Ceza HukukuEmsal Kararlar

İki Alıcıya Satışta Zincirleme Suç – Yargıtay CGK 2025/444

Aynı evde, aynı akşam ve birkaç dakika arayla iki farklı kişiye uyuşturucu madde satan bir sanık için ceza hukuku tek bir fiil mi görür, yoksa iki ayrı suç mu? Soru teknik görünse de sonucu doğrudan cezanın miktarına yansır: Tek suç kabul edilirse ceza yalnızca temel cezanın belirlenmesinde ağırlaştırıcı bir unsur olarak dikkate alınabilir; zincirleme suç kabul edilirse TCK m.43/1 uyarınca ceza dörtte birden dörtte üçe kadar artırılır. Yargıtay Özel Dairesi ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı bu noktada ayrışınca, meseleyi Ceza Genel Kurulu karara bağladı.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 30.10.2025 tarihli ve E.2023/435, K.2025/444 sayılı kararıyla, birlikte gelen iki kişiye ayrı ayrı uyuşturucu madde satılmasının hukuki anlamda tek fiil sayılamayacağını, her satışın TCK m.188/3’teki suçu müstakilen oluşturduğunu ve bu nedenle zincirleme suç hükümlerinin (TCK m.43/1) uygulanmasının yerinde olduğunu kabul etmiştir. Başsavcılığın itirazı oy çokluğuyla reddedilmiştir.

Kısa özet: Teknik takip altındaki sanığın evinden çıkan iki kişinin üzerinde eroin ele geçirilmiş; her ikisi de maddeyi sanıktan 50 TL karşılığında aldıklarını kollukta beyan etmiştir. İlk derece mahkemesi sanığı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, zincirleme suç hükmü de uygulanarak mahkûm etmiş; istinaf ve Yargıtay 10. Ceza Dairesi hükmü onaylamıştır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, satışların aynı yer ve zamanda, tek iradeyle yapıldığını ve tek suç oluştuğunu ileri sürerek itiraz etmiştir. Ceza Genel Kurulu, farklı kişilere birbirini izleyen satışların her birinin bağımsız ve tamamlanmış bir suç olduğunu, bu nedenle “hukuki anlamda tek fiil” kabul edilemeyeceğini belirterek itirazı reddetmiştir.

🌙 O akşam ne oldu? Teknik takipten ara yakalamaya

Karara yansıyan olgulara göre, Alanya’da narkotik birimi, sanığın kırsal alanda yetiştirdiği uyuşturucu maddeleri ilçedeki kullanıcılara sattığı yönünde istihbarat edinmiş; Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturmada sanık hakkında CMK m.135 uyarınca iletişimin tespiti ve dinlenmesi kararı alınmıştır.

19.06.2020 akşamı yapılan telefon görüşmelerinden, bir kişinin madde almak üzere sanığın evine gideceği anlaşılmış; görevliler saat 21.40 sıralarında evin çevresinde tertibat almıştır. Yaklaşık beş dakika sonra evden iki kişi çıkmış, cadde üzerinde durdurulmuştur. Bunlardan biri cüzdanından kâğıda sarılı eroin ve cebinden iki adet reçeteli tablet, diğeri ise alüminyum folyoya sarılı eroin çıkarıp görevlilere teslim etmiştir.

Kriminal laboratuvar raporlarına göre ele geçen maddelerin birinde net 0,0132 gram, diğerinde net 0,1836 gram eroin bulunmuş; tabletlerin ise uyuşturucu ya da uyarıcı madde niteliği taşımayan, kırmızı reçeteye tabi bir ilacın etken maddelerini içerdiği belirlenmiştir. Sanığın evinde daha sonra yapılan aramada herhangi bir suç unsuruna rastlanmamıştır.

🏛️ Dört aşamalı yargılama ve Genel Kurul kararı

Dosyanın Ceza Genel Kuruluna ulaşana kadar izlediği yol şöyledir:

  • Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesi (25.11.2021): Sanığı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan TCK m.188/3-4(a), 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca hapis ve adli para cezasıyla cezalandırmıştır. Maddenin eroin olması nedeniyle m.188/4-a’daki artırım da uygulanmıştır.
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi (09.03.2022): Hükmü düzelterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi (20.03.2023): Temyiz istemlerini oy çokluğuyla esastan reddetmiştir. Karşı oy yazan üye, satışların tek iradi karar altında, aynı yerde ve “değişik zaman” sayılamayacak bir zaman diliminde gerçekleştiğini, bu nedenle hukuki anlamda tek fiil bulunduğunu ve zincirleme suç hükmünün uygulanmaması gerektiğini savunmuştur.
  • Başsavcılık itirazı (22.06.2023): Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, karşı oydaki gerekçelerle CMK m.308 uyarınca itiraz etmiş; Daire 11.09.2023 tarihinde oy çokluğuyla itirazı yerinde görmeyerek dosyayı Genel Kurula göndermiştir.

Ceza Genel Kurulunun çözdüğü uyuşmazlık, sanık hakkında TCK m.43’te düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığıdır. Satışın sabit olduğu konusunda Daire ile Başsavcılık arasında bir ayrılık yoktur; tartışma yalnızca içtima kuralına ilişkindir.

Genel Kurul çoğunluğu, uyuşturucu madde satma suçunun doğasında birden fazla kişiye verme fiilinin zaten bulunduğunun söylenemeyeceğini vurgulamıştır. Birlikte gelen iki ayrı müşteriye ayrı ayrı yapılan satışlar, kısa aralıkla da olsa birbirini takip eden zamanlarda iki kez gerçekleştirilmiş; her biri TCK m.188/3’teki suçu tek başına oluşturmuştur. Kurul’un ifadesiyle, aynı mekânda ve kısa zaman dilimleri içinde, her biri ayrı kasıtlarla işlenmiş, dış dünyada ayrı ayrı neticeleri bulunan iki ayrı tamamlanmış suç söz konusudur. Sonuçta itiraz reddedilmiş, dosya CMK m.304/2-a uyarınca ilk derece mahkemesine gönderilmek üzere Başsavcılığa tevdi edilmiştir. Yedi üye, itirazın kabulü gerektiği görüşüyle karşı oy kullanmıştır.

📎 Kararın tam metni: Karar, Yargıtay Başkanlığı Yargıtay Karar Arama sisteminde esas ve karar numarasıyla doğrulanmıştır.

🧩 Fiil tekliği ölçütleri ve zincirleme suçun şartları

Kararın en öğretici kısmı, Genel Kurulun “doğal anlamda hareket” ile “hukuki anlamda fiil” arasındaki farkı somutlaştırmasıdır. TCK’ya hâkim olan ilke gerçek içtimadır: kaç fiil varsa o kadar suç, kaç suç varsa o kadar ceza. Bileşik suç (m.42), zincirleme suç (m.43) ve fikri içtima (m.44) bu kuralın istisnalarıdır. Genel Kurulun önceki içtihatlarına atıfla ortaya koyduğu çerçeve şöyle özetlenebilir:

  • Zincirleme suçun üç şartı (m.43/1): Aynı suçun değişik zamanlarda birden fazla işlenmesi, mağdurun aynı kişi olması ve suçların aynı suç işleme kararı altında işlenmesi. Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da fıkra uygulanır; uyuşturucu ticareti bu türden bir suçtur.
  • Fiil tekliğinin dört ölçütü: Tek iradi karar; tekrarlanan veya birbirini izleyen birden fazla doğal hareket; yer ve zaman bakımından sıkı bağlantı; tarafsız bir gözlemcinin hareketleri tek fiil olarak görmesi. Değerlendirme olaya özgü yapılır.
  • “Aynı zaman” kavramı: Kurul’a göre suç zamanı, tek bir suçun işlenmesi sürecinde geçen süredir. Her biri bağımsız ve tamamlanmış suçların birbirini izleyerek işlenmesi, zincirleme suç bakımından “aynı zaman” sayılamaz.
  • Bağımsız suçların ardışıklığı: Hukuki anlamda tek fiil, aynı hukuki yararı hedef alan ve icra tarzı bakımından bir bütünlük gösteren doğal hareketleri ifade eder. Her biri müstakil suç oluşturan eylemlerin arka arkaya gelmesi tek fiil yaratmaz.
  • Aynı zamanda aynı mağdura karşı işlenen suç: Tek suç oluşur; bu durumda artırım yapılmaz, ancak durum TCK m.61’e göre temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınabilir.

Azınlık görüşü ise uyuşturucu ticareti suçunun seçimlik hareketli yapısına dayanmıştır: TCK m.188/3 satma, satışa arz etme, verme, bulundurma gibi pek çok hareketi tek bir suç tipinde topladığından, aynı iradeyle aynı yerde birbiri ardına yapılan verme eylemleri bir bütün hâlinde tek suç oluşturmalı, fazlalık yalnızca m.61 kapsamında temel cezaya yansıtılmalıdır. Kararın oy çokluğuyla verilmesi ve yedi karşı oy bulunması, meselenin tartışmaya açık olduğunu göstermektedir.

🔍 Mahkûmiyetin dayandığı deliller

Genel Kurul, satış olgusunun sabit olduğu hususunda bir uyuşmazlık bulunmadığını ve bu kabulde isabetsizlik görmediğini belirtmiştir. Karar metninde yer alan delil tablosu şöyledir:

  • İletişimin tespiti tutanakları: Sanık ile alıcılardan biri arasında olay günü yapılan telefon görüşmeleri.
  • Fiziki takip ve ara yakalama: Evden çıkan iki kişinin kısa süre içinde durdurulması ve üzerlerindeki maddelerin teslim edilmesi.
  • Laboratuvar raporları: Ele geçen maddelerin eroin içerdiğinin tespiti.
  • Fotoğraf teşhis tutanakları: İki alıcının, müdafileri huzurunda ve fotoğrafların yerleri değiştirilerek yapılan iki ayrı teşhiste, altı fotoğraf arasından sanığı göstermeleri.
  • Kolluk beyanları: Her iki alıcının da maddeyi sanıktan 50 TL karşılığında aldıklarını söylemeleri.

Dosyada savunma açısından dikkat çeken olgular da vardır: Alıcılardan biri mahkemede beyanını değiştirerek maddeyi sanıktan değil, sanığın evinde karşılaştığı başka bir satıcıdan aldığını ileri sürmüş; diğer alıcıya ise tüm araştırmalara rağmen ulaşılamamış, soruşturma evresindeki ifadesi okunmuştur. Sanık da satış yapmadığını, birlikte kullanım amacıyla bir araya geldiklerini savunmuştur. Ancak bu tartışmalar Genel Kurulun önüne gelen uyuşmazlığın kapsamı dışında kalmış; Kurul yalnızca sabit kabul edilen eylemlerin içtimaını değerlendirmiştir. Aynı alanda “ticaret” ile “kullanmak için bulundurma” ayrımının hangi olgulara göre yapıldığı, serideki Ceza Genel Kurulunun 2025/549 sayılı kararına ilişkin yazıda ele alınmıştır.

🧮 Kararın ceza hesabına etkisi

Uyuşturucu ticareti suçunda temel ceza zaten ağırdır: TCK m.188/3, on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmi bin güne kadar adli para cezası öngörür. Madde eroin, kokain, sentetik kannabinoid gibi m.188/4-a’da sayılanlardan ise ceza yarı oranında artırılır. Bu tabloya zincirleme suç artırımının eklenmesi, sonuç cezada belirgin bir fark yaratır.

Kararın uygulamaya yansıması şu noktalarda toplanabilir:

  • Alıcı sayısı belirleyicidir: Aynı anda aynı yerde bulunan birden fazla alıcıya ayrı ayrı satış yapıldığında, her satış ayrı suç olarak görülmekte ve bu suçlar aynı suç işleme kararı altında işlenmişse m.43/1 artırımı uygulanmaktadır.
  • Zaman yakınlığı tek başına yetmez: Satışların birkaç dakika arayla yapılması, hukuki anlamda tek fiil sonucunu kendiliğinden doğurmaz. Belirleyici olan, her eylemin bağımsız ve tamamlanmış bir suç oluşturup oluşturmadığıdır.
  • Tek alıcıya tek teslim ayrımı: Kurul’un açıklamalarına göre aynı mağdura, aynı zamanda aynı suçun birden fazla işlenmesi tek suç sayılır; bu ihtimalde artırım yapılmaz, ancak durum temel cezanın belirlenmesinde değerlendirilebilir.
  • Diğer içtima kurumlarıyla ilişki: TCK m.43/3 uyarınca kasten öldürme, kasten yaralama, işkence ve yağma suçlarında zincirleme suç hükümleri uygulanmaz; uyuşturucu ticareti bu istisnalar arasında değildir.

Zincirleme suç kavramının başka suç tiplerinde nasıl uygulandığına örnek olarak serideki döviz bürosunda zincirleme suça ilişkin karar da incelenebilir.

💬 Merak edilenler

Uyuşturucu ticaretinde “mağdur” olmadığı hâlde zincirleme suç nasıl uygulanıyor?

TCK m.43/1’in son cümlesi, mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da zincirleme suç hükmünün uygulanacağını açıkça öngörür. Uyuşturucu ticaretinde korunan hukuki değer toplum sağlığıdır ve maddeyi satın alan kişi suçun mağduru sayılmaz. Bu nedenle “aynı mağdur” şartı aranmaksızın, aynı suç işleme kararıyla değişik zamanlarda işlenen suçlar için artırım yapılabilmektedir.

Birkaç dakika arayla yapılan satışlar neden “değişik zaman” sayıldı?

Genel Kurula göre “aynı zaman”, tek bir suçun işlenmesi sürecinde geçen süreyi ifade eder. Birinci satış tamamlandığında bir suç oluşmuş, ikinci satışla yeni ve bağımsız bir suç meydana gelmiştir. Bu nedenle aralarındaki sürenin kısalığı, iki bağımsız suçu tek fiile dönüştürmemektedir.

Başsavcılık itirazı neden sanık lehine sonuç doğuracaktı?

İtiraz, zincirleme suç artırımının kaldırılmasını ve eylemin tek suç olarak değerlendirilmesini hedefliyordu. Kabul edilseydi ceza m.43/1 artırımı olmaksızın belirlenecek, eylemin birden fazla kişiye yönelmesi yalnızca m.61 kapsamında temel cezanın tayininde dikkate alınabilecekti. İtirazın reddiyle artırımlı hüküm korunmuştur.

Kararda hükmün esasına ilişkin bir değişiklik yapıldı mı?

Hayır. Uyuşmazlık yalnızca zincirleme suç hükmünün uygulanıp uygulanamayacağına ilişkindi. Genel Kurul itirazı reddettiği için Özel Dairenin temyiz istemlerini esastan reddeden kararı geçerliliğini korumuş ve dosya CMK m.304/2-a uyarınca ilk derece mahkemesine gönderilmek üzere Başsavcılığa tevdi edilmiştir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, serideki diğer kararlar ise Emsal Kararlar bölümünde yer almaktadır.

Bu yazıda yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşır; karar özeti Yargıtay Ceza Genel Kurulunun yayımlanmış kararından derlenmiştir. Karar oy çokluğuyla verilmiş olup somut dosyanın olgularına dayanır; benzer görünen olaylarda sonuç, delillere ve eylemlerin özelliklerine göre farklılaşabilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu