Okuyucularımızın sorularını Av. Veli Savun yanıtlıyorSorularınızı Av. Veli Savun yanıtlıyorSoru sorun →
Emsal KararlarForex Hukukuİdare ve Kamu Personeli Hukuku

Azınlığı Ortaklıktan Çıkarma – Danıştay 13. D 2023/4950

Halka açık bir şirketin küçük bir pay sahibi, bir gün aracı kurum hesabına baktığında hisselerinin yerinde olmadığını, karşılığında pay başına 3,86 TL ödendiğini görür. Hisseler satılmamış, borsada işlem de yapılmamıştır; hâkim ortaklar oy haklarının yüzde 99’unu aşan bir orana ulaştıkları için azınlıkta kalan ortakları şirketten çıkarma hakkını kullanmıştır. Üstelik birkaç ay önce aynı paylar için satma hakkı döneminde 5,27 TL’lik bir bedel belirlenmiştir. Pay sahibi, bu düzenin dayanağı olan Sermaye Piyasası Kurulu tebliğinin iptali için doğrudan Danıştay’a başvurur.

Danıştay 13. Dairesi, 21.11.2023 tarihli ve E.2018/2457, K.2023/4950 sayılı kararıyla, II-27.2 sayılı Ortaklıktan Çıkarma ve Satma Hakları Tebliği’nin ortaklıktan çıkarma hakkını ve bu hakta satım bedelini düzenleyen hükümlerinde hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek davayı oy birliğiyle reddetmiştir. Karar, ilk derece sıfatıyla verilmiş olup İdari Dava Daireleri Kurulunda temyiz yolu açık tutulmuştur.

Kısa özet: Oy haklarının %99,24’üne sahip olan ve 31.07.2017 itibarıyla oy sözleşmesiyle birlikte hareket eden hâkim ortaklar, payları borsada işlem gören bir çelik şirketinde önce azınlığa 31.07.2017-31.10.2017 arasında pay başına 5,27 TL’den satma hakkı kullandırmış, bu hakkı kullanmayan ortakların paylarını ise 3,86 TL’den ortaklıktan çıkarma yoluyla almıştır. Sermaye Piyasası Kurulu 08.02.2018 tarihli kararıyla ihraç belgesini onaylamıştır. Payları çıkarılan ortak, Tebliğ’in çıkarma hakkına ve bedel hesabına ilişkin hükümlerinin iptalini istemiş; dava sırasında vefat edince mirasçısı davayı sürdürmüştür. Danıştay 13. Dairesi usul itirazlarını reddetmiş, Kanun’un 27. maddesine yönelik Anayasa’ya aykırılık iddiasını ciddi bulmamış ve Tebliğ hükümlerini Kanun’a uygun görerek davayı reddetmiştir.

🔄 Satma hakkı, ardından çıkarma: olayın sırası

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 27. maddesi, halka açık bir ortaklıkta pay alım teklifi sonucunda ya da birlikte hareket etmek dâhil başka bir yolla oy haklarının Kurulca belirlenen orana ulaşılması hâlinde iki karşılıklı hak öngörür. Bu orana ulaşanlar azınlıkta kalan ortakları ortaklıktan çıkarma hakkı kazanır; azınlıkta kalan ortaklar ise paylarını adil bir bedelle bu kişilere satma hakkı elde eder. Maddenin üçüncü fıkrası, Türk Ticaret Kanunu’nun hâkim şirkete satın alma hakkı tanıyan 208. maddesinin halka açık ortaklıklara uygulanmayacağını açıkça belirtir; dördüncü fıkra ise usul ve esasların belirlenmesini Kurula bırakır.

Somut dosyada payları borsada işlem gören bir çelik şirketinde hâkim ortaklar, 31.07.2017 tarihi itibarıyla oy sözleşmesi imzalayarak birlikte hareket etmiş ve oy haklarının %99,24‘üne ulaşmıştır. Süreç iki aşamada ilerlemiştir:

  • Satma hakkı dönemi: Azınlık pay sahiplerine 31.07.2017-31.10.2017 arasında, üç aylık hak düşürücü süre içinde pay başına 5,27 TL‘den paylarını hâkim ortaklara satma imkânı tanınmıştır.
  • Çıkarma aşaması: Bu süre içinde satma hakkını kullanmayan ortakların ortaklıktan çıkarılması, paylarının iptali ve bunların yerine hâkim ortaklara tahsisli sermaye artırımı yapılması için hazırlanan ihraç belgesi, Kurulun 08.02.2018 tarihli ve 6/177 sayılı kararıyla onaylanmıştır.

Satma hakkını kullanmayan davacı, paylarının pay başına 3,86 TL ödenerek hâkim ortak tarafından alındığını öğrenince Kurula başvurmuş, ardından Tebliğ’in iptali istemiyle dava açmıştır.

📉 Pay sahibinin itirazları: üç farklı fiyat

Davanın konusu bireysel bir Kurul kararı değil, düzenleyici işlemdir. Davacı II-27.2 sayılı Tebliğ’in şu hükümlerinin iptalini istemiştir: 1. maddedeki “hâkim ortağın diğer ortakları ortaklıktan çıkarma hakkı ile” ibaresi, 4. maddedeki “diğer pay sahiplerinin tamamını ortaklıktan çıkarma hakkı” ibaresi, 5. maddenin çıkarma usulünü düzenleyen altı ila on birinci fıkraları ve satım bedelini belirleyen 6. maddenin ikinci fıkrası.

İddiaların merkezinde bedel vardır. Dosyaya yansıyan rakamlar şöyle sıralanmaktadır:

  • Satma hakkı için belirlenen bedel: 5,27 TL
  • Değerleme raporunda belirlenen pay başına değer: 4,39 TL (raporda şirket değeri 790.510.240,00 TL)
  • Payın borsaya kapatılmadan önceki işlem fiyatı: 5,10 TL
  • Ortaklıktan çıkarma bedeli: 3,86 TL

Davacıya göre işlem hacmi çok düşük bir payda borsadaki otuz günlük ortalama fiyatı esas almak şirketin gerçek değerini yansıtmaz; genel kurulda muhalefet şerhi yazan ortağa uygulanan ayrılma hakkı fiyatlamasının böyle bir durumda hiç bulunmamış ortağa uygulanması da hukuka aykırıdır. Davacı ayrıca hak düşürücü sürenin işletilemeyeceğini ve mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

🏛️ Kurulun savunması

Sermaye Piyasası Kurulu önce usul itirazlarında bulunmuştur: dava süresinde açılmamıştır ve davacı hakkında tesis edilmiş kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem yoktur. Esas yönünden ise şu noktalara dayanmıştır:

  • Çıkarma ve satma hakları menfaatleri dengeleyen, birçok ülkede düzenlenen araçlardır; Kanun’un 27. maddesi TTK 208’den farklı bir sistem kurmuştur.
  • Azınlık ortaklara 5,27 TL’den üç aylık satma hakkı kullandırılmış; bu hakkı kullanmayan davacının payları, süre sonunda kamuya açıklanan 3,86 TL fiyatla satın alınmıştır.
  • Değerleme raporunu bir aracı kurum hazırlamıştır; rapordaki eksikliklerden Kurul sorumlu değildir.
  • Pay sahibine mevzuata uygun hesaplanmış nakdi bir karşılık ödendiğinden ölçülülüğe aykırı bir sınırlama ve mülkiyet hakkı ihlali yoktur.

Danıştay Savcısı da ret yönünde görüş bildirmiş; Tebliğ’in %98 oranını esas aldığını, geçiş döneminde bu oranın 31.12.2014’e kadar %95, 31.12.2017’ye kadar %97 uygulandığını aktarmıştır.

📂 Usul: mirasçı, mülga tebliğ ve dava ehliyeti

Daire, esasa geçmeden önce üç usul sorununu çözmüştür.

Birincisi, davacı yargılama sırasında vefat etmiştir. Sunulan mirasçılık belgesinden bu durum anlaşılınca, davayı takip hakkı kendisine geçen mirasçının davaya devam talebi kabul edilmiştir.

İkincisi, dava konusu II-27.2 sayılı Tebliğ, 31.12.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan II-27.3 sayılı Ortaklıktan Çıkarma ve Satma Hakları Tebliği’nin 10. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır. Ancak Daire, davacının hukuka aykırı bulduğu kurallara yürürlükteki yeni Tebliğ’de de yer verildiğini tespit ederek uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerektiğine karar vermiştir. Düzenleyici işlemin yenisiyle değiştirilmesi, aynı kural sürdükçe davayı konusuz bırakmamıştır.

Üçüncüsü, Kurulun süre aşımı ve kesin işlem bulunmadığı yönündeki itirazları “yerinde bulunmamıştır”. Böylece paylarının çıkarma yoluyla elinden çıktığını ileri süren ortağın, dayanak tebliğe karşı dava açma ehliyeti kabul edilmiştir. Davacının Kanun’un 27. maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğu iddiası ise “ciddi görülmemiş”, norm denetimi için Anayasa Mahkemesine başvuru yoluna gidilmemiştir.

⚖️ Daire neden reddetti?

Daire, bağımsız idari otoritelerin piyasanın dinamik ve teknik yapısı gereği daha kapsamlı bir düzenleme yetkisine sahip olduğunu vurgulamış; Kanun’un 27. ve 128. maddelerinin usul ve esasları belirleme yetkisini açıkça Kurula verdiğini belirtmiştir.

Tebliğ’in yapısı karar metninde şöyle özetlenmiştir:

  • 4. madde: Pay alım teklifi sonucunda veya birlikte hareket etmek dâhil herhangi bir şekilde sahip olunan oy hakları ortaklığın oy haklarının %98’ine ulaşırsa ya da bu konumdayken ek pay alınırsa, imtiyazlı pay olup olmadığına bakılmaksızın hâkim ortak için çıkarma hakkı, diğer ortaklar için satma hakkı doğar.
  • 5. madde: Hakların kullanım usulünü düzenler.
  • 6. madde: Bedelin hesaplanmasını düzenler. Payları borsada işlem gören ortaklıklarda çıkarma hakkının satım bedeli, her pay grubu için hâkim ortak konumunun kazanıldığının veya bu konumda ek pay alındığının kamuya açıklandığı tarihten önceki otuz gün içinde borsada oluşan ağırlıklı ortalama fiyatların aritmetik ortalaması esas alınarak belirlenir.

Daireye göre Kurul, Kanun’un kendisine bıraktığı oranı tespit etmiş; hakların kullanım sürecini ve bedellerin adil hesaplanmasına yönelik usulü ayrıntılı biçimde düzenlemiştir. Düzenleme hem ortaklığın hem de yatırımcıların menfaatlerini koruma amacına hizmet etmektedir. Kanun’un amacına uygun ve verilen yetki çerçevesinde hazırlanan düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Dava reddedilmiş, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti davacıya yüklenmiştir.

📎 Kararın tam metni: Danıştay 13. Dairesinin 21.11.2023 tarihli, E.2018/2457, K.2023/4950 sayılı ret kararı PDF olarak buradan okunabilir.

🔍 Azınlık pay sahibi açısından ne anlama geliyor?

Davacının itirazları büyük ölçüde somut rakamlara, yani işlem hacmine, değerleme raporuna ve kapanış fiyatına dayanıyordu. Dava konusu yalnızca Tebliğ hükümleri olduğundan Daire, Tebliğ’in Kanun’un verdiği yetki ve amaçla uyumunu incelemiş; somut fiyatın doğruluğu ve ihraç belgesini onaylayan Kurul kararı ayrıca değerlendirilmemiştir.

Kararın ortaya koyduğu çerçeve şu şekilde özetlenebilir:

  • İki aşamalı yapı: Azınlık önce satma hakkıyla, kendi tercihiyle çıkış imkânına sahiptir; bu hak süresinde kullanılmazsa hâkim ortak çıkarma hakkını kullanabilir. Bu dosyada iki aşamanın fiyatları birbirinden farklıdır.
  • Bedel formülü kuraldır: Kanun’un 27. maddesi çıkarma hakkında satım bedelini 24. madde (ayrılma hakkı) çerçevesinde belirlenecek bedele bağlar. Daire, bedelin borsadaki otuz günlük ağırlıklı ortalama fiyatlara bağlanmasını Kurulun yetkisi içinde kalan ve adil hesaplamaya yönelik bir usul olarak görmüştür.
  • Mülga tebliğ engel değildir: Aynı kurallar yeni tebliğde sürdüğü sürece eski tebliğe karşı açılmış iptal davası esastan incelenir.

Ayrılma hakkı fiyatının belirlenmesine ilişkin farklı bir uyuşmazlık için ayrılma fiyatında ilk açıklama tarihi kararına; küçük yatırımcının pay alım teklifi düzenlemesine karşı açtığı dava için pay alım teklifi tebliğine dava yazısına bakılabilir.

❓ Sorular ve yanıtlar

Halka açık şirkette hâkim ortak küçük pay sahibini şirketten çıkarabilir mi?

6362 sayılı Kanun’un 27. maddesine göre, oy hakları Kurulca belirlenen orana ulaşan kişiler azınlıkta kalan ortakları ortaklıktan çıkarma hakkı kazanır. Karar metnine göre dava konusu Tebliğ bu oranı %98 olarak belirlemiş, geçiş döneminde daha düşük oranlar uygulanmıştır.

Satma hakkını kullanmayan ortağa hangi bedel ödenir?

Bu dosyada satma hakkı döneminde 5,27 TL’lik bedel belirlenmiş, bu hakkı kullanmayan ortakların payları çıkarma aşamasında 3,86 TL’den alınmıştır. Tebliğ’in 6. maddesine göre payları borsada işlem gören ortaklıklarda çıkarma bedeli, hâkim ortaklık konumunun kamuya açıklandığı tarihten önceki otuz gündeki ağırlıklı ortalama fiyatların aritmetik ortalamasıyla hesaplanır. Danıştay bu formülü hukuka uygun bulmuştur.

Tebliğ yürürlükten kalktığı hâlde dava neden esastan incelendi?

II-27.2 sayılı Tebliğ 31.12.2020’de yayımlanan II-27.3 sayılı Tebliğ ile yürürlükten kaldırılmıştır. Daire, davacının itiraz ettiği kurallara yeni Tebliğ’de de yer verildiğini tespit ettiği için davanın konusuz kalmadığını kabul etmiş ve esasa girmiştir.

Davacı yargılama sırasında ölürse dava ne olur?

Bu dosyada davacının vefatı mirasçılık belgesiyle anlaşılmış, davayı takip hakkı kendisine geçen mirasçının davaya devam talebi kabul edilmiştir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgilerine iletişim sayfasından ulaşılabilir; sermaye piyasası ve pay sahipliği uyuşmazlıklarına ilişkin diğer kararlar Emsal Kararlar sayfasında yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Danıştay 13. Dairesinin ilk derece sıfatıyla verdiği ve İdari Dava Daireleri Kurulunda temyiz yolu açık tutulan ret kararının yayımlanmış metninden derlenmiştir. Karar, yürürlükten kaldırılmış II-27.2 sayılı Tebliğ’e karşı açılan bir iptal davasına ilişkindir ve somut çıkarma bedelinin doğruluğunu ayrıca incelememiştir. Benzer bir durumda sonuç; uygulanan tebliğin yürürlükteki hâline, hâkim ortaklık oranına, kamuya açıklama tarihine, borsa fiyat verilerine ve dava konusu edilen işlemin niteliğine göre farklılaşabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

Avukat Veli Savun

İstanbul Barosu'na kayıtlı avukat (sicil no 75235) ve arabulucu (sicil no 50392). Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2013 mezunu. Savun Hukuk & Danışmanlık'ın kurucu avukatı. Çalışma alanları: forex ve kripto para dolandırıcılığından doğan ceza ve alacak davaları, bilişim, icra ve aile hukuku.

İlgili Makaleler

Av. Veli Savun

Soru & Cevap · İstanbul Barosu 75235

Bu konuda sorunuz mu var?

Sorunuzu yazın, Av. Veli Savun bu sayfada yanıtlasın. Adınızı yazmanız gerekmez.

Örnek sorular — birine dokunun, kendi durumunuza göre düzenleyin:

Kişisel verileriniz hakkında

Savun Hukuk & Danışmanlık, soru ve yorumunuzu sitede yayımlamak ve yanıtlamak; "beni arasın" seçeneğini işaretlerseniz telefon numaranızı yalnız sizi aramak için işler (6698 s. KVKK m.5/2-c ve f). Rumuzunuz ve metniniz yayımlanır; telefonunuz, IP adresiniz ve metnin temizlenmeden önceki hali yayımlanmaz. Telefon kaydı talebiniz sonuçlandıktan sonra en geç 12 ay içinde silinir. Haklarınız (m.11) için büromuza başvurabilirsiniz.

Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir; avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz ve somut dosyanız için hukuki görüş yerine geçmez. Tüm soru ve cevaplar →

Başa dön tuşu
🌐 English — international victims of online investment fraud