Emsal KararlarForex Hukuku

Yabancı Yatırımcı ve Yemin Delili – Yargıtay 3. HD 2026/1200

Tatil için geldiği bir otelde tanıştığı kişinin gösterdiği tanıtım raporuna güvenerek iki ay içinde 220.000 Euro gönderen bir yabancı, parasını geri alabilmek için Türk mahkemelerinde dava açtığında kendisini beklemediği bir usul engeliyle karşı karşıya bulabilir. Banka havalelerinde açıklama yazılmamış, karşı taraf davaya cevap bile vermemiş, tanık ise tutar nedeniyle dinlenememiştir. Geriye kalan son kesin delil olan yemin ise ilk derece mahkemesinde hatırlatılmamıştır. Bu eksiklik, ilk kez temyiz aşamasında ileri sürülürse sonucu değiştirebilir mi?

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 04.03.2026 tarihli ve E.2025/3979, K.2026/1200 sayılı kararıyla bu soruya olumsuz cevap vermiştir. Daire, yemin delilinin hatırlatılmaması hususunun istinaf sebebi olarak ileri sürülmediğini, kamu düzenine ilişkin olmayan bu konunun Bölge Adliye Mahkemesince resen gözetilemeyeceğini belirterek davanın reddine ilişkin kararı oy birliğiyle onamıştır.

Kısa özet: Alman vatandaşı davacı, 2018 yılı Ocak ayında bir otelde tanıştığı davalının, dava dışı bir değerleme şirketinin hazırladığı tanıtım raporunu kullanarak kendisini bir bölgede yatırım yapmaya ikna ettiğini; iki ay içinde 12 parça hâlinde 129.500 Euro ile hesaptan 90.500 Euro olmak üzere toplam 220.000 Euro aldığını ve sonra ortadan kaybolduğunu ileri sürmüştür. Davalı davaya cevap vermemiştir. İlk derece mahkemesi açıklamasız havalelerin yatırım amacıyla gönderildiğinin yazılı delille ispatlanamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu reddetmiştir. Yargıtay, yemin hatırlatılmamasına ilişkin itirazın istinafta ileri sürülmediğini vurgulayarak kararı onamıştır.

🏨 Otelde başlayan yatırım ilişkisi

Dava dilekçesine göre davacı, Alman vatandaşıdır ve davalıyla 2018 yılı Ocak ayında bir otelde tanışarak yakınlık kurmuştur. Davalı, dava dışı bir değerleme şirketinin hazırladığı tanıtım raporunu kullanarak davacıyı belirli bir mevkide yatırım yapmaya ikna etmiştir. Davacının anlatımına göre iki ay içinde davalıya 12 parça hâlinde 129.500 Euro ve hesaptan 90.500 Euro olmak üzere toplam 220.000 Euro verilmiştir.

Davalı, karar metnine yansıyan ifadesiyle davacıya kendisini arayacağını, konum göndereceğini ve bilgilendireceğini söyleyerek ayrılmış, sonrasında kendisinden haber alınamamış ve telefonlarına ulaşılamamıştır. Dolandırıldığını düşünen davacının şikâyeti üzerine Cumhuriyet Başsavcılığında 2020 yılında bir soruşturma dosyası açılmıştır. Davacı, hukuk mahkemesinde 220.000 Euro’nun davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Dosyanın dikkat çeken yönlerinden biri, davalının davaya hiç cevap vermemiş olmasıdır. Buna rağmen ispat yükünün davacı üzerinde kaldığı, derece mahkemelerinin kararlarından açıkça anlaşılmaktadır.

⚖️ Derece mahkemeleri: karine ve tanık yasağı

İlk derece mahkemesi, açıklamasız havaleyle gönderilen paranın yatırım amacıyla gönderildiğini ispat yükünün bunu iddia eden davacıda olduğunu, davacının bu hususu yazılı delillerle ispatlayamadığını belirterek davayı reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi de aynı sonuca ulaşmıştır. Kararında; Yargıtay içtihatları ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu uyarınca havalelerin muaccel bir borcun ödenmesi için yapılmış sayılacağını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki ispat kuralları çerçevesinde miktar itibarıyla tanık dinlenemeyeceğini ve davacının iddialarını ispat edemediğini belirterek istinaf başvurusunu reddetmiştir.

Türk Borçlar Kanunu’nun 555. maddesi havaleyi, havale edenin kendi hesabına para veya başka bir misli şeyi havale alıcısına vermek üzere ödeyiciyi yetkili kıldığı bir hukuki işlem olarak tanımlamaktadır. Açıklama içermeyen havalenin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yönündeki karine ise içtihatla şekillenmiştir. Tanık yasağı bakımından HMK’nın 200. maddesi, kanunda belirtilen değeri aşan hukuki işlemlerin senetle ispatını aramaktadır; 220.000 Euro tutarındaki bir ödemenin tanıkla ispatı bu nedenle mümkün görülmemiştir.

📎 Karar metni: Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin onama kararı, Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan hâliyle derlenmiştir; taraf adları kaynakta anonimdir.

📝 Temyiz dilekçesindeki üç itiraz

Davacı vekili temyiz aşamasında, kararın bozulması için birbirine bağlı üç temel argüman ileri sürmüştür:

  1. Yabancılık ve dil engeli: Davacının Alman vatandaşı olduğu, Türk hukukuna ve diline hâkim olmadığı, havale işlemlerinde açıklama yazmanın ileride ispat açısından taşıdığı önemi bilmediği; iyi niyetli bir yabancı yatırımcının bu dezavantajlarının adil yargılanma ve hukuki dinlenilme hakkı gereği tolere edilmesi gerektiği.
  2. Karinenin katı uygulanması: Açıklamasız havalenin muaccel bir borcun ifası için gönderildiği karinesinin katı biçimde işletilmesinin isabetsiz olduğu; taraflar arasında böyle bir borcun varlığını davalının ispatlaması gerektiği; borç bulunmadan yatırım amacıyla gönderilen paranın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesinin gerektiği.
  3. Yemin hatırlatılmaması: Dava dilekçesinde yemin deliline dayanıldığı hâlde bu delil hatırlatılıp ispat imkânı tanınmadan davanın reddedildiği.

🔍 Yargıtay neden onadı?

Daire uyuşmazlığı, “yatırım amaçlı davalıya verildiği iddia edilen paranın iddia edildiği şekilde kullanılmayıp iade edilmemesinden kaynaklanan alacağın tahsili” olarak nitelendirmiştir. Onama gerekçesinin omurgası şu tespitlerden oluşmaktadır:

  • Dava dilekçesinde yemin deliline dayanılmıştır, ancak yeminin hatırlatılmamış olması istinaf sebebi olarak ileri sürülmemiştir.
  • Temyiz dilekçesinde ilk kez ileri sürülen bu husus, kanunun açık hükmüne aykırılık da oluşturmamaktadır.
  • Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf sebebi yapılmayan ve kamu düzenine ilişkin bulunmayan hususlar resen nazara alınamaz.
  • Havalelerde açıklama yoktur; havale bir borç ödeme vasıtasıdır ve mevcut borcun ödenmesi amacıyla yapıldığına dair karine bulunmaktadır.
  • Davacı, bedelleri yatırım amacıyla gönderdiğini ispatlayamamıştır.

Bu gerekçelerle temyiz itirazları reddedilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca oy birliğiyle onanmıştır. Davacının yabancılığına ve dil engeline dayanan itirazı ise ayrıca karşılanmamış; Daire, ispat kurallarının bu nedenle esnetilmesi gerektiği yönündeki görüşe itibar etmemiştir.

🚧 İstinaf incelemesinin sınırı: HMK 355

Kararı aynı konudaki diğer havale uyuşmazlıklarından ayıran nokta, sonucun asıl olarak bir kanun yolu tekniğine dayanmasıdır. 6100 sayılı HMK’nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır; Bölge Adliye Mahkemesi yalnızca kamu düzenine aykırılık gördüğünde bunu resen gözetir.

Somut olayda yemin delilinin hatırlatılmaması, davacı lehine önemli bir usul itirazı olabilecekken istinaf dilekçesinde yer almamıştır. Yargıtay’a göre bu eksiklik kamu düzenine ilişkin değildir; dolayısıyla Bölge Adliye Mahkemesinin bunu kendiliğinden incelemesi beklenemezdi. İstinafta ileri sürülmeyen bir sebebin temyizde ilk kez gündeme getirilmesi de, kanunun açık hükmüne aykırılık niteliği taşımadığı için sonucu değiştirmemiştir.

AşamaYemin delilinin durumu
Dava dilekçesiYemin deliline dayanılmış
İlk derece yargılamasıDavacıya hatırlatılmamış
İstinaf dilekçesiBu eksiklik istinaf sebebi yapılmamış
Temyiz dilekçesiİlk kez ileri sürülmüş; Yargıtay incelemeye esas almamış

Açıklamasız havale ile yemin delili arasındaki ilişkinin esastan tartışıldığı bir dosya için dolandırıcılık iddiasında havale karinesi yazısına, havale açıklamasının davayı lehe çevirdiği bir yatırım uyuşmazlığı için ise yatırım vaadiyle emlakçıya gönderilen para yazısına bakılabilir. Eldeki kararda belirleyici olan, yemin hatırlatılmamasının hangi aşamada ileri sürüldüğüdür.

🌐 Yabancı olmak ispat yükünü değiştirir mi?

Temyiz dilekçesinin en dikkat çekici bölümü, davacının yabancı olması ve Türkçe bilmemesi nedeniyle ispat kurallarının yumuşatılması talebidir. Davacı vekili, havale açıklamasının önemini bilmeyen iyi niyetli bir yabancı yatırımcının adil yargılanma hakkı gereği korunması gerektiğini savunmuştur.

Yargıtay kararında bu itiraza ayrı bir paragraf ayrılmamış, ancak sonuç itibarıyla karine ve ispat kuralları davacının uyruğundan bağımsız biçimde uygulanmıştır. Karar metninden çıkan tablo şudur:

  • Davalının davaya cevap vermemesi, ispat yükünü davalıya geçirmemiştir.
  • Paranın 12 parça hâlinde ve büyük tutarlarla gönderilmiş olması karinenin aksini kanıtlamaya yetmemiştir.
  • Cumhuriyet Başsavcılığında soruşturma açılmış olması da hukuk davasındaki ispat yükünü değiştirmemiştir; karar metninde soruşturmanın sonucuna ilişkin bir bilgi yer almamaktadır.
  • Sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanılması, havalenin amacının ispatı gerekliliğini ortadan kaldırmamıştır.

Karar, sınır ötesi tanışıklıklarla başlayan yatırım ilişkilerinde belgelerin ve yargılama sırasında kanun yolu dilekçelerinin içeriğinin ne kadar belirleyici olabileceğini gösteren bir örnek niteliğindedir.

❓ Okuyucuların sorabileceği sorular

Davalı cevap vermediği hâlde dava neden reddedildi?

Cevap dilekçesi verilmemesi, davacının iddialarını ispat yükünü ortadan kaldırmaz. Derece mahkemeleri, açıklamasız havalelerin yatırım amacıyla gönderildiğinin yazılı delille ispatlanamadığını kabul etmiş, Yargıtay da bu sonucu onamıştır.

Yemin hatırlatılmaması Yargıtay’da neden incelenmedi?

Daireye göre bu husus istinaf sebebi olarak ileri sürülmemiş, kamu düzenine ilişkin değildir ve kanunun açık hükmüne aykırılık da oluşturmamaktadır. HMK 355 uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi istinaf dilekçesindeki sebeplerle sınırlı inceleme yaptığından, bu konuyu kendiliğinden ele alması beklenemezdi.

Tanık neden dinlenmedi?

Bölge Adliye Mahkemesi, HMK’daki ispat kuralları çerçevesinde uyuşmazlığın miktarı itibarıyla tanık dinlenemeyeceğini belirtmiştir. Senetle ispat zorunluluğunu düzenleyen HMK 200, belirli değeri aşan hukuki işlemlerin tanıkla ispatına kural olarak izin vermemektedir.

Ceza soruşturmasının sonucu bu davayı etkiledi mi?

Karar metninde soruşturmanın açıldığı belirtilmekle birlikte sonucuna dair bilgi bulunmamaktadır. Yargıtay’ın onama gerekçesi tamamen hukuk yargılamasındaki ispat ve kanun yolu kurallarına dayanmaktadır.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Ulaşım bilgilerine iletişim sayfasından, serideki diğer kararlara Emsal Kararlar arşivinden ulaşılabilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan onama kararından derlenmiştir. Değerlendirme, yabancı uyruklu bir kişinin yatırım amacıyla gönderdiğini ileri sürdüğü paraların iadesine ilişkin tek bir davaya dayanır; havale açıklamaları, yazılı belgeler, kanun yolu dilekçelerinin içeriği ve ceza soruşturmasının seyri farklı olan dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu