlar
- İcra dosyasının “imha edildiği” yönündeki bir cevap, imha listesiyle doğrulanmıyorsa Daire dosyayı kayıp kabul etmiş ve buna göre usul öngörmüştür.
- Kayıp icra dosyalarının yenilenmesinde 4473 sayılı Kanun’un 18. maddesi kıyasen uygulanmakta ve yenileme icra hâkimi tarafından yazılı deliller ve vesikalar üzerine yapılmaktadır.
- Kesinleşmeden sonraki zamanaşımı itirazında (İİK m.71/2), çoğunluk görüşüne göre UYAP’taki taralı belgeler, dosya kayıpken ihya işleminin yerini tutmamıştır.
- Bozma, zamanaşımının dolup dolmadığına ilişkin bir tespit içermemektedir; şikâyet dosya ihya edildikten sonra yeniden incelenecektir.
- Karşı oydaki zamanaşımı hesabı, 2012 öncesi düzenlenmiş çeklere dayalı eski tarihli takiplerde 6 aylık sürenin gündeme gelebileceğini hatırlatmaktadır.
İcra mahkemesinde şikâyet incelemesinin sınırlarına ilişkin farklı bir örnek olarak haciz ihbarnamesinde haciz miktarı kararı da bu yazıyla birlikte okunabilir.
❓ Sorular ve cevaplar
Yargıtay borçlunun zamanaşımı itirazını reddetti mi?
Hayır. Daire zamanaşımı konusunda esasa girmemiş, “bozma nedenine göre esasa yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına” karar vermiştir. Bozmanın konusu, icra dosyası ihya edilmeden karar verilmiş olmasıdır. Zamanaşımı itirazı, dosya yenilendikten sonra ilk derece mahkemesince yeniden değerlendirilecektir.
Afetler için çıkarılmış 4473 sayılı Kanun kayıp dosyaya nasıl uygulandı?
Kanun yangın, deprem, sel ve heyelan nedeniyle zayi olan dosyalar için çıkarılmıştır. Karar metnine göre yerleşik Yargıtay içtihatları ve Adalet Bakanlığı genelgeleri, Kanun’un icra dosyalarının yenilenmesine ilişkin 18. maddesinin başka nedenlerle kaybolan icra dosyaları hakkında da kıyasen uygulanacağını kabul etmektedir. Daire de bu uygulamayı esas almıştır.
UYAP’ta taralı belgeler neden yeterli görülmedi?
Kesinleşmeden sonraki zamanaşımı denetiminde, takip dosyasındaki zamanaşımını kesen işlemlerin eksiksiz görülmesi gerekir. Alacaklı, imzalı belgelerin tamamının UYAP’a aktarılmadığını ileri sürmüştür. Daire çoğunluğu, dosya kayıp olduğu sürece taralı belgelerin dosyanın tamamını yansıttığından emin olunamayacağını kabul ederek önce ihya yapılmasını aramıştır.
Karşı oydaki 6 ay ve 3 yıl ayrımı neye dayanıyor?
Eski TTK’nın 726. maddesindeki 6 aylık çek zamanaşımı, 03.02.2012’de yürürlüğe giren 6273 sayılı Kanun’la üç yıla çıkarılmıştır; yeni TTK’nın 814. maddesi de üç yılı öngörür. Karşı oy, 6103 sayılı Kanun’un 6/1. maddesine dayanarak, ibraz süresi bu tarihten önce dolan çeklerde 6 aylık sürenin uygulanacağını belirtmiştir. Bu görüş çoğunluk tarafından tartışılmamış, bozma usul gerekçesiyle sınırlı kalmıştır.
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim sayfası üzerinden ulaşım bilgilerine, Emsal Kararlar arşivinden serinin diğer yazılarına erişilebilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin Karar Arama sisteminde yayımlanan bozma ilamından ve ilama ekli karşı oy yazısından derlenmiştir. Karar oy çokluğuyla verilmiş olup zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkin esas değerlendirme içermemektedir; değerlendirme, icra dosyasının kaybolduğu ve ihya edilmediği somut dosyaya özgüdür. Dosyanın mevcut olduğu, usulüne uygun imha edildiği veya ihya edildiği durumlarda sonuç değişebilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



