Eksik Fatura ve Gerçek Hasar – Hakem K. 2026/İHK-22659

Bir trafik kazasında aracın sağ yanı hasar görür; kapılar ve marşbiyel sacı onarılıp boyanır. Servisten alınan fatura yalnızca boya işçiliğini göstermektedir ve tutarı 14.400,00 TL’dir. Bilirkişi ise fotoğraflardan hareketle kaporta ve boya işçiliğini birlikte hesaplayarak KDV dahil 31.200,00 TL hasar bulur. Uyuşmazlık hakemi faturayı esas alır, bilirkişi hesabını “sebepsiz zenginleşme” olarak görür ve üstelik, davayı kısmen kazanan araç sahibinin yaptığı yargılama giderlerini kendi üzerinde bırakır. İtiraz hakem heyeti bu iki noktada farklı düşünmüştür.
Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti, 17.03.2026 tarihli ve 2026/İHK-22659 sayılı kararıyla, sigorta şirketinin bütün itirazlarını reddetmiş, başvuranın itirazını kabul ederek uyuşmazlık hakeminin kararını kaldırmış ve 71.200,00 TL tazminatın yasal faiziyle ödenmesine, yargılama giderlerinin sigorta şirketine yüklenmesine oy birliğiyle ve kesin olarak karar vermiştir.
🔧 İki rakam: 14.400 TL ve 31.200 TL
Dosyada araçta ekspertiz raporu bulunmamaktadır; bilirkişi, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi kayıtlarında da bir ekspertiz raporu görmediğini belirtmiştir. Hasarlı parçalar sağ ön ve arka kapı ile sağ marşbiyel sacıdır; değişen yedek parça yoktur, parçalar onarılmış ve boyanmıştır. Bilirkişi, sunulan onarım faturasının içeriğinin bilinmediğini ve tutarın piyasa rayiçlerini yansıtmadığını değerlendirmiş, aracın hasarlı fotoğraflarından hareketle şu hesabı yapmıştır:
- Kaporta işçiliği: 12.000,00 TL
- Boya işçiliği: 14.000,00 TL
- İşçilik toplamı: 26.000,00 TL
- %20 KDV: 5.200,00 TL
- Toplam hasar: 31.200,00 TL
Aynı raporda aracın önceki hasarları da değerlendirilerek kaza tarihindeki gerçek değer kaybı 40.000,00 TL olarak tespit edilmiştir. Başvuran, başlangıçta 5,00 TL hasar ve 45,00 TL değer kaybı olmak üzere 50,00 TL’lik belirsiz alacak talebiyle başvurmuş, rapordan sonra talebini 71.200,00 TL’ye çıkarmıştır.
Dosyanın bir de geçmişi vardır: Karara göre aynı olay ve taraflar arasında daha önce açılan bir başvuru, sigorta şirketine tazminat hesabına elverişli evrakla başvurulmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.
📄 Uyuşmazlık hakeminin gerekçesi
21.02.2026 tarihli ilk kararda uyuşmazlık hakemi bilirkişi raporuna yalnızca değer kaybı yönünden itibar etmiştir. Onarım bedeli bakımından ise şu noktaları birlikte değerlendirmiştir: sigorta şirketine araç üzerinde inceleme fırsatı verilmemiş, sigortacıya yapılan başvuruda eksper raporu sunulmamış ve başvuru 14.400,00 TL’lik onarım faturasıyla yapılmıştır. Hakeme göre bu koşullarda bilirkişinin takdir ettiği işçilik ücreti gerekçeden yoksundur ve açıkça sebepsiz zenginleşmeye yol açacaktır.
Sonuç olarak 40.000,00 TL değer kaybı ile 14.400,00 TL onarım bedeli, toplam 54.400,00 TL kabul edilmiş, 16.800,00 TL reddedilmiştir. Hakem ayrıca sigortacıya inceleme imkânı tanınmamasını Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesindeki dürüstlük kuralına aykırı bulmuş, önceki başvurunun evrak eksikliğiyle reddedildiğini de dikkate alarak HMK m.327 uyarınca başvuranın yargılama giderlerini kendi üzerinde bırakmıştır.
⚔️ İki taraf da itiraz ediyor
Başvuran, davanın uzamasına veya gereksiz gider yapılmasına sebep olmadığını, bu nedenle HMK m.327’nin uygulanmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür. Faturanın yalnızca boya işçiliğine ilişkin olduğunu, aracın serviste kalmaması için bu ödemenin yapılmak zorunda kalındığını ve gerçek zararın bilirkişi raporuyla örtüştüğünü savunmuştur.
Sigorta şirketi ise farklı bir dizi itiraz getirmiştir: sigortacıya gerekli belgelerle usulüne uygun başvuru yapılmadığı için dava şartının gerçekleşmediği, alacak belirlenebilir olduğu için belirsiz alacak davasında hukuki yarar bulunmadığı, hasar hesabında eşdeğer parça ve iskonto uygulanması gerektiği, fatura sunulmadığı için KDV’nin ödenemeyeceği, önceden hasarlı araçta değer kaybı istenemeyeceği, değer kaybının genel şartlardaki formülle hesaplanması gerektiği ve avans faizi istenemeyeceği.
Heyet, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesi çerçevesinde incelemeyi dosya üzerinden, itiraz nedenleriyle sınırlı ve aleyhe bozma yasağını gözeterek yapmıştır.
🧾 Fatura neden tek başına belirleyici sayılmadı?
Kararın merkezindeki cümle kısadır: “Fatura zorunlu bir ispat aracı değildir.” Heyete göre fatura olmadığında zararın gerçek miktarı eksper raporları, kaza tespit tutanakları, fotoğraf ve video kayıtları, parça fiyat araştırmaları gibi başka delillerle ispatlanabilir. Başvuranın sunduğu fatura yalnızca kaporta boya işçiliğine ilişkindir; bu nedenle hasarın yalnızca o bölümü için bağlayıcıdır ve gerçek zararın tazmini talebine engel oluşturmaz.
Bu yaklaşım, faturayı bir üst sınır olarak değil, kapsadığı iş kalemi için bir delil olarak okur. Uyuşmazlık hakemi faturadaki tutarı onarımın bütün maliyeti saymıştı; heyet ise faturanın kaporta işçiliğini içermediğini, dolayısıyla bilirkişinin bu kalemi ayrıca hesaplamasının sebepsiz zenginleşme anlamına gelmediğini kabul etmiştir. Böylece onarım bedeli 14.400,00 TL’den 31.200,00 TL’ye çıkmıştır.
KDV konusunda da heyet sigortacının itirazını reddetmiştir. Kararda, sigortacının gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğu, aracın onarılıp onarılmadığına ve fatura bulunup bulunmadığına bakılmaksızın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV’nin de ödenmesi gerektiği belirtilmiş ve bu yönde Yargıtay 11. Hukuk Dairesi kararlarına atıf yapılmıştır. Sigortacıya yapılan başvuru sırasında ekspertiz ücretiyle ilgili farklı bir hakem kararı için sitedeki sonradan faturalanan ekspertiz ücreti yazısına bakılabilir.
⚖️ Haklı çıkan tarafa gider yüklenebilir mi?
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 327. maddesinin birinci fıkrasına göre gereksiz yere davanın uzamasına veya gider yapılmasına sebebiyet vermiş olan taraf, davada lehine karar verilmiş olsa bile, karar ve ilam harcı dışında kalan yargılama giderlerinin tamamını veya bir kısmını ödemeye mahkûm edilebilir. Kural, yargılama giderlerinin kural olarak aleyhine hüküm kurulan tarafa yükletilmesinin bir istisnasıdır ve kenar başlığı “Dürüstlük kuralına aykırılık sebebiyle yargılama giderlerinden sorumluluk” şeklindedir.
Uyuşmazlık hakemi, sigortacıya araç üzerinde inceleme imkânı tanınmamasını ve önceki başvurunun evrak eksikliğiyle reddedilmesini bu madde kapsamında görmüştü. İtiraz hakem heyeti ise başvuranın gereksiz başvuru yapmadığını, talebinde haklı olduğunu ve sonuçta lehine tahsil hükmü kurulduğunu belirterek HMK m.327 koşullarının oluşmadığına karar vermiştir. Heyet, sigortacıya usulüne uygun başvuru yapıldığını da ayrıca tespit ettiğinden, ilk kararın dayandığı “eksik başvuru” düşüncesi bu dosya bakımından karşılık bulmamıştır.
Sonuç olarak tahkim yargılama giderleri sigorta şirketine yüklenmiştir: uyuşmazlık aşaması gideri 595,00 TL, bilirkişi ücreti 3.600 TL, ek başvuru/ıslah gideri 1.040,00 TL ve itiraz başvuru gideri 1.635,00 TL olmak üzere toplam 6.870,00 TL. Başvuran lehine 45.000,00 TL vekâlet ücretine de hükmedilmiştir.
🛡️ Sigortacının diğer itirazları
Dava şartı: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesine göre zarar gören, zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde dava yoluna gitmeden önce sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunmalıdır; sigortacı 15 gün içinde yazılı cevap vermez veya cevap talebi karşılamazsa dava açılabilir ya da 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir. Heyet, başvuru evraklarından KTK m.97, Sigortacılık Kanunu m.30/13 ve trafik sigortası genel şartlarının ilgili hükümleri kapsamında gerekli bilgi ve belgelerle sigortacıya başvurulduğunu ve 15 günlük sürenin geçmesinden sonra tahkime gelindiğini tespit etmiştir.
Belirsiz alacak: Heyete göre haksız fiil tazminatlarında kusur incelemesi, hesap bilirkişisi ve müterafik kusur değerlendirmesi sonucunda zarar miktarı belirginleştiğinden, başvurudan önce rapor alınmış olsa bile zarar gören zararını tam olarak bilemeyebilir; bu nedenle HMK m.107 kapsamında belirsiz alacak olarak başvuru yapılabilmesi kabul edilmiştir.
Değer kaybı: Heyet, değer kaybını aracın kaza tarihindeki hasarsız piyasa değeri ile onarılmış hâldeki piyasa değeri arasındaki fark olarak tanımlamıştır. Genel şartlardaki formüllerin doğrudan hesaplamaya esas alınamayacağını, zira Anayasa Mahkemesinin 29.12.2022 tarihli ve E.2021/82, K.2022/167 sayılı iptal kararıyla bu yöntemlerin dayanak maddesinin iptal edildiğini belirtmiştir. Bilirkişinin önceki hasarları da gözeten ve ikinci el piyasa araştırmasına dayanan hesabı hukuka uygun bulunmuştur. Değer kaybının piyasa yöntemiyle hesabına ilişkin önceki bir örnek için trafik sigortasında reel değer kaybı kararı incelenebilir.
Faiz: Sigortacı avans faizine itiraz etmiş, ancak heyet ilk kararın zaten yasal faize hükmettiğini, itirazın dosyayla uyumlu olmadığını belirtmiştir. Yeni hükümde de 71.200,00 TL için 14.01.2026’dan itibaren yasal faiz uygulanmıştır.
❓ Sık sorulan sorular
Onarım faturası tutarı, tazminatın üst sınırı mıdır?
Bu kararda heyet, faturanın yalnızca kapsadığı iş kalemi için bağlayıcı olduğunu kabul etmiştir. Fatura sadece boya işçiliğini gösterdiği için, faturada yer almayan kaporta işçiliği bilirkişi hesabıyla ayrıca tazminata eklenmiştir.
Faturasız hasar hangi delillerle ispatlanabilir?
Kararda eksper raporları, kaza tespit tutanakları, fotoğraf ve video kayıtları ile parça fiyat araştırmaları örnek olarak sayılmıştır. Bu dosyada bilirkişi, ekspertiz raporu bulunmadığı için hasarlı fotoğraflar ve kaza tarihindeki işçilik bedelleri üzerinden hesap yapmıştır.
Uyuşmazlık hakemi giderleri neden başvurana bırakmıştı?
Hakem, sigortacıya araç üzerinde inceleme fırsatı verilmemesini dürüstlük kuralına aykırı görmüş ve aynı olaya ilişkin önceki başvurunun evrak eksikliğiyle reddedildiğini dikkate almıştı. İtiraz hakem heyeti, başvuranın haklı çıktığı ve sigortacıya usulüne uygun başvuru yaptığı gerekçesiyle bu değerlendirmeye katılmamıştır.
Bu karara karşı başka bir yola gidilebilir mi?
Karar, 5684 sayılı Kanun’un 30/12. maddesi uyarınca “kesin olmak üzere” verilmiştir. Aynı fıkra, belirli durumlarda temyiz yolunu ayrıca düzenlemektedir; somut dosyada bu yola başvurulup başvurulmadığı kararda yer almamaktadır.
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, diğer içtihatlar ise Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Sigorta Tahkim Komisyonu Hakem Karar Dergisinin 65. sayısında yayımlanan itiraz hakem heyeti kararından derlenmiştir. Uyuşmazlık hakeminin ilk kararı ve bilirkişi raporu, itiraz kararında özetlendiği ölçüde aktarılmıştır; taraflar, araçlar ve sigorta şirketi kaynakta anonimdir. Kanun hükümlerine ilişkin açıklamalar bilgi amacıyla eklenmiştir. Hakem kararları yalnızca ilgili uyuşmazlık için bağlayıcıdır; delil durumu ve başvuru süreci farklı dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



