Emsal KararlarMiras Hukuku

Çelişkili Veraset İlamlarının İptali – Yargıtay HGK 2026/373

Aynı kişinin mirası için üç ayrı mahkemeden üç ayrı veraset ilamı alınmış olsun. Birinde murisin önceden ölen eşinin yeğeni mirasçı gösterilmiş, diğerinde Hazine tek mirasçı olarak kabul edilmiş, üçüncüsünde ise murisin anne ve babasının alt soyları mirasçı sayılmış. Tapu kayıtları bu belgelere göre işlem görmüş, bir tapu iptali davası da bu çelişki yüzünden ilerleyememiş. İlk akla gelen çözüm, üç belgenin birden iptal edilip tek ve yeni bir mirasçılık belgesi düzenlenmesidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ise bu “toptan temizlik” yaklaşımını kabul etmemiş; her belgenin ayrı ayrı ve kendi hukuki durumu içinde incelenmesi gerektiğini belirtmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 10.06.2026 tarihli ve E.2025/495, K.2026/373 sayılı kararıyla, birbiriyle çelişen üç mirasçılık belgesinin tamamının iptaline ve yeni belge düzenlenmesine ilişkin direnme kararını, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin bozma kararında gösterilen nedenlerle oy birliğiyle bozmuştur.

Kısa özet: Hazine, mirasçısı olmadığını düşündüğü bir murisin terekesine ilişkin olarak, Karaisalı Sulh Hukuk, Karataş Sulh Hukuk ve Bodrum 2. Asliye Hukuk mahkemelerince verilmiş üç farklı veraset ilamının iptalini ve yeni bir mirasçılık belgesi verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme üç belgenin de iptaline karar vermiş, bu karar Yargıtay 7. Hukuk Dairesince bozulmuş, yerel mahkeme önceki kararında direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu; birinci belge yönünden kesin hüküm, ikinci belge yönünden hukuki yarar yokluğu, üçüncü belge yönünden ise iptal koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle direnme kararını bozmuştur.

📂 Bir muris, üç veraset ilamı

Uyuşmazlığın kökeni, Hazinenin Adana 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/170 Esas sayılı dosyasında açtığı tapu iptali ve tescil davasıdır. Bu davada mahkeme, dosyada birbiriyle çelişen mirasçılık belgeleri bulunduğu için Hazineye, bu belgelerin iptali amacıyla dava açması için süre vermiştir. Hazinenin dava dilekçesinde aktarılan belgeler şunlardır:

Belgeİçeriği
Karaisalı Sulh Hukuk Mahkemesi, 2016/137 E., 2016/121 K.Murisin kendisinden önce ölen eşinin yeğeni mirasçı gösterilmiştir.
Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi, 2017/130 E., 2017/313 K.Hazinenin açtığı davada Karaisalı belgesi iptal edilmiş, murisin tek mirasçısının Hazine olduğuna karar verilmiş; hüküm 16.02.2018 tarihinde kesinleşmiştir.
Karataş Sulh Hukuk Mahkemesi, 2018/85 E., 2018/115 K.Bir kısım davalıların başvurusuyla, murisin kanuni mirasçılarını gösteren yeni bir veraset ilamı alınmıştır.

Hazine, Bodrum’daki kararla mirasçılığı tespit edilmişken sonradan Karataş’ta farklı bir belge alındığını öğrendiğini belirterek, birbiriyle çelişen bu üç veraset ilamının iptalini ve yeni bir mirasçılık belgesi verilmesini talep etmiştir. Davalılar, usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.

🔄 Yerel mahkeme, istinaf ve Özel Daire arasındaki yol

İlk derece mahkemesi 20.11.2020 tarihli ve 2019/440 Esas, 2020/188 Karar sayılı kararıyla, belgeler arasındaki çelişkinin nüfus kayıtları ve dosya kapsamıyla sabit olduğunu kabul etmiş; üç veraset ilamının da ayrı ayrı iptaline ve murisin kendisinden önce ölen anne ve babasının alt soylarını mirasçı gösteren yeni bir veraset ilamı düzenlenmesine hükmetmiştir.

Hazinenin istinaf başvurusu, Bölge Adliye Mahkemesinin 11.01.2023 tarihli ve 2021/877 Esas, 2023/120 Karar sayılı kararıyla esastan reddedilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesine göre Bodrum’daki dosyada mirasçılık belgesinin tüm tarafları davaya dahil edilmeden karar verildiğinden, bu karar dosyada taraf olmayan kişiler bakımından kesin hüküm oluşturmamaktadır.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi ise 23.05.2024 tarihli ve 2023/2952 Esas, 2024/2893 Karar sayılı kararıyla hükmü bozmuştur. Özel Daire, üç belgeyi tek tek ele almış ve her biri bakımından davanın reddi gerektiği sonucuna varmıştır. Yerel mahkeme 2024/439 Esas, 2024/247 Karar sayılı kararıyla önceki kararında direnmiş, bu karar Hazine vekilince temyiz edilmiştir.

📎 Karar metni: Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun kararı, Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan hâliyle derlenmiştir; taraf adları kaynakta anonimdir.

❔ Hukuk Genel Kurulunun önündeki üç soru

Hukuk Genel Kurulu uyuşmazlığı üç başlıkta toplamıştır:

  1. Karaisalı belgesi Bodrum’daki kararla iptal edildiğine göre, bu belge yönünden mirasçılık durumu kesin hüküm oluşturacak şekilde belirlenmiş midir?
  2. Bodrum’daki kararla Hazinenin mirasçılığına hükmedildiğine göre, Hazinenin kendi lehine düzenlenen bu belgenin iptalini istemekte hukuki yararı var mıdır?
  3. Karataş belgesinde gösterilen kişiler murisin kanuni mirasçılarıysa, bu belgenin iptalini gerektiren bir neden bulunmakta mıdır?

Bu üç sorunun cevabına göre, tüm belgelerin iptal edilerek yeniden belge düzenlenmesinin doğru olup olmadığı belirlenecektir. Kurul, ilgili hukuk olarak TMK’nın mirasçılık belgesine ilişkin hükümleri ile HMK’nın 114. maddesinin 1. fıkrasının (h) ve (i) bentlerini göstermiştir.

📜 Mirasçılık belgesinin hukuki niteliği

Kurul, değerlendirmesine mirasçılık belgesinin ne olduğunu hatırlatarak başlamıştır. TMK m.598’e göre, başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere sulh mahkemesince veya noterlikçe mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verilir; aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre mirasçılık belgesinin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir.

Karardaki temel tespitler şöyle özetlenebilir:

  • Mirasçılık belgesi, mirasçılık sıfatını kuran değil, mevcut durumu açıklayan bir belgedir; bu nedenle maddi anlamda kesin hüküm oluşturmaz ve aksi her zaman ileri sürülebilir.
  • Buna rağmen mirasçılık belgesinin iptali davalarında da genel dava şartları, hukuki yarar ve kesin hüküm ilkeleri gözetilmek zorundadır.
  • Davanın amacı, gerçeğe aykırı mirasçılık durumunun düzeltilmesidir; farklı içerikte birden fazla belge bulunması, tek başına bütün belgelerin iptalini gerektirmez.
  • Hukuki yarar, dava açıldığı tarihte bulunmalı ve yargılama boyunca devam etmelidir; HMK m.115 uyarınca mahkemece resen gözetilir.

Kurul ayrıca HMK m.303’te düzenlenen kesin hükmün, aynı taraflar arasında aynı dava sebebine ve aynı talep sonucuna ilişkin uyuşmazlığın yeniden görülmesini engelleyen temel bir usul kurumu olduğunu, hukuki güvenlik ilkesinin kesinleşmiş yargı kararlarına saygıyı zorunlu kıldığını vurgulamıştır.

🧩 Her belge için ayrı değerlendirme

Birinci belge (Karaisalı): Bu belge, Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin kesinleşen kararıyla zaten iptal edilmiştir. Kurula göre kesinleşen bir mahkeme kararıyla hükümden düşmüş bir mirasçılık belgesinin yeniden dava konusu yapılarak ikinci kez iptaline karar verilmesi hukuken mümkün değildir; bu yöndeki hüküm kesin hüküm kurumuna aykırıdır. Sonuç: kesin hüküm nedeniyle ret.

İkinci belge (Bodrum): Bu kararda murisin başka mirasçısı bulunmadığı kabul edilerek Hazinenin mirasçılığına hükmedilmiştir. Kurul, davacının lehine sonuç doğuran ve mirasçılık sıfatını tanıyan bir belgenin iptalini istemesinde korunmaya değer, güncel ve meşru bir hukuki yarar bulunmadığını belirtmiştir. Sonuç: hukuki yarar yokluğundan ret.

Üçüncü belge (Karataş): Bu belgede yer alan kişilerin murisin kanuni mirasçıları olduğu nüfus kayıtları ve diğer delillerle belirlenmiştir. Hatta yerel mahkemenin düzenlediği yeni belgede de aynı kişiler mirasçı gösterilmiş, yalnızca payları değiştirilmiştir. Kurula göre belgenin gerçeğe aykırı düzenlendiği veya mirasçı olmayan kişilere pay verildiği ortaya konulamadıkça, yalnızca önceki veraset ilamlarıyla çeliştiğinden bahisle iptal kararı verilemez. Kararda bu düşünce şu cümleyle ifade edilmiştir: miras hukukunun amacı şekli çelişkileri gidermek değil, maddi gerçeğe uygun mirasçılık durumunu ortaya çıkarmaktır. Sonuç: iptal koşulları bulunmadığından ret.

Kurul, gerçeği yansıtan bir mirasçılık belgesinin önceki hatalı işlemler nedeniyle ortadan kaldırılmasının hukuki güvenlik ve hakkaniyet ilkelerini zedeleyeceğini de eklemiştir. Bu üç tespit birlikte değerlendirildiğinde, üç belgenin de iptal edilerek yeni belge düzenlenmesi usul ve yasaya uygun bulunmamış; Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken direnilmesi isabetsiz görülmüştür.

Mirasçılık belgesinin iptalini kimlerin isteyebileceği sorusu ise ayrı bir konudur; Hazinenin mirasçılık iddiası ileri sürmediği bir dosyada aktif husumet tartışmasını ele alan karar için Hazinenin veraset ilamı davası yazısına bakılabilir.

🧭 Uygulamada ne anlama geliyor?

Karar, birden fazla mirasçılık belgesinin bulunduğu dosyalarda izlenecek yolu netleştirmesi bakımından dikkat çekicidir. Kararın ortaya koyduğu çerçeve şöyle özetlenebilir:

  • Çelişki, otomatik olarak tüm belgelerin iptali sonucunu doğurmaz; mahkeme her belgeyi kendi içinde, gerçek mirasçılık durumuyla karşılaştırarak inceler.
  • Önceden kesinleşmiş bir iptal kararı varsa, aynı belge için ikinci bir iptal davası kesin hüküm engeline takılır.
  • Bir belge davacının mirasçılığını tespit ediyorsa, davacının o belgenin iptalinde hukuki yararı bulunmayabilir.
  • Belge, mirasçıları doğru gösteriyorsa, yalnızca başka bir belgeyle çeliştiği için iptal edilmez.

Kararın bir yönü de dikkat çekicidir: İstinaf aşamasında Bölge Adliye Mahkemesi, Bodrum dosyasında tüm mirasçıların davaya katılmadığını ve bu nedenle o kararın taraf olmayanlar bakımından kesin hüküm oluşturmadığını belirtmişti. Hukuk Genel Kurulu ise Karaisalı belgesinin kesinleşmiş bir kararla hükümden düştüğünü esas almış ve aynı belgenin ikinci kez iptalinin mümkün olmadığını kabul etmiştir. Yabancı uyruklu bir murisin mirasçılık belgesinde taşınır ve taşınmaz ayrımına ilişkin farklı bir uyuşmazlık için yabancı murisin mirasçılık belgesi yazısı da incelenebilir.

Karar, Hukuk Genel Kurulunca kesin olarak verilmiş ve dosya kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmiştir. Bozma kararına uyulması hâlinde yerel mahkemece yeni bir hüküm kurulacaktır.

❓ Soru ve cevaplar

Mirasçılık belgesi kesin hüküm oluşturur mu?

Kararda, mirasçılık belgesinin mirasçılık sıfatını kuran değil açıklayan bir belge olduğu ve maddi anlamda kesin hüküm oluşturmadığı belirtilmiştir. Ancak bir belgenin iptaline ilişkin dava sonunda verilip kesinleşen karar, aynı belgenin ikinci kez iptal edilmesine engel olarak değerlendirilmiştir.

Birbiriyle çelişen belgeler varsa hepsi birden iptal edilir mi?

Hukuk Genel Kuruluna göre hayır. Farklı içerikte birden fazla belgenin bulunması tek başına tümünün iptalini gerektirmez. Esas olan, maddi gerçeğe uygun mirasçılık durumunun tespitidir ve her belge bu ölçüye göre ayrı ayrı değerlendirilir.

Hazine kendi lehine olan veraset ilamının iptalini neden isteyemedi?

Bodrum’daki kararla Hazinenin tek mirasçı olduğuna hükmedilmişti. Kurul, davacının lehine sonuç doğuran ve mirasçılık sıfatını tanıyan bir belgenin iptalinde korunmaya değer, güncel ve meşru bir hukuki yarar bulunmadığını belirtmiştir. Hukuki yarar HMK m.114/1-h uyarınca dava şartıdır.

Bu karar, Hazinenin murisin terekesi üzerindeki haklarını ortadan kaldırdı mı?

Kararda böyle bir tespit yoktur. Hukuk Genel Kurulu yalnızca üç belgenin birlikte iptal edilip yeni belge düzenlenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirlemiştir. Tapu iptali ve tescil davasının sonucu veya terekenin akıbeti bu kararın konusu değildir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Ulaşım bilgileri iletişim sayfasında, serinin diğer yazıları Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Değerlendirme, birbiriyle çelişen mirasçılık belgelerinin iptaline ilişkin tek bir direnme kararına dayanır. Mirasçılık durumu, önceki kararların kesinleşme durumu ve tarafların sıfatı farklı olan dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu