Emsal KararlarSigorta Hukuku

Ferdi Kaza Ödemesi Düşülmez – Yargıtay 10. HD 2026/1375

Ölümlü bir iş kazasının ardından hak sahiplerinin eline çoğu zaman ilk ulaşan para, işverenin yaptırdığı ferdi kaza sigortasının ödemesidir. Aylar, hatta yıllar sonra işverene karşı açılan tazminat davasında ise şu soru gündeme gelir: Sigorta şirketinin ödediği bu tutar, işverenin ödeyeceği tazminattan düşülecek midir? Uygulamada hesap bilirkişileri zaman zaman bu ödemeyi mahsup etmektedir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, bir maden işyerinde yaşanan ölümlü kazaya ilişkin dosyada bu yöntemi hatalı bulmuştur.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 12.02.2026 tarihli ve E.2025/13913, K.2026/1375 sayılı kararıyla, işverenin çalışanları için yaptırdığı zorunlu ferdi kaza sigortası kapsamında ölen işçinin eşine ödenen tutarın, destekten yoksun kalma tazminatından düşülemeyeceğine hükmetmiştir. Daireye göre ferdi kaza sigortası bir can sigortası türüdür; ölüm veya yaralanma nedeniyle ödeme yapan sigortacının sorumlulara halefiyet yoluyla rücu hakkı yoktur. Ödeme işverene rücu edilemeyeceğine göre, işverenin borcundan da indirilemez.

Kısa özet: Bir maden işyerinde 23.07.2020 tarihinde meydana gelen iş kazasında işçi hayatını kaybetmiştir. İşverenin yaptırdığı zorunlu ferdi kaza sigortası poliçesindeki 150.000,00 tutarındaki ölüm teminatı, sigorta şirketince 13.01.2021 tarihinde ölen işçinin eşine ödenmiştir. Eşin ve çocukların işverene karşı açtığı tazminat davasında hükme esas alınan hesap raporu, bu ödemeyi zarardan mahsup ederek eş lehine 700.258,25 TL maddi tazminat hesaplamış; mahkeme bu tutara hükmetmiş, bölge adliye mahkemesi istinafı reddetmiştir. Yargıtay, ferdi kaza sigortası ödemesinin işverene rücu edilemeyeceğini, bu nedenle tazminattan düşülmesinin hatalı olduğunu belirterek kararı davacılar yararına bozmuştur.

⛏️ Maden işyerinde ölümlü kaza ve sigorta ödemesi

Karar metnine göre işçi, davalı kuruma ait işyerinde 23.07.2020 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu hayatını kaybetmiştir. Ölen işçinin eşi ve çocukları, desteklerini yitirdikleri için işverene karşı maddi ve manevi tazminat davası açmıştır. Dava dilekçesinde davacıların her biri için 1,00 TL olmak üzere toplam 3,00 TL maddi tazminat, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak, olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle talep edilmiştir. Bu yöntem, alacak miktarının yargılama sırasında yaptırılacak hesapla netleştiği tazminat davalarında sık görülen bir talep biçimidir.

Davalı işveren ise kazada kusurunun bulunmadığını, kusurun tamamının işçide olduğunu savunmuştur.

Dosyanın kilit belgesi, işverenin işyerinde çalışan işçiler için bir sigorta şirketiyle yaptığı zorunlu ferdi kaza sigortası poliçesidir. Davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde bu sigorta, maden çalışanlarına yönelik zorunlu ferdi kaza sigortası olarak tanımlanmıştır. Poliçede yazılı ölüm teminatı olan 150.000,00, sigorta şirketi tarafından 13.01.2021 tarihinde ölen işçinin eşinin hesabına havale edilmiştir.

Zonguldak 2. İş Mahkemesi (E.2020/420, K.2022/110) asıl ve birleşen davaları kısmen kabul etmiştir. Hükme esas alınan 18.02.2022 tarihli hesap raporunda, ferdi kaza sigortası kapsamında yapılan ödeme, hesaplanan maddi tazminattan mahsup edilmiş ve eş lehine 700.258,25 TL maddi tazminat bulunmuştur. Mahkeme de bu tutara hükmetmiştir. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi (E.2022/1175, K.2024/1368) tarafların istinaf başvurularını esastan reddetmiştir.

📝 Tarafların temyizde ileri sürdükleri

Karar her iki tarafça temyiz edilmiştir. Davacılar vekili; hükme esas kusur raporunun hatalı olduğunu ve işverenin %100 kusurlu olduğunu, bir can ve meblağ sigortası olan maden çalışanları zorunlu ferdi kaza sigortası kapsamında ödenen bedelin destekten yoksun kalma tazminatından indirilemeyeceğini, aktif çalışma döneminin ve gelirin eksik belirlendiğini, ihtiyari dava arkadaşlığında her davacı için ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Davalı vekili ise; kazada ihmali bulunan başka bir kuruluşun ve ölen işçinin kusurunun göz ardı edildiğini, ilk peşin sermaye değeri ile geçici iş göremezlik ödeneğine kusur uygulanarak yapılan hesabın yanlış olduğunu, kıdem tazminatının hesapta dikkate alınamayacağını, sağ kalan eşin evlenme olasılığının hatalı belirlendiğini, pasif dönem için hesap yapılamayacağını ve kazançların rapor tarihinden itibaren iskontoya tabi tutulması gerektiğini savunmuştur.

Daire, davalı vekilinin temyiz itirazlarının tamamını, davacılar vekilinin ise sigorta ödemesinin mahsubuna ilişkin itiraz dışındaki temyiz itirazlarını yerinde görmemiştir. Böylece kusur dağılımı, hesap yöntemi ve vekâlet ücretine ilişkin itirazlar sonuca etki etmemiş; bozma tek bir noktada yoğunlaşmıştır.

⚖️ Daire neden mahsubu kabul etmedi?

10. Hukuk Dairesi, uyuşmazlığı “iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemi” olarak nitelendirmiş ve gerekçesini sigorta türünün niteliğine dayandırmıştır:

  • Nitelendirme: Ferdi kaza sigortası bir can sigortası türüdür.
  • Rücu yokluğu: Ölüm veya yaralanma nedeniyle sigorta bedelini ödeyen sigortacının, zarardan sorumlu olanlara halefiyet yoluyla dönme (rücu) hakkı yoktur.
  • İstisna: Yalnızca tedavi giderleri mal (tazminat) sigortası kapsamında olduğundan, tedavi giderlerini ödeyen sigortacının kazaya karışan üçüncü kişilere rücu hakkı vardır.
  • Sonuç: Sigorta kapsamında ödenen miktar işverene rücu edilemeyeceğine göre, davacı eş yararına hesaplanan tazminattan düşülmesi hatalıdır.

Daire, bozma sonrasında yapılacak işi de açıkça tarif etmiştir: Dava dışı sigorta şirketinin yaptığı ödeme tazminat hesabında dikkate alınmadan, hükme esas alınan 18.02.2022 tarihli hesap raporuna göre davacıların maddi zararları hüküm altına alınacak; bu yapılırken taraflar lehine oluşan usulî kazanılmış haklar da gözetilecektir. Bölge adliye mahkemesi kararı ortadan kaldırılmış, ilk derece mahkemesi kararı bozulmuş ve karar oy birliğiyle verilmiştir.

📎 Karar metni: Kararın tam metni Yargıtay Karar Arama sisteminden alınmıştır; taraf adları kaynakta anonimdir.

🔍 Can sigortası ile mal sigortası ayrımı

Kararın mantığı, sigorta hukukundaki temel bir ayrıma dayanır. Zarar sigortalarında sigortacı, sigortalının uğradığı somut zararı karşılar; tazminatı ödedikten sonra da sigortalının yerine geçerek zarardan sorumlu olana başvurur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1472. maddesi, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde hukuken sigortalının yerine geçeceğini ve sorumlulara karşı dava hakkının tazmin ettiği bedel kadar ona intikal edeceğini düzenler. Sorumluluk sigortaları için de m.1481’de aynı yönde bir halefiyet kuralı yer alır.

Can sigortalarında ise sigortacı, kişinin ölümü veya yaralanması hâlinde poliçede önceden belirlenen bedeli öder. Bu ödeme, işverenin veya kazaya sebep olan kişinin tazminat borcunun ifası anlamına gelmez; sigortacı da ödediği tutarı onlardan geri isteyemez. Daire bu noktadan hareketle şu sonuca ulaşmıştır: Sigortacının işverene dönemediği bir ödemenin işverenin tazminat borcundan düşülmesi, işverenin başkasının yaptığı ödemeden yararlanması sonucunu doğurur.

Kararda yapılan istisna da aynı mantığın ürünüdür. Ferdi kaza poliçelerinde tedavi giderleri teminatı bir zarar (mal) sigortası niteliğindedir; bu nedenle tedavi giderlerini ödeyen sigortacı, kazaya karışan üçüncü kişilere rücu edebilir. Somut dosyada ise ödenen tutar ölüm teminatıdır.

İş kazası ve sigorta ilişkisine dair farklı sorular için serideki iş kazasında bünyesel faktör ve can sigortasının başka bir yönünü işleyen hayat sigortasında sağlık beyanı kararları incelenebilir.

🆕 TBK m.55 ve 2026 değişikliği

Kararda doğrudan atıf yapılmasa da, ulaşılan sonuç 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 55. maddesindeki genel kuralla örtüşmektedir. Bu maddeye göre destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır; kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez, zarar veya tazminattan indirilemez.

TBK m.55’e 16.07.2026 tarihli 7589 sayılı Kanun’un 18. maddesiyle iki fıkra eklenmiştir:

  • Faiz başlangıcı: Çalışma gücünün azalması veya yitirilmesi ile destekten yoksun kalma kayıplarında, kazancın bilindiği döneme ilişkin tazminat toplamına haksız fiil veya zarar doğuran olay tarihinden; kazancın bilinemediği döneme ilişkin toplamına ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir.
  • Oransal mahsup: Bu kayıplara bağlı tazminatlar için ifa amacıyla tahkikat başlayıncaya kadar ödenen bedel, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilir.

İncelenen karar, bu değişiklikten önce verilmiştir. Yeni fıkra, mahsubu “ifa amacıyla” yapılan ödemelerle sınırlamaktadır. Ferdi kaza sigortası ödemesinin, kararda açıklandığı gibi işverenin borcunu ifa amacı taşımayan ve rücu edilemeyen bir can sigortası ödemesi olarak nitelendirilmesi, değişiklik sonrasında da tartışmanın merkezinde yer alacak bir ayrım olarak görünmektedir. Değişikliğin derdest davalara ve bu tür ödemelere nasıl uygulanacağı ise yargı kararlarıyla netleşecektir.

💡 Sorular ve cevaplar

İşverenin yaptırdığı bir sigortanın ödemesi neden işverenin borcundan düşülmüyor?

Daireye göre belirleyici olan, poliçeyi işverenin yaptırmış olması değil, sigortanın türüdür. Ferdi kaza sigortası bir can sigortası olduğundan ölüm teminatını ödeyen sigortacı sorumlulara rücu edemez; rücu edilemeyen bu ödeme işverenin tazminat borcundan da düşülemez.

Ferdi kaza poliçesindeki tedavi gideri ödemeleri için de aynı kural mı geçerli?

Hayır. Kararda tedavi giderlerinin mal (tazminat) sigortası kapsamında olduğu ve tedavi giderlerini ödeyen sigortacının kazaya karışan üçüncü kişilere rücu hakkı bulunduğu ayrıca belirtilmiştir. Somut dosyadaki ödeme ise ölüm teminatıdır.

Bozma sonrasında yeni bir hesap raporu alınacak mı?

Daire, hükme esas alınan 18.02.2022 tarihli hesap raporuna göre, ancak sigorta şirketinin yaptığı ödeme dikkate alınmadan davacıların maddi zararlarının hüküm altına alınmasını ve usulî kazanılmış hakların gözetilmesini istemiştir.

İşverenin kusur ve hesap yöntemine ilişkin itirazları ne oldu?

Davalı işverenin işçi kusuru, kıdem tazminatının hesaba katılması, evlenme olasılığı, pasif dönem ve iskonto gibi konulardaki tüm temyiz itirazları reddedilmiştir. Davacıların kusur raporu ve vekâlet ücretine ilişkin itirazları da yerinde görülmemiş; bozma yalnızca sigorta ödemesinin mahsubu noktasında yapılmıştır.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, serideki diğer kararlar Emsal Kararlar bölümünde yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan karar metninden derlenmiştir. Karar, ilk derece mahkemesi kararını bozan bir temyiz kararıdır; hükmedilecek tazminatın nihai tutarı bozma sonrası verilecek kararla belirlenecektir. Sigorta ödemelerinin tazminattan indirilip indirilemeyeceği; poliçenin türüne, ödenen teminatın niteliğine, kusur durumuna ve yürürlükteki mevzuata göre her dosyada farklılık gösterebilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu