Emsal Kararlarİş Hukuku

Fazla Mesai Primi İadesinde Faiz – Yargıtay 10. HD 2026/6376

Fazla mesai denildiğinde çoğu zaman akla işçinin ödenmeyen ücret alacağı gelir. Oysa mesai ücretinin bir de sigorta primi tarafı vardır: Fazla çalışma karşılığı ödenmesi gereken ücret, prime esas kazancın bir parçasıdır ve eksik bildirildiği tespit edilirse Sosyal Güvenlik Kurumu geriye dönük olarak re’sen prim tahakkuk ettirebilir. Karar Arama sayfamızda “mesai” araması yaparak bu karara ulaşan okuyucular için ele aldığımız dosya, tam da bu noktada bir işveren ile Kurum arasında çıkan uyuşmazlığa ilişkindir.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 06.05.2026 tarihli ve E.2026/7123, K.2026/6376 sayılı kararıyla, iş teftiş raporundaki aylık ortalama fazla mesai saatlerine dayanılarak yapılan re’sen prim tahakkukunun iptaline ve ihtirazi kayıtla ödenen tutarların iadesine ilişkin hükmü korumuş; ancak iade edilecek tutara uygulanacak faizin 5510 sayılı Kanun m.89/3 uyarınca “iadenin yapılacağı ayın başına kadar” işlemesi gerektiğini belirterek hükmü düzelterek onamıştır.

Kısa özet: Bir bankanın şubelerinde 2011 Ocak – 2013 Ekim döneminde çalışan personelin fazla mesai ücretlerinin eksik bildirildiği gerekçesiyle Kurum, iş teftiş raporuna dayanarak re’sen prim ve gecikme zammı tahakkuk ettirmiştir. Banka tutarları ihtirazi kayıtla ödeyip iptal ve iade davası açmıştır. İlk derece mahkemesi asıl ve birleşen davaları kabul etmiş, Trabzon BAM 5. Hukuk Dairesi istinafı esastan reddetmiş; Yargıtay Kurumun diğer itirazlarını reddederek yalnızca faiz hükmünü düzeltmiş ve kararı oy birliğiyle onamıştır.

📋 Teftiş raporundan prim borcuna

Uyuşmazlığın başlangıç noktası, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu tarafından yapılan ve 24.02.2015 tarihli raporla sonuçlanan genel denetimdir. Kurum vekilinin cevap dilekçesinde aktarıldığına göre raporda, 2011 Ocak – 2013 Eylül arasındaki 32 aylık dönemde bankanın 698 şube işyerinde çalışan personelin, unvanlarına göre ayda ortalama 6 ila 39 saat arasında fazla çalışma yaptığı ve bu çalışmaların ücretinin ödenmediği tespit edilmiştir. Örneğin güvenlik personeli için ayda ortalama 27 saat, gişe personeli için 23 saat, bireysel pazarlama ve işletme bankacılığı pazarlama personeli için 39 saat fazla mesai belirlenmiştir.

Bu rapora dayanan Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü, çalışanların kazançlarının eksik bildirildiği gerekçesiyle 2011/01-12, 2012/01-12 ve 2013/01-10 aylarına ilişkin re’sen prim ve gecikme zammı tahakkuk ettirmiştir. Dosyada iki ayrı tahakkuk söz konusudur:

  • Asıl dava: Bir şube için prim, gecikme zammı ve işsizlik sigortası primi dâhil toplam 18.070,14 TL; banka bu tutarı 18.10.2022’de ihtirazi kayıtla ödemiş, 07.11.2022 tarihli itirazının reddedildiğini ileri sürmüştür.
  • Birleşen dava: 45.695,56 TL prim aslı, 124.362,04 TL gecikme zammı ve 4.765,20 TL damga vergisi olmak üzere toplam 174.822,80 TL; banka bu tutarı cebri icra tehdidi altında 28.02.2023’te ihtirazi kayıtla ödemiş, itirazı Kurum komisyonu tarafından reddedilmiştir.

Tutarlar arasındaki orantı da dikkat çekicidir: Birleşen davada gecikme zammı, prim aslının yaklaşık iki buçuk katına ulaşmıştır. Bu durum, 2011-2013 dönemine ait bir mesai farkının ancak 2023’te tahakkuk ettirilmesinin mali sonucunu açıkça göstermektedir.

⚖️ Bankanın itirazları ve Kurumun savunması

Davacı banka, tahakkukun hukuki dayanağı bulunmadığını ileri sürmüş ve itirazlarını şu noktalarda toplamıştır:

  • Tahakkuk, ilgili şube ve çalışanlar hakkında yapılmış somut bir denetime dayanmamaktadır.
  • Personelle görüşülmeden, izin, sağlık raporu veya mazeret gibi fazla mesai yapılmasının mümkün olmadığı günler değerlendirilmeden, genelleme ve kıyas yoluyla hesaplama yapılmıştır.
  • Bankada haftalık azami çalışma süresi 45 saat olarak İş Kanunu’na uygun uygulanmakta, fazla çalışma ücretleri bu ölçüye göre ödenmektedir.
  • Raporda, hak edilen fazla mesai ücretlerinin ödenip ödenmediğine bakılmamış; personele yapılan prim ödemeleri göz ardı edilmiştir.
  • Prim borcu ve gecikme zammına ilişkin alacak zamanaşımına uğramıştır.

Kurum ise işlemlerinin mevzuata uygun olduğunu savunmuştur. Kuruma göre ücret ve ücret niteliğindeki ödemeler ilişkin oldukları aylar itibarıyla prime tabi tutulmalıdır; fazla çalışma karşılığı tahakkuk eden kazanç da ücret niteliğinde olduğundan, müfettiş raporunda belirlenen aylık ortalama saatler üzerinden hesaplanıp ilgili ayların prime esas kazancına eklenmelidir.

🏛️ İlk derece ve istinaf aşaması

İş Mahkemesi (2022/486 E., 2024/301 K.) hem asıl hem birleşen davayı kabul etmiştir. Asıl dava yönünden 18.070,14 TL’lik prim borcu ve gecikme zammına ilişkin işlemin iptaline ve bu tutarın 01.11.2022’den itibaren yasal faiziyle iadesine; birleşen dava (2023/132 E.) yönünden ise itirazı reddeden komisyon kararının iptaline ve 174.822,80 TL’nin 01.03.2023’ten itibaren yasal faiziyle iadesine hükmetmiştir.

Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi (2025/454 E., 2026/53 K.) Kurumun istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Kurum vekili, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ve Kurum işlemlerinde hata bulunmadığını ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.

Yayımlanan Yargıtay kararında ilk derece mahkemesinin iptal gerekçesi ayrıntılı olarak aktarılmamıştır. Bununla birlikte Daire, Kurumun faiz dışındaki temyiz itirazlarını yerinde görmeyerek reddetmiş; böylece tahakkuk işlemlerinin iptali ve ödenen tutarların iadesi sonucu korunmuştur.

🧮 Yargıtay’ın düzelttiği nokta: iade faizi

Kararın asıl hukuki katkısı, iade edilecek primlere uygulanacak faizin süresine ilişkindir. 5510 sayılı Kanun m.89/3 şu kuralı koyar: Yanlış veya yersiz alındığı tespit edilen primler, alındıkları tarihten on yıl geçmemişse hak sahiplerine kanuni faiziyle geri verilir; kanuni faiz, primin Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden ay başından, iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için hesaplanır. Borçlar Kanunu’nun 65. maddesi hükmü ise saklı tutulmuştur.

İlk derece mahkemesi faizin başlangıcını bu kurala uygun belirlemişti: 18.10.2022’de yapılan ödeme için 01.11.2022, 28.02.2023’te yapılan ödeme için 01.03.2023. Ancak faizin bitiş noktası hükümde gösterilmemişti. Daire, iadenin yapılacağı ayın başına kadar geçen süre için faize hükmedilmemesini isabetsiz bulmuştur.

Bu eksiklik yeniden yargılama gerektirmediğinden Daire, HMK m.370/2 uyarınca bozma yoluna gitmemiş; bölge adliye mahkemesi kararını kaldırarak ilk derece mahkemesinin hükmünü düzeltmiştir. Düzeltilen hükme göre her iki tutar da 5510 sayılı Kanun m.89/3 uyarınca, ödeme tarihini takip eden ay başından iadenin yapılacağı ay başına kadar işleyecek yasal faiziyle birlikte iade edilecektir.

📎 Kararın tam metni: Karar, Yargıtay Başkanlığı Yargıtay Karar Arama sisteminde esas ve karar numarasıyla doğrulanmıştır.

⏱️ Fazla mesai ücreti neden prime tabidir?

5510 sayılı Kanun m.80’e göre hizmet akdiyle çalışan sigortalıların prime esas kazancı; hak edilen ücretler, prim, ikramiye ve benzeri istihkaklar ile idari veya yargısal karar gereğince yapılan bu nitelikteki ödemelerin brüt toplamından oluşur. Maddede sayılan istisnalar (ayni yardımlar, kıdem ve ihbar tazminatı, belirli sınırlar içindeki yemek bedeli gibi) dışındaki her ödeme prime tabidir. Fazla çalışma ücreti bu istisnalar arasında yer almaz.

Aynı maddenin (d) bendi uyarınca ücretler, hak edildikleri aya mal edilerek prime tabi tutulur. Kurumun bu dosyadaki yaklaşımı da bu kurala dayanmaktadır: Fazla mesai ücreti ödenmemiş olsa bile hak edildiği ayın kazancına eklenmesi gerektiği düşüncesiyle 2011-2013 aylarına dönük tahakkuk yapılmıştır. Bu nedenle fazla mesai uyuşmazlıkları yalnızca işçi-işveren arasında kalmaz; prim, gecikme zammı ve idari para cezası boyutuyla Kurum ile işveren arasında da ayrı bir uyuşmazlık doğurabilir.

İşçi tarafındaki fazla mesai uyuşmazlıklarında ispat meselesine ilişkin olarak fazla mesaide menfaat birliği ve tanık beyanı kararı incelenebilir.

🔎 Kararın uygulamaya yansıması

Karar, iki farklı düzlemde okunabilir:

  • Tahakkukun dayanağı: Tahakkuk, şube bazında somut tespit yerine unvan gruplarına göre belirlenmiş aylık ortalama fazla mesai saatlerine dayanmaktadır. Bu şekilde yapılan tahakkukun iptaline ilişkin hüküm, ilk derece, istinaf ve temyiz aşamalarının üçünde de korunmuştur.
  • İade faizinin kapsamı: Primin iadesine hükmedilen davalarda faiz, yalnızca başlangıç tarihiyle değil, “iadenin yapılacağı ay başına kadar” ifadesiyle bitiş noktası da gösterilerek hükme bağlanır. Bu ölçü doğrudan m.89/3’ün lafzından gelmektedir.
  • Ödeme sırasında ihtirazi kayıt: Davacı her iki ödemeyi de ihtirazi kayıtla yapmış ve ardından iade talebiyle dava açmıştır; iade hükmü bu ödemeler esas alınarak kurulmuştur.
  • On yıllık sınır: m.89/3’teki iade imkânı, primlerin alındıkları tarihten itibaren on yıl içinde kalmasına bağlıdır.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim sayfası ve Emsal Kararlar arşivi üzerinden diğer içeriklere ulaşılabilir.

🙋 Sorular ve cevaplar

Ödenmeyen fazla mesai (mesai) ücreti için SGK işverenden prim ister mi?

5510 sayılı Kanun m.80’e göre ücretler hak edildikleri aya mal edilerek prime tabi tutulur ve fazla çalışma ücreti prime esas kazanç istisnaları arasında yer almaz. Bu dosyada Kurum, iş teftiş raporunda tespit edilen fazla mesai ücretlerini ilgili ayların kazancına ekleyerek re’sen prim ve gecikme zammı tahakkuk ettirmiştir.

Ortalama mesai saatine dayanan tahakkuk bu davada ne oldu?

Unvan gruplarına göre belirlenen aylık ortalama fazla mesai saatleri üzerinden yapılan tahakkuklar ilk derece mahkemesince iptal edilmiş, istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, Yargıtay da Kurumun bu yöndeki temyiz itirazlarını yerinde görmemiştir. Yayımlanan Yargıtay kararında iptal gerekçesi ayrıntılı olarak yer almamaktadır.

Yersiz ödenen prim iade edilirken faiz ne zamana kadar işler?

5510 sayılı Kanun m.89/3’e göre kanuni faiz, primin Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden ay başından iadenin yapıldığı ayın başına kadar hesaplanır. Yargıtay, bitiş noktasını göstermeyen hükmü bu ölçüye göre düzeltmiştir.

Yargıtay kararı neden bozmadı da düzelterek onadı?

HMK m.370/2, esas yönünden kanuna uygun olan ve kanuna uymayan husus hakkında yeniden yargılama gerektirmeyen kararların düzeltilerek onanmasına imkân verir. Faizin bitiş noktasına ilişkin eksiklik yeni bir inceleme gerektirmediğinden Daire hükmü doğrudan düzeltmiştir.

Bu yazıdaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; içerik, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin yayımlanmış düzelterek onama kararı ve bu kararda aktarılan taraf beyanları ile ilk derece hükmünden derlenmiştir. Prim tahakkuku ve iade uyuşmazlıklarında sonuç; tahakkukun dayanağına, ödeme ve itiraz tarihlerine ve dosyadaki diğer delillere göre her somut olayda farklılık gösterebilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu