Mirasçıya Gecikmede Fon Getirisi – Yargıtay 11. HD 2024/9088

Ölen bir müşterinin bankadaki yatırım ve mevduat hesapları, mirasçılar arasında bir vasiyetname uyuşmazlığı çıktığında yıllarca kimseye ödenmeden bekleyebilir. Uyuşmazlık sona erip para nihayet mirasçıya ödendiğinde ise yeni bir soru doğar: Hesapta bekleyen bu para, geçen yıllar boyunca neden faizsiz kaldı ve banka bu dönem için mirasçıya ne ölçüde borçludur? Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin onadığı karar, bu sorunun ölçüsünü bankanın kendi yaptığı bir işleme, talimatsız alınan B tipi likit fona bağlamıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 17.12.2024 tarihli ve E.2024/4345, K.2024/9088 sayılı kararıyla, bozma kararına uyularak verilen ve bankayı mirasçının faiz kaybından kısmen sorumlu tutan ticaret mahkemesi kararını, davalı bankanın temyiz itirazlarını yerinde görmeyerek oy birliğiyle onamıştır.
⚰️ Vefat, vasiyetname ve bekleyen hesaplar
Davacı, 03.10.2005 tarihinde vefat eden hesap sahibinin eşidir. Murisin davalı bankanın bir İstanbul şubesinde hem yatırım hem de mevduat hesapları bulunmakta, bu hesaplarda toplam 983.617,89 TL yer almaktadır.
Murisin bıraktığı vasiyetname nedeniyle mirasçılar arasında bir uyuşmazlık çıkmış, vasiyetnamenin tenfizi ve tenkis davası açılmıştır. Banka, bu dava kesinleşinceye kadar hesaplardaki parayı hiçbir mirasçıya ödememiştir. Dava 14.04.2011 tarihinde kesinleşmiş, banka da 20.05.2011 tarihinde davacıya 1/2 payı karşılığı 491.808,94 TL ödemiştir.
Davacıya göre ölüm tarihinden ödeme tarihine kadar geçen yaklaşık beş buçuk yılda payına düşen paraya hiçbir getiri işletilmemiş, banka faiz taleplerini reddetmiştir. Davacı önce fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak 10.000,00 TL istemiş; 03.10.2005 tarihinden itibaren mevduat faizi, hazine bonosu faizi ve reeskont faizinden hangisi yüksekse onun uygulanmasını talep etmiştir. Islahla faiz alacağını 480.781,68 TL’ye, hesapta bulunan 62 adet B tipi tahvil bono fonu için 3.667,37 TL ekleyerek toplam 484.449,05 TL‘ye çıkarmıştır.
🏦 Bankanın savunması: talimat yok, vadeli hesap yok
Davalı banka, sorumluluğu olmadığını şu gerekçelerle savunmuştur:
- Murisin yatırım hesabındaki tahvil ve kuponların vadesi geldiğinde itfa bedelleri murisin serbest vadesiz hesabına aktarılmıştır.
- Bankada vadeli ve belirli tutarlı bir hesap bulunmadığından, ölüm tarihinden itibaren faiz istenemez.
- Murisin ölümünden sonra bankaya hesaplarla ilgili hiçbir talimat verilmemiştir.
- Davacı, 22.05.2008 tarihine kadar bankaya başvurmamıştır.
- Mirasçılar arasında ihtilaf bulunduğundan ödeme yapılması mümkün değildir.
Bankanın son savunması, mirasın paylaşılmasına kadar terekenin mirasçılara elbirliğiyle ait olmasıyla bağlantılıdır. Türk Medeni Kanunu m.640 uyarınca birden çok mirasçı bulunduğunda paylaşmaya kadar mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık doğar ve mirasçılar terekeye ait haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler. Ancak bu dosyada mahkemenin odaklandığı soru, ödemenin neden yapılmadığından çok, beklenen süre içinde paranın nasıl değerlendirilmesi gerektiği olmuştur.
📊 Mahkemenin ölçüsü: B tipi likit fon getirisi
Dosya daha önce Yargıtaydan bozulmuş, ticaret mahkemesi (2023/948 E., 2024/370 K.) bozma ilamına uyarak yeniden hüküm kurmuştur. Mahkemenin gerekçesi üç basamaklıdır:
- Vadeli hesabın yenilenmesi mutabakata bağlıdır: Bankacılık mevzuatı çerçevesinde vade bitiminde vadeli hesapların yenilenmesi, banka ile mudi arasında bir mutabakat varsa ona göre yapılır. Bu mutabakat mudiin yazılı talimatıyla ya da hesap cüzdanına veya sertifikaya konulan “vade sonunda müracaat edilmezse aynı vadeyle yenilenir” ibaresiyle sağlanır.
- Mutabakat yoksa vadesiz faiz uygulanır: Böyle bir mutabakat bulunmadığında vadeli mevduatın faizli bakiyesine vade sonundan itibaren vadesiz mevduat faiz oranı uygulanır; aksine bir sözleşme yoksa mirasçılar bundan fazlasını isteyemez.
- Ancak banka kendisi fon almıştır: Dosyada, bankanın herhangi bir talimat bulunmadığı hâlde bir kısım hesap için vade bitiminden sonra vadesiz mevduat faizinden daha fazla getiri sağlayan B tipi likit fon aldığı anlaşılmıştır.
Mahkeme bu son tespitten hareketle, davacının isteyebileceği en yüksek getirinin, paranın faizsiz bırakıldığı dönem için B tipi likit fon getirisi kadar olduğunu kabul etmiştir. Bankanın bu fonu bozdurup meblağı vadesiz mevduat olarak hesaba yatırması doğru bulunmamış; fonun hiç bozdurulmamış olduğu kabul edilerek getirinin hesaplanması gerektiği belirtilmiştir.
Sonuçta dava kısmen kabul edilmiştir:
- 10.000,00 TL faiz alacağına, avans faizini geçmemek koşuluyla dava tarihinden itibaren hazine bonosu, mevduat ve reeskont faizinden en yüksek olanı işletilecektir.
- Geriye kalan 146.731,22 TL‘ye ıslah tarihi olan 28.11.2012‘den itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilecektir.
⚖️ Yargıtay: bozmaya uyulan hüküm onandı
Kararı davalı banka, duruşma istemli olarak temyiz etmiştir. Yargıtay önce, dava konusu meblağ 211.792,00 TL’nin altında kaldığından, HMK geçici m.3/2 yollamasıyla uygulanan 1086 sayılı HUMK m.438 gereğince duruşma isteğini reddetmiştir.
Daire uyuşmazlığı, murisin ölümünden sonra bankadaki mevduat ve yatırım hesaplarında bulunan paranın, talep edilmesine rağmen vasiyetnamenin tenfizi ve tenkis davası kesinleşinceye kadar ödenmemesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini olarak nitelendirmiştir. İlgili hukuk olarak HMK geçici m.3/2’nin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 5236 sayılı Kanunla değişiklikten önceki 427 ila 454. maddelerini göstermiştir.
Değerlendirme kısmında Yargıtay, mahkemenin uyulan bozma kararı gereğince hüküm kurduğunu ve delillerin takdirinde isabetsizlik bulunmadığını belirterek davalı bankanın bütün temyiz itirazlarını reddetmiş ve kararı ONAMIŞTIR. Karar 17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle verilmiştir.
🧩 Kararın dayandığı mantık
Onama kararı kısa olsa da, onaylanan hükmün arkasındaki düşünce şu dört noktada toplanabilir:
- Ödemenin beklemesi tek başına faiz kaybını yok saymaz: Mirasçılar arasındaki dava sürerken banka ödeme yapmamış olsa da, bu süre boyunca paranın değerlendirilme biçimi ayrıca incelenmiştir.
- Kural vadesiz faizdir: Mudi ile mutabakat yoksa vadeli hesap kendiliğinden yenilenmez; mirasçının talep hakkı kural olarak vadesiz mevduat faiziyle sınırlıdır.
- Bankanın kendi işlemi ölçüyü yükseltir: Banka talimat olmadan daha yüksek getirili bir fon almışsa, sonradan bu fonu bozdurup parayı düşük getirili vadesiz hesaba aktarması mirasçı aleyhine sonuç doğuramaz.
- Varsayımsal hesap: Getiri, fon hiç bozdurulmamış gibi hesaplanır; yani zarar, bankanın tercih ettiği yatırım aracının kesintisiz devam etmesi hâlinde ulaşılacak değer üzerinden belirlenir.
Davacının talep ettiği hazine bonosu ve reeskont faizinin en yükseğini ölüm tarihinden itibaren işletme isteği bu şekilde kabul görmemiş; ıslahla 484.449,05 TL’ye çıkarılan talebin 156.731,22 TL’lik kısmı (10.000,00 TL + 146.731,22 TL) hüküm altına alınmıştır.
🔢 Rakamlar nasıl oluştu?
Karardaki tutarlar, uyuşmazlığın ölçeğini gösterir:
- Vefat tarihinde hesaplardaki toplam varlık: 983.617,89 TL
- Davacıya 20.05.2011’de ödenen 1/2 pay: 491.808,94 TL
- Islahla artırılan toplam talep: 484.449,05 TL (480.781,68 TL faiz + 3.667,37 TL fon)
- Hüküm altına alınan: 10.000,00 TL (dava tarihinden) + 146.731,22 TL (28.11.2012 ıslah tarihinden)
Islahla artırılan kısım için faizin ıslah tarihinden başlatılması, dava dilekçesindeki kısım için ise dava tarihinin esas alınması, faiz başlangıcının talebin mahkemeye getirildiği tarihe bağlandığını göstermektedir.
Yatırım hesabındaki fon değişiklikleri ve talimat meselesinin bireysel emeklilik bağlamındaki görünümü için BES’te talimatsız fon değişimi kararına; ölen müşterinin bankadaki varlıklarının farklı bir akıbeti için ölen müşterinin hisselerinin YTM’ye devri kararına bakılabilir.
🙋 Merak edilenler
Mirasçılar arasında dava varken banka ödemeyi bekletebilir mi?
Vadeli hesap, sahibi öldükten sonra kendiliğinden yenilenir mi?
Neden B tipi likit fon getirisi esas alındı?
Mirasçı ölüm tarihinden itibaren en yüksek faizi alabildi mi?
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında yer almaktadır; banka, yatırım hesabı ve aracı kurum uyuşmazlıklarına ilişkin diğer kararlar Emsal Kararlar sayfasından izlenebilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan onama kararından derlenmiştir. Karar, 2005 yılında açılan bir mirasa, o tarihte uygulanan usul hükümlerine ve daha önce verilmiş bir bozma kararına uyularak kurulan hükme dayanır; Yargıtay incelemesi davalı bankanın temyiz itirazlarıyla sınırlı kalmıştır. Benzer görünen bir uyuşmazlıkta sonuç; hesapların türüne, bankaya verilmiş talimatlara, yenileme ibarelerine, bankanın yaptığı işlemlere ve mirasçılar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre farklılaşabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.




