Emsal KararlarForex HukukuForex Mahkeme Kararları

Forex’te Yönlendirilen İşlem – Ankara BAM 21. HD 2025/1287

Kaldıraçlı işlem hesabında zarar eden yatırımcının davasında çoğu zaman tek bir soru öne çıkar: Zarara yol açan alım satım kararlarını kim verdi? Yatırımcı telefonla sürekli arandığını ve yönlendirildiğini, aracı kurum ise tüm emirlerin yatırımcının kendi ekranından iletildiğini söyler. Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin incelediği dosyada ilk derece mahkemesi, işlemlerin yatırımcı tarafından yapıldığı sonucuna varıp davayı reddetmişti. Dosyada bulunan ses kayıtlarının dökümleri ise başka bir tablo ortaya koyuyordu.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 13.11.2025 tarihli ve E.2023/504, K.2025/1287 sayılı kararıyla, ses kayıtlarından işlemlerin bir kısmının yatırımcı tarafından, bir kısmının ise aracı kurumun yönlendirmesiyle yapıldığının anlaşıldığını; bu işlemler ayrıştırılmadan ve zarara etkileri araştırılmadan verilen ret kararının eksik incelemeye dayandığını belirterek ilk derece kararını kaldırmış ve dosyayı yeniden görülmek üzere geri göndermiştir.

Kısa özet: Yatırımcı, 28.11.2014 tarihinde aracı kurumla kaldıraçlı alım satım işlemleri çerçeve sözleşmesi imzalamış; yüksek kazanç vaadiyle yönlendirildiğini, uygunluk ve yerindelik testlerinin yapılmadığını ve yaklaşık 312.000 ABD Doları zarara uğradığını ileri sürerek şimdilik 500 ABD Doları talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, al-sat işlemlerinin davacı tarafından yapıldığı ve ispatlanmış bir zarar bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Bölge adliye mahkemesi, ses kayıtlarına göre işlemlerin bir kısmının yönlendirme sonucu yapıldığını, bu ayrımın bilirkişi incelemesiyle yapılması gerektiğini belirterek HMK 353/1-a-6 uyarınca kararı kesin olarak kaldırmıştır.

📞 Yatırımcının ileri sürdüğü aykırılıklar

Dava dilekçesine göre davacı, forex piyasasında yatırım yaptığını düşünerek 2019 yılından itibaren davalı aracı kuruma farklı tarihlerde ve tutarlarda ödemeler yapmıştır. Davacı, piyasa hakkında deneyimi bulunmadığını, sürekli telefonla aranarak üzerinde baskı kurulduğunu, işlemlerin kendileri tarafından yönlendirileceği ve yalnızca al-sat işlemleriyle kâr edileceği söylenerek yüksek kazanç vaadiyle yanıltıldığını ileri sürmüştür. Dilekçede ayrıca şu iddialara yer verilmiştir:

  • Kaldıraç oranlarının, açık işlemler devam ederken davacının bilgisi ve muvafakati olmadan değiştirildiği,
  • SPK’nın 50.000 TL başlangıç teminatı şartına rağmen hesapta bu tutar yokken riskli işlemlere izin verildiği,
  • Teminat düşükken sürekli işlem açılıp kapatıldığı,
  • Çerçeve sözleşmede temsilcilere ilişkin bilgilerin yer almadığı ve sözleşmenin tüm sayfalarının verilmediği,
  • Uygunluk ve yerindelik testlerinin yapılmadığı,
  • İşlem platformunda donma, gecikme ve kayma (slipaj) yoluyla işlemlere müdahale edildiği,
  • Müşteri ilişkisi kurulurken çıkar çatışmasının açıklanmadığı ve yatırılan teminatların takas kuruluşuna kısmen bildirildiği.

Davacı toplamda yaklaşık 312.000 ABD Doları zarar ettiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla yatırdığı depozito bedelinin şimdilik 500 ABD Doları kısmının tahsilini istemiştir. Dava 23.12.2020 tarihinde açılmıştır.

🛡️ Aracı kurumun savunması

Davalı aracı kurum, öncelikle davanın zamanaşımına uğradığını savunmuştur. Esasa ilişkin olarak, SPK’nın belirlediği asgari hususları içeren çerçeve sözleşmenin usulüne uygun imzalandığını, kaldıraçlı işlemlerin yüksek riskli olduğunu ve yatırılan tutarın tamamının kaybedilebileceğinin bilindiğini belirtmiştir. Savunmaya göre davacı işlemlerini her an çevrim içi izleyebilmiş, kendisine günlük ve aylık bildirimler düzenli olarak yapılmıştır. Yönlendirme, uygunluk testi, teminat ve çıkar çatışmasına ilişkin iddiaların gerçek dışı olduğu, bu hususların log kayıtları, ses kayıtları ve belgelerle ortaya konduğu ileri sürülmüştür.

🔬 Bilirkişi heyetinin tespitleri

İlk derece mahkemesinin aldığı 28.11.2022 havale tarihli bilirkişi heyeti raporu, davacının iddialarını tek tek ele almıştır. Rapordaki başlıca tespitler şöyledir:

KonuBilirkişi tespiti
Sözleşme belgeleri17 sayfalık çerçeve sözleşme ve eklerinde davacının ıslak imzası ve tarih bulunmakta, sayfalarda eksiklik görünmemektedir.
Risk bildirim formuForm davacıya özel değil, standart ve matbudur; “okudum, anladım” beyanı matbu olup davacının el yazısıyla yazılmış bir beyan yoktur.
Uygunluk ve yerindelik testiSözleşme tarihinde zorunlu değildir; zorunluluk aracı kurumun yeni faaliyet izni aldığı 26.01.2016 tarihinden itibaren başlar. Ancak bu tarihten sonra test yapıldığına dair belge dosyada yoktur.
50.000 TL teminatŞart, Tebliğ değişikliği tarihinde açık pozisyonu olmayan yatırımcılar içindir; davacı o tarihte açık pozisyonu bulunan mevcut müşteridir.
Slipaj ve gecikmeEkran görüntüsü gibi bir tespit sunulmadığından değerlendirme yapılamamıştır.
Çıkar çatışmasıSözleşmenin 5/5. maddesinde, piyasa yapıcı aracı kurumun emirlerin karşı tarafı olduğu ve müşterinin kârının kurumun zararı anlamına geldiği yazılıdır; bunun davacıya anlatılıp anlatılmadığı belirlenememiştir.
ZararDavacının zararı somut kayıtlarla ortaya koyması hâlinde inceleme yapılabileceği belirtilmiştir.

📄 İlk derece mahkemesinin ret gerekçesi

İlk derece mahkemesi 24.01.2023 tarihli kararında, aracı kurumun sözleşmeyle kaldıraçlı alım satım ve buna ilişkin her türlü hizmeti vermeyi üstlendiğini kabul etmiştir. Ancak mahkemeye göre davacı al-sat işlemlerini bizzat kendisi yapmış, aracı kurumun bu işlemlere doğrudan bir etkisi olmamıştır. Davacıya verilen piyasa bilgilerinin yatırım danışmanlığı kapsamında olmadığı görüşme öncesinde bildirilmiş, son görüşmelerde davacı işlem yapamamaktan şikâyet etmiş fakat bilgisi dışında yapılmış bir işlemden söz etmemiştir. Bilirkişi incelemesinde de aracı kurumun eylemi nedeniyle zarar doğduğuna dair bir tespit bulunmadığından dava reddedilmiştir.

🔄 Bölge adliye mahkemesi neden kaldırdı?

Davacının istinaf başvurusunu inceleyen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, önce mahkemenin görevli olduğunu ve kesin yetki kuralına aykırılık bulunmadığını belirleyip esasa girmiştir. Dairenin belirleyici tespiti şudur: Dosyada mevcut ses kayıtlarına ilişkin CD dökümlerinden, dava konusu işlemlerin bir kısmının davacının kendi yaptığı işlemler, bir kısmının ise davalı tarafından yönlendirilmesi sonucu yapılan işlemler olduğu anlaşılmaktadır.

Daireye göre hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu yönde bir inceleme yapılmamış, ilk derece mahkemesi de tarafların bu konudaki delillerini toplamadan ve bilirkişi raporuna yönelik itirazları değerlendirmeden karar vermiştir. Böylece ilk derecenin “işlemleri davacı kendisi yaptı” kabulü, dosyadaki ses kayıtlarının içeriğiyle bağdaşmamıştır.

Daire, 7251 sayılı Kanunla değişik HMK 353/1-a-6 hükmüne dayanmıştır. Bu hükme göre uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması hâlinde bölge adliye mahkemesi, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verir. Kararda istinaf başvurusu kabul edilmiş, ilk derece kararı kaldırılmış ve dosya karar veren mahkemeye gönderilmiştir.

📎 Karar metni: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi kararı, Bedesten (mevzuat.adalet.gov.tr) üzerinde yayımlanan hâliyle derlenmiştir; taraf adları kaynakta anonimdir.

🧭 Yeniden yargılamada incelenecekler

Daire, ilk derece mahkemesinin yeniden yapacağı yargılamanın çerçevesini de çizmiştir. Kararda sayılan inceleme adımları şunlardır:

  1. Tarafların yargılama aşamasında ve istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz ve beyanların dikkate alınması,
  2. Dosyadaki bilgi ve belgeler ile gerekirse davalının kayıtları üzerinde inceleme yapılması,
  3. Davacının dava konusu dönemde kendi yaptığı işlemler ile davalı personelince ikna edildiği işlemlerin ayrıştırılması,
  4. Hangi işlemin hangi tarihte yapıldığının belirlenmesi ve bu işlemler nedeniyle davacının zararı oluşup oluşmadığının araştırılması,
  5. İlk bilirkişi raporunda tespit edilen hususların zarara neden olup olmadığının ve varsa tutarlarının yeni bir bilirkişi raporuyla belirlenmesi.

Bu çerçeve, kaldıraçlı işlem uyuşmazlıklarında zararın hesap bazında değil, işlem bazında değerlendirilmesi gerektiğine işaret etmektedir. Hesabın tamamındaki kayıp yerine, yönlendirme sonucu yapıldığı anlaşılan işlemlerin ayrı ayrı tespit edilmesi ve her birinin sonucunun hesaplanması beklenmektedir. Bilirkişinin tespit ettiği diğer hususlar, yani matbu risk bildirim formu, yeni faaliyet izninden sonra test yapıldığına dair belge bulunmaması ve çıkar çatışmasının anlatılıp anlatılmadığının belirlenememesi de bu kapsamda zararla bağlantıları yönünden ele alınacaktır.

Kararın sonucu davacı lehine kesin bir hüküm değildir; Daire, işin esası hakkında görüş bildirmeden yalnızca eksik incelemeyi tespit etmiştir. Aracı kurum yönlendirmesinin ispatına ilişkin farklı bir dosyada Yargıtay’ın değerlendirmesi için aracı kurum yönlendirdi mi? yazısına, uygunluk testine ilişkin bir başka istinaf kararı için forex’te uygunluk testi yazısına bakılabilir.

❓ Soru ve cevaplar

Ses kayıtları neden belirleyici oldu?

Daire, ses kayıtlarına ilişkin CD dökümlerinden işlemlerin bir kısmının davacı, bir kısmının ise davalının yönlendirmesiyle yapıldığını tespit etmiştir. İlk derece mahkemesinin “işlemleri davacı kendisi yaptı” kabulü bu dökümlerle örtüşmediğinden, işlemlerin ayrıştırılmadan karar verilmesi eksik inceleme sayılmıştır.

50.000 TL başlangıç teminatı şartı bu yatırımcıya uygulanmış mıdır?

Bilirkişi raporuna göre bu şart, Tebliğ değişikliği tarihinde açık pozisyonu bulunmayan yatırımcıların yeni pozisyon açması için öngörülmüştür; o tarihte açık pozisyonu olan mevcut müşteriler bakımından aranmamaktadır. Davacının bu tarihte mevcut ve açık pozisyonu bulunan bir müşteri olduğu belirtilmiştir.

Piyasa yapıcı aracı kurumda çıkar çatışması ne anlama geliyor?

Sözleşmenin 5/5. maddesinde, piyasa yapıcı olarak faaliyet gösteren aracı kurumun müşteri emirlerinin doğrudan karşı tarafı olduğu, bu nedenle müşterinin kâr ettiği durumlarda kurumun zarar edeceği veya tersinin söz konusu olacağı açıkça yazılıdır. Bilirkişi, bu hususun davacıya ayrıca anlatılıp anlatılmadığını belirleyememiştir.

Bu karara karşı temyiz yoluna gidilebilir mi?

Karar HMK 353/1-a-6 ve 362/1-g uyarınca kesin olarak verilmiştir. Dosya yeniden yargılama için ilk derece mahkemesine gönderilmiş olup, uyuşmazlığın esası hakkındaki değerlendirme bu yargılamada yapılacaktır.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim sayfasında ulaşım bilgileri, Emsal Kararlar arşivinde ise serinin diğer yazıları yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin Bedesten sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Değerlendirme, kaldıraçlı işlem hesabında yönlendirme iddiasıyla açılan davada ilk derece kararının eksik inceleme nedeniyle kaldırıldığı somut bir dosyaya dayanır; karar işin esası hakkında bir sonuç içermez ve yeniden yapılacak yargılamada sözleşme belgeleri, ses kayıtları ve bilirkişi incelemesine göre farklı sonuçlara varılabilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu