Okuyucularımızın sorularını Av. Veli Savun yanıtlıyorSorularınızı Av. Veli Savun yanıtlıyorSoru sorun →
Emsal KararlarVergi Hukuku

Cezada İştirak ve Sorumlu İbaresi – Danıştay 3. D 2025/5986

Vergi idaresi, sahte fatura düzenlediği değerlendirilen bir şirketin işlerine vekil olarak katılan kişiye vergi ziyaı cezası keser. Ancak ceza ihbarnamesinde iki farklı hukuki kurum yan yana durur: bir yanda meslek mensuplarının sorumluluğuna işaret eden “müteselsil sorumlu” ibaresi, diğer yanda sahte belge fiiline “iştirak” eden kişiye bir kat ceza öngören hüküm. Vergi mahkemesi bu ikiliği cezanın sebebini belirsizleştiren bir hata olarak görür ve cezayı kaldırır; bölge idare mahkemesi de bu kararı yerinde bulur. Danıştay ise meseleye farklı bir pencereden bakar: cezalandırılan kişi, cezanın neden kesildiğini öğrenebilmiş ve buna karşı savunma yapabilmiş midir?

Danıştay Üçüncü Dairesi, 26.12.2025 tarihli ve E.2025/1512, K.2025/5986 sayılı kararıyla, ihbarnamelerin hukuki dayanağının “iştirak” hükümleri olduğunu ve davacının cezanın sebebini çelişmeli yargılama ilkesine uygun biçimde öğrenebildiğini belirterek işin esasının incelenmesi gerektiğine hükmetmiş; istinaf isteminin reddine ilişkin vergi dava dairesi kararını oybirliğiyle ve kesin olarak bozmuştur.

Kısa özet: Sahte fatura düzenlediği değerlendirilen bir limited şirketin vekili olan davacı adına, 2022 yılı kurumlar vergisi, geçici vergi ve katma değer vergisi üzerinden bir kat vergi ziyaı cezası kesilmiştir. İhbarnamelerde hem “müteselsil sorumlu” ibaresine hem de VUK m.344 ve 359’a yer verilmiştir. Vergi mahkemesi bu durumun cezanın dayanağında tereddüt yarattığını belirterek cezayı kaldırmış, bölge idare mahkemesi istinafı reddetmiştir. Danıştay; cezanın kesilme sebebinin ihbarnamede VUK 344 ve 359 olarak gösterildiğini, idarenin savunmasında sebebin “iştirak” olarak açıklandığını ve bu savunmanın davacıya tebliğ edildiğini dikkate alarak kararı bozmuştur.

📑 Vergi tekniği raporundaki tespitler

Uyuşmazlığın kaynağı, bir lojistik limited şirketi hakkında düzenlenen vergi tekniği raporudur. Raporda şirketin sahte fatura düzenlemek maksadıyla faaliyette bulunduğu değerlendirilmiştir. Davacı raporda, şirketin kanuni temsilcisi tarafından vekil tayin edilen ve şirket işlemlerine bu sıfatla katılan kişi olarak yer almaktadır.

Raporda davacının sahte belge düzenleme fiiline iştirak ettiği sonucuna şu tespitlerden hareketle varılmıştır:

  • Şirketin kanuni temsilcisi, 11/03/2020 tarihli noter onaylı vekâletnameyle davacıyı vekil tayin etmiştir.
  • Davacı, 19/03/2020 tarihinde şirketin bağlı olduğu vergi dairesine şirket adına elektronik tebligat talep bildiriminde bulunmuştur.
  • Şirket ile davacı arasında banka hesap hareketleri bulunmaktadır.
  • Şirketin yüksek tutarda emtia alım-satımı yaptığı mükelleflerin temsilcileri de davacıyı vekil tayin etmiştir ve bu mükellefler hakkında devam eden ya da tamamlanan sahte belge düzenleme incelemeleri vardır.

Bu tespitler üzerine raporda, davacı adına 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 344. maddesi uyarınca vergi ziyaı cezası kesilmesi önerilmiştir. Danıştay kararında bu tespitlerin doğruluğu ya da yeterliliği değerlendirilmemiştir; uyuşmazlık, cezanın hukuki dayanağının nasıl gösterildiği noktasında düğümlenmiştir.

🧾 İhbarnamede iki ayrı ibare

İdare, davacı adına 2022 yılına ait kurumlar vergisi, aynı yılın Ocak-Mart, Nisan-Haziran ve Temmuz-Eylül dönemlerine ait geçici vergi ile Ocak-Aralık dönemlerine ait katma değer vergisi üzerinden bir kat vergi ziyaı cezası kesmiştir. Ceza ihbarnamelerinin içeriği uyuşmazlığın merkezindedir:

  • İhbarnamelerde davacı için “müteselsil sorumlu” ibaresine yer verilmiştir. Vergi mahkemesinin tespitine göre bu ibare, serbest meslek mensuplarıyla ilgili düzenlemenin yer aldığı VUK mükerrer 227. maddesine işaret etmektedir.
  • Aynı ihbarnamelerde cezanın nedeni, “213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 344. maddesine göre vergi ziyaına 359. maddede yazılı hallerle vergi ziyaına sebebiyet verilmesi” olarak gösterilmiştir.
  • Kesilen ceza bir kat vergi ziyaı cezasıdır.

Davalı idare, mahkemeye sunduğu savunmada cezanın kesilme sebebini VUK m.359’da yazılı fiillere iştirak olarak açıklamıştır. Bu savunma davacıya tebliğ edilmiştir. Danıştay kararında bu tebliğ olgusu ayrıca vurgulanmıştır; çünkü sonuca giden yol bu olgudan geçmektedir.

🏛️ Vergi mahkemesi ve istinaf

Vergi mahkemesi, ihbarnamelerde mükerrer 227. madde kapsamındaki “müteselsilen sorumlu” ibaresi ile 344 ve 359. maddelerdeki “iştirak” ibaresine birlikte yer verilmesinin cezanın dayanağı hususunda tereddüt oluşturduğunu kabul etmiştir. Mahkemeye göre bu tereddüt, idari işlemin sebep unsuru bakımından hukuka aykırılık doğurmaktadır. Bu gerekçeyle ceza, esasa girilmeden kaldırılmıştır.

İdarenin istinaf başvurusunu inceleyen bölge idare mahkemesi vergi dava dairesi, vergi mahkemesi kararını usul ve hukuka uygun bulmuş; kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte bir neden görmediği için 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunu reddetmiştir.

Vergi dairesi temyiz yoluna başvurmuş ve cezanın hukuka uygun olduğunu ileri sürmüştür. Davacı temyize cevap vermemiştir. Tetkik hâkimi de temyiz isteminin kabulü gerektiği görüşündedir.

📘 VUK 341, 344 ve 359: bir kat ve üç kat

Danıştay, “İlgili mevzuat” başlığı altında cezanın yasal çerçevesini şöyle özetlemiştir:

  • VUK m.341: Vergi ziyaı, mükellefin veya sorumlunun vergilendirmeyle ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade eder.
  • VUK m.344: Bu hâllerde mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilir.
  • 359. maddedeki fiiller: Vergi ziyaına 359. maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi hâlinde ceza üç kat, bu fiillere iştirak edenler için ise bir kat olarak uygulanır.

Bu tablo, davacıya kesilen bir kat cezanın hangi kuruma dayandığını anlamak açısından önemlidir. Sahte belge fiilini bizzat işleyen için ceza üç kat iken, bu fiile iştirak eden için bir kattır. Davacı adına kesilen ceza bir kat olduğundan, ihbarnamede 344 ve 359. maddelere yapılan atıf, cezanın iştirak hükmüne dayandığıyla uyumludur. “Müteselsil sorumlu” ibaresi ise farklı bir kurumu, yani başkasının vergi ve cezasından birlikte sorumlu tutulmayı çağrıştırmaktadır. Vergi mahkemesinin tereddüdü bu iki kurumun birbirinden farklı olmasından doğmuştur.

🔍 Danıştay: sebep öğrenilebildi, esasa girilmeli

Danıştay Üçüncü Dairesi, ilk derece mahkemesinin ve bölge idare mahkemesinin yaklaşımını paylaşmamıştır. Kararın hukuki değerlendirme bölümü iki adımdan oluşur:

  • Dayanağın tespiti: Dava konusu vergi ziyaı cezasına ilişkin ihbarnamelerin hukuki dayanağının “iştirak” hükümleri olduğu anlaşılmaktadır.
  • Savunma hakkının değerlendirilmesi: Davacı, adil yargılanma hakkı kapsamında sağlanması gereken güvencelerden biri olan çelişmeli yargılama ilkesine uygun olarak idari işlemin sebep unsurunu öğrenebilmiş ve hakkındaki işleme karşı hukuka aykırılık iddialarını ileri sürebilmiştir.

Daire bu iki tespitten şu sonuca ulaşmıştır: işin esası incelenerek karar verilmesi gerekirken, cezayı sebep unsurundaki tereddüt gerekçesiyle kaldıran vergi mahkemesi kararına yöneltilen istinaf isteminin reddinde hukuka uygunluk yoktur. Temyiz istemi kabul edilmiş, vergi dava dairesi kararı bozulmuştur.

Karar kısa olmakla birlikte yaklaşımı açıktır. İhbarnamede yer alan fazladan veya isabetsiz bir ibare, tek başına cezayı ortadan kaldırmaya yetmemektedir. Belirleyici olan, cezanın hangi hükme dayandığının ihbarname bütünü, gösterilen kanun maddeleri ve yargılama sırasında yapılan açıklamalarla birlikte anlaşılabilir olup olmadığı ve davacının buna karşı iddialarını ileri sürme imkânı bulup bulmadığıdır. Bu dosyada ihbarnamedeki kanun maddeleri ile idarenin davacıya tebliğ edilen savunması aynı yöne işaret ettiğinden, Daire tereddüt bulunmadığı sonucuna varmıştır.

📎 Kararın tam metni: Danıştay Üçüncü Dairesinin 26.12.2025 tarihli, E.2025/1512, K.2025/5986 sayılı bozma kararı PDF olarak buradan okunabilir.

⚙️ Kararın yargılamaya etkisi

Bozma kararı, davacının cezayı hak ettiği ya da etmediği yönünde bir değerlendirme içermez. Danıştay yalnız yargılamanın hangi aşamada durduğunu düzeltmiştir. Bundan sonra tartışılacak sorular, kararın kendisinden çıkarılabildiği ölçüde şunlardır:

  • Vergi tekniği raporundaki tespitler (vekâletname, elektronik tebligat bildirimi, banka hareketleri, diğer mükelleflerle bağlantı) davacının sahte belge düzenleme fiiline iştirak ettiğini göstermeye yeterli midir?
  • Şirket hakkındaki sahte fatura tespiti hangi delillere dayanmaktadır?
  • Kesilen bir kat ceza, 344. maddedeki iştirak hükmüne uygun hesaplanmış mıdır?

Karar, sebep unsurundaki biçimsel kusur iddiasıyla esasa girilmeden sonuçlandırılan ceza davalarında Danıştay’ın savunma hakkının fiilen kullanılıp kullanılamadığına baktığını göstermektedir. Sahte belge iddiasının ispatı ve vergi incelemesinin kapsamı konusundaki diğer kararlar için sahte belge düzenleme ispatına ilişkin VDDK kararına ve sahte faturada vergi ziyaı cezası yazısına bakılabilir. Meslek mensuplarının sorumluluğunun genel çerçevesi mali müşavirin vergisel sorumluluğu yazısında ele alınmıştır.

💬 Sık sorulan sorular

Sahte fatura fiiline iştirak edene kaç kat ceza kesilir?

Danıştay’ın kararda özetlediği düzenlemeye göre, vergi ziyaına VUK m.359’da yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi hâlinde ceza üç kat, bu fiillere iştirak edenler için ise bir kat olarak uygulanır. Bu dosyada davacı adına kesilen ceza bir kattır.

İhbarnamede yanlış veya fazladan bir ibare bulunması cezayı geçersiz kılar mı?

Bu kararda kılmamıştır. Danıştay, ihbarnamelerin dayanağının iştirak hükümleri olduğunu ve davacının cezanın sebebini öğrenip itirazlarını ileri sürebildiğini dikkate alarak, yalnız ibarelerin birlikte kullanılmasına dayanan iptal yaklaşımını hukuka uygun bulmamıştır. Başka bir dosyada ihbarnamenin içeriğine ve yargılamadaki açıklamalara göre sonuç farklılaşabilir.

İdarenin dava sırasında yaptığı açıklama neden önemli oldu?

İdare savunmasında cezanın sebebini VUK m.359’daki fiillere iştirak olarak açıklamış ve bu savunma davacıya tebliğ edilmiştir. Danıştay, davacının bu sayede işlemin sebep unsurunu öğrenebildiğini ve çelişmeli yargılama ilkesine uygun biçimde itirazlarını sunabildiğini belirtmiştir.

Bu bozma kararı davacının cezalı olduğu anlamına mı gelir?

Hayır. Danıştay, iştirak iddiasının doğru olup olmadığını incelememiştir. Bozmanın gerekçesi, işin esasının incelenmesi gerekirken cezanın sebep unsurundaki tereddüt gerekçesiyle kaldırılmasıdır. Davacının iştirak edip etmediği, esasa ilişkin yapılacak inceleme sonucunda belli olacaktır.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında yer almaktadır; vergi ve idare yargısına ilişkin diğer kararlar Emsal Kararlar sayfasından izlenebilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Danıştay Üçüncü Dairesinin mevzuat.adalet.gov.tr üzerinden yayımlanan temyiz kararından derlenmiştir. Kararda taraf adları anonimdir. Danıştay yalnız ihbarnamedeki ibarelerin cezanın sebebi bakımından tereddüt yaratıp yaratmadığını incelemiş, iştirak iddiasının esasına girmemiştir. Benzer görünen bir uyuşmazlıkta sonuç; ihbarnamenin içeriğine, vergi tekniği raporundaki tespitlere, idarenin savunmasına ve dosyadaki delillere göre farklılaşabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

Avukat Veli Savun

İstanbul Barosu'na kayıtlı avukat (sicil no 75235) ve arabulucu (sicil no 50392). Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2013 mezunu. Savun Hukuk & Danışmanlık'ın kurucu avukatı. Çalışma alanları: forex ve kripto para dolandırıcılığından doğan ceza ve alacak davaları, bilişim, icra ve aile hukuku.

İlgili Makaleler

Av. Veli Savun

Soru & Cevap · İstanbul Barosu 75235

Bu konuda sorunuz mu var?

Sorunuzu yazın, Av. Veli Savun bu sayfada yanıtlasın. Adınızı yazmanız gerekmez.

Örnek sorular — birine dokunun, kendi durumunuza göre düzenleyin:

Kişisel verileriniz hakkında

Savun Hukuk & Danışmanlık, soru ve yorumunuzu sitede yayımlamak ve yanıtlamak; "beni arasın" seçeneğini işaretlerseniz telefon numaranızı yalnız sizi aramak için işler (6698 s. KVKK m.5/2-c ve f). Rumuzunuz ve metniniz yayımlanır; telefonunuz, IP adresiniz ve metnin temizlenmeden önceki hali yayımlanmaz. Telefon kaydı talebiniz sonuçlandıktan sonra en geç 12 ay içinde silinir. Haklarınız (m.11) için büromuza başvurabilirsiniz.

Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir; avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz ve somut dosyanız için hukuki görüş yerine geçmez. Tüm soru ve cevaplar →

Başa dön tuşu
🌐 English — international victims of online investment fraud