Emsal KararlarForex HukukuKripto Hukuku

KYC Engeli ve Ticaret Mahkemesi – İzmir BAM 17. HD 2026/1609

Bir kripto varlık platformu, yıllardır işlem yapan kullanıcısından bir gün yeni kimlik belgeleri, aile bilgileri ve hatta mal varlığına dair açıklamalar ister; belgeler verilmeyince hesap “açık” görünse de bakiye çekilemez hâle gelir. Kullanıcı icra takibi başlatır, platform itiraz eder ve uyuşmazlık itirazın iptali davasına dönüşür. Peki bu dava hangi mahkemede görülür: tüketici mahkemesinde mi, asliye ticaret mahkemesinde mi? Kripto varlıkları Sermaye Piyasası Kanunu’na dahil eden 7518 sayılı Kanun bu soruya etki eder mi? İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, bu sorulara platform aleyhine açılan bir davada cevap vermiştir.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 30.06.2026 tarihli ve E.2025/1321, K.2026/1609 sayılı kararıyla, kripto varlık hizmet sağlayıcısı olan davalı platformun görev itirazına dayalı istinaf başvurusunu oy birliğiyle ve kesin olarak esastan reddetmiş; ilk derece mahkemesinin asliye ticaret mahkemesini görevli gören değerlendirmesini yerinde bulmuştur.

Kısa özet: Yurt dışında yaşayan davacı, daha önce kimlik doğrulamasını tamamlayarak işlem yaptığı kripto platformunun yeni kimlik belgesi ve kişisel bilgiler istemesi nedeniyle hesabındaki varlıkları çekemediğini ileri sürmüş; 272.893,01 TL için başlattığı ilamsız takibe itiraz edilince itirazın iptali davası açmıştır. Platform, müşterini tanı (KYC) yükümlülüğünü, tahkim şartını, yetki itirazını, tüketici mahkemesinin görevini ve arabuluculuk dava şartını ileri sürmüştür. Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi kendisini görevli saymış, tahkim itirazını reddetmiş, ancak yetki itirazını kabul ederek dosyayı İstanbul asliye ticaret mahkemelerine yöneltmiştir. Bölge adliye mahkemesi, 7518 sayılı Kanun’la kripto varlıkların Sermaye Piyasası Kanunu kapsamına alındığını ve uyuşmazlığın mutlak ticari dava niteliği taşıdığını belirterek platformun görev itirazını reddetmiştir.

🔐 Çekilemeyen bakiye ve ek kimlik talebi

Karar metnine göre davacı, davalı platformda hesap açarken istenen kimlik onayı işlemlerini tamamlamış, uzun süre kripto varlık alım satımı ve çekimi yapmıştır. Davacının anlatımına göre platform daha sonra kimlik onayının yenilenmesini istemiş; bu kapsamda üzerine kayıtlı mülklerin değerleri gibi özel bilgiler, eski tip nüfus cüzdanının seri ve sıra numarası, anne ve baba adı, doğum yeri bilgileri ile nüfus cüzdanının ön ve arka yüzünün görüntüsü talep edilmiştir. Bu bilgiler verilmeden kimlik onayı tamamlanmamış, kripto varlık çekme ve satma işlemleri de yapılamamıştır.

Davacı, aydınlatma yapılmadan talep edilen belgeleri sunma zorunluluğu bulunmadığını, mal varlığı bilgilerinin para çekme işlemi için gerekli olmadığını ileri sürmüş; iki ayrı noterlik kanalıyla ihtarname göndererek hesaptaki varlıkların kendi cüzdanlarına aktarılmasını, hesabın kapatılmasını ve kişisel verilerinin imhasını istemiştir. Elektronik posta ile yapılan başvurulara da cevap alınamadığını belirten davacı, ayrıca Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığına şikâyette bulunmuştur.

Sonuçta davacı, İstanbul 28. İcra Müdürlüğünün 2025/381 Esas sayılı dosyasında platform aleyhine 272.893,01 TL üzerinden ilamsız takip başlatmış; davalının itirazı üzerine takip durmuş ve İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesine dayalı itirazın iptali davası açılmıştır.

🛡️ Platformun beş ayrı itirazı

Davalı platform, uyuşmazlığın bir alacak ilişkisinden değil, kullanıcının yükümlülüklerini yerine getirmemesinden kaynaklandığını savunmuştur. Cevap ve istinaf dilekçelerinde öne çıkan itirazlar şunlardır:

  • KYC yükümlülüğü: Davacının hesap açılışında yalnızca ehliyetini sunduğu, 01.02.2022 sonrasında Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) mevzuatı kapsamında kimliğin ön ve arka yüzünün istendiği, pasaport ve ehliyetle onay yapılmadığı; belge yüklendiğinde hesabın kullanılabileceği.
  • Tahkim: Kullanıcı sözleşmesinin uyuşmazlıkların çözümüne ilişkin maddesinde İstanbul Tahkim Merkezi kurallarına göre tahkimin öngörüldüğü.
  • Yetki: Davacının yurt dışında yaşadığı, şirket merkezinin ve takip dosyasının İstanbul’da bulunduğu, Karşıyaka mahkemesinin yetkisiz olduğu.
  • Görev: Uyuşmazlığın tüketici işleminden doğduğu, tüketici mahkemesi yoksa asliye hukuk mahkemesinin görevli olacağı.
  • Arabuluculuk: Davacının “tüketici hukukundan kaynaklanan uyuşmazlık” başlıklı arabuluculuk sürecini işletip ticari davalardaki arabuluculuk dava şartını yerine getirmeden ticaret mahkemesine başvurduğu.

🏛️ Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin kararı

Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi, 14.07.2025 tarihli ve E.2025/309, K.2025/493 sayılı kararında itirazları sırayla ele almıştır:

İtirazİlk derece değerlendirmesi
Görev02.07.2024 tarihinde yürürlüğe giren 7518 sayılı Kanun’la kripto varlıklar Sermaye Piyasası Kanunu kapsamına alındığından, TTK 4/1-f uyarınca asliye ticaret mahkemesi görevlidir.
TahkimSunulan sözleşmede, davalının savunmasında belirtildiği şekilde bir tahkim hükmü bulunmadığından tahkim ilk itirazı yerinde değildir.
YetkiKesin yetki bulunmadığından süresinde yapılan itiraz incelenmiş; davacının yabancı ülkedeki adresi ve davalının İstanbul’daki merkezi karşısında Karşıyaka’nın yetkili olmadığı, seçim hakkının davalıya geçtiği kabul edilmiştir.
SonuçYetkisizlik nedeniyle usulden ret; yetkili mahkeme İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi.

Yetki itirazında haklı çıkan davalı, kararı yine de görev ve dava şartı yönünden istinaf etmiştir. Davalıya göre ilk derece mahkemesi görevsizlik kararı vermeliydi; bu olmasa bile ticari davalarda zorunlu arabuluculuk tamamlanmadığından dava usulden reddedilmeliydi.

📎 Karar metni: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin kararı, Bedesten (mevzuat.adalet.gov.tr) üzerinde yayımlanan hâliyle derlenmiştir; taraf adları kaynakta anonimdir.

⚖️ Bölge adliye mahkemesinin gerekçesi

Daire, incelemenin HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesindeki sebeplerle ve kamu düzeniyle sınırlı yapıldığını hatırlatmış; ardından iki kanun grubunu yan yana koymuştur.

Bir yanda 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun yer almaktadır. Kanun’un 3. maddesi tüketiciyi ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden kişi olarak tanımlar; 49. maddesi finansal hizmetleri “her türlü banka hizmeti, kredi, sigorta, bireysel emeklilik, yatırım ve ödeme ile ilgili hizmetler” olarak sayar; 73. maddesi tüketici işlemlerinden doğan davalarda tüketici mahkemelerini görevli kılar; 83. maddesi ise başka kanunlarda düzenleme bulunmasının işlemin tüketici işlemi sayılmasını engellemeyeceğini belirtir.

Diğer yanda Türk Ticaret Kanunu ve Sermaye Piyasası Kanunu bulunmaktadır. TTK’nın 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan davaları, tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava sayar. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 3. maddesine 7518 sayılı Kanun’la eklenen bentlerde ise kripto varlık “dağıtık defter teknolojisi veya benzer bir teknoloji kullanılarak elektronik olarak oluşturulup saklanabilen, dijital ağlar üzerinden dağıtımı yapılan ve değer veya hak ifade edebilen gayri maddi varlıklar”, platform ise kripto varlık alım satım, ilk satış ya da dağıtım, takas, transfer ve bunların gerektirdiği saklama işlemlerinin gerçekleştirildiği kuruluşlar olarak tanımlanmıştır.

Daire bu çerçevede şu sonuca ulaşmıştır: Kripto varlıklar, 02.07.2024 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7518 sayılı Kanun’la finansal yatırım aracı olarak Sermaye Piyasası Kanunu’na dahil edilerek yasal düzenlemeye bağlanmıştır; bu nedenle mutlak ticari nitelikteki davaya bakma görevi asliye ticaret mahkemesine aittir. Davalının görev yönünden istinaf sebepleri yerinde görülmemiş, başvuru HMK 353/1-b-1 uyarınca esastan reddedilmiştir.

Hükmün bir ayrıntısı da önemlidir: Daire, “kararın niteliğine göre işin esasına yönelik diğer istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına” karar vermiştir. Dolayısıyla tahkim, arabuluculuk dava şartı ve KYC savunması gibi konular bu kararla esastan çözülmüş değildir; dosya, yetkili görülen İstanbul’daki asliye ticaret mahkemesinde görülecektir. Karar HMK 362/1-a uyarınca kesin olarak verilmiştir.

🧭 Ankara ile İzmir arasında farklı bakış

Kararın önemi, aynı türden bir uyuşmazlıkta farklı bir bölge adliye mahkemesinin vardığı sonuçla birlikte okunduğunda daha belirgin hâle gelir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, platformun kullanıcısına karşı açtığı itirazın iptali davasında kullanıcının tüketici, işlemin tüketici işlemi olduğunu kabul ederek tüketici mahkemesini görevli görmüştü. Bu karar, kripto borsası davasında görev başlıklı yazıda ele alınmıştır.

İki karar arasındaki fark, hareket noktalarındadır:

  1. Ankara kararı, 6502 sayılı Kanun’un tüketici ve tüketici işlemi tanımlarını esas almıştır.
  2. İzmir kararı ise 7518 sayılı Kanun sonrasında kripto varlıkların ve platformların Sermaye Piyasası Kanunu’nda tanımlanmasını öne çıkararak TTK 4/1-f kapsamında mutlak ticari dava sonucuna ulaşmıştır; kararda 6502 sayılı Kanun hükümleri de aktarılmış, ancak sonuç ticari dava yönünde kurulmuştur.
  3. Ankara dosyasında davacı platform, İzmir dosyasında ise davacı kullanıcıdır; ancak İzmir kararının gerekçesi tarafların konumuna değil, uyuşmazlığın dayandığı mevzuata dayanmaktadır.

Bölge adliye mahkemelerinin bu yöndeki farklı değerlendirmeleri, kripto platformu ile kullanıcı arasındaki uyuşmazlıklarda görev konusunun henüz yerleşik bir çizgiye oturmadığını göstermektedir. İzmir kararı kesin olarak verildiğinden, bu dosya üzerinden Yargıtay denetimi söz konusu olmayacaktır; farklılığın nasıl giderileceği, temyiz yolu açık dosyalarda ortaya konulacak yaklaşıma bağlı kalacaktır.

📌 Kararın sınırları

Karar, kullanıcının bakiyesine erişiminin KYC gerekçesiyle kısıtlanmasının hukuka uygun olup olmadığını tartışmamaktadır. Platformun MASAK yükümlülüklerine dayanan savunması ile kullanıcının kişisel verilerin korunmasına ilişkin itirazları, esasa ilişkin olduğu için bu aşamada incelenmemiştir. Aynı şekilde ilk derece mahkemesinin sözleşmede tahkim hükmü bulunmadığı yönündeki tespiti de istinaf incelemesinin konusu yapılmamıştır.

Kararın doğrudan ortaya koyduğu husus şudur: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesine göre, 7518 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra kripto varlık platformunun taraf olduğu alacak uyuşmazlığı TTK 4/1-f kapsamında mutlak ticari davadır ve asliye ticaret mahkemesinde görülür. Platform–kullanıcı ilişkisine dair diğer kararlara Emsal Kararlar arşivinden ulaşılabilir.

❓ Merak edilenler

Bölge adliye mahkemesi kullanıcının parasını alabileceğine karar verdi mi?

Hayır. Daire yalnızca platformun görev itirazını inceleyip reddetmiştir. Alacağın varlığı, KYC talebinin yerindeliği ve diğer esasa ilişkin konular incelenmemiş; ilk derece mahkemesinin yetkisizlik kararı doğrultusunda dosyanın İstanbul’daki asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gündemdedir.

7518 sayılı Kanun görev konusunu neden etkiledi?

7518 sayılı Kanun, Sermaye Piyasası Kanunu’nun 3. maddesine kripto varlık, kripto varlık hizmet sağlayıcı ve platform tanımlarını eklemiştir. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi, bu düzenleme sonrasında platformların finansal kurum mevzuatına tabi olduğunu kabul ederek TTK 4/1-f hükmünü uygulamış ve davayı mutlak ticari dava saymıştır.

Kullanıcı sözleşmesindeki tahkim iddiası ne oldu?

İlk derece mahkemesi, sunulan sözleşmede davalının ileri sürdüğü şekilde bir tahkim hükmü bulunmadığını tespit ederek tahkim ilk itirazını reddetmiştir. Bölge adliye mahkemesi ise esasa yönelik diğer istinaf sebeplerini bu aşamada incelemediğinden tahkim konusunda ayrıca değerlendirme yapmamıştır.

Bu karar Yargıtay’a taşınabilir mi?

Hayır. Karar, HMK’nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak verilmiştir. Bu nedenle görev konusundaki Ankara ve İzmir yaklaşımları arasındaki farklılık bu dosya üzerinden Yargıtay denetimine gelmeyecektir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin Bedesten üzerinde yayımlanan kararından derlenmiştir. Değerlendirme, kripto varlık platformuna karşı açılan itirazın iptali davasında yalnızca görev itirazını inceleyen tek bir istinaf kararına dayanır; farklı bölge adliye mahkemeleri aynı konuda farklı sonuçlara ulaşabilmektedir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu